Bakan Özlü: “OSB’lerden Emlak Vergisi ya Kalkacak ya da Makul Seviyeye İnecek”

  • Etkinlikler
osb-toplantisi-02

İstanbul Sanayi Odası (İSO), şehirde bulunan tüm Organize Sanayi Bölgeleri’nin (OSB) ve bölge firmalarının sorunlarını ve çözüm önerilerini düzenlediği geniş katılımlı bir toplantıda ele aldı. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın ev sahipliğinde gerçekleşen “İstanbul OSB’lerinin Sorunları ve Çözüm Önerileri” başlıklı toplantıya, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakan Dr. Faruk Özlü ve Bakanlığın üst düzey bürokratlarının yanında İstanbul’daki tüm OSB’ler ve Bölge Kooperatifleri Yönetim Kurulları da katıldı. İSO Meclis Başkan Yardımcısı Hasan Büyükdede, İSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İrfan Özhamaratlı, İSO Yönetim Kurulu Üyesi Nahit Kemalbay ve İSO Meclis Başkanlık Divanı Katip Üyesi Kemal Akar da toplantıda yer aldı.


Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı
Dr. Faruk Özlü

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü, Türkiye’nin dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olması için daha verimli, rekabetçi ve nitelikli üretim yapan sanayi sektörüne sahip olması gerektiğine dikkat çekerek “Sanayiciyi yolunacak kaz yapmaya asla tahammülümüzü yok. İşimiz rekabetin önünü açmak. Bir sanatçı düşünün. Hangi konuklar gelecek, ne ikram edilecek’ gibi şeyleri düşünürse, sahneye çıkıp sanatını icra edemez. Sanayicimizin de sanatçı gibi diğer konularla uğraşmak yerine, üretim, katma değer ve ihracata odaklanması gerek. Amacımız, sanayicinin ihtiyaç duyduğu tüm altyapının Bakanlığımız, devletimiz tarafından yapılması” dedi.

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan da toplantının açılış konuşmasında “Biri Avrupa diğeri Asya’da olmak üzere İstanbul’daki sanayimizin dönüşümüne imkan sağlayacak iki yeni OSB kurulması talep ediyoruz” dedi. Üretim Reform Paketi’ne de değinen Bahçıvan bu konuda şunları söyledi:


İSO Başkanı Erdal Bahçıvan

“Üretim Reform Paketi taslağında; bütünsel bir vizyon, şehrin ekonomisinden, birikimlerinden ve tecrübesinden en iyi şekilde yararlanmayı odağa alan bir yaklaşımla, Sanayi Odaları ile OSB’lerin bağının güçlü tutulmasına önem verilmelidir. Bu yaklaşım nitelikli bir gelişmeyi sağlarken kaynak israfını da engeller.”

Toplantıda sanayicilere hitap ederken üretime uygun altyapı oluşturmak için OSB ve endüstri bölgeleri ile çalışmaya devam ettiklerini söyleyen Özlü, sanayicileri sevindiren mesajlar da verdi. Özlü bu bağlamda şunları söyledi:

“OSB’lerde emlak vergisini ya kaldıracağız ya da makul seviyeye getireceğiz. Parsel maliyetlerine üst sınır getirmek, şehir merkezlerindeki sanayi sitelerini modernize etmek, OSB’lerin KOSGEB’e yatırdığı payı kaldırmak ve sanayicilerin parasını arsaya bağlamadan doğrudan üretimi artırmasını sağlamak istiyoruz. Sanayi parsellerine arsa muamelesi yapılmasına izin vermeyeceğiz.”

Bakan Özlü, Türkiye’de 2023 yılına kadar 70 yeni OSB açarak 1 milyon ilave istihdam oluşturmak istediklerini de söyledi. Özlü, “Halen Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na bağlı 295 OSB’de 1 milyon 645 bin kişi çalışıyor. Halen mevcut OSB’lerde yüzde 70’ler civarında olan doluluk oranını da artırmaya çalışıyoruz” dedi. Bakan Özlü, İSO ile belli periyodlarda bir araya geleceklerinin de altını çizdi.

