Yeni Reform ve Yatırım Dönemi ile Çan Modeli

Büyük bir hızla, daha istikrarlı ve güçlü bir ekonomi ortamının oluşturulmasına ihtiyacımız var. Açıkça ifade edecek olursam; ekonomimiz, sanayimiz ve toplumsal refahımız adına kaybedecek vaktimiz yok. Küresel piyasalarda Türkiye algısını güçlendirmenin, yatırımlar için daha da cazip bir ülke olmanın tam zamanıdır.

Bu anlayıştan hareketle, Başbakan Yardımcımız Nurettin Canikli’yi 26 Nisan 2017 tarihinde, ana gündem maddesi “Anayasa Değişikliklerinden Sonra Türkiye’nin Yeni Vizyonunun Ekonomimiz ve Sanayimiz Açısından Önemi” olan İSO Meclis toplantımızda ağırladık. Bu toplantımızda birbirinden farklı alanlarda gerçekleştirilecek yapısal reformların etkin ve verimli olması için reformların uyum ve eşgüdüm içinde hayata geçirilmesini, yeni dönemde ekonomide çok başlılıktan sakınılmasını, tüm paydaşlar arasında sinerji ve işbirliğinin sağlanmasını, reel sektörle daha yakın bir işbirliği ve diyaloğun kurulmasını vurguladım.

İSO olarak üyelerimizin sorunlarına önem veren, çözüm odaklı bir anlayışa sahibiz. Değişimi sadece devletten beklemiyoruz. Bizler de değişmek zorundayız. Yepyeni bir nosyonla, kamu ve özel sektör işbirliğini savunuyoruz. Hem ekonomi kurumlarında hem de ekonomide değişim ve dönüşüme derinlik ve kalite katacak yeni bir anlayışa sahip olmamız gerektiğine inanıyorum. Bu toplantımızı bu anlayış doğrultusunda atılmış önemli bir adım olarak görüyorum. Nisan ayı Meclis toplantımızla ilgili daha geniş bilgiyi dergimizin bu sayısında bulabilirsiniz.

12-13 Mayıs 2017 tarihlerinde, geleneksel Anadolu illeri ziyaretlerimiz kapsamında Çanakkale ilimizi ziyaret ettik. İSO Meclis Üyelerimizin ve Meslek Komitesi Üyelerimizin yoğun ilgi gösterdiği bu ziyaretimiz çok verimli geçti. ÇTSO Başkanı Bülend Engin ve ÇTSO Meclis Başkanı Osman Okyay ile birlikte Çanakkale’deki yatırım ve iş fırsatları üzerine değerlendirmelerde bulunduk.

Çanakkale ilimiz Türkiye için büyük bir manevi anlam taşıyor. Çanakkale gezimizin ikinci gününü Çanakkale kahramanlarına saygıya ayırdık. Buranın Türkiye’ye örnek olacağı bir değeri var. Çanakkale Savaşı’nda Karadeniz’den, doğudan, Balkanlardan binlerce insanımızın tek dava üzerine kenetlenip mücadeleyi vermiş olmalarıdır. Türkiye’nin formülü budur. Tek bir formülü var Türkiye’nin: Çanakkale. Kenetlenmeyi kucaklaşmayı yarınlarda da gösterebilirsek başka formül aramaya gerek yok. İkincisi, ekonomik anlamda da örnek bir Çan modeli var. İbrahim Bodur’un yarattığı Çan modeli devlet millet, sermaye çalışanla birlikte oluşturuldu. Küçücük kasabadan bir sanayi imparatorluğu çıkartıp çalışanlarıyla çocuklarıyla torunlarıyla sosyal yardımıyla adeta bir vakıf anlayışıyla buluşturarak sermayeden ürkülen değil sermayeyi kucaklayan bir hale getirilebilen, kendi deyimiyle yaşamaktan zevk almak değil yaşatmaktan keyif alan bir model. Bu ülkenin Güney Kore, Japonya, Almanya modeline ihtiyacı yok. Model bizim içimizde, Türkiye’de birkaç Çan modeli yaratabilirsek bize yeter.

Bir rahmet ve bereket ayı olan Ramazan ayına girmiş bulunuyoruz. Sevginin, paylaşmanın doruğa çıktığı bu ayda başta İstanbul olmak üzere tüm Türkiye farklı bir iklime bürünür.  Sevgilerin birleştiği, sofraların paylaşma ve dayanışmayla bereketlendiği İstanbul iftarlarının güzelliklerini anlatmak zor. Bu güzellikleri yaşarken ülkemizin, tüm İslam aleminin ve siz değerli sanayicilerimizin Ramazan ayını tebrik ediyorum.

Erdal Bahçıvan
İstanbul Sanayi Odası
Yönetim Kurulu Başkanı