İstanbul Sanayi Odası Yönetimi, Ekonomi Bakanı Elitaş'ı Ziyaret Etti

  • Diğer Haberler
ekonomi-bakan-ziyaret-02

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Üyeleri ve Meclis Başkanlık Divanı Üyeleri, Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş’ı ziyaret etti. Türkiye İhracatçılar Meclisi Dış Ticaret Kompleksi’nde yapılan ve İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan başkanlığındaki heyetin katıldığı görüşmede Türk ekonomisinin ve sanayisinin potansiyelinin nasıl değerlendirilebileceği konularında fikir alışverişi yapıldı. Görüşmede İSO heyetinde İSO Meclis Başkanı Zeynep Bodur Okyay, İSO Meclis Başkan Yardımcıları İsmail Gülle ve Hasan Büyükdede, İSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Adnan Dalgakıran ve İrfan Özhamaratlı, İSO Yönetim Kurulu Üyeleri Ali Ulvi Orhan (sayman), Nahit Kemalbay, Ali Eren, Sadık Ayhan Saruhan ve Nurhan Kaya yer alırken Ekonomi Bakanlığı’ndan İhracat Genel Müdür Yardımcısı Hakan Kızartıcı, Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdür Yardımcısı Yurdal Şahin, Ürün Güvenliği ve Denetimi Genel Müdür Yardımcısı Habibe Sibel Kaplan ve Alper Kalyoncu katıldı.


Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş

Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş, yaptığı konuşmada İSO’nun çok değerli çalışmaları olduğunu ifade ederek büyük sanayi odaları ile bir araya gelip teşvik sisteminin nasıl olması gerektiğini konuşmak gibi bir düşünceleri olduğunu söyledi. Siyasi düşünce farklılıklarının ekonomik ilişkileri etkilediğini kaydetti. Kümelenmek için 10 yıldır çalıştıklarını ve rekabet noktasında çok ciddi eksikleri belirten Elitaş, fuarlarla ilgili olarak burada iyi bir pazar oluşturup herkesin kendi malını sergileyebilmesi noktasında uygun bir ortamın sağlanması gerektiğini ifade etti.

Markalaşmanın önemine değinen Elitaş, “Artık nokta hedef yapacağız. Bir firma bir konuda çok iyiyse seçeceğimiz bu firmaya sonuna kadar destek vererek o firmayı dünya markası haline getireceğiz. Dünyada herkesin korkusu var. Bölgedeki jeopolitik kriz bütün dünyayı etkiliyor. Tüketici güveninde bir azalma olduğunu görüyoruz. Biz teşvik pastasının en büyük payını orta düşük teknolojiye vermişiz. Bizim yüksek ve orta büyük teknoloji yatırımları çekmemiz ve bu yatırımları teşvik etmemiz gerekiyor. Hep birlikte ortak aklı ortaya çıkarabilirsek sanayinin ve Türkiye’nin önünü açabiliriz” şeklinde konuştu.

Mortgage yasası çıkardıklarını ve banka kaynaklarını emlaka yönlendirmek için bunu yaptıklarını ifade eden Bakan Elitaş, “Şimdi bu kaynaklar neden sanayiye gitmiyor diye soruyoruz. Biz bu kanunu çıkardık ama ABD’nin 2008’de bu yapısı nedeniyle battığını unuttuk. Bankanın kaynaklarını sanayiye yönlendirmek için teşvik sistemini oluşturmamız gerekiyor” dedi.

Eximbank konusunda yeni bir süreç oluşturulması gerektiğini ve kaynakları artırmayı araştıracaklarını dile getiren Elitaş, kalkınma bankası ile ilgili konulardan bir sonuç çıkması gerektiğini ifade etti. Bakan Elitaş bundan sonra sanayicilerle bir vizyon toplantısı yapacaklarını iletti.


