Gebze Ticaret Odası’nda Konuşan Erdal Bahçıvan: "Gebze, bütünsel kalkınmanın en güzel örneği"

  • Etkinlikler
baskan-gebze-ziyareti-02

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Gebze Ticaret Odası mayıs ayı Meclis toplantısında konuk konuşmacı olarak ağırlandı. Toplantı öncesinde Gebze Ticaret Odası Başkanı Nail Çiler ile birlikte Gebze OSB'de bazı fabrikaları da gezen Erdal Bahçıvan, aralarında aynı zamanda İSO Meclis Üyeleri Kemal Akar, Ali Kösedağ, Ömer İltan Bilgin, Aynur Ayhan, Celal Kaya, Mehmet Selçuk Sadır ve Kenan Baytaş’ın da bulunduğu Gebze Ticaret Odası üyeleri tarafından oldukça sıcak bir şekilde karşılandı.

Meclis toplantısında konuşan Bahçıvan, niteliksel bir kalkınma olmadan başarı şansı olmadığını belirterek, Gebze’nin bütünsel kalkınmasını bu anlamda değerli bulduğunu söyledi. Gebze Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Nail Çiler de Gebze ve bölgesinin sahip olduğu sosyo-kültürel değerler, tarihi doku, coğrafi yapı, ulaşım kolaylığı, sanayisi, istihdam ve işgücü olanakları ile gerek işveren gerek girişimci gerekse istihdam bekleyenler için bir cazibe merkezi olduğunu belirtti.


İSO Başkanı Erdal Bahçıvan

Gebze Ticaret Odası Meclis Başkan Yardımcısı Oğuz Şerifalioğlu başkanlığında yapılan Meclis toplantısında kürsüye gelen Bahçıvan, geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz duayen sanayici Dr. Hacı İbrahim Bodur’u anarak konuşmasına başladı. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Bodur’u “Türk sanayisinin ulu çınarı” ve “Amcam kadar yakın” sözleriyle tanımladı. Bodur’un Türkiye’de devlet ve milleti birleştirerek aramızdan ayrıldığını kaydeden Bahçıvan, kendisinin yaşarken de bunu yaptığını ifade etti. Robert Kolejlilerle otururken hacı kimliğiyle, hacı arkadaşlarıyla otururken de Robert Kolejli olmanın gururunu yaşadığını belirten Bahçıvan, bu yaklaşımının cenazesine de yansıdığını ve hem İstanbul hem de Çanakkale Çan’da insanların dolup taştığını ifade etti. Bunu bir Türkiye modeli olarak adlandıran Bahçıvan, “Biz Japon ve Güney Kore modellerini ararken başka bir model aramamıza gerek yok. Bir Çanakkale Çan modeli var. Üzerinde ot bitmeyen Çan’da bir sanayi devi yaratmak… Bölge insanının iyi ve kötü gününde yanında olmak… Biz Türkiye genelinde böyle 50 model oluştursak, manevi değerli ve öz gelenekleri çağın gerekleriyle, bilimle, eğitimle buluşturabilsek, başka bir model aramamıza gerek kalmaz. İbrahim Bodur’un ‘Yaşamanın aşkı değil, başkalarını yaşatmanın zevki’ sözünü kendimize şiar edinmeliyiz. İnşallah bu toplum nice İbrahim Bodurları karşımıza çıkaracaktır” şeklinde konuştu.

Daha sonra konuşmasına Gebze’de yaratılmış olan ekosistemden bahsederek devam eden Bahçıvan,

Gebze’nin bütünsel kalkınmanın çok güzel örneklerinden biri olduğunu belirtti. Bahçıvan, birçok niteliksel özellikleri de üzerine koyan Gebze’nin bir başarı hikayesi yazdığını söyledi. Pek çok okulun, üniversitelerin, tarihi ve kültürel alanlardaki faaliyetlerin bunu gösterdiğini belirten Bahçıvan, Türkiye’nin ihtiyacı olan bütünsel kalkınmanın bu olduğuna işaret etti. Son dönemde rakamları kalitenin önüne çıkarma noktasında çok gayret gösteren bir toplum olmaya yöneldiğimizi belirten Bahçıvan, bunun istikrarlı bir gelecek için risk oluşturduğunu dile getirdi. Niteliksel bir kalkınma olmazsa başarı şansı olmadığının altını çizen Bahçıvan, Gebze’nin bütünsel kalkınmasını bu anlamda değerli bulduğunu vurguladı.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası ile imzalanan işbirliği protokolünü hatırlatan Bahçıvan, bu çalışmaya yeni odaları da katarak insana ve geleceğe yönelik yaptıkları yatırımlara daha da anlam kazandıracaklarını söyledi. Nitelikli insan bulma konusunda sorun yaşandığını belirten Bahçıvan, bu sorunun ancak eğitim ve sanayi işbirliği ile çözülebileceğini ve kendilerinin bu konuda önemli çalışmaları olduğunu kaydetti. Mesleki eğitim programlarından bahseden Bahçıvan, OSB’lerdeki çalışmaların tüm meslek liselerinde uygulanması konusunda çabaları olduğunu belirtti.

