Üretimin Gücüyle Geleceğe

İstanbul Sanayi Odası’nda uzun yıllar farklı sorumluluklar üstlendikten sonra, 2013 yılında Meclis üyelerimizin teveccühüyle Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini devraldım. Benim için büyük bir onur olduğu kadar çok kıymetli bir emanet olarak gördüğüm bu görevi, bugün doğru olduğuna inandığım bir zamanda ve kendi irademle devretmeye hazırlanıyorum. Bu konuyla ilgili kamuoyuna yönelik açıklamamı, yaptığım basın toplantısının ayrıntılarını ilerleyen sayfalarımızda okuyabilirsiniz.

İstanbul Sanayi Odası, hepimiz için yalnızca köklü bir meslek kuruluşu değil; sanayicilerimizin ortak aklını, birikimini ve üretim iradesini temsil eden kıymetli bir yuva ve güçlü bir markadır. Burada yıllar boyunca temel önceliğimiz, İSO’nun bu gücünü daha da ileriye taşımak; sanayimizin sorunlarına çözüm üreten, sanayicimizin sesini güçlü biçimde duyuran ve ülkemizin üretim geleceğine yön veren kurumsal yapısını güçlendirmek oldu.

Görev süremiz boyunca pusulamız hep aynıydı; Güçlü sanayi için doğruya doğru, yanlışa yanlış demek; sanayicimizin sesini karar alıcılara taşırken her eleştiriyi mutlaka bir çözüm önerisiyle birlikte sunmak. Çünkü biz, üretimin nefes almasının Türkiye’nin nefes alması olduğuna; sanayicinin güçlenmesinin ülkemizin güçlenmesi anlamına geldiğine inandık.

Bu anlayışla geçen yıllarda stratejik ve dijital dönüşümden yapay zekâya, yeşil dönüşümden mesleki eğitime, girişimcilikten üniversite-sanayi iş birliğine kadar birçok alanda kalıcı çalışmalar gerçekleştirdik. Üyelerimizin hizmetlere erişimini güçlendirdik; sanayimizin dönüşümüne, nitelikli insan kaynağına ve geleceğin üretim altyapısına yatırım yaptık. Dergimizin ilerleyen sayfalarında ayrıntılarını okuyabileceğiniz bu çalışmaların tamamını, Yönetim Kurulumuzun, Meclisimizin ortak aklının, Meslek Komitelerimizin birikiminin, sanayicilerimizin tecrübesinin ve Odamızın kurumsal gücünün ortak eseri olarak görüyorum.

Görevler geçicidir; kurumlar, değerler ve ilkeler kalıcıdır. Bir görevi layıkıyla yerine getirmenin son sorumluluğunun da zamanı geldiğinde onu güçlü bir kurumsal yapı ve sağlam bir zeminle yeni kadrolara devredebilmek olduğuna inanıyorum. Bugün geriye baktığımda, geçmişinden güç alan ve geleceğe güvenle yürüyen bir İSO bırakmanın huzurunu taşıyorum.

Bu vesileyle, görev dönemim boyunca yanımızda olan herkese gönülden teşekkür etmek istiyorum. Başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, sanayicilerimizin sorunlarının çözümü konusunda ihtiyaç duyduğumuz her dönemde gösterdikleri destek için şükranlarımı sunuyorum. Sanayimizin meselelerine çözüm odaklı yaklaşımlarıyla katkı sağlayan, bugün görevde bulunan ve geçmiş dönemlerde görev yapmış tüm bakanlarımıza ve bakan yardımcılarımıza teşekkür ediyorum.

TOBB Sanayi Odaları Konseyi Başkanlığı görevim boyunca birlikte çalıştığım başta TOBB Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu olmak üzere tüm oda ve borsalarımıza; kamu kurumlarımıza, finans dünyamıza, YÖK ve üniversitelerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza ve basın dünyamıza kıymetli iş birlikleri için teşekkürlerimi sunuyorum.

Yönetim Kurulu üyelerimize, Meclis Başkanlık Divanımıza ve Meclisimizin değerli üyelerine, Meslek Komitelerimize, İstanbul Sanayi Odası Vakfımızın Yönetim Kurulu ve Mütevelli Heyeti üyelerine, Danışmanlarımıza, Odamızdaki bütün çalışma arkadaşlarıma ve her şart altında Türkiye için üretmeye devam eden sanayicilerimize en içten teşekkürlerimi sunuyorum. İyi ki varsınız, iyi ki bu uzun yolculukta birlikte yürüdük.

Görevimi huzurla devrediyorum; ancak Türkiye’nin üretim davasına olan inancımı devretmiyorum. Çünkü dün olduğu gibi bugün de inanıyorum ki; Türkiye’nin geleceği üretimdedir. Sanayisine sahip çıkan bir Türkiye’nin aşamayacağı hiçbir engel yoktur.

Erdal BAHÇIVAN
İstanbul Sanayi Odası
Yönetim Kurulu Başkanı