İSO Başkanı Erdal Bahçıvan

İSO Başkanı Erdal Bahçıvan da bakanlığın oldukça yoğun bir dönem içinde olduğunu ve geçmişte çok yakın ve güçlü işbirliği içinde oldukları Ekonomi Bakanlığı ile bunun devam etmesini memnuniyetle karşıladıklarını söyledi. Bahçıvan, Öncelikli Dönüşüm Programları’nda sanayiyi yeniden temel hedef olarak gösterilmesinin çok olumlu olduğunu kaydederek bunun üretim ekonomisinin yeniden değer kazanmış olmasının sonucu olduğunu dile getirdi. Bahçıvan, Türkiye sanayisinin en güçlü temsilcisi olan İSO’nun hükümet ile sanayinin sorunlarının teşhisi ve tedavi yöntemlerinde mutabık olduklarını, tedavinin uygulanmasının zamanının geldiğini ifade etti. Önümüzdeki dört yılın büyük fırsatlar verdiğini kaydeden Bahçıvan, güçlü bir meclis ve iktidarın olduğununa, yapısal reformlarla geçirilecek bir dönemin sadece dört yıl değil gelecekteki dört yıllarda da büyük avantaj olacağına işaret etti.

Üretim ekonomisini canlandırma konusunda yeni bir rapor hazırlamadıklarını sadece yol boyunca uyarıları olacağını belirten Bahçıvan, Orta Vadeli Program incelendiğinde Türkiye’nin “oyunu orta sahada oynayarak” makul bir büyüme hedeflediğini söyledi. Buna karşın Türkiye’nin önünde büyük fırsatlar olduğunu vurgulayan Bahçıvan, bunların başında emtia fiyatlarının geldiğini ifade etti. Bahçıvan, Türkiye’de finansal istikrar noktasında cari açık konusunda taviz verilmemesinin her zaman dile getirildiğinin, önümüzdeki yıllarda cari açık konusunda çok rahat bir döneme girildiğinin altını çizdi. Büyüme konusunda fırsatın değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Bahçıvan, bütçe noktasında Türk sanayisinin büyük desteğe ihtiyacı olduğunu kaydetti. TL bazlı uzun vadeli finansman sağlama imkanları olmadığını belirten Bahçıvan, borçluluk yapısının dolar olmasının bunu gösterdiğini dile getirdi.

Güçlü bir finansman kaynağına ihtiyaçları olduğunu dile getiren Bahçıvan, bunun çözümünün güçlü bir kalkınma bankacılığından geçtiğini söyledi. Gelişmiş ülkelerde kalkınma bankacılığı örneklerini gördüklerini ifade eden Bahçıvan, yeni dönemde Türkiye’nin ve sanayinin büyümesine, ihracata destek verecek, ithalatın önünü kesecek, yüksek katma değerli yatırımların önünü açacak projeleri destekleyen bir finansman yapısını arzuladıklarının altını çizdi. Bunun bütçeden taviz verilmesi anlamına gelmediğini ifade eden Bahçıvan, katma değerli yatırımların desteklenmesi noktasında hükümetin katkısını beklediklerini ve bu modelin Türkiye’nin önünü açacak yegane model olduğunu belirtti. İSO Başkanı Bahçıvan, kurulacak bir Türkiye fonu ile mega projelerin desteklendiği takdirde Türkiye’nin önünün açılacağını söyledi. Bahçıvan Eximbank’ın İstanbul’a taşınmasının büyük katkı sağladığını da ekledi.

Ekonominin diğer gündem maddeleri ile ilgili görüşlerini de açıklayan Bahçıvan şöyle devam etti:

“Teminat mektubu, sanayicilere büyük bir maliyet oluşturuyor. İhracat yapan sanayici yüzde 3-3,5 ile teminat mektubu kullanabiliyor. Belli bir limitin üzerinde çalışan ihracatçılarımız için teminat mektupsuz yeni bir hattın oluşturulmasını istiyoruz. Bankaların teminat mektupsuz çalışmaları noktasından sorunsuz firmalara böyle bir imkan verilmesi çok yararlı olacaktır. Reel sektör ile bankalar arasındaki teminat yükünün azaltılması ciddi anlamda bizleri rahatlatacaktır. Ayrıca enerjiden doğalgaza kadar devletin yarattığı çok ciddi bir teminat mektubu riski yükü var. Bu işletme kredisi sıkıntısında bunun da azaltılması gerekiyor. Enerjideki vergi yükü de bizim için çok önemli. Örneğin doğalgaz üzerindeki verginin ne olduğunu hala bilemiyoruz. Dünyada enerji fiyatları bu kadar düşmüşken en azından sanayinin üzerindeki vergi yükü düşürülmeli. Böyle bir adım sanayici ve ihracatçı için can suyu olur.”

