Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: “İşsizlikle Mücadele Milli Görevdir”

  • Etkinlikler
tobb-turkiye-surasi-02

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) düzenlediği ve TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde yapılan TOBB Türkiye Ekonomi Şurası, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. TOBB İkiz Kuleler’de yapılan ve İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın da yer aldığı toplantıda Türk özel sektörünün önde gelen temsilcileri, yaşadıkları sorunları ekonomi yönetimine aktarma fırsatı yakaladı. Toplantıya Başbakan Binali Yıldırım’ın yanı sıra Başbakan Yardımcıları Numan Kurtulmuş, Mehmet Şimşek ve Nurettin Canikli, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan ile Maliye Bakanı Naci Ağbal da katıldı.

TOBB Sanayi Odaları Konsey Başkanı olarak toplantıya katılan İSO Başkanı Erdal Bahçıvan’ın da sanayi sektörü ile ilgili bir konuşma yaptığı Şura’da TOBB bünyesindeki 17 sektör meclisi yanı sıra, OSB’lerin temsilcisi ve 7 bölgenin temsilcileri dahil olmak üzere 30’a yakın konuşmacı, bölgesel ve sektörel sorunları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ilgili bakanlara aktardı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şura'daki konuşmasında özellikle üretim ve istihdamın öneminin üzerinde durdu. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu bağlamda iş dünyasına daha çok işçi alması konusunda çağrıda bulundu. Cumhurbaşkanı özellikle Sanko Holding'in daha çok işçi alacağını açıklaması üzerine bazı iş insanlarına isim vererek çağrıda bulundu ve "Abdülkadir Konukoğlu kardeşim kapıyı böyle açtığı zaman ardından Sabancı da gelecektir, herhalde Kale grubu da gelecektir, Zeynep Hanım da gelecektir ardından. Koç grubu da boş durmayacaktır; Binlerce on binlerce insan çalıştığı için. Bizim ne yapıp yapıp, mart dönemi içinde işsizliği gümbür gümbür aşağı çekmemiz gerekiyor" dedi.

İşsizlikle mücadeleyi milli bir görev telaki ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan bu konuda şunları söyledi:

"IMF ile ilgili Davos’ta konuşuyorduk Strauss Kahn’a (dönemin IMF Başkanı) dedim ki siz para verdiniz bizi borçlandırdınız. Biz size bunu ödeyeceğiz. Ama siz bizi yönetmeyeceksiniz. Bizi yönetmeye kalkarsanız kusura bakmayın. Ben buraya niye geldim, ben Başbakanım. Yönetmeye kalkıyorsan yok. O gün bugün işi bitirdik.

23 milyar doları sıfırladık. Böyle geldik böyle gidiyoruz. Şimdi de inşallah bu işsizlik sarmalını hep beraber el ele vermek suretiyle tüm girişimcilerimiz olarak çözeceğiz. Sayın Başbakanımız gerek vergide gerek sigorta priminde hükümetin neler yapacağını söyledi. Bununla beraber el ele bu işi çözeceğiz. Bunun için de bugünden gecikmeden süratle eleman alımlarını başlatalım ve temennimiz o ki mart sonuna kadar Türkiye ciddi bir değişimi yakalamış olsun. Onun için bunu milli bir görev telakki ediyorum.

Bakınız küresel finans krizi başladığından bu yana Avrupa’daki istihdamda 6 milyon azalma oldu. Ülkemizde o tarihten 2016 Ekim’e kadar 6.5 milyonun üzerinde ilave istihdam ortaya çıktı. Rakamlarla ifade edecek olursak, iş gücümüz 27 milyon 67 bine yükseldi. İstihdamda azalma yaşanıyor değildir. 2016’da istihdam 400 bin artarken iş gücündeki yükseliş 1 milyonu aşmıştır. İşsizlik rakamlarında 500 bin kişilik bir artış oluyor. Son dönemde yaşadığımız gelişmelerin yol açtığı olumsuzluğun farkındayız.

