İSO Meclisi ve Meslek Komitesi Üyeleri Çanakkale’yi Ziyaret Etti

  • Diğer Haberler
canakkale-gezisi-kapsamli-02

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisi, her yıl düzenlediği geleneksel Anadolu illeri ziyaretleri kapsamında Çanakkale ilini ziyaret etti. İSO Meclis Başkanı Zeynep Bodur Okyay ve İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan ile İSO Meclisi ve Meslek Komiteleri Üyeleri Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası’nı (ÇTSO) ziyaret ederek iş birliği fırsatlarını araştırdı.

İSO heyetinin Çanakkale programı, İSO Meclis Başkanı Zeynep Bodur Okyay ve İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın Valilik ve Belediye Başkanlığı ziyaretleri ile başladı. Çanakkale Valisi Orhan Tavlı’yı, beraberlerinde ÇTSO Meclis Başkanı Osman Okyay ve ÇTSO Başkanı Bülend Engin ile ziyaret eden Okyay ve Bahçıvan daha sonra Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’a da nezaket ziyaretinde bulundu.

Daha sonra İSO Meclisi ve Meslek Komitesi Üyelerinin toplantı için hazır bulunduğu ÇTSO’ya geçildi. ÇTSO Meclis Üyeleriyle ortak bir toplantı şeklinde gerçekleşen buluşmada Çanakkale’deki yatırım ve iş fırsatları üzerine konuşmalar ve sunumlar gerçekleştirildi.


İSO Başkanı Erdal Bahçıvan

Ev sahibi olarak ÇTSO Başkanı Bülend Engin’in açtığı toplantıda bir konuşma yapan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, “Türkiye’nin kalkınmasında, Çanakkaleli duayen sanayici merhum İbrahim Bodur’un yarattığı Çan modeli örnek alınmalı. Böyle birkaç model oluştursak, manevi değerleri ve öz geleneklerini çağın gerekleriyle, bilimle ve eğitimle buluştursak başka modele gerek kalmaz” dedi.


İSO Meclis Başkanı
Zeynep Bodur Okyay

Toplantıda bir konuşma yapan İSO Meclis Başkanı Zeynep Bodur Okyay, kendisi için özel bir gün olduğunu ve doğduğu topraklarda İSO Meclisi’ni ağırlamaktan memnun olduklarını söyledi. Ailesi gibi Çanakkaleli olmaktan gurur duyduğunu belirten Okyay, aynı zamanda Çanakkale ruhuna ait olduğu için de ayrıca gurur duyduğunu dile getirdi. Tüm sıkıntıların temelinde Çanakkale ruhundan uzaklaşarak ayrışmanın artmasının yattığına işaret eden Okyay, birlikte kazanıp birlikte harcayamayan, birlikte sevinemeyip aynı şeye üzülemeyenlerin bir millet olmayı başaramayacağını ifade etti.

Okyay şöyle devam etti:

“Çanakkale ruhu demek topyekûn zorluklara karşı göğüs germek demek. Ulaşmak istediğimiz büyük iddialarımız varsa, Çanakkale ruhunu siyasi beşeri ekonomik hayatımızın kalbine yerleştirmeliyiz. Babam Hacı İbrahim Bodur Atatürk’ün bir sözünü seramiğe bastırmıştı: ‘Askerî zaferler ne kadar büyük olursa olsunlar, ekonomik zaferlerle taçlandırılmazlarsa meydana gelen zaferler devamlı olamaz, az zamanda söner.’ Biz grup olarak sanayi alanında bir misyon üstlendik. Babam buna inandığı için bir Cumhuriyet adamıydı ve Nevruz köyünde doğup eşek sırtında okula gidip bu ülkenin en büyük önemli sanayi hamlesini başlatan kişilerden biri olmak ona nasip oldu. Buraya yatırım yaptı. Bu ülkenin insan potansiyeline güvendi. Çanakkaleliler de kendisini bağrına bastı. İstanbul’da faaliyetlerini sürdürse bile sahiplendiler.”

Okyay, İSO Meclis ziyaretinde hem şehrin misafiri hem de ev sahibi olarak hissettiğini ifade etti. Türkiye’nin zorlu dönemlerden geçtiğini ve bu kritik dönemleri aşmak için birlik ve beraberliğin zorunlu olduğunu dile getiren Okyay, odaların birbirine destek olmasının çok faydalı olacağını söyledi.