Dahilde işleme rejiminin yeniden gözden geçirilmesinde fayda gördüklerini kaydeden Bahçıvan, “Eğer Ekonomi Bakanlığı firmanın kapasitesine bakarak bir rapor veriyorsa, yurt dışına çıkan mal hatalı diye geri dönmediyse bu işin diğer noktalardaki yorumlarının ortadan kaldırılması gerekiyor” şeklinde konuştu. İstanbul’daki makinaların yatırım için Anadolu'ya taşınması halinde tıpkı yeni yatırım yapıyormuş gibi bir teşvik mantığı ile değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Bahçıvan, teşvik için illa yeni bir makine alımını zorunlu kılmamak gerektiğini dile getirdi. Bölgesel teşvik konusunun ele alınarak nitelikli ve katma değer üreten yatırımların ister Ankara’da ister İstanbul’da olsun farklı bir teşvik anlayışıyla ele alınması gerektiğine dikkat çeken Bahçıvan, konu bazlı bir teşvik anlayışına ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi.

Serbest ticaret anlaşmalarının Türkiye’nin gelecekteki dış ticaretinde en önemli riski taşıdığını belirten Bahçıvan, özel sektör olarak müzakerelerde hükümetle birlikte hareket etmek istediklerini söyledi. Bahçıvan, sinsi bir tehdit oluşturan müzakerelerde her türlü desteği vermeye hazır olduklarını dile getirdi. Yassı metal sektöründeki koruma ile petrokimya alanındaki korumanın yerli üreticiyi boğma noktasına getirdiğini ifade eden Bahçıvan, ayrıca firmaların nitelikli eleman çalıştırmasının teşvik edilmesi gerektiğini, proje bazlı teşvikte anlaşılması gerektiğini söyledi.


İSO Meclis Başkanı
Zeynep Bodur Okyay

İSO Meclis Başkanı Zeynep Bodur Okyay da finansman konusunun sanayiciler için büyük sorun olduğunu söyledi. Yatırım yapılan pazarlarda finansman konusunda rekabet edebilir noktaya gelebilmek için desteğe ihtiyaçları olduğunu belirten Okyay, hem konvansiyonel hem de teknolojik alanlarda da desteğe ihtiyaç duyduklarını dile getirdi. Okyay, teknolojik kabiliyetleri artırmak için kapasite kullanımlarını artırmak gerektiğini, lojistiğin de çok önemli olduğunu zira ihracat yaparken 1-0 yenik başladıklarına ifade etti.

İSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Adnan Dalgakıran iyi bir ekonominin beklentisinin eğitilmiş bir insan kaynağı, iyi bir eğitim sistemi, iyi bir hukuk, girişimcinin kalitesi olması gerektiğini ancak bu konularda Türk ekonomisinin elinin zayıf olduğunu söyledi. Ekonomi Bakanlığı’nın bu konuları ele alıp desteklemesi gerektiğini ifade eden Dalgakıran, teşvik sisteminin de süratle değişmesi gerektiğini dile getirdi.

İSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İrfan Özhamaratlı tekstilin Türkiye'ye en çok istihdam sağlayan, en çok net ihracat yaratan  sektörü olmasına rağmen üvey evlat muamelesi gördüğünü söyledi. Sektörün pek çok temsilcisinin küskün olduğunu kaydeden Özhamaratlı, sektörün rekabet gücünü düşürmeyecek şekilde büyükşehirlerde desteklenmesini istedi. Fuar yeri sıkıntısına değinen Özhamaratlı, yurt dışına verilen desteklerin yurt içine verilmediğini ifade etti.

İSO Yönetim Kurulu Üyesi (sayman) Ali Ulvi Orhan son yıllarda komşu ülkelerle olan ilişkilerin iyileşmesinin ticaret, artırmış olduğunu söyledi. Orhan, buna karşın son yıllarda bölgede gerek siyasi gerek ekonomik nedenlerden dolayı piyasanın tarihinin en kötü günlerini yaşadığını dile getirdi. Bazı ekonomik ve siyasi olaylarda yapacak bir şey olmadığını kaydeden Orhan, medyanın bu gibi konularda daha yumuşak bir üslup kullanabileceğini ifade etti.

İSO Yönetim Kurulu Üyesi Nahit Kemalbay, sektörde herkesin gelecekte ne olacağını merak ettiğini, insanların iş yapma konusunda çekinceleri olduğunu ve bu konuda adım atmak gerektiğini söyledi.