İstanbul Sanayi Odası “Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2016” Araştırmasının Sonuçlarını Açıkladı

  • Diğer Haberler

İstanbul Sanayi Odası (İSO), “Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması”nın 2016 yılı sonuçlarını bugün açıkladı. 2016 yılında İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu sıralamasına 100 yeni firma girdi. Bunlardan 77’si geçen yılki 1000 büyük kuruluşun dışından geldi. 23 kuruluş ise 2015 yılında İSO 500 içinde yer alıp, bu yıl İSO İkinci 500’e gerileyen şirketlerden oluştu.

Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2016 araştırmasının, temel bazı verileri bir buçuk ay önce açıklanan İSO 500 ile önemli ölçüde örtüşüyor. Özellikle, finansman giderlerinin İSO 500’de olduğu gibi, İSO İkinci 500’de de sanayi kuruluşlarının karlılıklarında temel belirleyici olmayı sürdürdüğü görülüyor. Sıralama ölçütü olarak üretimden satışların kullanıldığı İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu araştırmasının 2016 yılı sonuçlarında dikkat çeken temel bazı veriler şu şekilde ortaya çıktı.

İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu’nun 2015 yılında 75,6 milyar TL olan üretimden net satışları, 2016 yılında yüzde 8,6 artarak 82,2 milyar TL’ye yükseldi. 2015 yılında reel olarak gerileyen üretimden net satışlar, 2016 yılında hemen hemen hiç değişmedi.

2016 yılında satışların maliyetindeki artışların nispeten yavaşlamasının da katkısıyla, İkinci 500’ün faaliyet karlılığında iyileşme yaşandı. 2015 yılında 7,4 milyar TL olan toplam faaliyet karı, 2016’da yüzde 17,5 artarak 8,7 milyar TL olarak gerçekleşti. Faaliyet karının net satışlara oranı da aynı dönemde yüzde 8,5’ten yüzde 9,4’e yükseldi.

Araştırmanın sonuçları, sanayi kuruluşlarının 2015 yılında 3,8 milyar TL olan finansman giderlerinin 2016 yılında yüzde 16,3 oranında artarak 4,4 milyar TL’ye ulaştığını ortaya koyuyor. Finansman giderlerinin net satışlara oranı ise 0,4 puan artarak yüzde 4,7 oldu.

2016 yılında İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu’nun faiz amortisman ve vergi öncesi kar (FAVÖK/EBITDA) ile vergi öncesi dönem karı büyüklükleri de şöyle gerçekleşti. 2015 yılında 10,4 milyar TL olan faiz amortisman ve vergi öncesi kar büyüklüğü 2016’da yüzde 7,2 oranında artarak 11,1 milyar TL’ye yükseldi. Vergi öncesi dönem karı da yüzde 0,6 oranında artışla 4,4 milyar seviyesinde gerçekleşti. Her iki kar büyüklüğü de reel olarak geriledi.

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan:

“İkinci 500’ü Oluşturan Sanayiciler De Tüm Zorluklara Rağmen Esas Faaliyetlerine Odaklanabilmiştir”

“2016 hem küresel ekonomi hem de ülkemiz açısından zor bir yıldı. 2015 yılındaki yüzde 2,7’lik büyümenin ardından geçen yıl yüzde 2,4’e gerileyen global büyüme ülkemizdeki firmaların performanslarını da sınırladı. Ancak bu sınırlama KOBİ’ler için daha etkili oldu. Bu dışsal faktörün yanında özellikle, 2016’da yaşadığımız hain darbe girişiminin yılın ikinci yarısındaki ekonomik faaliyetlerde yarattığı olumsuz etkiyi de göz ardı edemeyiz.

Nitekim İSO 500’de gördüğümüz gibi; büyük şirketler, çok uluslu yapıları, pazar çeşitlilikleri, güçlü sermaye yapıları ve inorganik büyüme olanakları ile gelişme hızlarını göreceli olarak koruyabildiler. Fakat İkinci 500 verilerine baktığımızda; dış pazarlarda genişleme sürecine girmiş olan ve görece olarak sermaye birikimleri daha sınırlı kalan KOBİ’lerimizin, ekonomik yavaşlamalardan daha çok etkilendiğini görmekteyiz.

