Sanayinin Dönüşümü İçin Finansman

Dünyada bildiğimiz klasik üretim artık gerilerde kalıyor. Yüksek teknoloji odaklı yeni bir üretim tarzının gücünü artırdığı bir çağda olduğumuz hepimizin malumu. Yapay zekâ alanındaki gelişmelerin giderek hızlandığı bir küresel ortamda değişmek ve yeni duruma kendimizi uyarlamak en temel motivasyonumuz olmalı.
Çünkü dünyadaki değişim büyük ve çok köklü. Bu nedenle ülkemizde artık somut adımların çok hızlı atılma zamanı geldi, daha da fazla beklenemez. Sanayimizin; geleneksel sektörlerimizi geliştirip koruyarak; yeşil ekonomi, yüksek teknoloji ve yapay zekâ merkezli dönüşüm adımlarını ivedilikle atması kaçınılmaz.
Gelişmiş ülke hikayeleri de gösteriyor ki özel sektörün bu işi tek başına yapması imkânsız. Ancak kamu-özel sektör iş birliğiyle bu işin üstesinden gelinebiliyor. Çünkü bu dönüşümde en büyük ihtiyaç konusu finansman.
Böylesine önemli bir zaman diliminde tüm kurum ve kuruluşlarımızla, özel sektörümüzle bu hayati konuya odaklanmamız gerektiğinden hareketle geçen ay Meclis toplantımızı "Değer Yaratma, Stratejik Yatırımlar ve Sürdürülebilir Kalkınma Açısından Türkiye Varlık Fonu'nun Üretim Hayatımız Açısından Önemi” gündemiyle gerçekleştirdik.
Varlık fonlarının gelişmiş ülke ekonomilerinde ne kadar önemli bir gücü ellerinde bulundurduklarını yakın zamanda yayınlanan bir rapor açıkça ortaya koydu. Dünyada ulusal varlık fonlarıyla yönetilen varlıkların değeri, Aralık 2025 itibarıyla 15,5 trilyon dolara yaklaşmış durumda. Henüz 2018’de bu rakam 7,6 trilyon dolardı. Bu fonların 2030’a kadar ulaşılması beklenen büyüklük ise 22 trilyon dolar civarında.
Bu rakamların ötesinde, asıl dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Günümüzde varlık fonlarının işlevi, küresel piyasalarda para kazanmak amacıyla yatırıma dönüştürülen birer tasarruf aracı olmanın çok ötesine geçmiş durumda. Bu nedenle birçok ülkede varlık fonları, sanayinin dönüşümünü hızlandıran, teknoloji ve bilgi-yoğun sektörleri destekleyen stratejik kalkınma araçları olarak konumlandırılıyor.
Bu çerçevede ülkemize bakacak olursak… 2016’da kurulan Türkiye Varlık Fonu’nun diğer birçok ülkedeki benzerlerine göre yeni olmasına rağmen, kısa sürede önemli bir ekonomik aktör haline geldiğini söylemek mümkün. Varlık Fonu’muz, 2024 yılında 360 milyar dolar büyüklüğe ulaşan konsolide varlıklarıyla dünyanın en büyük 10 varlık fonu arasında yerini aldı. Ulaştığı büyüklük ve kısa sürede kat etmiş olduğu yol, ülkemizin yeni nesil sanayi dönüşümü hedefi için Türkiye Varlık Fonu’nu son derece değerli ve stratejik bir konuma yerleştiriyor.
İşte bu önemli konuyu Meclis konuğumuz, Türkiye Varlık Fonu Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Arda Ermut ve sanayicilerimizle birlikte ele alarak, ilerleyen sayfalarda ayrıntılarını okuyabileceğiniz çok yararlı istişarelerde bulunduk.
Geçen ay Ekonomi Gazetesi’ne verdiğim röportajda hem ülkemizin hem de dünyanın ekonomik gündemine ilişkin görüşlerimi aktararak, sanayicinin çözüm odaklı yaklaşımlarını paylaştım. Bu röportajın da geniş bir özetini ilerleyen sayfalarımızda okuyabilirsiniz.
Mesleki eğitim konusunda kabul etmek gerekir ki artık Türkiye’de bir “İSO vizyonu” oluştu. Millî Eğitim Bakanlığımız ile birlikte yürütmekte olduğumuz İSO MEİP projemizi birçok farklı ilimize taşırken, geçen ay bu alanda yeni bir projenin de ilk adımını attık. İstanbul Sanayi Odası (İSO), İstanbul İl Millî Eğitim Müdürlüğü ve Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) ile İSOV Dinçkök Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne yönelik önemli bir iş birliği sürecini başlattık, bu konudaki gelişmeleri yine dergimiz aracılığıyla sizlerle paylaşacağız.
Geçen ay yaşamaya başladığımız; gönüllerimizin birleştiği, dostlukların pekiştiği, manevi dünyamızın zenginleştiği en anlamlı ay olan Ramazan ayınızı tebrik ediyorum. Ülkemize ve bütün İslam alemine bereket ve esenlik getirmesini temenni ederek; sağlık ve huzur dolu bir Ramazan ayının ardından gelecek Ramazan Bayramı’nızı da şimdiden kutluyorum.
Erdal BAHÇIVAN
İstanbul Sanayi Odası
Yönetim Kurulu Başkanı