Tarihçe ve Türkiye Ekonomisindeki Yeri

Tarihçe

TarihçeTarihi geçmişi M.Ö. 3000'li yıllara kadar uzanan İstanbul, Roma, Bizans ve Osmanlı İmparatorluklarına başkentlik yapmıştır. Tarih boyunca, dini, kültürel, ekonomik ve ticari bir merkez olan İstanbul’da aynı zamanda sanayinin temelleri de atılmıştır. İstanbul’da, geniş ölçekli üretime 1830’lu yıllarda geçilmiştir. Cumhuriyet’in ilk yıllarında ise sanayileşme devlet eliyle yürütülmüştür. İkinci dünya savaşının hemen ardından İstanbul, özel imalat sanayi yatırımlarının büyük bölümüne ev sahipliği yapmaya başlamıştır.

1950’lerden itibaren İstanbul’da emek yoğun ve küçük ölçekli imalat yatırımlarıyla birlikte, büyük özel yatırım şirketlerinin oluşturduğu yeni bir kuşak ortaya çıkmıştır. Sanayiciler işe küçük atölyelerde başlamışlar ve dönemin imkansızlıklarına rağmen sanayileşmede önemli başarılara imza atmışlardır. 1950 sonrasında, İstanbul’un ulaşım ve enerji başta olmak üzere sanayi için gerekli alt yapı yatırımlarından, kredi ve teşviklerden ve kamu yatırımlarından oldukça önemli pay alması, bu dönemde imalat sanayinde çok hızlı bir gelişme yaşanmasına yol açmıştır. Bu sürecin önemli aktörlerinden biri olan İstanbul Sanayi Odası da 1952 yılında kurulmuştur. 750’ye yakın sanayicinin yazılı isteği ile kurulan İstanbul Sanayi Odası, 30 Mayıs 1952 tarihinde gerçekleştirdiği ilk Meclis toplantısıyla faaliyetlerine başlamıştır. İlk Meclis’te, Başkanlık görevini Kazım Arın, Başkan Vekilliği görevini ise Sırrı Enver Batur yerine getirmiştir. İlk Yönetim Kurulu Başkanı ise Hüsnü Yaman, Başkan Vekilleri de Cahit Evrenos ve Hasan Derman idi. IV. Vakıf Han’da faaliyete başlayan İstanbul Sanayi Odası, kısa süre içinde gösterdiği gelişme neticesinde Sirkeci’deki Kılavuz Han’ın iki katını kiralayarak oraya taşınmıştır. Üye sayısındaki artış sonucunda Kılavuz Han da İSO’nun faaliyetlerini sürdürmesi için yeterli olmamıştır. 1958 yılında şimdiki Oda merkezinin bulunduğu Kruger Han satın alınmış ve 1963 yılında da bu binaya taşınılmıştır. 1963 yılının sonunda üye sayısı 2.365 olan İstanbul Sanayi Odası, bugün 18 bini aşkın üyesi ile Türkiye’nin en köklü ve en büyük sanayi odasıdır.

İSO'nun Türk Ekonomisindeki Yeri

Kurulduğu günden bu yana üyelerinin ülke ekonomisine katkılarından aldığı güçle faaliyetlerini sürdüren İstanbul Sanayi Odası, Türkiye’nin en büyük sanayi odası, Türk sanayisinin de en güçlü temsilcilerinden biridir.

  • İSO üyeleri tarafından yaratılan katma değerin Türkiye sanayi sektörü katma değeri içindeki payı yaklaşık yüzde 36’dır.
  • İSO üyeleri Türkiye sanayi sektörü üretiminin yaklaşık yüzde 34’ünü gerçekleştirmektedir.
  • İSO üyesi kuruluşlarda istihdam edilenlerin Türkiye sanayi sektörü istihdamı (kayıtlı ve kayıtsız işgücü toplamı) içindeki payı yüzde 15’in üzerinde seyretmektedir.
  • İstihdam büyüklüklerine göre İSO üyelerinin yüzde 78,7’si küçük ölçekli (çalışan sayısı 50’den az), yüzde 18,5’i orta ölçekli (çalışan sayısı 50 ile 249 arası) işletmelerden oluşurken, yüzde 2,8’i ise büyük ölçekli (çalışan sayısı 250 ve üzeri) işletme niteliğindedir.
  • İSO üyelerinin en yoğunluklu olduğu sektör yüzde 22,8 ile giyim eşyası, deri ve deri ürünleri imalatı olurken, bu sektörü yüzde 15,6’lık payla makine, aksam ve metal eşya imalatı, yüzde 13’lük payla kimyasal ürünler ile plastik ve kauçuk ürünler imalatı, yüzde 11’lik payla tekstil ürünleri imalatı takip etmektedir.
  • 2015 yılında Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu kapsamında 182 İSO üyesi kuruluş bulunmaktadır. İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu kapsamındaki İSO üyesi kuruluş sayısı ise 177’dir. Böylece 2015 yılında 1000 Büyük Sanayi Kuruluşu içindeki İSO üyelerinin sayısı 359 olmaktadır.
  • Bu 359 kuruluşun 2015 yılında yapmış olduğu ihracat, Türkiye toplam ihracatının yüzde 21,3’ünü oluşturmaktadır.