Bahçıvan, ‘Yeni Türkiye’ İçin Bodur’un ‘Çan Modeli’ni Önerdi

  • Meclis Konuşması
meclis-mayis2016-02

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisi aylık olağan toplantısı, geçen hafta hayatını kaybeden Dr. Hacı İbrahim Bodur’un anılmasıyla başladı. İSO’nun kurucularından biri olan ve aynı zamanda 1976-1992 yılları arasında Odanın Meclis Başkanlığını da yapan Bodur, genç Cumhuriyetin “model” sanayicilerinden biriydi. Toplantı öncesinde Bodur’un bu örnek hayatına ilişkin konuşmalar yapıldı, film ve belgeseller izlendi. Bu konuyla ilgili söz alan İSO Meclis Onur Üyeleri Hüsamettin Kavi ile Ömer Dinçkök, bugünkü İSO Meclisi Başkan Yardımcısı İsmail Gülle ve İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın Bodur hakkında yaptıkları konuşmalar salonda duygulu anların yaşanmasına neden oldu.

İSO Mayıs ayı Meclis toplantısında önce Bodur ailesi ve Kale Grubu’nun hazırladığı bir İbrahim Bodur belgeseli izlendi. Ardından da İSO tarafından derlenen bir film sunuldu. Bu sunumların ardından “Yılın İkinci Yarısına Dünyadan ve Türkiye’den Ekonomik Bir Bakış” gündemine geçildi. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın ev sahipliğinde gerçekleşen ve İSO Meclis Başkan Yardımcısı Hasan Büyükdede tarafından yönetilen mayıs Meclisi toplantısına gündem ile ilgili bir konuşma yapmak üzere Ekonomist Dr. Can Fuat Gürlesel konuk olarak katıldı.

İstanbul Sanayi Odası Mayıs ayı meclis toplantısı İstanbul Sanayi Odası Meclis Başkan Yardımcısı Hasan Büyükdede yönetiminde başladı. Meclisin açılışında İbrahim Bodur’un vefatından dolayı duyduğu üzüntüyü ifade eden Büyükdede şöyle konuştu:

“Odamızın duayeni, çınarı, Türk sanayisinin önderlerinden biri olan rahmetli Hacı İbrahim Bodur’u kaybettik. Kendisine Allah’tan rahmet, başta kardeşimiz İSO Meclis Başkanı Zeynep Bodur Okyay olmak üzere ailesine sabır diliyorum. İbrahim Bodur’un hayatını incelediğimizde iş dünyasına kazandırdıklarının yanında sosyal hayata ve hayır hasenat işlerini görmekteyiz. Ülke ekonomisine getirdiği değerler, yenilikler, yeni tesislerin her biri ayrı bir çığır açmıştır. Ülke politikacılarına yön veren çok değerli bir insandı. Cenaze törenine binlerce kişi geldi. Cenaze tabutunu iki cumhurbaşkanı birlikte omuzladı. Bu herkese nasip olmaz.”


İSO Yönetim Kurulu Başkanı
Erdal Bahçıvan

Meclis konuşmasında gündeme ilişkin görüşlerini paylaşan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, sözlerine İbrahim Bodur’u anarak başladı. İSO Başkanı Erdal Bahçıvan yaptığı konuşmada cenazesinde tüm Türkiye’yi birleştiren işadamı İbrahim Bodur’un başarısını ve Çan’da yarattığı ekosistemin yeni Türkiye için bir model olarak alınabileceğini söyledi.

Bahçıvan, “Rahmetli İbrahim Bodur, hayatı boyunca yaptığı gibi vefatında da Türkiye’de devlet ve milleti birleştirerek aramızdan ayrıldı. Her ortamda hem Türkiye’den hem de yurt dışından farklı insanlarla kucaklaşmayı bilmiş bir insandı” diye konuştu. Bodur’un kucaklaşmayı bilen anlayışının cenazesine de yansıdığını anımsatan Bahçıvan, bunun bir Türkiye modeli olarak görülmesini arzu ettiklerini söyleyerek Bodur hakkındaki düşüncelerini şöyle ifade etti:

“Allah herkese böyle bir yaşam ve böyle bir veda nasip etsin. Rahmetli İbrahim Bodur, hayatı boyunca yaptığı gibi vefatında da Türkiye’de devlet ve milleti birleştirerek aramızdan ayrıldı. Mezun olduğu Robert Kolejlilerle otururken hacı kimliğiyle, hacı arkadaşlarıyla otururken de Robert Kolejli olmanın gururunu yaşayan bir insandı. Her ortamda hem Türkiye’den hem de yurt dışından farklı insanlarla kucaklaşmayı bilmiş bir insandı. Bu yaklaşımı cenazesine de yansıdı.