Yine İSO 500’e göre KOBİ ölçekli şirketlerin yer aldığı İkinci 500 şirketlerinin karlılık rasyolarında da, mali dalgalanmaların etkisiyle düşüşler görülüyor. İSO 500’de olduğu gibi İSO İkinci 500’de de mali borçlarda ve ödenen faizlerde ciddi artışlar yaşandığını görüyoruz.

Finansman maliyetleri, İkinci 500’de de şirket karlılıkları üzerinde olumsuz etkisini sürdürüyor. Ölçek büyütmek, rekabetçiliğini arttırmak ve pazarını genişletmek için büyük çaplı yatırımlara ihtiyacı olan ve sermaye birikimi nispeten sınırlı olan KOBİ’ler açısından kurlardaki yükseliş ve yüksek faiz ortamı, hiç kuşkusuz, dev şirketlere kıyasla daha zorlayıcıdır.

Bütün bu olumsuzluklara karşın İSO İkinci 500’de umut veren gelişmelerin de olduğunu söyleyebilirim. Sanayicilerimiz 2016 yılında tüm zorluklara rağmen esas faaliyetlerine odaklanabilmiştir. Bu bağlamda net satışlara oranla faaliyet karlılıklarını yüzde 8,5’ten yüzde 9,4’e çıkarmayı başarmıştır.

Finansman giderlerini nispeten daha etkin yöneten İkinci 500 şirketleri, mali borçlarda da vade yapısını kısmen iyileştirmişlerdir. İkinci 500’ü oluşturan şirketlerin özellikle istihdam verilerine de dikkat çekmek istiyorum. Bu şirketlerimiz, istihdamlarını arttırırken, asgari ücret düzenlemesinin de etkisiyle ücretlerinde belirgin bir artış yaratmışlardır.

2016 gibi zorlu bir senede sanayinin ve sanayicimizin göstermiş olduğu performansı takdirle karşılıyoruz. Zorluklara rağmen, ekonomideki en temel işlevi olan üretmeyi sürdürüp, aş ve iş yaratmayı başararak Türkiye’nin ve Türkiye ekonomisinin yanında olduğunu gösteren sanayicilerimize, değerli bilgilerini bizimle paylaştıkları ve araştırmamıza katıldıkları için teşekkür ediyoruz.”

Finansman giderleri, sanayi kuruluşlarının karlılıklarında temel belirleyicilerden biri olmayı 2016 yılında da sürdürdü. İkinci 500’de finansman giderlerinin faaliyet karına oranı 2016’da yüzde 51,1’den yüzde 50,6’ya geriledi. Bu iyileşmeye rağmen sanayi kuruluşları 2016 yılında da elde ettikleri karın yarısını finansman giderlerine ayırmak zorunda kaldı. Bu gelişmeler faiz ve kur dalgalanmalarının, sanayi sektöründe karlılığı ve sermaye birikimini etkilemeye devam ettiğini ortaya koyuyor.

Finansal göstergeler içinde borçlanma ile özkaynakların dağılımını yansıtan kaynak yapısı, kuruluşların finansal yapılarını ortaya koyan en önemli göstergelerin başında geliyor.

Oranlara bakıldığında İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu’nun kaynak yapısında toplam borçların payı 2013 yılında yüzde 61,2 iken 2016 yılında yüzde 60,5 olarak gerçekleşti. Aynı dönemde özkaynakların payı ise yüzde 38,8’den yüzde 39,5’e yükseldi.

Son yıllarda özkaynaklar aleyhine bir eğilim söz konusu olsa da İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu’nun kaynak yapısında son dört yıldır borç/özkaynak dağılımının hemen hemen aynı kaldığı ve dengenin yaklaşık olarak yüzde 60/40 civarında korunduğu görülüyor.

Araştırma sonuçları, İSO İkinci 500’de borç yükünün arttığını ortaya koyuyor. Özellikle mali borçlardaki artışın toplam borçlardaki artışa göre daha hızlı seyretmesi dikkat çekiyor. 2015’te 30,7 milyar TL olan toplam mali borçlar 2016’da yüzde 17,5 oranında artarak 36,1 milyar TL’ye ulaştı. Böylece mali borçların toplam borçlar içindeki payı 2015 yılında yüzde 57,6 iken, 2016’da yüzde 58,1’e ulaştı.

