İlaç Sektörü Ekonomi Bakanlığı Yetkililerine Sorunlarını Aktardı

  • Haberler
grup20-ekonomi-bakanligi-01

Ekonomi Bakanlığı Müsteşarı İbrahim Şenel başkanlığında geniş bir Ekonomi Bakanlığı heyetinin katılımı ile İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın ev sahipliğinde 23 Mart 2017 tarihinde Swissotel’de gerçekleştirilen toplantıda, sektör temsilcileri, Kimyasal Ürünler ile Plastik ve Kauçuk Ürünlerin İmalatı sektörünün sorunlarını dile getirdi.

20. Grup Meslek Komitesi Üyesi Erman Atasoy’un sektörleri adına dile getirdiği konular aşağıdaki gibidir:

  • İlaç firmalarının yasal yollarla ve ilgili ülkenin mevzuatına uygun olarak özellikle Irak, Yemen, Moldova, Gürcistan, Azerbaycan, Libya, Somali gibi ülkelere ihraç ettiği ürünlerin birçoğu bu pazarlara ecza depoları aracılığıyla ilaç firmalarının izni olmadan da gönderilmektedir. Bu durum, firmaların ilgili pazarlardaki yatırımlarına, işbirliği yaptığı kuruluşlarla ticari ilişkilerine ve kamu otoriteleri nezdindeki itibarlarına zarar vermektedir.

    Söz konusu uygulama, firmalarımızın başta Turquality programı olmak üzere Ekonomi Bakanlığımızın da çeşitli desteklerinden yararlanarak büyük emek ve maliyetle oluşturmaya ve tanıtımını yapmaya çalıştıkları markaların yurtdışı pazarlarda tutunmasını riske atmaktadır. Dolayısıyla uzun vadede ilaç ihracatımızın azalmasına neden olabilecek bir durum oluşmaktadır.

    Bu durumun neden olduğu sorunların ortadan kaldırılması için, Sağlık Bakanlığı tarafından bu depolara ihracat izni verilirken; ilaçların ruhsat sahibi firmaların resmi yazılı onayının aranması ve bu onayın başvuru evraklarında olmaması durumunda, ilgili ilaçların ihracatına izin verilmemesi yönünde gerekli düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.

  • İlaç üreticilerimizin son senelerde Irak pazarına ihracatları ciddi seviyeye ulaşmıştır. Irak ilaç pazarının %35’ini firmalarımızın ihraç ettiği ürünler oluşturmaktadır. Ancak, Irak Sağlık Bakanlığı çok yakın bir tarihte ilaç ihracatımızı çok olumsuz etkileyecek nitelikte bir karar almıştır.

    Irak mevzuatı doğrultusunda, ülkeye ilaç ihracatı yapabilmek için orijin ülkeden alınmış Farmasötik Ürün Sertifikasına (CPP) ilave olarak A kategorisindeki ülkelerden birisinden veya B kategorisindeki iki ülkeden alınmış CPP veya ruhsatın sunulması gerekmektedir.

    Bugüne kadar, Türk firmaları bu uygulamadan muaf tutulmuş olup ülkemize ait CPP’nin yansıra listelenen ülkeler dışındaki herhangi iki ülkeden alınmış CPP veya ruhsat sunulması yeterli bulunmaktaydı. Ancak geçtiğimiz günlerde Irak Sağlık Bakanlığı, ekte sunulan duyurusuyla, Türkiye, İran ve Güney Kore için bu muafiyeti kaldırmıştır.

    A ve B kategorisinde yer alan ülkeler arasında ülkemiz yer almamaktadır. Ayrıca bu ülkelerin birçoğu firmalarımızın tüm ürünleri için etkin olduğu pazarlar arasında yer almadığı için bu belgeleri sunabilmeleri mümkün görünmemektedir. Dolayısıyla, endüstrimiz için önemli bir pazar olan Irak’ın bu yeni uygulaması, firmalarımızı zora sokacak, ülkeye olan ihracatımızı olumsuz etkileyecektir.

    Bu çerçevede, Irak’a yapılan ilaç ihracatının azalmaması için tekrar eski uygulamaya dönülmesi ya da A grubu ülkelere Türkiye’nin de eklenmesi konusunda, Irak otoriteleri nezdinde girişimde bulunulması uygun olacaktır.
  • Yıllık ithalat rejimi değişikliklerinde ilaç sektörünün görüşü alınmamaktadır. Bu çerçevede yayınlanan düzenlemelerle getirilen ek gümrük vergileri endüstrinin hammadde temininde maliyet artışlarına ve aksaklık yaşanmasına neden olmaktadır.

    Örneğin PVC torbalara ek vergi uygulaması nedeniyle bir sorun yaşanmıştır. PVC torbalar ilaç sektöründe, hastanelerin en temel tüketim kalemlerinden birini oluşturan serum grubu ürünlerin üretiminde primer ambalaj materyali olarak kullanılmaktadır. Bu malzemenin yurtiçinde üretimi yapılmamaktadır.

    PVC torbalarda sunulan ürünler, cam şişe içinde sunulmuş serum formlarına göre ciddi ekonomik ve lojistik avantajlar sağlamaktadır. Bu nedenle bu ürünler yoğunluklu olarak tercih edilmektedir. Türkiye’de yılda yaklaşık 130 milyon adet serum tüketimi olduğu dikkate alınırsa yıllık yaklaşık 60 milyon adet PVC torbanın ilaç firmalarınca satın alınmak durumunda olduğu görülecektir.

    Bu ürünlere getirilen ek vergi uygulaması, firmaların maliyetlerini artırmıştır. Bu artış ihale fiyatlarına da yansıyacak kamu maliyetini artıracaktır.

    Bu değişiklikler yayınlanmadan önce sektörümüzün de görüşünün alınması uygun olacaktır. Serum üretiminde kullanılan PVC torbaların ek vergi uygulamasının kapsamından çıkartılması gerekmektedir.
  • İhracata ilişkin devlet destekleri arasında marka tescil destekleri yer almaktadır. İlaç sanayinde marka tescil işlemine tekabül eden süreç olan ruhsatlandırma süreci ihracat desteği kapsamında yer almamaktadır. İlaç endüstrisinde ruhsatlandırma, bir ürünün, pazara sunulabilmesi için ilgili ülkenin sağlık otoritesince yapılan inceleme ve onay işlemlerini ifade etmektedir.

    Bu çerçevede ilaç ruhsatı temin edilmesine ilişkin maliyetlerin ihracat teşvikleri kapsamında desteklenmesi faydalı olacaktır.