Bugün de sizlerle birlikte bir istihdam seferberliğini başlatıyoruz. TOBB üyelerinin her birine yaptığım çağrı vardı. İşte bugün o çağrıyı güncelleyerek yapıyoruz. Birilerinin tartışmaya açtığı o çağrı sizlerce sahiplenildi. 2011’de yıllık 1 milyon 400 bin ilave istihdam ile rekor bir artışı hep birlikte yakaladık. Maden fevkalade bir durum ile karşı karşıyayız yeniden kolları sıvama zamanıdır. Bugün burada TOBB üyeleri nezdinde yeni bir istihdam seferberliği başlatıyoruz. 2011 yılındaki rekoru da geride bırakacağız. İnşallah yıl sonunda her ilin ve sektörün istihdam şampiyonlarını ödüllendireceğiz. Bugün başlattığımız istihdam seferberliğine tüm illerimizi katılmaya davet ediyorum. İllerimizde valilerimizin oda ve borsa başkanlarımızla birlikte bu meseleyi yakından takip etmesi bire bir markaj yapması gerekiyor. Mesleki girişimcilik eğitimleri gibi kampanyalarla 500 bin ilave istihdam çalışmaları yapmaktayız. Bunun için özel sektöre gereken desteği sağladık, sağlıyoruz. Ben tabi bu toplantımıza Konsey Başkanlarımızdan Oda Borsa Başkanlarımızdan sektör temsilcisi başkanlarımızdan temsilcilerin görüşlerini alarak devam ediyorum."

Ekonomiyle ilgili her adımı istişareyle attıklarını ifade eden Erdoğan, yine böyle bir istişare için bir araya geldiklerini söyledi. Değerler sistemlerinde istişarenin çok farklı yeri olduğunu, istişareyle yollarına devam ettiklerini bildiren Erdoğan, iş adamlarının ülkeye, şehirlere, sektörlere ilişkin görüşlerinin daima kıymetli olduğunu belirtti. Erdoğan, Türkiye'nin son 14 yılda üç kat büyümesinde, yapılan istişarelerin büyük katkısı bulunduğunu vurgulayarak, bugün ve bundan sonra yapılacak iş birliğinin 2023 hedefleri doğrultusundaki yürüyüşü hızlandıracağının altını çizdi.

Erdoğan, ne zaman Türkiye güvenlik sorunlarıyla karşılaşsa hemen ekonomiyi durdurmayla ilgili çağrılar, döviz ve faiz manipülasyonları ve üreticileri ürkütmeye yönelik taktiklerin beraberinde zuhur ettiğine işaret ederek, "Sadece içeride değil aynı zamanda dışarıda zuhur ediyor. Kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye ile ilgili attıkları adımın altında ne yatıyor zannediyoruz? Orada da yatan kesinlikle bir ekonomik terörle, bu terörü estirmek suretiyle acaba biz Türkiye'yi nasıl ürkütürüz, bunun gayreti içerisine girdiler" değerlendirmesinde bulundu.

Bu kesimlerin istedikleri neticeleri alamadığını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"İddiayla söylüyorum, alamayacaklar. Dünyadaki kredi derecelendirme kuruluşlarının iradesi bu topluluğun iradesinin üzerinde değildir, olamayacaktır. Yeter ki biz dik duralım, sağlam duralım. Şu değerlendirme kuruluşu, bu derecelendirme kuruluşu, bu milletin girişimcisinin kaderini belirleyemez. Bu kaderi siz belirleyeceksiniz. Bu kaderin üzerinde de bir kader vardır, biz buna da inanırız. Bazı çevrelerin de sırf kendi siyasi çıkarları uğruna maalesef bu koroya katıldıklarını görüyoruz. Hepimizin aynı gemide bulunduğunun farkında olmayan birileri sırf kaptanı sevmedikleri için geminin dibini delmeye, direğini de devirmeye çalışanlara destek veriyor."