Bu bir Türkiye modeli olarak görülmelidir. Biz Japon ve Güney Kore modellerini ararken başka bir model aramamıza gerek yok. Bir Çanakkale Çan modeli var. Üzerinde ot bitmeyen Çan’da bir sanayi devi yaratmak hiç kolay değil… Bölge insanının iyi ve kötü gününde yanında olmak çabası son derece kıymetli.

Biz Türkiye genelinde böyle 50 model oluştursak, manevi değerleri ve öz gelenekleri çağın gerekleriyle, bilimle ve eğitimle buluşturabilsek, başka bir model aramamıza gerek kalmaz. İbrahim Bodur’un ‘Yaşamanın aşkı değil, başkalarını yaşatmanın zevki’ sözünü, hepimiz kendimize şiar edinmeliyiz. İnşallah bu toplum nice İbrahim Bodur’ları bizlerin karşısına çıkaracaktır.

Rahmetli İbrahim Bodur, bir ülkenin sanayileşmeden, bir değer yaratmadan, üretmeden, yalnız tüketmekle kalkınamayacağına; sanayinin sadece kişileri değil, bütün toplumu kalkındıracağına, ekonomik refahın yegane yolunun da sanayileşmek olduğuna yürekten inanmıştı.

Sahip olduğu geniş vizyonla, üretkenliğiyle, ekonomimize, sanayimize olduğu kadar sosyal ve eğitim hayatımıza yaptıkları değerli hizmetlerle de her zaman hatıralarımızda yaşayacak olan İbrahim Bodur Ağabeyimize Allah’tan rahmet, ailesi, sevenleri ve Kale Grubu camiası ile sanayimize baş sağlığı diliyoruz.”

Bahçıvan, Meclisten güvenoyu alan 65. Hükûmet ile ilgili olarak da “Sayın Başbakan Binali Yıldırım’ın ekonomide yol haritasını, bizim de uzun zamandır dile getirdiğimiz ‘üretim ekonomisi’ olarak açıklaması sevindiricidir” dedi. Geleceğin daha güçlü ve huzurlu Türkiye'si için üretim ve sanayiye odaklanılması gerektiğinin altını çizen Bahçıvan, yeni hükümetin ekonomi yol haritasının bekledikleri yönde odaklanmasını olumlu bulduklarını dile getirdi. Bahçıvan, “Sayın Başbakan Binali Yıldırım’ın ekonomide yol haritasını, bizim de uzun zamandır dile getirdiğimiz “üretim ekonomisi” olarak açıklaması sevindiricidir. Hükümet Programı’nda da bu anlayış doğrultusunda, çok önem verdiğimiz yapısal dönüşüm eylem planlarının uygulanmasına devam edilecek olması da ayrıca memnuniyet vericidir” dedi.

Bahçıvan konuşmasına küresel ekonomik gelişmeleri yorumlayarak devam etti. Gelişmekte olan ülkelere bakıldığında, büyümenin yavaşladığı ve gelişme sürecinin hız kaybettiğinin görüldüğünü belirten Bahçıvan, Brezilya ve Rusya gibi emtia ihracatçısı ülkelerde, emtia fiyatlarındaki düşüşün, büyüme açısından ciddi olumsuz etkiler yarattığını kaydetti.

Çin’in de bir başka önemli bir risk kaynağı olduğuna dikkat çeken Bahçıvan, Çin’de ekonomik büyümedeki yavaşlama ve artan finansal risklerin kendini daha yakından hissettirdiğini söyledi. Bahçıvan bu ortamda, küresel ekonomi açısından yakın gelecekte, FED’in alacağı kararların yanı sıra, Avrupa ve Japonya merkez bankalarının genişletici para politikalarına devam edip etmeyeceğinin yakından izleneceğini tahmin ettiklerine değindi.

Yılın ilk çeyreğinde Türkiye ekonomisinin hem üretim hem de tüketim tarafı dirençli bir görünüm sergilerken büyümenin özel tüketim ağırlıklı gerçekleştiğine dikkat çeken Bahçıvan, bu süreçte düşük petrol fiyatları, kamu harcamaları, artan reform umutları ve Merkez Bankası’nın faiz indirimlerinin olumlu havayı desteklediğini söyledi.

Bahçıvan diğer yandan büyümenin kalitesine ilişkin soru işaretlerinin varlığını sürdürdüğünün altını çizdi. İhracatta arzu edilen canlanma sağlanamazken, yatırımların hafif canlanma eğilimine rağmen yeterli düzeye ulaşamadığını dile getiren Bahçıvan, verimlilik artışlarının sınırlı kalırken yapısal reformların yeterince hızlı hayata geçirilemediğini ifade etti.

