Sabun, Deterjan, Kozmetik Sektörü Ekonomi Bakanlığı Yetkililerine Sorunlarını Aktardı

  • Haberler
grup19-ekonomi-bakanligi-02

Ekonomi Bakanlığı Müsteşarı İbrahim Şenel başkanlığında geniş bir Ekonomi Bakanlığı heyetinin katılımı ile İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın ev sahipliğinde 23 Mart 2017 tarihinde Swissotel’de gerçekleştirilen toplantıda, sektör temsilcileri, Kimyasal Ürünler ile Plastik ve Kauçuk Ürünlerin İmalatı sektörünün sorunlarını dile getirdi.

İSO Meclis Üyesi Sevda Arıkan ve 19. Grup Sabun, Deterjan, Kozmetik ve Esans Sanayii Meslek Komitesi Üyesi Hilmi Bıyıklı’nın sektörleri adına dile getirdiği konular aşağıdaki gibidir:

  • Kozmetik tanıtım organizasyonları, tekstil sektöründe yurtdışı defileler gibi destek kapsamına alınmalıdır. Kozmetik üreticileri yeni bir ürün grubunu tanıtabilmek için kuaför ve kozmetik bayiilerini bir araya getirip organizasyon düzenleyerek ürünlerini tanıtmak zorundadır. 
  • Yurtdışında depo ve mağaza açma destek kapsamında olmasına rağmen yurtdışında sektör için çok önemli olan uzman eleman desteklenmemektedir. Firmaların zaten yurtdışında bayi ve distribütörleri bulunmaktadır ve bunların kendi depoları vardır. Ancak firmalarımızın, ürünlerini ve markalarını doğru tanıtacak uzmanlara ihtiyacı vardır. Bunun da destek kapsamına alınması gereklidir.  
  • Kozmetik ithalatına ilave gümrük vergisi getirilmiştir. Ancak bu vergiler Gümrük Birliği içinde olduğumuz AB ülkeleri ile ülkemizin Serbest Ticaret Anlaşması imzaladığı ülkelerden gelen ürünlere uygulanmamaktadır. Oysa sektörümüzün bu ülkelerden gelen ithalata karşı da korunmaya ihtiyacı vardır. Ülkemizde de ithalatı caydırmak için, ithalata yüksek gümrük vergisi uygulamayan Avrupa Birliği’nde olduğu gibi, ülkemize ihracat yapmak isteyen firmalara ülkemizde yerleşik bir Sorumlu Kişi belirleme ve bildirim uygulaması zorunluluğu getirilmelidir. İran gibi birçok gelişmekte olan ülkede bile kozmetik ithalatı yapabilmek için uzun prosedürler yürürlüktedir. Oysa Türkiye’de kozmetik ithalatı yapmak çok kolaylaştırılmıştır.
  • Kozmetik ve deterjan ithalatına getirilen ilave gümrük vergisinin GTİP 34.02 grubunun alt açılımında yer alan, Türkiye’de üretilmeyen ve nihai ürünlerin üretiminde kullanılan birçok ana hammaddeye de getirilmiş olmasının Türk Sanayiine olumsuz etkileri yaşanmaya başlanmıştır. Mamul, perakende satılmaya hazır ürünlere % 25 gümrük vergisi konarken deterjanlarda ana temizleyici olarak kullanılan hammaddelere de % 19 gümrük vergisi konması, özellikle Filipinler ve Endonezya’dan çok uygun fiyatlarla ithal edilen doğal ve bitkisel kaynaklı temizleyici hammaddeleri kullanan yerli firmaların ürünlerinin artık daha pahalıya mal edilmesine sebep olmuş ve ithal markalarla rekabet güçlerini azaltmıştır. Yürürlüğe giren ilave gümrük vergisi sonrası Avrupa firmaları, Filipin orijinli bu bitkisel hammaddeleri Türk sanayicisine üzerine kendi karlarını da ilave ederek satmaya başlayacaktır. Türkiye’de deterjan satışlarında pazarın büyük bir kısmına uluslararası firmalar hakimken, bu uluslararası markalarla rekabet etmeye çalışan yerli üreticilerin sadece birkaçı büyük olup çoğu KOBİ boyutundadır. Ayrıca son yıllarda geliştirilen özellikle ekolojik temizleyiciler Türkiye’ye bitmiş ürün olarak ithal edilmektedir. Halbuki bu ürünler son yıllarda yerli birkaç firma tarafından AB ülkelerinden sertifikaları da alınmış olarak üretilebilmektedir.

    Önerimiz, 34.02 GTİP altındaki hammaddelerin tümüne konan ilave gümrük vergisinin sadece Türkiye’de üretilen hammaddeleri korumak adına ayrıştırılması ve Türkiye’de üretilmeyip yerli sanayide kullanılanların ise yine eskiden olduğu gibi sıfır gümrük vergisi ile ithal edilmelerinin sağlanmasıdır. Aksi takdirde yerli üretimin hem iç piyasada hem de ihracatta rekabet şansı kalmayacaktır.