İmalat Sektöründe Yüksek Kapasite Kullanımı Devam Ediyor

İmalat Sanayi Kapasite Kullanım Oranı, Şubat 2018

Açıklanma Tarihi: 22.03.2018

İmalat sanayi kapasite kullanım oranı (KKO), imalat sektöründe faaliyet gösteren işyerlerinin TCMB İktisadi Yönelim Anketi’ne verdikleri yanıtlara dayalı olarak hesaplanmakta ve imalat sanayi aktivitesinin önemli göstergeleri arasında yer almaktadır.

İmalat sanayi ağırlıklı ortalama KKO (arındırılmamış), Mart 2018 ayında bir önceki aya göre değişmeksizin, bir önceki yılın aynı ayına göre ise 1,1 puan artışla yüzde 77,8 seviyesinde kaydedilmiştir.

Şubat 2018’de 0,1 puan artışla yüzde 78,7’ye yükselen mevsimsellikten arındırılmış KKO ise Mart’ta 0,3 puan artarak yüzde 79,1’e ulaşmış ve son 4 ayın en yüksek seviyesinde gerçekleşmiştir.

Mart’ta ana sanayi grupları arasında en yüksek KKO’nun yüzde 83,8 ile “sermaye (yatırım malı)” grubunda gerçekleştiği görülmektedir. 2017’nin aynı ayına göre ara mallarında KKO 2,8 puan artışla yüzde 80’e yükselirken dayanıklı tüketim mallarında 1,6 puan düşüşle yüzde 72,1’e gerilemiştir. Buna karşılık yüzde 73,4 olan dayanıksız tüketim mallarının KKO’sunda aynı dönemde 1,9 puanlık artış vardır.

Mart’ta imalat sanayi sektörünü oluşturan 24 alt sektörden 19’u bir önceki yılın aynı ayına göre KKO’yu arttırırken 7 sektörde bu oranın yüzde 80 ve üzerinde olması dikkat çekmektedir. Bir önceki yılın aynı ayına göre 2018 Mart’ta imalat sanayi KKO’nun artmasına yüksek katkısı olan sektörler arasında ana metal, mineral ürünler, makine-ekipman ve tekstil imalatı sektörleri yer almaktadır. Mart 2018 itibarıyla Kağıt ürünleri yüzde 88,1, motorlu kara taşıtları yüzde 86,8 ve ağaç ürünleri yüzde 82,7 ile en yüksek KKO’ya sahip sektörlerdir.

Buna karşılık rafine petrol ürünleri imalatı sektöründe KKO’nun son 1 yılda 18 puan düşüşle yüzde 64,2’ye gerilemesi dikkat çekmektedir. En düşük KKO ile çalışan sektörler ise içeceklerin imalatı (yüzde 60,5), deri ürünleri (yüzde 61,4) ve rafine petrol ürünleri imalatı olmuştur.

Bu gelişmeyle birlikte KKO’nun yüzde 78,9 olarak gerçekleşen ilk çeyrek ortalaması bir önceki döneme göre 0,4 puan azalışa rağmen oldukça yüksek bir seviyede kaydedilmiştir. Bu durum özellikle belli başlı sektörlerde yüksek talebe karşılık olası yetersiz kapasite sorunlarına karşı yeni sabit yatırımlara olan ihtiyacın sürdüğüne işaret etmektedir.