İSO Başkanı Bahçıvan, Mimar ve Mühendisler Grubu’nun Çalışma Toplantısının Konuğu Oldu

  • Diğer Haberler
mmg-toplanti-01

Mimar ve Mühendisler Grubu (MMG), düzenlediği çalışma toplantısı ile mimar ve mühendislerin gündemindeki konuları tartışma fırsatı buldu. Dedeman İstanbul Otel’de yapılan etkinliğin konuğu İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan oldu. Etkinlikte Bilim, Sanayi ve Teknoloji İstanbul İl Müdürü Ümit Ünal ve Uluslararası Antalya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek ile birlikte çok sayıda mimar ve mühendis de yer aldı.


İSO Başkanı Erdal Bahçıvan

İSO Başkanı Bahçıvan, İSO’nun Türk sanayisinin en önemli temsil örgütü olduğunu ve kurulduğu günden bugüne Türk sanayisinin marka değeri en yüksek kurumu olduğunu söyledi. Bahçıvan, sanayi adına bir STK’da görev yapmaktan onur duyduğunu dile getirdi. Türk sanayi tarihinin çok eski olmadığını anlatan Bahçıvan, dünyadaki sanayileşme sürecinde oyuna sonradan dahil olduklarını ve aradaki mesafeyi kapatma noktasında arzu ettikleri başarıyı henüz yakalayamadıklarını belirtti.

Türkiye’nin uzun yıllar enflasyonla meşgul olduğunu ve üst üste yaşanan krizlerin ardından paradigmanın değiştiğini hatırlatan Bahçıvan, 2000’li yıllarda finansal istikrar döneminin başladığını aktardı. Bahçıvan, Merkez Bankası’nın bağımsız hale gelmesi, kamu maliyesinin disiplin altına alınması ve enflasyonunun düşürülmesi ile finansal istikrar döneminin yakalandığnı ifade etti. Bu sayede Türkiye’nin 150-200 milyar dolarlık GSYH’den 800 milyar dolarlara çıktığına işaret eden Bahçıvan, bu süreçte dünyadaki bol ve ucuz paranın bu başarıda rolü olduğunu dile getirdi. Bu büyüme sürecinde sanayinin GSYH içinde payını azaldığını ve inşaat sektörü, bankacılık sektörü ve ticaret sektörünün öne çıktığını belirten Bahçıvan, Türkiye’nin üretmeden de büyüyebileceği yönünde yanlış bir algının yayıldığını aktardı.

2010’lu yıllarda ise Türkiye’nin orta gelir tuzağına yakalandığını ve kişi başına 10 bin dolar geliri aşamadığını belirten Bahçıvan, hükümetin de üretim ekonomisini yeniden canlandırılmasının önemini kavramaya başladığını söyledi. Sanayi olmadan yeni bir ekonomik başarı hikayesi yazılamayacağını vurgulayan Bahçıvan, çok şükür ki karar alıcıların da bu düşünceyi benimsemekte olduğunu anlattı. 2017 yılında Türkiye’nin büyümesinde sanayinin önemli işlevi olduğunu ifade eden Bahçıvan, gerek KGF destekleri gerek istihdama yönelik destekler gerekse de vergi teşviklerinin sanayi sektörünün önünü açtığının altını çizdi.

Türk sanayisinin potansiyelini anlatırken savunma sanayisini örnek veren Bahçıvan, bu konunun Türkiye’nin stratejik konularından biri olduğunu dile getirdi. Savunma sanayisinde büyük bir başarı hikayesi yazıldığını anlatan Bahçıvan, İstanbul merkezli bir savunma sanayisi yaklaşımı ile hayalini edemeyeceğimiz başarıların yakalandığını aktardı. Bahçıvan, doğru planlandığı zaman nasıl başarılı olabileceğinin örneği olarak tanımladığı savunma sanayisinde Türkiye’nin yakın zamanda önemli küresel oyunculardan biri haline geleceğini söyledi.

Türkiye’nin bir bürokratik performans modeline geçmesi gerektiğinin altını çizen Bahçıvan, 1950-60’lı yıllardan kalan bir modelle Türkiye’nin bürokrasi ceketinin kendisine dar geldiğini vurguladı. Siyaset, özel sektör ve bürokrasinin üçlü ayak olduğunu dile getiren Bahçıvan, siyasetin başarısız olduğunda seçim kaybettiğini, özel sektörün başarısız olduğunda zarar ettiğini ancak bürokrasinin başarılı olsun olmasın hayatına devam ettiğini anlattı. Performans sisteminin işini iyi yapan bürokratın da hayatını kolaylaştıracağını aktaran Bahçıvan, bu sorunu Türkiye’nin en öncelikli sorunlarından biri olarak tanımladı.

Türk sanayisinin en büyük darboğazlarından birinin yapı sorunu olduğunu belirten Bahçıvan, Türk sanayisinin 10-15 yılda bir taşınmak zorunda olduğunu söyledi. Böylece Türk sanayisinin kaynak ve zaman israfı yaptığını dile getiren Bahçıvan, gayrimenkullerin üretim yapan firmalara uzun vadeli şekilde kiralanmasını önerdi. Gayrimenkulün sonraki kuşaklarda rant şehvetini artırdığını da hatırlatan Bahçıvan, böylece üretim kültürünün zayıfladığına dikkat çekti.


MMG Başkanı Osman Balta

MMG Başkanı Osman Balta ise Türkiye’nin bugün hak ettiği yerde olmadığını ve daha çok çalışarak hak ettiği yere taşıyacaklarını söyledi. Kendilerinden sonraki nesillere Türkiye’yi yukarı taşımış olarak teslim etmek istediklerini kaydeden Balta, Türkiye’nin bir mozaik olarak ilerlemesine dünyanın da ihtiyacı olduğunu anlattı. MMG olarak kendi üzerlerine düşen görevi yapabilmek için canla başla çalıştıklarını dile getiren Balta, 10 bin üyeleri olduğunu ve 27 şehirde yapılandıklarını ifade etti. Kendilerinin yaptıkları çalışmalar nedeniyle sevildiklerini ve bu sevginin kendilerini daha da motive ettiğini belirten Balta, bir ekip bilinciyle hareket ettiklerine dikkat çekti. MMG olarak iki ayak üzerine oturduklarını aktaran Balta, bir ayağı kalkınma için sanayileşme öteki ayağı ise şehircilik, çevre ve medeniyet olarak açıkladı.

Konuşmaların ardından dinleyicilerden gelen sorular İSO Başkanı Bahçıvan ve MMG Başkanı Balta tarafından yanıtlandı.