Çalışma Bakanlığı İle Sanayiciler, Çalışma Dünyasının Önemli Konuları İçin Buluştu

  • Haberler
grup11-calisma-bakanligi-01

İstanbul Sanayi Odası (İSO), çalışma hayatının önemli konularını konuşmak üzere Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın (ÇSGB) üst düzey bürokratları ile sanayicileri buluşturan bir toplantı düzenledi. İSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İrfan Özhamaratlı ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıya, bakanlıktan, ÇSGB Müsteşar Yardımcısı Doç. Dr. Osman Arıkan Nacar başkanlığında bir heyet katıldı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkililerinden oluşan heyet ve İSO Meslek Komiteleri firma temsilcilerinin katıldığı “İSO Meslek Komitelerinin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile ilgili konulara ilişkin görüş ve önerileri” başlıklı toplantıda sanayiciler, çalışma hayatı ile ilgili yaşadıkları zorlukları ve çözüm önerilerini birinci elden Bakanlık yetkililerine aktarma fırsatı buldu. İSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İrfan Özhamaratlı’nın yönettiği toplantıya İSO Meclis Başkan Yardımcısı Hasan Büyükdede, İSO Meclis Başkanlık Divanı Katip Üyesi Kemal Akar da katıldı.

Toplantıda ayrıca 14. Grup Çorap Sanayii Meslek Komitesi Başkanı Bülent İyikülah sektörlerinin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın faaliyet alanına giren konuları ve yaşanan sorunları aşağıda yer alan başlıklar altında gündeme getirdi.

İstihdam, İşgücüne Katılım ve Mevzuat

  • Kurumsal hususlar. Kurumlar arası bilgi alışverişi (SGK, İŞKUR, Vergi Dairesi, Emniyet) sağlanarak işverenin aynı bilgiyi farklı kurumlara tekrar tekrar düzenlememesi için bir çalışma yapılması faydalı olacaktır. Her bir kuruma ayrı ayrı aynı ve benzer bilgilerin sunulması gerekliliği verimsizlik yaratmaktadır.
    İşyerlerinin mevzuat bağlamında uymak zorunda oldukları konular/kuralların bir kontrol listesi şeklinde sunulması firmalara pratik fayda sağlayacaktır.
    Gelir vergisi dilimleri (ücret vergi tarifesi) değişikliği için bir çalışma yapılması önemli görülmektedir.  Asgari ücretli bir çalışanın bile ikinci vergi dilimine girmesi, hem çalışanları hem de işverenleri olumsuz etkilemektedir.
    Asgari ücretin (1.404,00 TL) altına düşen ücretlerin asgari ücrete tamamlanmasında saatlik ücretsiz izin alanların durumu belirsizdir. Bu konuda bir açıklama getirilmesi iyi olacaktır.
    E vizite portalında bildirge verilmeden raporlar onaylanamamaktadır. Çalışanların rapor paraları geç yattığı için firma sorumlu tutulmaktadır. Bu konuya sistemden çözüm getirilmelidir.
  • Hamilelik, Kreş ve Engelliler.Hamile çalışanların doğum istirahatine ayrılmadan önceki son 9 gününde ücretsiz izin almaları durumunda istirahat paralarını alamamaktadırlar. Bu konuda bir düzenleme yapılması iyi olacaktır.
    Çalışan kadın hamile olması durumunda doğum öncesi ve doğum sonrası 8 hafta, çoğul gebelik varsa 10 hafta izinli sayılmaktadır, doğum izninin bitmesinden sonra 6 ay ücretsiz izin alınabilmekte, bir 6 alt ay daha uzatılabilmektedir. Yarım gün çalışarak tam gün maaşı alınması sağlanmaktadır.
    Kreş yükümlülüğü özel sektörde uygulama açısından birçok zorluklar oluşturmaktadır. 150 kadın çalıştıran işyerinde kreş açma zorunluluğu, gebelik esnasında doktor kontrolleri, emzirme süreleri kadın işçi çalıştıran işverene maddi ve manevi çok fazla sorumluluk yüklediğinden, işverenler kadın işçi çalıştırmaktan vazgeçmektedirler. Bu konuda bir değişiklik yapılması iyi olacaktır.
    Engelli bir kimseye bakmakla yükümlü olan yakınının çalıştırılması durumunda, engelli çalıştırma yükümlülüğün yerine getirildiği şeklinde düzenleme yapılması düşünülmelidir.
    İşyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı, hemşire çalıştırma, kreş açma zorunluluğu devletin temel görevlerinden doğan mali yükümlülüğü işverenlere yüklemektedir. Bu sebeple işverenlerin SGK desteklerine ihtiyacı vardır.