Mali borçların vade dağılımına baktığımızda, son yıllarda uzun vadeli mali borçlar lehine nispi bir iyileşme görüyoruz. 2015 yılında kısa vadeli mali borçların toplam mali borçlar içindeki payı 50 iken, 2016 yılında yüzde 48,4’e geriledi. Bu gelişme, sanayi kuruluşlarının orta-uzun vadeli mali borçlanma olanaklarının nispeten arttığını göstermesi açısından önemli.

Bununla birlikte İSO İkinci 500’ün kısa vadeli mali borçlarının toplam mali borçlar içindeki payının, İSO 500’e göre 11 puan daha yüksek olduğunu hatırlatmak gerekiyor.

İSO 500’ün önemli verilerinden biri de devreden KDV idi. Sanayici açısından kaynakların kıt olduğu bir ortamda, devreden KDV yükü İSO 500’de bir önceki yıla göre yüzde 23,6 oranında artarak 4,8 milyar TL’den 6 milyar TL’ye yükselmişti. Bu yükün İkinci 500’de de ciddi bir miktara ulaştığı görülüyor. İSO İkinci 500’ün 2014 yılında 996 milyon TL olan devreden KDV’si, 2015 yılında yüzde 7,9 artışla 1,1 milyar TL’ye, 2016 yılında ise yüzde 7,5 artışla 1,2 milyar TL’ye ulaştı.

Sanayinin önemli göstergelerden biri olan duran varlıklar ile dönen varlıklar arasındaki döngünün İkinci 500’deki görünümüne bakıldığında; 2016 yılında duran varlıkların toplam varlıklar içindeki payı yüzde 39,6 iken, dönen varlıkların payı da yüzde 60,4 olarak gerçekleşti. Duran varlıklar lehine ufak bir iyileşme söz konusu olsa da yüzde 39,6 olan duran varlıklar oranının yüzde 66 olan dünya ortalamalarının oldukça altında olduğunu söylemekte yarar var.

2016 yılında İSO İkinci 500’de kar eden kuruluş sayısı 384’e gerilerken, zarar eden kuruluş sayısı ise 116 oldu. Böylece 2016 yılında zarar eden kuruluş sayısı son 10 yıl içinde beşinci kez 100’ün üzerinde gerçekleşti. Faiz amortisman ve vergi öncesi kar açısından bakıldığında ise kar eden kuruluş sayısı 2016 yılında 482 olarak gerçekleşti. Zarar eden kuruluş sayısı ise 18 oldu. Son üç yıldır FAVÖK/EBITDA karı elde eden kuruluş sayısında önemli bir değişiklik olmadığı görülüyor.

Karlılıklardaki gerilemeye ve dönem karı elde eden kuruluş sayısındaki azalmaya karşın kuruluşların çekirdek işlerine ve faaliyetlerine daha çok önem vererek FAVÖK/EBITDA performanslarını yükseltmiş olmaları dikkat çekiyor.

İkinci 500’ün teknoloji yoğunluklarına göre yarattıkları katma değer verilerine bakıldığında 2016 yılında yaratılan katma değer itibarıyla en yüksek payı yüzde 44,2 ile düşük teknoloji yoğunluklu sanayilerin aldığı görülüyor. Orta-düşük teknoloji yoğunluklu sanayilerin payı ise 2016 yılında 3,4 puan artmış ve yüzde 30,3 olmuş durumda. Orta-yüksek teknoloji yoğunluklu sanayiler grubunun payı ise 2015 yılında yüzde 24,1 iken 2016 yılında yüzde 21,1’e geriledi. Yüksek teknoloji yoğunluklu sanayiler grubunun payı ise 2015 yılında yüzde 6,6 iken 2016 yılında yüzde 4,3 oldu.

