İSO 500’ün Ortaya Koyduğu Gerçekler

Türkiye sanayisinin üretim gücünü, reel sektörümüzün performansını ve sanayi şirketlerimizin yıllar içindeki dönüşümünü ortaya koyan “İstanbul Sanayi Odası- Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması”nın 2025 yılı sonuçlarını kamuoyuyla paylaştık. İSO 500, yalnızca bir şirketler sıralaması değil; altmış yıla yaklaşan birikimiyle Türkiye sanayisinin hafızası, ekonomimizin üretim aynası ve reel sektörümüzün en güvenilir göstergelerinden biridir.

2025 yılı sonuçları, küresel ekonomide ticari ve jeopolitik belirsizliklerin arttığı, ülkemizde ise enflasyonla mücadele sürecinin sanayi üzerindeki etkilerinin belirginleştiği bir döneme ışık tutmaktadır. Dünya ekonomisinde ticaret savaşları, jeopolitik gerilimler ve dış talepteki zayıflık imalat sanayisini baskılarken; içeride yüksek finansman maliyetleri, Türk lirasındaki reel değerlenme ve sıkı kredi koşulları özellikle emek yoğun ve geleneksel sektörleri olumsuz etkilemiştir.

Bu zorlu tabloya rağmen, İSO 500 kuruluşlarının üretimden satışlarında üç yıldır süren reel düşüşün sınırlı da olsa artışa dönmesi ve ihracatta Türkiye genelinin üzerinde bir performans yakalanması önemli bir başarıdır. AR-GE yapan kuruluş sayısındaki artış ve savunma sanayinin ilk sıralardaki ağırlığının güçlenmesi de teknolojik ve stratejik üretim kapasitemiz açısından umut vericidir.

Bununla birlikte; kârlılık oranlarının uzun dönem ortalamalarının altında kalması, finansman giderlerinin faaliyet kârı üzerindeki baskısı, mali borçlardaki artış ve özkaynakların reel olarak zayıflaması, sanayimizin finansal dayanıklılığının güçlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Önümüzdeki dönemde üretim, yatırım, istihdam ve ihracat kapasitemizi korurken daha verimli, teknolojik, yeşil ve rekabetçi bir yapıya dönüşmemiz hayati önem taşımaktadır. Bunun için öngörülebilir bir makroekonomik çerçeveye, sürdürülebilir finansman imkânlarına ve yapısal dönüşümü merkeze alan güçlü bir sanayi stratejisine ihtiyaç vardır.

İşte bu stratejileri konuşmak ve sanayicimizin finansmana erişim kanallarını açmak amacıyla, İSO Haziran Meclisimizde dört büyük kamu bankamızın genel müdürlerini konuk ettik. “Sanayiye Sahip Çıkmak, Türkiye’ye Sahip Çıkmaktır” anlayışıyla gerçekleştirdiğimiz toplantıda; Ziraat Bankası Genel Müdürü Sayın Alpaslan Çakar, Halkbank Genel Müdürü Sayın Recep Süleyman Özdil, Vakıfbank Genel Müdürü Sayın Osman Arslan ve Türk Eximbank Genel Müdürü Sayın Ali Güney ile sanayicilerimizi bir araya getirerek çok faydalı bir istişare gerçekleştirdik.

Geçen ay Odamızda önemli bir başka etkinlik daha gerçekleştirdik. T.C. İstanbul Valiliği himayelerinde ve Sıfır Atık Vakfı koordinasyonunda düzenlenen “İstanbul Sıfır Atık Haftası” kapsamında, İstanbul Valisi Davut Gül ve Sıfır Atık Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Samed Ağırbaş’ın katılımıyla “Sanayinin Sıfır Atık Yolculuğu: Döngüsel İş Modelleri” toplantısını Odakule’de yaptık. Bu vesileyle, sıfır atık yaklaşımının sanayide yaygınlaştırılması hedefiyle bir protokol imzaladık. Bu iş birliğinin döngüsel ekonomi, atık azaltımı, yeşil üretim ve temiz teknoloji alanlarındaki ortak çalışmalara büyük fayda getireceğine inanıyorum.

Son olarak, KOBİ’lerimizin finansmana erişimi ve gelişimi konusunda da çok önemli bir projeye imza attık. Türkiye İş Bankası ile güçlerimizi birleştirerek, İSO-Stratejik Dönüşüm Merkezi aracılığıyla KOBİ’lerin dijitalleşme, verimlilik ve sürdürülebilir büyüme yolculuklarına rehberlik edecek “Değer Odaklı Dijitalleşme ve Büyüme Programı” protokolünü imzaladık. KOBİ’lerimizi yeni yüzyılın rekabet koşullarına daha güçlü hazırlamayı amaçlayan bu projemizin genişleyerek büyümesini diliyor, herkese huzur dolu ve sağlıklı bir ay temenni ediyorum.

Erdal BAHÇIVAN
İstanbul Sanayi Odası
Yönetim Kurulu Başkanı