İş Davalarına İlişkin Konular

  • İş davaları ve tazminatlar. En büyük sorunlardan biri işçilerin işveren aleyhine açtığı tazminat davalarıdır. Buradaki anlayış “patron zengin, işçi mağdur mantığı” ile hareket edilmektedir. Bu durum işçiyi işveren karşısında 1-0 önde başlatmaktadır; ayrıca işçinin özürlü olması durumunda işverenin mahkemede hiçbir kazanma şansı kalmamaktdır. Mahkemeye sunulan zaman kayıt evrakları ve işçi tarafından  imzalanan izin evrakları mahkemeler tarafından dikkate dahi alınmamaktadır. Hatta noter tutanaklarını bile kabul edilmemektedir. İşveren tarafından gösterilen şahitler makbul şahit olarak görülmemekte, tam tersi işçi tarafından gösterilen şahitlerin ifadeleri kabul görmektedir.
    Avukatlar işverene kesinlikle işçiyle mahkemelik olmayın, bir şekilde  anlaşın çünkü mahkemeye giderse kazanma şansınız yok demektedirler. Bu durumu bilen işçiler bunu bize karşı tehdit olarak kullanmaktadırlar. Hatta avukatlar işçiden herhangi bir ücret talep etmeden bu tür davaları hemen kabul etmektedirler.
    Bu sorundan dolayı bünyedeki işçi sayısı azaltılıp; işler, sigortasız işçi çalıştıran taşeron firmalara pas edilmektedir. Temizlik, güvenlik, bakım onarım gibi hizmetlerin alt taşerona yaptırılması halinde işçinin her türlü kanuni hakkından dolayı asıl işveren sıfatıyla, taşerona hiçbir borcu olmamasına rağmen 10 yıl süreyle sorumluluğu devam etmektedir (İşçi alacağını ve haklarını asıl işverenden talep ediyor). Her türlü tedbir alındığı halde mahkemeler işçi lehine karar vermektedir.

Kıdem, Vergi ve Prim Yükü

  • Primler. İşçinin ödemesi gereken prim yükünün azaltılması için bir çalışma yapılması,  işsizlik maaşının işsizlik sigortası primi ile orantılı olması, sigorta prim ödeme süresi daha uzun olan sigortalıların aylık bağlama oranının yükseltilmesi ve emeklilik dolayısıyla yaşı bekleyenlerin GSS priminden muaf olmalarının sağlanması gibi hususlarda çalışmaların yapılmasının fayda sağlayacağı düşünülmektedir.

İş Sağlığı ve Güvenliği

  • İş yeri denetimleri ve sağlık raporları. İşçi tarafından Çalışma Bakanlığına iletilen isimsiz tek şikâyet üzerine bile firmaya müfettiş gelmektedir. Bakanlık müfettişi göndermeden önce firmaya uyarı mektubu gönderebilir, şikâyet konularını bildirip belirli bir süre verebilir. Bu sürede firma müfettişe gerek kalmadan şikâyetler üzerine kendini denetleyip düzeltebilir. Bu süre bitiminden sonra aynı şikâyetler devam ediyorsa firma müfettiş incelemesine alınmalıdır.  Böylece müfettişler zaman kaybetmemiş olur, zamanlarını çalışma şartları çok kötü, elverişsiz ve sağlıksız olan yerlere harcamış olurlar.
    İşçilerin aldığı raporlar hastalık gruplarına göre yıllık olarak sınırlandırılmalıdır. Soğuk algınlığı için bir işçi her ay rapor alabiliyorsa incelemeye alınmalıdır. Çalışanların istedikleri zaman rapor almaları;  üretim kaybına, diğer çalışanların fazla mesai yapmasına, motivasyon düşüklüğüne neden olmaktadır.
    2 günden fazla rapor alan işçilerin 2 günlük ücretini devlet ödememektedir. İşverene yük olan bu durum devlet tarafından yüklenilebilir. Çalışmamış olan işçinin 2 günlük priminin sorumluluğu işverene yüklenmemelidir.

Nitelikli Çalışan, Eğitim, Üniversite-Sanayi İşbirliği

  • Mesleki yeterlilik kapsam ve uygulaması. Mesleki Yeterlilik Belgeleri sadece risk oranı yüksek mesleklerde sınırlı kalmalıdır.
    Mesleki Yeterlilik Belgelerinin 3 yılda bir yenilenme zorunluluğu, eğer aynı meslekte çalıştığı belgeleniyorsa, vize gibi olmalı belge yenilenmesi yoluna gidilmemelidir.
    Mesleki eğitim kursları düzene sokulmalı, çok başlı ve verimsiz yapıya izin verilmemelidir. Bu konuda farklı kurumların mevzuatlarına göre çalışanların almak zorunda oldukları belgelerin tek çatı altından toplanması sağlanmalıdır.
    Mesleki yeterliliğe sahip işgücünün bulunma zorluğu dolayısıyla nitelikli işgücü ve mesleki eğitim müfredatının yeterli hale getirilmesi gerekiyor. Meslek liselerinin arttırılması ve daha gelişmiş bir yapıya kavuşmaları ilave faydalar getirecektir.