Özlü AR-GE Reform Paketi ve Fikri Mülkiyet Yasası hakkında da şunları söyledi:

“2016 yılında AR-GE Reform Paketi’ni hayata geçirdik. AR-GE ve inovasyon eko sisteminin bütün unsurlarını daha güçlü hale getirdik. Türkiye’deki sanayi teşvikleri ve yasal altyapı bakımından dünyada ileri bir noktadayız. Peki neden istediğimiz üretim seviyesine çıkamıyoruz? Çünkü bu konuda sanayici ve girişimciler hangi desteklerin verildiği noktasında bilgilendirilmedi. Önümüzdeki dönemde bu eksiğimizi gidereceğiz. Bu teşviklerin ve yeni düzenlemelerin size yansımasını sağlayacağız. Tasarım faaliyetlerini de destek kapsamına aldık. Fikri Mülkiyet Hakları yasası ile patent, tasarım ve marka başvurularını daha kolay hale getireceğiz. Bu başvuruların ticarileşmesi için aktif bir süreci başlatacağız. Daha büyük markalar için altyapımız daha sağlam. Buluşlar için daha uygun bir ortam sağlayacağız. Yine AR-GE tasarım patent mevzuatını zirveye taşımış olduk. Bu mevzuatla AR-GE yapın diyoruz, teknoloji üretin diyoruz. Yabancılara da yatırım yapın diyoruz. Çünkü yabancı yatırımcılar teknolojisinin korunup korunmadığından emin değil. Yabancılar için de bir hukuki koruma getirmiş olduk. Sonuçta artık AB standartlarında bir patent kanunumuz oldu.”

Bakan Özlü konuşmasının sonunda Türkiye’nin yoğun gündemine karşın güçlü Türkiye için gerekli olan altyapıyı mutlaka oluşturacaklarını vurguladı. Bu çerçevede sanayicilere de seslenerek “Türkiye’ye güvenin, Türkiye’ye inanın. Bunun için yatırıma ve üretime hız vermenizi istiyoruz. Biz de devlet olarak her türlü altyapı yatırımlarını yapıyoruz. Bunun meyvelerini 2017’de alacağımızı bilmenizi istiyorum.” Bakan Özlü konuşmasının sonunda bu zor günlerde üretim, ihracat ve istihdam için yatırımlarını devam ettiren sanayicilere teşekkür etti.

Toplantının açılış konuşmasında İstanbul’un özel konumuna vurgu yapan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, sanayi sektöründe İstanbul’un diğer illere oranla açık farkla çok gelişmiş lider şehri olduğunu belirtti. Bahçıvan, İSO üyelerinin Türkiye sanayi sektörü üretiminin yaklaşık üçte birini gerçekleştirdiğini hatırlattı. Bahçıvan, Türkiye’nin sanayi ihracatının yaklaşık yarısını gerçekleştiren İstanbul’un, ödenen vergilerin de yaklaşık yüzde 40’ını sağladığı bilgisini verdi.

İstanbul’un sahip olduğu bu ekonomik güçle dünyanın 17’nci büyük ekonomisi olan Türkiye’nin de amiral gemisi olduğunu dile getiren Bahçıvan “İstanbul sanayisiz olmaz. İstanbul Sanayi Strateji belgemizde de belirttiğimiz gibi, İstanbul’un geleceğine yönelik hazırlanacak stratejik planlar sadece şehrimiz için değil bütün Türkiye için çok önemlidir. Bu konuda daha fazla geç kalınmamalı. Geçtiğimiz ay Bayrampaşa’da yaşanan ve geniş çaplı maddi hasara neden olan yangın bunu bize bir kez daha hatırlattı. Özetle, İstanbul’un daha nitelikli bir sanayi yerleşimine ve gelişmiş bir altyapıya ihtiyacı var” dedi.

İstanbul’da yerleşik olmayan ve göçebe olmak zorunda bırakılan bir sanayinin var olduğunu dile getiren Bahçıvan, sanayinin yerleşik bir düzende olmasının, geleceğini daha iyi planlaması açısından önemli olduğunu kaydetti. Hükümetin OSB’lerin daha iyi bir noktaya gitmesi için bugüne kadar sergilediği çabayı takdirle karşıladıklarını belirten Bahçıvan, önümüzdeki dönemde çok daha güzel gelişmeler göreceklerine inandıklarını söyledi. Bahçıvan, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın çağdaş bir anlayışla hazırlığını yaptığı “Yeni Nesil OSB”ler konusundaki çalışmalarının sanayinin dönüşümüne çok büyük katkı yapacağını kaydetti.

Bahçıvan konuşmasına şöyle devam etti:

“Biri Avrupa diğeri Asya’da olmak üzere İstanbul’daki sanayimizin dönüşümüne imkan sağlayacak iki yeni OSB kurulması talebimizi Sayın Bakanımızın huzurunda bir kez daha ifade ediyorum. Bu OSB’lerin ihtisaslaşmaya uygun olarak kurulması teşvik edilmelidir. Söz konusu yeni nesil OSB’lerin altyapısı, lojistik olanakları, arıtma ve geri çevrim tesisleri ile enerji olanaklarının kamu tarafından karşılanması gerektiğini düşünüyoruz. Fikri Odamız tarafından geliştirilen ve Üretim Reform Paketinde olduğunu gördüğümüz, sanayi arazilerinin uzun dönemli kiralanabileceği bir modelin, buralarda hayata geçirilmesini bekliyoruz. Ayrıca yeni nesil OSB’lerde teknoloji geliştirme ve mükemmeliyet merkezleri yer almalı, üniversite-sanayi işbirliği daha da güçlendirilmelidir. Teknoloji, AR-GE ve inovasyonu odağına alan böyle bir yaklaşım, Sayın Bakanımızın çok önem verdiği, sanayimizin yarınları için asla kaçırmamamız gereken sanayi 4.0’a da uyum sağlamamıza zemin hazırlayacaktır.”

