Çekmeköylü Sanayici ve İş Adamları İSO Başkanı Erdal Bahçıvan’ı Ağırladı

  • Etkinlikler
ceksiad-02

Çekmeköy Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (ÇEKSİAD), üyelerini buluşturduğu kahvaltılı toplantıların bu ayki konuğu İstanbul sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan oldu.

Buluşmada Çekmeköylü iş adamlarına hitap eden İSO Başkanı, bu tür platformları kişisel olarak da İSO olarak da çok önemsediklerini ve iyi bir iletişim içinde olmak için her fırsatı değerlendirdiklerini söyleyerek, birlik olmanın, beraber hareket etmenin yararlarından söz etti.

Konuşmasını, dünya ekonomisinden Türkiye ekonomisine ve güncel bazı sorunlara kadar geniş bir yelpazede yapan Bahçıvan, sonrasında da Çekmeköylü iş adamlarından gelen çok sayıda soruyu yanıtladı.


ÇEKSİAD Başkanı Erdal Albayrak

ÇEKSİAD Başkanı Erdal Albayrak’ın ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıda İSO Başkanına günün anısına plaket de takdim edildi. Topaltının açılışını yapan Erdal Albayrak, sanayiciliğin çok zor bir iş olduğunu belirerek “Ülkemizde sanayicinin sorunları bitmiyor, ülke büyüdükçe sanayicinin sorunları da büyüdü. Verilen destekler Türkiye’nin büyük hedefleri karşısında yeterli değil. 2023 hedeflerine ulaşmak için sanayiye büyük görev düşüyor. Katma değerli ürün üretmemiz gerekiyor. Bunun organize edilmesinde de devletimize büyük görev düşüyor. Bugün bu konularda bizlere konuşması için Sayın Bahçıvan’ı davet ettik. Çok teşekkür ediyoruz bizi kırmayıp geldiler” dedi.

Daha sonra kürsüye çıkan İSO Başkanı Erdal Bahçıvan konuşmasına öncelikle Türkiye ekonomisinin yakın geçmişine değinerek başladı. Erdal Bahçıvan 2001 kriziyle hem ekonomik hem de politik istikrarın öneminin çok daha iyi anlaşıldığını belirterek o dönemde yüzde 100’lerde dolanan enflasyon ve yüksek faizle uğraşan bir Türkiye’den, büyümesiyle dünyaya parmak ısırtan bir Türkiye’ye ulaştıklarının altını çizdi.

İSO Başkanı 250 milyar dolarlık GSYH’den 850 milyar dolarlık GSYH’yi yakaladıklarını belirterek “2009 yılına kadar dünyada dolaşan sıcak paranın da etkisiyle büyüdük. Ancak bu süreçte her zaman altını çizdiğimiz gibi büyümenin kalitesine pek özen gösterilmedi, nitekim 2011’den sonra bunun acısını çekmeye başladık. Çünkü Türkiye’nin en kırılgan noktası olan cari açık başımızda bir bela. Petrolü olmayan bir ülkeyiz bu dövizi bulabilmek için dışarıdan borçlanmanız lazım. Bu süreçte iki çıpanın arasında kaldık. Ya cari açık giderek büyüyecek ya da büyümeden taviz verecektik. Son olarak cari açık ile ilgili açıklanan veriler son dönemin en iyisi fakat büyümeden fedakarlık ederek bu rakam yakalandı. Yüzde 5 büyümenin bile yetmediği bir Türkiye’den yüzde 3’leri arayan bir Türkiye’ye geldik” dedi.

İSO Başkanı bu dönemin en karakteristik özelliğinin sanayinin ihmal edilmesi olduğunu hatırlattı ve üretimin gücünü kaybettiği bir Türkiye’nin büyümesinin imkansız olduğunun altını çizdi. Bahçıvan, tüketimden değil üretimden itibar kazanan bir Türkiye’ye ihtiyacımız olduğunu belirtti.