Bu tablo, Türkiye’de sanayinin yüksek katma değerli ve yüksek teknoloji yoğunluklu sektörlere dönüşüm ihtiyacının sürmekte olduğunu gösteriyor. Ancak İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu sonuçları, ölçüm yapılan son dört yıldır bu konuda henüz yeterli ilerleme sağlanamadığını ortaya koyuyor. İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu içinde orta-yüksek ve yüksek teknoloji yoğunluklu sektörlerdeki firmaların yarattığı katma değer payının 2016 yılında yüzde 25,4’de kalması da bunun açık ifadesi olarak görülüyor.

2016 yılında İSO İkinci 500’ün AR-GE harcamaları, İSO 500’ün aksine mutlak büyüklük olarak çok küçük bir artışa işaret ediyor. İSO İkinci 500’ün AR-GE harcamaları 2015 yılında 283,6 milyon TL iken, 2016’da yüzde 2,2 artışla 290 milyon TL’ye ulaştı. AR-GE harcamalarının üretimden satışlara oranı ise yüzde 0,37’den yüzde 0,35’e geriledi.

İkinci 500’de AR-GE yapan firma sayısı ise 2015 yılında 180 iken, 2016 yılında 177 firmaya geriledi. Sanayi kesiminin rekabetçiliği için AR-GE hayati bir önem taşımakla birlikte, İSO 500’de olduğu gibi İSO İkinci 500 de 2016 yılı koşulları içinde AR-GE harcamalarını kısma yoluna gitmiş bulunuyor.

Sanayi sektörü istihdam ve nitelikli insan kaynağı açısından önemli alanların başında gelmeye devam ediyor. Bu çerçevede İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu’nda çalışan sayısındaki gelişmeler ile çalışanlara ödenen maaş ve ücretlerdeki artışlar önemli bir gösterge.

2016 yılında yaşanan sıkıntılara rağmen İSO İkinci 500’ün istihdamı yüzde 1,4 arttı. Yine ödenen maaş ve ücretler de 2016 yılında yüzde 18,2 gibi oldukça yüksek bir oranda artış gösterdi. Bu artışta asgari ücret düzenlemesi etkili olmakla birlikte, maaş ve ücretlerin reel olarak yüzde 10 civarında artış göstermiş olması dikkat çekiyor.

2016 yılında İSO İkinci 500 içinde yabancı sermaye paylı kuruluşların sayısı 2 adet azalmış ve 65’e inmiştir. Son yıllarda İSO 500’de görülen azalma eğiliminden farklı olarak İSO İkinci 500’de yabancı sermaye paylı kuruluşların sayısı belirli bir aralıkta dalgalanmaktadır. 2007 yılından bu yana İSO İkinci 500 içinde yer alan yabancı sermaye paylı kuruluş sayısının 65-70 bandı içerisinde olduğu görülüyor. Yine de 2007 yılında 68 olan sayının 2012 yılında 72’ye kadar yükseldikten sonra, 2016 yılında 65 ile son on yılın en düşük seviyesine indiğini vurgulamak gerekiyor.

İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu çalışmasında 2016 yılında üretimden satışlara göre ilk sırayı 242,3 milyon TL ile Modavizyon Tekstil aldı. İkincilik 242,1 milyon TL üretimden satışlarıyla Marshall Boya’nın oldu. Üçüncü sırada ise 241,5 milyon TL ile Dardanel Önentaş yer aldı.

İSO İkinci 500’ün ihracatında üç yıldır üst üste gerileme söz konusu. İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu’nun ihracatı 2014’te yüzde 5,4, 2015’te yüzde 17’lik düşüşlerin ardından 2016 yılında da yüzde 2,8 oranında geriledi ve 7,6 milyar dolara indi. 2016 yılında İSO 500’ün ihracatı artarken, İSO İkinci 500’ün ihracatı gerilemeye devam etti. Gerileme, Türkiye toplam ihracatındaki düşüşün de üzerinde gerçekleşti.

2016 yılında en çok ihracat gerçekleştiren kuruluş 138 milyon dolar ile Pirelli Otomobil Lastikleri oldu. İkincilik 74 milyon dolarlık ihracatı ile Kardem Tekstil’in olurken, üçüncü sırada ise 73 milyon dolarlık ihracatıyla Greif FPS Turkey Ambalaj yer aldı.