Sanayiye yönelik yeni düzenlemeleri de içeren “Üretim Reform Paketi”nin sanayi ve OSB’ler adına umut verici olduğunu ifade eden Bahçıvan, taslak metni geçtiğimiz aylarda kamuoyuyla paylaşılan bu pakete İSO’nun da ciddi katkı vererek OSB’lerin çekim merkezi haline getirilmesi hedefi doğrultusunda somut önerilerde bulunduklarını söyledi. Bu doğrultuda Bakanlığın Sanayi Bölgeleri Genel Müdürlüğü ile sanayicilerin katıldığı geniş kapsamlı bir toplantı yaptıklarını hatırlatan Bahçıvan, üretimin önündeki engelleri kaldırmayı, ekonomiyi canlandıracak yatırımların yolunu açmayı hedefleyen üretim reform paketini yürekten desteklediklerini vurguladı.

Bahçıvan, “Üretim Reform Paketi taslağında; bütünsel bir vizyon, şehrin ekonomisinden, birikimlerinden ve tecrübesinden en iyi şekilde yararlanmayı odağa alan bir yaklaşımla, Sanayi Odaları ile OSB’lerin bağının güçlü tutulmasına önem verilmelidir. Bu yaklaşım nitelikli bir gelişmeyi sağlarken kaynak israfını da engeller. Sayın Bakanımızın da kısa bir süre önce belirttiği gibi, hükümetimizin nitelikli yatırımlara yönelik teşvikleri daha etkin hale getirerek iş ve yatırım ortamını iyileştirme hedefini benimsemesini memnuniyetle karşılıyoruz. Bu bağlamda teşvik sisteminde yapılan düzenlemelerin sanayimiz üzerinde olumlu etkilerini, önümüzdeki aylarda göstereceğine inandığımı burada özellikle ifade etmek istiyorum” şeklinde konuştu.

Geçtiğimiz günlerde Meclis’te kabul edinen Fikri Sınai Mülkiyet Hakları kanun tasarısına görüş ve önerileri ile katkı sağladıklarına dikkat çeken Bahçıvan, başta Bakan Özlü olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür etti. Bahçıvan, bu kanunun katma değer yaratan, daha nitelikli bir patent sistemi oluşturulmasına, marka ve buluşların daha etkin korunması ve daha kolay bir şekilde ekonomiye kazandırılmasına büyük katkı yapacağını söyledi. Kanunun sanayinin teknolojik ve ekonomik ilerlemesine katkı sağlayacağına inandıklarını kaydeden Bahçıvan, Kanun çerçevesinde Türk Patent Enstitüsü’nün kapsamlı bir dönüşüm geçirmesinin öngörüldüğünü ve yeni süreçte Türk Patent ve Marka Kurumu’nun sanayicilerle daha yakın çalışacak bir şekilde yapılandırılmasını umduklarını ifade etti.

Bahçıvan, İstanbul Sanayi Odası olarak, tabanlarını oluşturan OSB’lerin çalışma koşullarıyla çok yakından ilgilendiklerini ve bu önemli konuyu her zaman gündemde tuttuklarını dile getirdi. Bahçıvan “OSB’ler konusunda attığımız önemli adımlardan birisi, odamız bünyesinde Organize Sanayi Bölgeleri Geliştirme İhtisas Kurulu’nu hayata geçirmek oldu. İhtisas Kurulumuz bünyesinde mevcut OSB’lerin sorunlarına yönelik çözüm önerileri üretirken, aynı zamanda İstanbul ve çevresinde yeni sanayi alanlarının oluşturulması için çalışıyoruz” dedi.