Meslek liselerinin yönetiminde birlikte hareket edilmesi konusunun Milli Eğitim Bakanlığı’nın önüne konulması gerektiğine işaret eden Bahçıvan, bürokrasi devreye girince bunun gerçekleşmediğini ifade etti. Bahçıvan, meslek liselerinde pek çok geleceği olmayan bölümün var olduğunu ve müfredatın tayini konusunda kendilerinin de katkısı olması gerektiğini vurgulayarak reform yapılacaksa bu reformda mesleki eğitim ile sanayinin bilfiil iç içe geçmesi gerektiğinin altını çizdi.

Üniversite sanayi işbirliği konusundaki çalışmalarına değinen Bahçıvan, “üniversiteler sadece bilim içindir” anlayışından, “üniversiteler sanayi içindir” noktasına doğru çok hızlı bir şekilde ilerlediklerini kaydetti. Bu konuda bir model yaratılacaksa en uygun bölgenin Marmara Bölgesi olduğunu belirten Bahçıvan,  YÖK kadar bu bölgenin sanayicilerinin de üniversitelerin geleceğine ilişkin talepkar olması gerektiği bir dönemde olduklarını dile getirdi.

Teknoparklar konusunda da fikirlerini açıklayan Bahçıvan, pırıl pırıl gençlerin sayısının arttığını fakat bu gençlerin fikirlerini sanayicilerle buluşturma noktasında yeteri kadar iyi bir ortam bulamadıklarını söyledi. Uçmaya hazırlanan bu kozaların iyi korunamazsa kozalıklarını kaybedeceklerini hatırlatan Bahçıvan, işin özünde, bu bölgede birlikte değerlendirilebilecek bir ekosistem olduğunu belirtti. Bir ekosistemin oluşmasının onlarca yıl aldığını, bir bölgede ortaya çıkan sanayi ruhunun ancak birkaç kuşak sonra oluşturulabildiğini dile getiren Bahçıvan, bu ekosistemi oluşturabilecek havzanın bu havza olduğunu vurguladı. Bahçıvan, bugün bu bölgenin sahip olduğu imkanları Türkiye’nin hiçbir bölgesinde oluşturamayacaklarını dile getirdi.

Bahçıvan şöyle devam etti:

“Gençlerin özellikle üretim ve meslek edinme noktasında içine girdikleri rehavet, en önemli avantajımız olan gençliği, bir anda bir tehdide dönüştürebilir. Tüketimden itibar kazanan bir gençlik yerine üretimden itibar kazanan bir gençliğe sahip olmalıyız. Burada ailelere de çok önemli görevler düşüyor. Tüketimi hayatının bir parçası olarak görmeye başlayan bir gençlikle karşı karşıyayız. Türkiye 250 milyar dolarlık ekonomiden bugünkü noktaya kolay ulaşmadı. Bunun değerini bilelim. İnsana verilmesi gereken değerden söz ederken bunu söylemek istiyordum. Hiçbir konuda bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan bir gençlikle karşı karşıyayız.”

Bahçıvan, inovasyonun şekilsel bir olgu gibi algılanmaya başlandığını ve bu konuda endişeleri olduğunu kaydetti. Finansman, ortaklık ve birçok konuda inovasyona ihtiyaç duyulduğunu belirten Bahçıvan, Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu çalışmasında görüldüğü gibi sanayicinin kaşıkla topladığı parayı, doğru finansman yolu kullanılmadığı için kepçeyle kaybettiğini dile getirdi. Bahçıvan, bugün finans kaynaklarının bulunabileceğini ama bu günlerin bitebileceğini dile getirdi. Özel sektörün 285 milyar dolar borcu olduğunu ifade eden Bahçıvan, mali kadrolara güvenmek yerine şirketlere dışarın bir gözün bakmasını sağlamaları gerektiğini kaydetti. Bahçıvan, şirketlerde finansal okuryazarlık tarafına önem verilmesi gerektiğini de ekledi.

Sanayi 4.0 konusunun hayatımıza girdiğini belirten Bahçıvan, bu konuda bütünsel bakış açısı olmadan bir kaynak israfı yaşanmasından endişe duyduğunu söyledi. Bir model oluşturmadan yapılacak hamlenin bu devrim içerisinde kendilerini güçlü olmasını sağlamayacağını dile getiren Bahçıvan, ekosistem çalışmalarını oluşturmadan bireysel çalışmaların küresel rekabet ortamında bir yol oluşturmayacağını vurguladı. Bahçıvan, ”Hiç endişe etmeyelim, Türkiye bunun ardından kalkar. Bir Çanakkale bir Çan modeli yaklaşımıyla biz bunu çözeriz. Yeter ki herkesin bu heyecanı yaşayacağı bir Türkiye modelini oluşturabilelim. Ülkemizi ve vatanımızı sevme noktasında kimse sanayicilerle boy ölçmesin. Biz bu talepleri yaşama değil yaşatma aşkıyla istiyoruz. Doğruları talep etme noktasında talepkar olacağız. İnsan kardeşini seçemiyor ama ortağını seçebiliyor. Gebze bizim için ortak bir odadır. Geleceğe dair böyle bir ortak olması çok umut vericidir” şeklinde konuştu.


