Çalışma Bakanlığı İle Sanayiciler, Çalışma Dünyasının Önemli Konuları İçin Buluştu

  • Haberler
grup8-calisma-bakanligi-01

İstanbul Sanayi Odası (İSO), çalışma hayatının önemli konularını konuşmak üzere Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın (ÇSGB) üst düzey bürokratları ile sanayicileri buluşturan bir toplantı düzenledi. İSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İrfan Özhamaratlı ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıya, bakanlıktan, ÇSGB Müsteşar Yardımcısı Doç. Dr. Osman Arıkan Nacar başkanlığında bir heyet katıldı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkililerinden oluşan heyet ve İSO Meslek Komiteleri firma temsilcilerinin katıldığı “İSO Meslek Komitelerinin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile ilgili konulara ilişkin görüş ve önerileri” başlıklı toplantıda sanayiciler, çalışma hayatı ile ilgili yaşadıkları zorlukları ve çözüm önerilerini birinci elden Bakanlık yetkililerine aktarma fırsatı buldu. İSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İrfan Özhamaratlı’nın yönettiği toplantıya İSO Meclis Başkan Yardımcısı Hasan Büyükdede, İSO Meclis Başkanlık Divanı Katip Üyesi Kemal Akar da katıldı.

Toplantıda ayrıca 23. Cam ve Cam Mamulleri Sanayii sektörünün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın faaliyet alanına giren konuları ve yaşanan sorunları aşağıda yer alan başlıklar altında gündeme getirildi.

İstihdam, İşgücüne Katılım ve Mevzuat

Sağlık kuruluşlarında muayene olma ve muayene sonrası rapor alınması sorunu. Bilindiği üzere, 5510 Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve bu kanun uyarınca yürürlüğe giren mevzuat, Sağlık Bakanlığı’na bağlı sağlık kuruluşları ile Sağlık Bakanlığı’nın anlaşmalı olduğu özel sağlık kuruluşlarında muayene olma ve muayene sonrası rapor alınması önemli ölçüde kolaylaştırmıştır.

Sektörden gelen bilgiler incelendiğinde %5’e varan raporlu işçi sirkülasyonu yaşandığı, bu işçilerin büyük çoğunluğunun 1 veya 2 gün gibi kısa süreli rapor aldığı, rapor alan işçilerin genelde aynı kişiler olduğu tespit edilmiştir.

Üretim süreçlerinin aksamasına yol açan ve raporlu işçiler yerine fazla çalışma yapılması zorunluluğu karşısında işyeri maliyetlerine olumsuz yönde etki eden bu durumun çalışanın hastalığından ziyade, sağlık kuruluşlarından kolaylıkla raporlar alabilmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Diğer sektörlerde de benzer sorunlar yaşanmaktadır.

Çalışanlar çok kolay rapor alabildiklerinden çoğu zaman yıllık ücretli izin veya mazeret izni gibi haklarını kullanmadan rapor alma yolunu seçmektedir. Çok sayıda çalışanı bulunan işverenlerin raporlu işçilerin gerçek durumu hakkında araştırma yaparak suiistimalleri tespit etmesi de her zaman mümkün olmayan bir durumdur. 5510 sayılı Kanun’dan önceki mevzuatta çalışanların işyerinden sevk almasını gerekli kılan prosedür, işveren denetimini daha mümkün hale getirdiğinden suiistimallerin önüne geçmek kolaylaşmaktayken artık bu uygulama da ortadan kalkmıştır.

Sektörden gelen “sağlık kuruluşlarından verilen raporların doğruluğuna” yönelik şikâyetler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın koordinasyonunda Sağlık Bakanlığı nezdinde dile getirilerek, bu durumun çalışma hayatına ve özellikle üretim süreçleri ile verimliliğe etkisinin en aza indirilmesi için gerekli girişimlerin yapılmasının bir zorunluluk olduğu değerlendirilmektedir. Ayrıca işyerinden sevke ilişkin düzenlemenin Kanunda yeninden yer alması gerekmektedir.