İkinci Çeyrekte Ekonomi Yüzde 3,1 Büyüdü

GSYH, 2016 II. Çeyrek

Açıklanma tarihi: 09.09.2016

Türkiye ekonomisi sabit fiyatlarla 2016’nın ikinci çeyreğinde önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,1 oranında büyüme kaydetmiş ve yüzde 3,4 civarındaki piyasa beklentilerinin hafif altında kalmıştır. 2016’nın ilk çeyrek büyüme oranı yüzde 4,8’den yüzde 4,7’ye revize edilirken ilk 6 ayın büyüme oranı yüzde 3,9 olarak gerçekleşmiştir.

Harcamalara bakıldığında 2016’nın ikinci 3 ayında büyümenin yine tüketim odaklı gerçekleştiği ancak özel tüketimin yavaşladığı, devletin tüketim harcamalarının ivmelendiği görülmektedir. İlk çeyrekte yüzde 7,1 artan hanehalkı tüketim harcaması ikinci çeyrekte yüzde 5,2 artmış ve yüzde 3,1’lik büyüme hızına 3,4 puanlık katkı yapmıştır. Buna karşılık devletin tüketim harcamaları yüzde 15,9 gibi sert bir artışla büyüme hızına yüzde 1,7 oranında katkı sağlamıştır. Özel sektörün yatırım harcamaları yüzde 1,6 daralma göstererek büyümeyi 0,3 puan aşağı çemiştir. Ancak özel sektörün yatırım performansı inşaatta yüzde 6,9 büyüme, makine-teçhizatta yüzde 5,3 daralma şeklinde ayrışmıştır. Kamu yatırım harcaması ise yüzde 4,7 artış göstererek büyüme oranını 0,2 puan pozitif etkilemiştir. Böylece ikinci çeyrekte yatırımların büyümeye katkısı -0,1 puan olarak gerçekleşmiştir. Yıllık bazda yüzde 0,2 büyüyen ihracata karşılık ithalattaki yüzde 7,7’lik artış sebebiyle ikinci çeyrekte net dış talep de GSYH büyüme hızını 2,1 puan azaltıcı rol oynamıştır. İlk çeyrekte stok değişimlerinin büyüme oranına katkısı ise 0,2 puan olarak gerçekleşmiştir.

Sanayi sektörü yüzde 3,2 ile ikinci çeyrekte ekonominin geneline paralel bir hızda büyümüştür. İmalat sanayi yüzde 3 oranında büyürken 2015 ikinci çeyreğinde yüzde 16,5 olan GSYH içindeki payı 2016’nın aynı döneminde yüzde 16,3’e gerilemiştir. İkinci çeyrekte sanayinin büyüme oranına katkısı 0,9 puan olmuştur. Tarım sektörü ikinci çeyrekte yıllık yüzde 1 daralarak ekonomik büyüme oranını 0,1 puan düşürmüştür. Hizmet sektörü ise ilk çeyreğe kıyasla yavaşlasa da yüzde 3,9 ile yine ekonominin genelinden hızlı büyümüş ve GSYH büyüme oranının 2,5 puanlık kısmını sağlamıştır. Bu gelişmede özellikle yüzde 5,5 büyüyen finans ve sigorta faaliyetleri alt sektörünün 0,7 puanlık katkısı önemli rol oynamıştır. Yüzde 10,5 büyüyen inşaat sektörü de büyüme oranını 0,4 puan yukarı çekmiştir.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH önceki döneme göre ilk çeyrekte yüzde 0,7 büyüdükten sonra bu hız ikinci çeyrekte yüzde 0,3’e gerilemiştir. İkinci çeyrekte tüketim harcamaları yüzde 0,5 azalırken devletin tüketim harcamalarında yüzde 3,8’lik bir artış yaşanmıştır. Yıllık kıyaslamada olumsuz seyreden yatırım harcamaları birinci çeyrekle kıyaslandığında toplamda yüzde 5,4 artışa işaret etmektedir. Bu oran kamu sektöründe yüzde 2,7 iken özel sektörde 6 olmuştur. Yine mevsimsellikten arındırılmış seriye göre ihracat ilk çeyreğe kıyasla yüzde 2,8 azalırken ithalat yüzde 0,5 artmıştır. İkinci çeyrekte mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış verilere göre büyüme sanayide yüzde 0,8 ile ekonominin genelinden hızlı gerçekleşirken tarımda yüzde 1,4’lük küçülme yaşanmıştır. Hizmet sektöründe ise arındırılmış çeyreksel büyüme yüzde 0,4 olarak gerçekleşmiştir.

Türkiye ekonomisi ikinci çeyrekte özellikle hanehalkı tüketim harcamalarındaki ivme kaybıyla birlikte yavaşlamıştır. Bu durum kamu harcamalarına belirgin bir hız verilerek kısmen telafi edilebilmiştir. Yatırım harcamalarının mevsimsellikten arındırılmış verilerle ilk çeyreğe göre iyileşme göstermesi umut verici olmakla birlikte bir önceki yıla göre düşüş göstermesi yatırım tarafında henüz yeterli bir hareketli olmadığını göstermektedir. Hizmet sektöründe ilk çeyrekte yüzde 5,1 olan büyümenin ikinci çeyrekte yüzde 3,9’a gerilemesinin özellikle turizm ve bağlı sektörlerdeki olumsuzluklardan kaynaklandığı tahmin edilmekte ve bir anlamda jeopolitik faktörlerin etkisini yansıtmaktadır. Küresel ekonomideki belirsizlikler dış talebin de büyümeyi aşağı çekmesine neden olmakta, ancak tamamen iç talep odaklı büyümeye rağmen enerji fiyatlarının düşük seyri cari açığın artmasını engellemektedir. Büyümenin yavaşlamasında etkili bir diğer unsur da 2015’te büyümeye 0,6 puan pozitif katkı sağlayan tarım sektörünün ikinci çeyrekte daralma göstermesidir.

Yılın ilk yarısında yüzde 3,9 büyüyen Türkiye ekonomisinde başta Temmuz ayı sanayi üretimi olmak üzere, üçüncü çeyreğe ilişkin ilk öncü göstergeler ekonomik aktivitedeki yavaşlamanın sürdüğü yönünde sinyaller vermektedir. Mevcut veri ve gelişmeler ışığında 2016 sonu için yüzde 3,5-4 aralığında bir büyüme oranı beklemek makul görünmektedir.