Cari açıktaki düşüşün sürdüğünü ancak iyileşmenin çok büyük oranda enerji fiyatlarıyla ilişkili olmasının bu durumun sürdürülebilir olmadığına dair soru işaretleri doğurduğunu belirten Bahçıvan öte yandan sermaye akımlarının yavaşlamasının rezervlerde azalışa yol açarken doğrudan yatırımların zayıf olmayı sürdürdüğünü ve açığın büyük ölçüde kaynağı belirsiz sermaye akışıyla kapatıldığını aktardı.

Benzer bir durumun enflasyon için de söz konusu olduğuna dikkat çeken Bahçıvan, nisanda yüzde 7’nin altına kadar inen TÜFE enflasyonunda gıda fiyatlarındaki düşüşün ve baz etkilerinin belirleyici rol oynarken çekirdek enflasyonun yüksek seyretmeye devam ettiğini dile getirdi.

Bahçıvan, işsizlik oranında son aylarda görülen düşüşün sevindirici olmakla birlikte istihdamdaki yoğunluğun özellikle kamu kaynaklı olduğunu gözden kaçırmamak gerektiğine dikkat çekti.

Bahçıvan, 2016’nın ilk yarısında, terör olayları, jeopolitik sorunlar ve küresel ekonomik risklere rağmen Türkiye ekonomisi açısından büyük sorunlar yaşanmadığını belirtti; ancak var olan riskler ve belirsizliklerin, ikinci yarıda kendilerini daha temkinli davranmaya itmesi gerektiğini söyledi.

Bahçıvan, AB ülkelerindeki toparlanmanın özellikle ihracatçı sektörler açısından oldukça önemli olmakla beraber petrol fiyatlarındaki gelişmelerin enflasyon ve cari açık üzerinde yaratabileceği riskleri de izlediklerini dile getirdi.

Jeopolitik gelişmelerin ve güvenlik endişelerinin etkisiyle turizm sektörünün ciddi bir yara aldığını ifade eden Bahçıvan, yılın ikinci yarısında bu etkinin daha da artması ve çarpan etkisiyle turizmle doğrudan bağlantılı sektörlerin etkilenmesi konusundaki endişelerini de paylaştı.

Kurdaki gelişmelerin de her zaman olduğu gibi yine önemini koruyacağını vurgulayan Bahçıvan, özellikle reel sektörün döviz kuru oynaklıkları karşısındaki hassasiyeti düşünüldüğünde, sürdürülebilir büyüme açısından finansal istikrarın yine kilit rol oynayacağını dile getirdi.

Bahçıvan, yeni hükümetin ekonomiyi ana gündem konusu yapmasını memnuniyetle desteklediklerini, yapısal reformlar başta olmak üzere ekonomiye yönelik çalışmaların hızlı ve aktif bir şekilde neticeye ulaşmasını ümit ettiklerini sözlerine ekledi.


Dr. Can Fuat Gürlesel

Daha sonra kürsüye gelen Meclis konuğu Ekonomist Dr. Can Fuat Gürlesel, dünya ekonomisinde yavaş bir büyüme gözlemlendiğini buna karşın AB ülkelerinde toparlanma olduğunu söyledi. Dünya mal ticaretinde ise geçen seneki gibi bir daralma olacağını dile getiren Gürlesel, ABD para politikasının önemine değindi. ABD Merkez Bankası FED’den bu yıl 2 puan artış bekledikleri bilgisini veren Gürlesel, petrol fiyatlarını ise 40-50 dolar arasında beklediklerini dile getirdi.  Gürlesel yılın ikinci yarısındaki küresel riskleri şöyle sıraladı:

  • FED’in daha hızlı faiz artışı
  • Çin ekonomisinde bozulma ve yuanda değer kaybı
  • İngiltere’nin AB’den çıkma olasılığı
  • ABD başkanlık seçimi ve Trump etkisi
  • Petrol fiyatlarında yeniden hızlı gerileme
  • Jeopolitik riskler
  • Brezilya ve Venezüella gibi gelişen ülkelerde siyasi gelişmeler

Gürlesel, dünya ekonomisinde yüzde 2,5’lik bir büyüme beklediklerini dile getirdi. Gelişmiş ülkelerde toparlanma yaşandığını kaydeden Gürlesel, buna karşın enerji ve emtia üreten ülkelerde ise küçülme yaşanacağını ifade etti. AB’nin nispeten iyi bir performans gösterdiğine dikkat çeken Gürlesel, petrol ihraç eden ülkelerde zayıf büyüme ve küçülme beklediklerini belirtti.

