Dünyada Tüm Dengeler Değişirken…

Yılın ilk ayını bitirirken, dünyada ve bölgemizde hiç kimsenin beklemediği ve tahmin edemeyeceği bir hızda; insanları çok şaşırtan önemli gelişmeler yaşanıyor. Küresel dengelerde ekonomik yaptırımlar, enerji yolları ve tedarik zincirleri üzerinden güç ve rekabet mücadelesi gözlerimizin önünde giderek şiddetleniyor. Sürecin nereye varacağı, dünyada ne tür yeni dengelerin ortaya çıkacağı ise tam bir merak konusu.
Gelişmelerin kuşkusuz en önemli boyutu, sarsılan siyasi paktlar… İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan dengeler ve başta NATO olmak üzere Birleşmiş Milletler dahil birçok uluslararası kurum sarsılıyor. Bunun en önemli işaretlerini geçen ay gerçekleştirilen Davos zirvesinde gördük. ABD Başkanı Donald Trump’tan, Kanada Başbakanı Mark Carney’ye, Belçika Başbakanı Bart De Wever’den dünyanın en büyük şirketlerinin CEO’larının Davos’ta yaptıkları konuşmalar, dünya kamuoyu tarafından pür dikkat dinlenirken ortaya konulan görüşler küresel sistemin güçlü bir kopuşla karşı karşıya olduğunu ortaya koydu. Tabii bu sürecin altın ve gümüş başta olmak üzere kıymetli metallerde yarattığı anormal fiyat tırmanışları da büyük bir şaşkınlıkla izleniyor.
Bu baş döndürücü gelişmeler ülkemizi de yakından ilgilendiriyor. Gidişat çok hızlı ve sarsıcı. Ezber bilgi, kalıplaşmış bakış açılarıyla kavranamayacak boyutlarda bir tablo var karşımızda. Ülkemiz açısından önümüzdeki günlerin en önemli başlıklarından biri hiç kuşkusuz en büyük ticaret partnerimiz konumundaki Avrupa Birliği ile sürdürmekte olduğumuz Gümrük Birliği anlaşması olacak. Avrupa Birliği ile tam üyeliğe giden yolda yapılan anlaşmanın 30 yıllık dönemini ne yazık ki Gümrük Birliği modeliyle geçirdik. Dünyada bütün dengeler böylesine hızlı değişirken ülke olarak artık kendi aramızda dertlenmek yerine, Gümrük Birliği’ni yeni baştan, tüm alanlarıyla gözden geçirmemizin ve her sektör bazında yapılacak durum analizleriyle güncellemenin zamanı geldi.
AB tarafında bir yanda yeni bir sanayi stratejisi olarak gündeme gelen Made in Europe, diğer yandan sürekli yeni ülkelerin eklendiği, son olarak Hindistan ile de yapılan ve her biri ülkemiz için ciddi dezavantajlar içeren STA’lar, Gümrük Birliği anlaşmasının tümüyle yenilenmesi ihtiyacının daha fazla ertelenmemesi gerektiğini açıkça ortaya koyuyor. Ülkemiz açısından son derece dikkatle izlenerek geleceğe ilişkin etkin stratejilerin oluşturulması gereken bu gelişmeleri, ocak ayı Meclisimizde ayrıntılı bir şekilde ele aldık. “Küresel Görünüm ve 2026’da Sanayimizi Bekleyen Riskler-Fırsatlar” konulu Meclis toplantımızda çok değerli konuklarımızla Meclis Üyesi sanayicilerimizle birlikte, ayrıntılarını ilerleyen sayfalarımızda okuyabileceğiniz bu konuyu değerlendirdik.
Geçen ay, gündelik hayatımızdan üretim hayatımıza kadar artık her alanda kendine yer bulan ve alanını sürekli genişleten yapay zekâ ile ilgili olarak Kapadokya Üniversitesi ile birlikte, Millî Eğitim Eski Bakanımız sayın Mahmut Özer’in da katıldığı çok verimli bir etkinlik yaptık. Konularında uzman akademisyen, iş insanı, sanayici ve teknoloji uzmanlarının katılımıyla gün boyu gerçekleştirdiğimiz, ayrıntılarını ilerleyen sayfalarımızda okuyabileceğiniz paneller, katılımcılar tarafından ilgiyle izlendi.
11 ay boyunca hasret ve özlemle beklediğimiz huzur ayı Ramazan’a bu ayın ortalarında kavuşuyoruz. Ramazan ayının şimdiden ülkemize ve bütün İslam alemine huzur, bereket ve esenlik getirmesini temenni ederek; sağlık ve huzur dolu bir ay geçirmenizi diliyorum.
Erdal BAHÇIVAN
İstanbul Sanayi Odası
Yönetim Kurulu Başkanı