TOBB Sanayi Odaları Konseyi Toplantısı Sanayi Bakanı Özlü’nün Katılımıyla Yapıldı

  • Diğer Haberler
tobb-odalar-konseyi-01_2

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) Sanayi Odaları Konseyi Toplantısı’nda, sanayinin sorunları ele alındı. TOBB Yönetim Kurulu Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü’nün katılımıyla TOBB İkiz Kuleler’de gerçekleşen toplantıda İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan da TOBB Sanayi Odaları Konseyi Başkanı olarak yer aldı. Toplantıda Sanayi Odalarının Başkanları, sanayicinin gündemindeki konuları Bakan Özlü’ye aktarma fırsatı buldu.

İSO Başkanı Erdal Bahçıvan toplantının açılışında yaptığı konuşmada “TOBB Sanayi Odaları Konseyi, üretim ekonomisini gündeme getiren başlıca platformlardan birisi olarak, bu konuda her türlü destek ve özveriyi, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da şevkle ve azimle ortaya koyacaktır” dedi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü, konsey toplantısında bir yandan ihracatı artırırken diğer yandan da ithal edilen ara malları ve sanayi ürünlerinin yerlileştirilmesi gerektiğini söyleyerek, bu kapsamda "ithalata karşı yerli üretim, yerli hamle" çalışmasını başlattıklarını ve Bakanlar Kurulu’na projeye ilişkin sunum yaptıklarını belirtti. Türkiye'nin ithalatını yaptığı ara mallardan ilk aşamada 978 ürün tespit ettiklerini, bu sayıyı zamanla 2 bin 600'e kadar çıkaracaklarını anlatan Özlü, kimya, ilaç, elektronik, makine, teçhizat, gıda ve motorlu kara taşıtları sektörlerindeki ürünlerin Türkiye'de üretilmesi için teşvik mekanizması kuracaklarını aktardı.

Bu projede Maliye, Ekonomi ve Kalkınma Bakanlıklarıyla çalışacaklarını dile getiren Özlü, 2018'de ilk ürün sözleşmelerini yapacaklarını ve gelecek yılın sonunda ilk ürünlerin üretileceğini dile getirdi. TOBB'un da yerli üretim konusunda hassas olduğunu belirten Özlü, "Hep birlikte, omuz omuza vereceğiz, teknolojiye 'Made in Turkey' damgasını vuracağız" şeklinde konuştu. Özlü, "İleri sanayi ülkesi, teknoloji üssü ve bilim merkezi Türkiye" hedeflerine ulaşmak için AR-GE, inovasyon ve tasarıma her zamankinden daha fazla yatırım yapılması gerektiğini vurgulayarak, şöyle konuştu:

"Kendi markalarımızla, kendi insan kaynağımızla, kendi teknolojimizle 2023 hedeflerine doğru ilerleyeceğiz. 2023 hedeflerimiz doğrultusunda, iş adamlarına, girişimcilere, sivil toplum kuruluşlarına önemli görevler düşmektedir. Türkiye'nin önde gelen kamuoyu önderleri olarak sizlerin, ülkemize yeni değerler katacağına, yeni ufuklar açacağına yürekten inanıyorum. Bizler de hükümet ve Bakanlık olarak sizlerin yanında olmaya, işlerinizi kolaylaştırmaya devam edeceğiz."

TOBB Sanayi Odaları Konseyi Toplantısı’nda konuşan TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu da özellikle istihdamda büyük başarılara imza atıldığını belirterek “İstihdamdaki başarımız, esasında dünya çapında bir olay. 2012-2016 dönemini kapsayan beş yılda, Türkiye’de 2.4 milyon kişiye yeni iş sağladık. Avrupa'da en fazla istihdam artıran ülkeyiz. Almanya ve Fransa’nın toplamından fazla istihdam üretiyoruz” dedi.​

Hisarcıklıoğlu üretim artışıyla canlanan ekonominin, hükümetin istihdamı teşvik eden adımlarıyla, istihdama da olumlu yansıdığını ifade ederken şöyle konuştu:

“Son verilere göre, Ağustos sonu itibariyle, geçen sene aynı dönemiyle karşılaştırdığımızda, 1.5 milyon kişiye ilave istihdam sağladık. Toplam istihdam edilen kişi sayısı, 28.8 milyonu buldu ve tüm zamanların en yüksek istihdam rakamına ulaşmış olduk.” TOBB Başkanı ihracatın da büyüdüğüne vurgu yaparak ilk dokuz ayda sanayi ürünü ihracatının geçen senenin ilk dokuz ayına göre, 10 milyar dolar arttığına da dikkat çekti.

