Pandeminin Gölgesinde 2021’e Umutla Bakmak…

Ülkemiz ve dünya için umutla girilen 2020 yılını, tam anlamıyla beklenmedik bir sonla tamamlıyoruz... 2020 yılına girilirken bizlere umut veren bazı ekonomik verileri ve beklentileri kısaca hatırlayacak olursak; küresel ekonomide 2020’ye, 2019 yılına girdiğimizden daha iyimser bir havada girilmişti. 2019 yılının sonlarına doğru merkez bankalarının büyümeyi destekleyici politikaları devreye soktukları dikkat çekmiş ve bu da en azından 2020 yılına girilirken küresel resesyonu önlemek amaçlı olumlu bir adım olarak algılanmıştı.

Ülkemizde ise 2019’un sonuna gelindiğinde özellikle öncü ekonomik aktivite göstergeleri ve anket bazlı sektörel güven endeksleri göreli iyileşme kaydediyordu. İSO olarak açıklamakta olduğumuz PMI verileri, kapasite kullanımı, kredi büyüme hızları, otomotiv ve konut satışları gibi öncü göstergeler, özellikle tüketimin güçlenmesine ve yatırımların da dipten dönmesinin yarattığı ivme ile ekonomimizin 2020 yılında canlı ve diri olacağına olan inancımızı pekiştirmişti. Türkiye’yi yakından izleyen büyük yatırım bankaları ve OECD-IMF gibi kurumlar yüzde 2’lerde gördükleri 2020 büyüme beklentilerini yukarı doğru revize etmeye başlamış ve yüzde 4’e çıkarmıştı. Fakat dünya, 2020 yılının daha ilk çeyreği tamamlanamadan tam bir şoka girdi. Çin’de başlayıp kısa sürede dünyaya yayılan Covid-19 pandemisi ülkelerin sağlık sistemlerini ciddi şekilde zorlarken ekonomilerine de büyük zararlar verdi. Dünyanın neredeyse tüm ülkeleri sınırlarını kapattı. İçeride alınan çok ciddi salgın önlemleri ile ekonomik faaliyetler kısıtlandı, talep durma noktasına geldi.

Ayrıntılarını iç sayfalarımızda okuyabileceğiniz bu süreçle ilgili olarak ülkemizde de güçlüklerle dolu bir dönem yaşıyoruz.

Şimdi merak edilen ise 2021’de ne olacağı… Her ne kadar yılın üçüncü çeyreğinde normalleşme işaretleri görülse de dördüncü çeyrekte başta Avrupa olmak üzere dünya genelinde yeniden artışa geçen vaka sayılarını görmezden gelemeyiz. Son aşamaya gelindiği bildirilen aşı tedavisi dünya genelinde etkin bir şekilde uygulanana kadar bu salgın sürecinin sıkıntılarını yaşamaya devam edeceğimiz anlaşılıyor. Dolayısıyla 2021 yılı için temkinli bir iyimserlik içinde olmakta yarar var.

Biz sanayiciler açısından baktığımızda bugüne kadar yaşadığımız tüm krizleri sabırla atlatarak aydınlık günlere tekrar kavuştuğumuzu hatırlatmak isterim. Bu sefer de böyle davranarak, zorluklarla dolu bu dönemi de geride bırakacağımıza yürekten inanıyorum.

Erdal Bahçıvan
İstanbul Sanayi Odası
Yönetim Kurulu Başkanı