Çalışma Bakanlığı İle Sanayiciler, Çalışma Dünyasının Önemli Konuları İçin Buluştu

  • Haberler
grup8-calisma-bakanligi-01

İstanbul Sanayi Odası (İSO), çalışma hayatının önemli konularını konuşmak üzere Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın (ÇSGB) üst düzey bürokratları ile sanayicileri buluşturan bir toplantı düzenledi. İSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İrfan Özhamaratlı ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıya, bakanlıktan, ÇSGB Müsteşar Yardımcısı Doç. Dr. Osman Arıkan Nacar başkanlığında bir heyet katıldı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkililerinden oluşan heyet ve İSO Meslek Komiteleri firma temsilcilerinin katıldığı “İSO Meslek Komitelerinin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile ilgili konulara ilişkin görüş ve önerileri” başlıklı toplantıda sanayiciler, çalışma hayatı ile ilgili yaşadıkları zorlukları ve çözüm önerilerini birinci elden Bakanlık yetkililerine aktarma fırsatı buldu. İSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İrfan Özhamaratlı’nın yönettiği toplantıya İSO Meclis Başkan Yardımcısı Hasan Büyükdede, İSO Meclis Başkanlık Divanı Katip Üyesi Kemal Akar da katıldı.

Toplantıda ayrıca 38. Grup Deniz Taşıtları ve Yan Sanayii sektörünün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın faaliyet alanına giren konuları ve yaşanan sorunları aşağıda yer alan başlıklar altında gündeme getirildi.

İstihdam, İşgücüne Katılım ve Mevzuat

Gemi İnşa Sanayi ülkemizin yükselen değeridir. Uluslararası rekabet gücümüzü artırmak için ulusal düzeyde var olan sorunlarımızın çözülmesi gerekmektedir. Tersanelerdeki alt işveren uygulaması, asgari işçilik ve Mesleki Yeterlik Belgesi, ivedi olarak çözülmesi beklenen önemli sorunlardır.

  • Gemi İnşa, tamir ve bakımda alt işveren uygulaması. Gemi inşa sanayinde alt işverenlik uygulaması zorunlu bir unsurdur. Buna rağmen alt işveren uygulamasının iş müfettişlerince muvazaa olarak değerlendirilmesi sektöre haksız cezaların uygulanmasına neden olmaktadır.

    Bu nedenle İş Kanunu 2.madde 6 ve 7.fıkralarda aşağıdaki şekilde değişiklik talep edilmektedir. Bu fıkralarda geçen bir kısım “ve” ve “ile”lerin “veya” olarak değiştirilmesi talep edilmektedir. Bir kanun değişikliğini gerektiren bu talebin karşılanamaması halinde sektör gerçekleri dikkate alınarak istisna getirilmesinin faydalı olacağı düşünülmektedir.

    Sektör firmaları ve işverenler, alt işveren çalışanlarının işçilik haklarından müteselsil sorumlu olduğunu bilmekte ve bu anlamda işçilerin haklarının ödenip ödenmediğini kontrol etmektedir. Burada amaç, sorumsuz asıl işveren değil sorumlu bir asıl işveren olmaktır.

İş Kanunu 2.madde

6.fıkra

Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin VE/VEYA işin gereği İLE/VEYA teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.

7.fıkra

Asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamaz veya daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamaz. Aksi halde ve genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı kabul edilerek alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görürler. İşletmenin VE/VEYA işin gereği İLE/VEYA teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl iş bölünerek alt işverenlere verilemez.

  • Asgari İşçilik sorunu. Gemi inşa sanayinde özellikle ihaleli işlerde asgari işçilik adı altında tespitler yapılarak fark primler tahakkuk ettirilmektedir. Oysa sabit işyerlerinde yani tersanelerde hizmet verilmektedir. İnşa edilen gemilerin çeşitliliği nedeniyle asgari işçilik oranı uygulanması teknik olarak mümkün değildir. Tersane güvenlik noktalarından sigortasız işçi girmesi zaten mümkün değildir. Bu nedenle bir gemi inşasında sigorta priminde bir kaçak olması tabiata aykırıdır. Bina inşaat işleri ile hiç ilgisi bulunmayan gemi inşa sanayinde asgari işçilik tespiti teknik olarak da mümkün değildir. Bu nedenle müfettiş incelemesinde bina inşaatları nazara alınarak afaki oranlar bildirilmekte ve çok büyük mağduriyetler yaşanmaktadır. Üstelik Mahkemeler bu raporları iptal etmekte ve bu şekilde devletimiz fuzuli olarak yargılama giderleri ve vekalet ücretleri ile karşı karşıya kalmaktadır.

    Bu sorunun çözümü için, gemi inşa sanayiinde tersanelerin bildirmiş olduğu sigorta primine esas kazanç yeterli olmalıdır.

Nitelikli Çalışan, Eğitim, Üniversite-Sanayi İşbirliği

  • Mesleki Yeterlilik Belgesi. Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından yayımlanan ulusal yeterlilikler ülkemiz gemi inşa sanayi ile uyum içermemekte, gemi inşa sanayine uygun olmayan mesleki yeterliliklerden çalışanlar sorumlu tutulmaya çalışılmaktadır. Bu konu esasen son derece önemlidir. Çalışanların eğitimli olması her işverenin isteyeceği bir durumdur. Kalite ve verimlilik artacaktır. Ancak bu belge alaylı denilen, çocukluktan yetişen ve eğitimsiz çalışanları dikkate alarak istenmelidir. Belirli bir tarih konularak o tarihten sonra işe başlayan meslek lisesi mezunu olmayan işçilerde bu belge zorunlu hale getirilmelidir. Aksi halde işini çok iyi yapan ustalarımız bu belgeyi alamayacak ve çalışanların aleyhine olacaktır.

    Bu sorunun çözümü için 25.05.2016 tarihinde başlayan bu sürecin öncelikle ertelenmesi, belge zorunluluğunda işe başlama tarihine göre bir sınır konulması faydalı olacaktır. Örneğin 25.05.2016 tarihinden sonra işe başlayanlarda mesleki yeterlik belgesi aranmalıdır.