Gebze Ticaret Odası Başkanı
Nail Çiler

Daha sonra kürsüye gelen Nail Çiler de konuşmasına Dr. Hacı İbrahim Bodur’u anarak başladı. Çiler, Gebze ile ilgili bilgiler vererek "Bizim ekonomi dışında zenginliklerimiz olduğunu söylemek istiyorum. Odamızın farklı bir tarafı var. Eğitim konusunda 365 oda arasında bir numara olduğumuzu söyleyebiliriz. Özellikle girişimcilik eğitimine çok önem veriyoruz. Çünkü eskiden akıl parayı arıyordu. Şimdi para gidip aklı arıyor” şeklinde konuştu. Eğitim verdikleri kişilerin daha sonra kendi işini kurduğunu belirten Çiler, bunların üçte birinin de kadın olduğunu kaydetti. Çiler, şu ana kadar 104 sınıf açıldığı ve 1078 kişinin eğitimden geçtiği bilgisini verdi.

Gebze’nin farklı kültürlerin birleştiği bir yer olduğuna dikkat çeken Çiler, bölgenin tarihi dokusunu da ortaya çıkaracaklarını söyledi. Kaplumbağa Terbiyecisi tablosunun ressamı Osman Hamdi Bey’in evinin kendi bölgelerinde olduğunu ve müzeleri olduğunu belirten Çiler, Kartacalı ünlü komutan Hannibal’ın mezarı, 1510 yılında Çoban Mustafa Paşa tarafından yaptırılan renk düzeni görkemli Türk Çinileri ile sağlanan Mustafa Paşa Külliyesi, Tarihi Kervansaray, Eskihisar Çeşmesi, İbrahim Paşa Çeşmesi, Sultan Orhan Camisi, Cumaköy Camisi ve Eskihisar Kalesi’nin bölgenin sahip olduğu önemli tarihi olduğunu dile getirdi. Çiler, Gebze'nin artık otobandan görülen bir sanayi kenti olma imajını değiştirmek istediklerine değindi.

Çiler, İstanbul Sanayi Odası’nın hazırladığı Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu içinde 25 sanayi şirketleri olduğunu ifade etti. Çiler, OSB’ler ile ilgili olarak da “Gebze, 4 tanesi ihtisas olmak üzere, Avrupa standartlarındaki 9 organize sanayi bölgesi, 13 liman, 54 antrepo ile cazibesini sanayi ve üretim üssü kimliği ile taçlandırmasının yanı sıra; Gebze Teknik Üniversitesi, TÜBİTAK, TÜSSİDE, TSE, Bilişim Vadisi gibi önemli kuruluşlara da ev sahipliği yapıyor. Yani bir diğer deyişle, sanayinin başkenti bölgemiz, teknokent ve marka şehir olma yolunda hızla ilerliyor” şeklinde konuştu.

Gebze hakkındaki rakamlarla konuşmasına devam eden Çiler, bölgede 2014 yılında 63 firma varken, 2015 yılı itibarıyla 24’ü Teknoloji Serbest Bölgesi, 38’i Teknoloji Geliştirme Bölgesi ve 22’si Kuluçka Merkezi’nde olmak üzere toplam 84 firma bulunduğu bilgisini verdi. 2015 yılı itibari ile bölgede gerçekleşen ticaret hacminin, bir önceki yıla göre yüzde 50,13 oranında artarak 261 milyon dolar olarak gerçekleştiğine değinen Çiler, Küçük Sanayi Sitelerinde yaklaşık 1.100 işyeri ve 11.500 çalışan olduğunu dile getirdi.

Kocaeli’nin yüzde 93,13’lük vergi tahsilat oranı ile iller arasında ilk sırada yer alırken, Türkiye vergi gelirleri içindeki payı ile İstanbul ve Ankara’dan sonra 3. sırada yer aldığına değinen Çiler, Kocaeli bölgesinde toplanan vergi 72 ilin vergi gelirinden daha fazla olduğunu, tüm Türkiye’de toplanan vergi gelirinin de yüzde 12’sini oluşturduğunu söyledi.

Çiler, “Bölgemiz sahip olduğu sosyo-kültürel değerler, tarihi doku, coğrafi yapı, ulaşım kolaylığı, sanayisi, istihdam ve işgücü olanakları ile gerek işveren gerek girişimci gerekse istihdam bekleyenler için cazibe merkezi olmuştur. Türkiye’nin başkenti Ankara, Sanayinin başkenti Kocaeli, Kocaeli’nin kalbi Gebze’dir. Bu cazibe merkezi olma durumunu korumak, daha ileriye götürmek, aynı çağı paylaştığımız muasır medeniyetler seviyesine ulaştırmak bizlerin görev ve sorumluluğundadır” diyerek sözlerini tamamladı.

Konuşmaların ardından İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Meclis katılımcılarından gelen sorulara yanıt verdi. Daha sonra ise Bahçıvan’a günün anısına bir plaket takdim edildi.