İSO Başkanı Erdal Bahçıvan,
Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan,
İSO Meclis Başkanı Zeynep Bodur Okyay

Okyay, “Türkiye’nin parlak bir hikayesi var. Emeğimizi ve sermayemizi işe koyarak yola devam ediyoruz. AB süreci ile 2000’li yıllarda reform yapma iradesi olduğunu gördük. Bu irade kesintiye uğrasa da bu yolda ilerlemeye devam etmeli. Daha müreffeh bir ülke için ortak değerlerimize öncelik vermeliyiz. Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu ortak irade Çanakkale ruhunda var. Sanayinin büyümesi konusunda hiçbirimizin farklı düşündüğünü zannetmiyorum. Çanakkale’nin rekabet avantajları var. Tarım ve turizm yanında küresel anlamda da 50 bin öğrenciyle gelişmekte olan üniversitesiyle gelecek için insan kaynağı potansiyeline sahip. Doğru kullanalım yeter ki. Bu topraklarda büyümüş grup olarak sorumluluğumuzu her zaman yerine getiriyoruz. Yatırım yapmak isteyenlerin önünü açmak boynumuzun borcu.”

Çanakkale Savaşı’nın 100. yılı nedeniyle sosyal projeler başlattıklarını ifade eden Okyay,  bu çalışmaların meyvesini önümüzdeki yıllarda alacaklarını söyledi. Çanakkale’nin akıllı şehir olması hedefi olduğunu kaydeden Okyay, rüzgar enerjisi, jeotermal ve su kaynaklarının değerlendirilmeyi beklediğini dile getirdi. Okyay, “Bu ziyaret Boğaz etrafında kurulmuş doğal iki benzer kentin yakınlaşma ziyareti olarak anlamak gerekir. İSO her zaman kendi kültürü olan kendine ait yazılı olmasa bile kuralları olan benimsediğimiz güzide bir kurumumuz. Babamın katkılarından dolayı bu ziyaretin da vefa ziyareti olduğunu düşünüyorum. Teveccüh gösterdiğiniz için ailem adına şükranlarımı sunuyorum” şeklinde sözlerini tamamladı.

İSO Başkanı Erdal Bahçıvan da bu ziyaretin amacı ve Çanakkale ile ilgili bir konuşma yaptı. Çanakkale’nin Türkiye için manevi anlamının çok büyük olduğunu söyleyen Bahçıvan, ziyaretin İSO camiasında, Türk sanayisinde simge bir ulu çınar olan İbrahim Bodur’un vefatının sene-i devriyesine denk gelmesinin ayrı bir değeri olduğunu belirtti. Bahçıvan, bu gezide Çanakkale’yi doya doya yaşayarak kıymetli anılarla İstanbul’a döneceklerini kaydetti. Çanakkale’nin markasının ve taşıdığı anlamın sadece kendileri için değil tüm dünya için bir değer olduğunu ifade eden Bahçıvan “Ne mutlu ki böyle bir kahramanlık destanı yazmış şehre mensupsunuz. Ne mutlu ki Çanakkale var” dedi.

Sadece gönül bağının değil ekonominin gerçeklerinin de iki kentin sınırlarını birleştirdiğini ifade eden Bahçıvan, İstanbul’un sanayisinin ve ekonomisinin kendi sınırları dışına taştığını ve şehrin hacimsizliğinden dolayı Marmara bölgesindeki kümelenmeye önem verdiklerini söyledi. Bahçıvan, İstanbul’un ekosistemini Marmara kümelenmesine taşıdıkları takdirde Türkiye’nin katma değerine, sermayesine, aklına değer katacaklarını dile getirdi.

Bahçıvan şöyle devam etti:


İSO Başkanı Erdal Bahçıvan,
İSO Meclis Başkanı Zeynep Bodur Okyay,
Çanakkale Valisi Orhan Tavlı

“Yıllardan beri tamamen coğrafi dengelere dayalı bir teşvik politikası yürütüldü. Doğunun da kalkınması lazım Orta Anadolu’nun da; ama siz bu politikayı coğrafi saiklerle yaptığınız zaman size asıl kaynak üretecek olan noktalardaki teşviki ihmal ediyorsunuz. Marmara Bölgesi sermayenin kendi birikimiyle bir noktaya gitmesinden farklı değerlendirilmek zorunda. Ümit ediyoruz ki birikimin, heyecanların, hedeflerin de teşvik politikasında farklı değerlendirildiği bir süreci önümüzdeki dönemde yaşayacağız. Buradaki insan gücü, teknik gücü, lojistik imkanları ve Batı’yla entegrasyonu ile Çanakkale, Türkiye’nin Avrupa’ya açılan birkaç kapısından biri. Buralardaki değerli yatırımların Güneydoğu’daki yatırım kadar değer bulması, doğru anlatılması gerekir. Köprünün yapılması Çanakkale’yi ve İstanbul’dan çok önemli bir yükü alacak. Çanakkale, iş gücünün de İstanbul’a alternatif yaşamını sürdürmek isteyeceği nadide kentlerden biri olma yolunda. Bu çok önemli bir fırsat. Gelecek heyecanı olan genç nesil beyaz yakalıların ve ileri teknoloji yaratmaya aday gençlerin yaşayabileceği en nadide kentlerden biri. Kent, 50 bin öğrencili bir üniversiteye sahip. Üniversite sanayi işbirliğinin artırılması ile ileri teknoloji alanında birikimini artırırsa Çanakkale’nin örnek şehir haline gelmesi hiç uzak değil. Çanakkale, yaşayabilmek için beyin gücü olarak yurt dışından da beyin transferi yolunda bir kent olabilir. Geçmişin o güçlü şehitler diyarı efsaneler kenti Çanakkale, yarınların da fikrin, bilimin, tarımdaki yüksek katma değerin, high-tech şehri olma noktasında ilerleyecektir.