Bahçıvan konuşmasına şöyle devam etti:

“İstanbul Sanayi Odası Yönetimi olarak göreve başladığımızda ortaya koyduğumuz hedeflerden biri de, üyelerimize daha yakından dokunmak,  hizmetlerimizi üyelerimizin ayağına getirmek oldu. Bu kapsamda bugüne kadar 3 ayrı noktada temsilcilik açmış bulunmaktayız. Açmış olduğumuz temsilciliklerin lokasyonunun belirlenmesinde OSB’lerimizin konumlarının birincil önceliğimiz olduğunu özellikle belirtmek istiyorum. Bu öncelikten hareketle Avrupa yakasında Yenibosna Temsilciliğini, Anadolu yakasında ise İMES Temsilciliğimizi açtıktan sonra; geçtiğimiz ay ise, İSO Tuzla Hizmet Birimimizi hizmete açtık. Bu temsilcilikler ve Hizmet birimimiz; sanayi firmalarımıza yönelik pek çok işlemin yerinde yapılmasına olanak sağlıyor.”

Bahçıvan, bu çalışmaları bölgesel bazlı çalışmaları sürdürdüklerini de belirterek “Tespit ettiğimiz sorunların çözümüne yönelik olarak, konunun uzmanlarını o bölgedeki sanayicilerimiz ile buluşturuyoruz. Bu çerçevede bugüne kadar Beylikdüzü’nde, İkitelli’de, Tuzla’da, Dudullu’da 20’nin üzerinde Bölgesel toplantı gerçekleştirdik. Buralarda dile getirilen sorunların çözümüne yönelik, ilgili kurum ve yetkililerle birlikte yoğun çaba içindeyiz” ifadelerini kullandı.


Tuzla OSB Başkanı
Recep Bilal Hancı

İstanbul OSB’lerinin Sorunları ve Çözüm Önerileri başlıklı toplantıda İstanbul’un sekiz OSB’si adına kürsüye çıkarak konuşan Tuzla OSB Yönetim Kurulu Başkanı Recep Bilal Hancı, OSB’lerin sorunları ve çözüm önerileri ile ilgili detaylı bir sunum yaptı. Hancı, mevcut OSB mevzuatlarının ihtiyaçlarını karşılamadığını söyledi. Bir binada birden çok sanayi kuruluşunun yer alamamasına değinen Hancı, grup şirketlerinin aynı çatı altında faaliyet gösteremediğini ifade etti. Hancı, Belediye ve il özel idarelerinin yönetimindeki parsellerde böyle bir uygulamanın olmadığını ancak OSB’lerin bu konuda mağdur olduğunu kaydetti. Bodrum katlarının emsal hesabına dahil edildiğini ifade eden Hancı, bodrum katlarının inşaat maliyeti ve orada üretmenin zor olduğunu; bunun da sanayiciye yük teşkil ettiğini dile getirdi. Çatı katlarının da emsal harici sayılmasını isteyen Hancı buraları ofis ve yazıhane gibi kullanarak üretim alanlarını genişletmek istediklerini söyledi.

OSB’lerde doğal gaz kullanımının üretim için çok önemli olduğunu kaydeden Hancı, geçmişte yapılan OSB’lere yüzde 5 indirim uygulamasının yeniden hayata geçirilmesini istedi. Asansör ruhsatlarının da eskiden OSB’ler tarafından verildiğini belirten Hancı, bu yetkinin belediyelere geçmesinin maliyet ve süre açısından sorun oluşturduğunu ifade etti. 

OSB’lerin belediyelerden hizmet almamasına rağmen emlak vergisi ödediğini ve en yüksek rayiç bedelin dikkate alındığını belirten Hancı, OSB’lerin teşvik edilmesi amacıyla emlak vergisinden muaf tutulması gerektiğini ifade etti. Hancı konuşmasında çalışma ruhsatı, OSB’lerin muktesip hakları, müteşebbis heyet görev süresi, OSB’lerin kamusal nitelikleri ve OSB’lerin parsel devri hakkında sorunlarını da dile getirdi.


OSBÜK Yönetim Kurulu Üyesi
Ömer Ünsal

Daha sonra OSB’ler ile ilgili bilgi vermek ve güncel sorunlara değinmek üzere Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Ünsal kürsüye geldi. Ünsal, OSB’lerin kendi aralarında yardımlaşmalarını ve ortak sorunlarını çözmek amacıyla 2002 yılında OSBÜK’ü kurduklarını söyledi. OSB’ler ve Sanayi Bakanlığı arasında köprü olduklarını dile getiren Ünsal, OSB’lerin planlı sanayileşmenin en iyi modeli olduğunu ve üretim ile istihdam kapısı olduğunu belirtti. Türkiye’de toplam 307 OSB’nin 295’inin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na bağlı olduğu bilgisini veren Ünsal, “Toplam 1 milyon 700 bin çalışana sahip OSB’lerde 50 bin sanayi kuruluşu faaliyet göstermektedir. İstanbul’da ise sekiz OSB faaliyet gösteriyor ve yüzde 90 doluluk oranına sahip; Toplam 340 bin çalışana sahip bulunuyor.”