Sanayimizi Korumak Kritik Öneme Sahip

İstanbul Sanayi Odası geride bıraktığı 74 yılda Türkiye sanayisinin gelişimine tanıklık etmekle kalmamış; sanayicilerimiz için bir okul, bir rehber ve ortak aklın üretildiği güçlü bir merkez olmuştur.

Bu sayımızda Odamızın her zaman gurur duyduğumuz bu tarihine geçen çok özel bir ziyaretin mutluluğunu da paylaşıyoruz. Belçika Kraliyet Ekonomik Misyonu’nun bir programı kapsamında Majesteleri Belçika Kraliçesi Mathilde’i 11 Mayıs’ta İstanbul Sanayi Odası’nda ağırlamak, Odamız tarihindeki ilklerden birini oluşturmuş; bizler için bir onur vesilesi olmuştur.

Bu ziyaret vesilesiyle yapılan ve ayrıntılarını ilerleyen sayfalarımızda da okuyabileceğiniz “İş Dünyası ve Girişimciliğin Kadınların Güçlenmesindeki Rolü” başlıklı; kadınların iş dünyasında, girişimcilikte, üretimde ve karar alma süreçlerinde daha güçlü biçimde yer almasına odaklan panel ile devam eden bu anlamlı buluşmanın, Türkiye ile Belçika arasındaki ekonomik ve sosyal iş birliklerine değerli katkılar sunacağına inanıyoruz.

Bugün sanayimiz hem küresel hem de ulusal ölçekte oldukça zorlu bir dönemden geçmektedir. Mayıs ayı Meclis toplantımızı bu bağlamda “Dünyadan ve Türkiye’den Ekonomik Görünüm, Sanayimizin ve Üretim Hayatımızın Rekabet Gücünü Koruyacak Öneriler” gündemi ile gerçekleştirdik. Kıymetli ekonomistlerin katılımıyla gerçekleşen panelde jeopolitik gerilimlerin derinleştiği, enerji ve emtia fiyatlarının dalgalandığı, tedarik zincirlerinde kırılganlıkların sürdüğü, finansmana erişimin zorlaştığı ve küresel talebin zayıfladığı bir iklimde üretim hayatımızın rekabet gücünü korumanın ne kadar önemli ve kritik bir hale geldiğini Meclis Üyesi sanayicilerimizle birlikte ele aldık.

Halen Türkiye sanayisi; yüksek maliyetler, iç ve dış talepteki yavaşlama, sıkı finansman koşulları ve öngörülebilirlik ihtiyacı gibi çok yönlü baskılarla karşı karşıyadır. Bu tablo, sanayicimizin sesine daha fazla kulak verilmesini ve üretim hayatını destekleyecek adımların kararlılıkla hayata geçirilmesini zorunlu kılmaktadır.

Bu noktada enflasyonla mücadele ile üretimin korunmasını birbirine karşıt hedefler olarak görmemeliyiz. Tam tersine, kalıcı fiyat istikrarının yolu üretim kapasitesini zayıflatmadan, sanayicinin rekabet gücünü artıracak tamamlayıcı politikaların devreye alınmasından geçmektedir. Finansmana erişimin kolaylaştırılması, maliyet baskılarının hafifletilmesi, ihracatçı sektörlerin desteklenmesi, selektif kredi imkanlarının artırılması, teknolojik dönüşümün hızlandırılması ve yüksek katma değerli üretimin teşvik edilmesi bu dönemin en önemli başlıkları arasındadır. Sanayi ekosistemimizi korumak, yalnızca ekonomik büyüme açısından değil; istihdam, ihracat, toplumsal refah ve ülkemizin stratejik gücü açısından da vazgeçilmezdir.

İSO olarak bizler, sanayimizin sürdürülebilir gelişimini desteklemeye, üretim hayatımızın sorunlarını çözüm odaklı ve akılcı bir yaklaşımla gündeme taşımaya devam edeceğiz. İçinden geçtiğimiz zor dönemin, doğru politikalar, güçlü iş birlikleri ve üretime verilen kararlı destekle aşılacağına inanıyoruz. Türkiye’nin üretim gücünü korumak ve geleceğe daha dirençli bir sanayi yapısıyla yürümek hepimizin ortak sorumluluğudur.

Sözlerimi tamamlarken, geçen ay coşkuyla yaşadığımız 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı buradan bir kez daha kutluyor; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.

Mayıs ayının son haftasında idrak ettiğimiz Kurban Bayramı’nı buradan da kutlarken; bayramların bizlere hatırlattığı dayanışma, paylaşma ve kardeşlik duygularının; toplumsal hayatımızda birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmesini temenni ederek, hepinize huzurlu bir ay geçirmenizi diliyorum.

Erdal BAHÇIVAN
İstanbul Sanayi Odası
Yönetim Kurulu Başkanı