Başbakan Binali Yıldırım ise Şura'nın 2017'nin ilk günlerinde yapılmasının ekonomi açısında çok önemli olduğunu söyledi. Yıldırım, “Biz ekonomimize, milletimize, işadamlarımıza güveniyoruz. Oyunları boşa çıkaracağız. 2017 bazılarının sürekli olarak karamsarlık pompaladığı bir yıl olmayacak, Türk ekonomisinin şaha kalkacağı bir yıl olacaktır. 12.5 milyon çalışan için 12 milyar liralık kaynağı hükümet olarak karşılıyoruz. Sigorta primleri vergileri bizden net ücreti sizden olacak” şeklinde konuştu.

Yıldırım şöyle devam etti:

“Bugünlerde işletmelerimizin en fazla talepleri kaynak ihtiyacı ve teminat ihtiyacı. Bu konuda da birkaç düzenlemeyi aynı anda gerçekleştirdik. Tasarruf artırılmasına yönelik BES'te otomatik katılımın önünü açtık. İhracata önemli teşvikler verdik. İş ticareti canlandırmak için beyaz eşyanın KDV'sinin indirilmesi gibi tedbirler de sonuç verdi. Otomotivde bazı vergilerin düşmesiyle satışların yükseldiğini gördük. Sicil affı getirmek suretiyle firmalarımızın kaynağa erişimdeki sıkıntılarını ortadan kaldırdık. Küçük ölçekli esnaflarımız işlerini kaybettiğinde Ahilik Fonu'ndan yararlanacak. KOBİ'lere 50 bin liraya bir yıl ödemesiz, iki yıl geri ödemeli faizsiz destek veriyoruz. Geçen yıl 15 bin KOBİ'ye bunu verdik. Bu sene 250 bin müracaat var. Bütün herkesi bu imkandan yararlandıracağız. İşletmelerin yatırımlarını Doğu ve Güneydoğu Anadolu'ya yönlendirmesini talep ediyorum. İnsanların yerlerine yurtlarına dönmesi için bunun olması gerekiyor. Bununla ilgili çeşitli toplantıları Kalkınma Bakanlığı sizlerle paylaşıyor. Burada da teşvikleri ve kolaylıkları paylaşma fırsatı bulacağız.”

TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu da açılışta yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye ekonomisinin yüzde 80'i iç tüketimden kaynaklanıyor. Dünya ekonomisi ve küresel ticaret uzun bir süredir yavaşlamış durumda. Böyle bir ortamda iç piyasamızı canlı tutmak daha önemli hale geldi. Unutmayalım ki ekonomi bileşik kaplar gibidir. İstihdam için üretim, üretim için de iç tüketim şart. İleride daha büyük atılımlar yapabilmek için bugün eldekini muhafaza etme zamanıdır. Şimdi iç piyasayı canlı tutma zamanıdır. Hükümetimizin beyaz eşya, mobilya ve konut sektörlerindeki vergi indirimleri bu açıdan isabetli bir adım olmuştur."

Hisarcıklıoğlu, döviz kurlarında yaşanan hızlı yükselmenin firmalarda ve piyasada sıkıntılara neden olduğunu belirterek "Kredi faizlerinin makul seviyelere inmesi beklenirken Merkez Bankası’nın likiditeyi kısması ve faizleri yükseltmesi üzerimizdeki yükü de artırdı" şeklinde konuştu. İçeride ve dışarıda zorluklar yaşandığı bir dönemde özel sektör olarak devleti yanlarında görmek istediklerini belirten Hisarcıklıoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın şuraya katılımının bürokrasinin çarklarını işletmek ve özel sektörün sürdürdüğü mücadelenin önemini göstermek açısından önemli olduğunu vurguladı.

Konuşmaların ardından kürsüye gelen Türk iş dünyasının temsilcileri kendi sektörleri hakkındaki güncel konular hakkında konuşma fırsatı buldu. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan da TOBB Sanayi Odaları Konsey Başkanı olarak bir konuşma yaptı ve sanayinin güncel konularına değindi.