Dünya mal ticareti tarafında dünyada daha fazla mal satıldığını ama kur etkisinden dolayı daha az doların girdiğini belirten Gürlesel, bu durumun ihracatı keskin bir rekabet alanına taşıdığını söyledi.

Türkiye’nin yılın ikinci yarısındaki ekonomik görünümüne değinen Gürlesel, Orta Vadeli Programın yüzde 4,5 büyüme öngördüğünü, kendilerinin de 4 civarında bir büyüme beklediklerini dile getirdi. Türkiye’nin cari işlemler açığında finansmanın önemine değinen Gürlesel, tüketici güvenindeki düşük seyre de dikkat çekti. Döviz rezervlerinin 19 milyar dolar civarında olduğuna dikkat çeken Gürlesel, olası bir FED faiz artışında Türkiye’nin bunu telafi edecek döviz rezervinin olmadığını söyledi.

İlk 5 ay kapasite kullanım ve sanayi üretiminde geçen yıla göre artış olduğuna dikkat çeken Gürlesel, İSO’nun her ay açıkladığı PMI’nın ilk üç aydaki gelişmeyi yansıttığını, sonraki üç aydaki düşüşün de yansıması olacağını dile getirdi.

Yeni merkez bankası yönetiminin temkinli para politikası izlemeye devam ettiğini belirten Gürlesel, bu yıl daha fazla faiz indirimi beklemediklerini ifade etti. Gürlesel, ekonomiyi etkileyecek diğer unsurları şöyle sıraladı:

  • Anayasa değişikliği teklifi başkanlık sistemi/partili cumhurbaşkanı
  • Anayasa referandumu veya erken seçim olasılığı
  • Dokunulmazlıkların kaldırılması ardından yargı süreci
  • Güneydoğudaki gelişmeler ve terörle mücadele
  • Irak ve Suriye’de gelişmeler
  • AB ile mülteci ve vize anlaşması

Başkanlar Bodur İçin Ne Dedi?


İSO Meclis Onur Üyesi
Ömer Dinçkök

Ağırlıklı olarak bir hafta önce kaybettiğimiz İSO Meclis eski Başkanı İbrahim Bodur ile ilgili duyguların ifade edildiği toplantıda söz alan isimler İSO Meclisi Onur Üyeleri Ömer Dinçkök ve Hüsamettin Kavi ile İSO Meclis Başkan Yardımcısı İsmail Gülle şunları söyledi;

İSO Meclis Onur Üyesi Ömer Dinçkök: “Sağlığında birçok devlet adamı odamızı ve meclisimizi ziyaret ederdi. Hatta bugün gibi hatırlıyorum. İbrahim Bodur bir meclis toplantısında kürsüye çıkıp Sayın Turgut Özal’ı sert bir şekilde eleştirmişti. Biz oda görevimizi babadan devraldık, Zeynep Bodur Okyay da oda görevini babasından almıştı. Kendisine sabırlar diliyorum. İbrahim Bodur’u rahmetle anıyorum, ruhu şad olsun.”


İSO Meclis Onur Üyesi
Hüsamettin Kavi

İSO Meclis Onur Üyesi Hüsamettin Kavi: “Seramik sektöründe iş yapan biri olarak İbrahim Bodur’un şu sözünü hiç unutamıyorum ‘Burası ekmeğini taştan çıkaranların yeri.’ Çanakkale onun için her zaman çok önemli oldu. Orada gerçekleştirilen Seramik Bayramlarına ayrı bir önem verirdi. Bu bayramlarda o adeta şarj olur, enerjisini toplardı. İbrahim Bodur odamızın kurucularından biriydi. Allah mekanını cennet eylesin. Biliyorum ki bundan sonra da var olan fikirleriyle bize rehber olacaktır.”


İSO Meclis Başkan Yardımcısı
İsmail Gülle

İSO Meclis Başkan Yardımcısı İsmail Gülle: “Şimdiye kadar iki cenazede çok etkilendim. Biri rahmetli Mustafa Koç diğeri de İbrahim Bodur oldu. Allah zengin fakir demeden herkesi vakti geldiğinde yanına alıyor. Kahramanlık nedir? Kimilerine göre kahramanlar, ihracat yapanlar, kimilerine göre yatırım, kimilerine göre ise toprak için savaşanlar… Ama baktığımızda hepsinin bir ortak tarafı var. O da ülkeye hizmet etmenin bir kahramanlık olduğudur. Hangi insana iki cumhurbaşkanın omzunda tabutunun taşınması nasip olur. Binlerce kişi cenazesine katıldı. Bu ülkenin kılıfına sığmayacak kadar dolu dolu yaşadı. Allah rahmet eylesin.”