Buranın Türkiye’ye örnek olacağı bir değeri var. Çanakkale Savaşı’nda Karadeniz’den, doğudan, Balkanlardan binlerce insanımızın tek dava üzerine kenetlenip mücadeleyi vermiş olmaları. Türkiye’nin formülü budur. Tek bir formülü var Türkiye’nin: Çanakkale. Kenetlenmeyi kucaklaşmayı yarınlarda da gösterebilirsek başka formül aramaya gerek yok. İkincisi, ekonomik anlamda da örnek bir Çan modeli var. İbrahim Bodur’un yarattığı Çan modeli devlet millet, sermaye çalışanla birlikte oluşturuldu. 5-6 kez Çan’daki seramik bayramlarında buluşma fırsatı yakaladım. Küçücük kasabadan bir sanayi imparatorluğu çıkartıp çalışanlarıyla çocuklarıyla torunlarıyla sosyal yardımıyla adeta bir vakıf anlayışıyla buluşturarak sermayeden ürkülen değil sermayeyi kucaklayan bir hale getirilebilen, kendi deyimiyle yaşamaktan zevk almak değil yaşatmaktan keyif alan bir model. Bu ülkenin Güney Kore, Japonya, Alman modeline ihtiyacı yok. Model bizim içimizde, Türkiye’de birkaç Çan modeli yaratabilirsek bize yeter.”


ÇTSO Meclis Başkanı
Osman Okyay

ÇTSO’daki toplantının açılış konuşmasını ÇTSO Meclis Başkanı Osman Okyay yaptı. Okyay, toplantıda yaptığı konuşmada Çanakkale’nin bu ülkenin tarihinde önemli bir misyona imza atmış bir şehir olduğunu söyledi. Çanakkale’nin Türkiye’nin geleceğinde önemli rol üstleneceğine inandıklarını belirten Okyay, Güney Marmara Kalkınma Ajansı’nın 2014-2023 bölge planında kentin 2023 yolculuğunun rotalandığını dile getirdi. Balıkesir ve Çanakkale ile birlikte bölgenin vizyonunun nitelikli insan yetiştiren, rekabet edebilen ve yaşanabilir bir bölge olmak olduğunu dile getirdi.

Okyay konuşmasına şöyle devam etti:

“Çanakkale tarımda yenilikçi, yenilenebilir enerjide entegre, turizmde çeşitliliğe sahip, insan kaynağı bakımından küresel rekabet gücü olan bir bölge olma yolundadır. Çanakkale’nin Balıkesir ile birlikte Türkiye ortalamasının üzerinde büyümesi gerekiyor. TÜİK iller arası yaşam endeksinde 24. İken rekabetçilikte 26. sırada yer alıyor. Bu rakamlar kentin potansiyelini yansıtmıyor. Büyük fırsatlar var. Büyük resme bakınca Türkiye’nin hedeflerine ulaşması için İstanbul’un yanına cazibe merkezleri koyması gerekiyor. Konumu, bağlantı noktası, tabiatı, sosyoekonomik yapısıyla Çanakkale cazibe merkezi olma potansiyeli en yüksek il. Çanakkale yeni tarım devriminin laboratuvarı olabilir. Tarımın sadece üreticisi değil sanayicisi yazılımcısı olabilir. 18 Mart’ta temeli atılan Çanakkale Köprüsü kentimizin ufkunu genişletti. İstanbul-İzmir aksında en önemli gelişme alanları Çanakkale-Balıkesir bölgesidir. Buraya yatırım yapan geleceğin kazananı olacaktır. 60 yıl önce Kale Grubu’nun temsilcisi Hacı İbrahim Bodur’un sene-i devriyesinde kendisini rahmetle anıyorum.”

Konuşmaların ardından Çanakkale’nin tarihini ve ekonomisin anlatan bir film izlendi.