Toplantıya TOBB Sanayi Odaları Konseyi Başkanı olarak katılan İSO Başkanı Erdal Bahçıvan da konseyin üretim ekonomisini gündeme getiren başlıca platformlardan olduğunu söyledi.

Hükümet ile Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın üretim ekonomisine yönelik son dönemde attığı adımların kendileri için çok anlamlı olduğunu belirten Bahçıvan, "Yeni çağın sanayi anlayışında bilgi, inovasyon ve teknoloji anahtar konumda bulunuyor" dedi.

Geçen yıl çıkan AR-GE Kanunu’nun, bu yılın başında yürürlüğe giren Sınai Mülkiyet Kanunu ve bir bölümü kabul edilen Üretim Reform Paketi’nin sanayinin önünü açmaya yönelik çok önemli düzenlemeler olduğunu belirten Bahçıvan, düzenlemelerin üretim unsurları bakımından sanayinin küresel rekabet gücünü artırmayı hedeflediğini kaydetti. Nitelikli üretim için elverişli bir yasal altyapı oluşturulmasının kendileri için sevindirici olduğuna değinen Bahçıvan, diğer yandan elverişli üretim ortamının somut sonuçlar doğurmasının da son derece önemli olduğunu aktardı.

Bahçıvan şöyle devam etti:

“Yerli marka otomobil üretimi projesini değerli ve moral verici buluyorum. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Faruk Özlü ile TOBB Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu’nun yoğun gayretleriyle somutlaşmış hale gelen yerli marka otomobil üretimi projesi, ülkemizin ulaştığı bağımsız ve özgün teknoloji kapasitesini ortaya koyacak somut bir çıktı olarak görülmelidir. Bu heyecan verici atılım, kendi teknolojisini kendisi üreten Türkiye sanayisinin büyük bir başarısı olacaktır. Unutmamalıyız ki, heyecan ve moral verici destek mekanizmalarıyla güçlenen ülkemiz sanayisinin çok çeşitli yeni sanayi ürünleriyle yetkinliğini ortaya koyacağından hiç şüphe duymuyorum.”

Üretimi ekonominin odağında gören bir anlayışla atılan bütün adımların sanayi üretiminin canlanması noktasında karşılığını bulduğuna değinen Bahçıvan, 2017 yılının üçüncü çeyreğinde takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretiminin bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 10 gibi yüksek oranda artış gösterdiğini ifade etti.

Bahçıvan, “Ülkemiz üzerinde ekonomik boyutu güçlü olan tehditlerin ve risk unsurlarının devam ettiği zorlu bir yıl olan 2017’de yüksek sanayi üretimi, yüksek ihracat ve yüksek büyümeyi sağlamak hiç kolay değildi. Bu başarıyı hep birlikte, el ele vererek, ülkemizin parlak geleceğine inanarak yakaladık. Bunları yeterli bulmuyoruz çünkü Türkiye potansiyeli yüksek bir ülkedir. Böyle bir anlayış eşliğinde, kısa bir süre sonra karşılayacağımız 2018’i de etrafımızdaki jeopolitik risklere rağmen finansal istikrarın korunmasına özen göstererek daha üretken ve daha verimli bir yıl yapmalıyız. Bunun için şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da millet olarak kenetlenmeli ve iç barışımızı korumaya önem vermeliyiz. Biz birlikte ve güçlü oldukça, bu topraklarda huzur ve refah da daim olacaktır” şeklinde konuştu.