Hükümetin son dönemdeki uygulamalarında sanayiyi gündeme almasını çok değerli bulduklarını ve ortak bir noktaya geldiklerinin işareti olarak tanımlayan Bahçıvan şunları söyledi:

“Sorunun teşhisi kadar tedaviye geçmesi konusunda Ankara da bizimle aynı noktada. Açıklanan dönüşüm programları ve son teşvik paketi bunu açıkça gösteriyor. Ancak 2013 yılından bu yana seçim süreci içindeyiz. 24 aylık bir seçim sürecini kaldırmak kolay değil. Her ne kadar teşhisler çok net ve samimi olsa da siyasi nedenlerle bu yıl beklediğimiz gibi geçmeyecek. Yine de Türkiye eskisi gibi değil, Türkiye’de artık sanayinin kendi içinde mutabakatı var; dernek ve odalar olarak bunu çok iyi kullanmamız gerekiyor. Bu dönemin sanayi dönemi olması noktasında kuvvetli şekilde el sıkışmamız gerekiyor” şeklinde konuştu.

Sanayinin İstanbul için öneminden de bahseden İSO Başkanı Bahçıvan İstanbul’un sanayiden koparılması fikrine karşı güçlü bir çıkış içinde bulunduklarını ve İstanbul Sanayi Strateji Belgesi’nde bunu vurguladıklarını belirtti. Erdal Bahçıvan “Sizden her platformda ‘sanayisiz İstanbul, İstanbul’suz sanayi olmaz’ söylemini kullanmanızı istiyoruz. Bu söylemin altını doldurmak için yerel otoriteler ve Ankara ile birlikte hareket edeceğiz. İstanbul’da sanayinin göçebeliğine son verecek bir kalıcı çözümü sizlerin fikir ve katkılarını alarak bulacak ve bunu mutlaka yüksek teknoloji ile yapacağız. Bu süreçte sanayiyi ranta kurban etmeyecek bir yapısal dönüşüm içinde olacağız” dedi. Bahçıvan sözlerine şöyle devam etti:

“İSO 500 araştırmamız gösteriyor ki her geçen sene şirketlerimizin finansal yapıları daha fazla bozuluyor. 100 lira kazanıp 60’ını faize veren bir yapı sürdürülemez. Finans yönetimini çok hafife alıyoruz. Şirketlerimizin bu konuda eğitim alması, danışmanlık alması gerekiyor. Alacak sigortası gibi hem müşterilerinizin genel bir resmini alabileceğiniz hem de alacağınızı sigortalayabileceğiniz yöntemleri kullanmak gerekiyor.”

İnovasyonun sadece şekilsel bir değişim olarak ele alındığına dikkat çeken İSO Başkanı şirketlerin yönetim inovasyonunu doğru yapmadığı takdirde ürün alanındaki inovasyonun da uçup gideceğini söyledi. İnsan kaynakları konusunda yapılması gereken inovasyona da değinen Bahçıvan “Eğitime önem verilmesi gereken bir döneme giriyoruz ve bu konuda sanayicilerin üniversiteler ile çok yakın işbirliği içinde olması gerekiyor. Bilimi ve bilim insanlarını ne kadar sanayinin içine sokabilirsek değişimi o kadar kolay yakalayabiliriz.” dedi.

KOBİ’ler konusundaki görüşlerini de Çekmeköylü sanayicilerle paylaşan Erdal Bahçıvan KOBİ’lerin gücü olmadan büyümenin sürdürülebilir olamayacağını vurguladı. Krizlere karşı daha dayanıklı olan KOBİ’lerin ekonomi için sigorta olduğunu belirten İSO Başkanı “Birbirimizden bilgi saklayarak değil bilgi paylaşarak ortak çıkarımız doğrultusunda hareket etmeliyiz. Bizim için temel unsur verimliliği artırmak ve güçlenmek olmalı. ‘Her işi kendimiz yaparız’ anlayışı terk edilmeli ve ‘bir elin nesi var iki elin yumruğu var’ anlayışı benimsenmeli. Bir şeyi 1 kişinin talep etmesindense 100 kişinin talep etmesi daha etkili olacaktır. Bizim işimiz üretmek, istihdam yaratmak, iş yaratmak. Türkiye'ye ve kendimize güveniyoruz. Bütün mesele bu yolda engellerin olmaması, ben önümüzdeki dönemde bu engellerin çok daha az olacağı bir döneme girdiğimizi düşünüyorum” şeklinde konuştu.