İktisadi Kalkınma Vakfı Yeni Yönetimini Belirledi

  • Etkinlikler
ikv-toplanti-01

İktisadi Kalkınma Vakfı'nın (İKV) 53. Olağan Genel Kurul Toplantısı İstanbul TOBB Plaza’da gerçekleşti. 16 Ocak 2014'ten bu yana İktisadi Kalkınma Vakfı Yönetim Kurulu Başkanlığını yürütmekte olan Ömer Cihad Vardan, daha sonra oluşan DEİK Başkanlığı'nın getirdiği iş yükü nedeniyle, başkanlığa yeniden aday olmadı. Yapılan seçimde İKV’nin yeni yönetimi belirlendi. İstanbul Sanayi Odası (İSO) Erdal Bahçıvan’ın da katıldığı Genel Kurul’da İKV’nin yeni başkanı Kocaeli Sanayi Odası Başkanı Ayhan Zeytinoğlu oldu. Yeni seçilen ve iki yıl görev yapacak yönetimde İSO Meclis Başkanı Zeynep Bodur Okyay ve İSO Meclis Başkan Yardımcısı İsmail Gülle de yer aldı.


İSO Başkanı Erdal Bahçıvan

Genel Kurul’da konuşan İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, kurucuları arasında İSO’nun da olduğu İKV’nin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da başarılı çalışmalar yapacağına inandığını söyledi. Bahçıvan, geçen yıl İKV başkanlığına seçilen ve İSO Meclisi’nin de üyesi olan Ömer Cihad Vardan’ın diyaloğa ve iş birliğine önem veren bir yaklaşımla İKV’nin çalışmalarına çok değerli katkılarda bulunduğunu belirtti. Hem Vardan’a hem de bugüne kadar İKV’nin çalışmalarına katkı sağlayan herkese İSO adına teşekkür eden Bahçıvan yeni yönetimi de kutladı ve şimdiden başarılar diledi.

Türkiye-AB ilişkilerinin yarım asrı aşan bir geçmişe sahip olduğunu hatırlatan İSO Başkanı Bahçıvan, Türkiye’nin AB uzmanı olarak tanımladığı İktisadi Kalkınma Vakfı’nın 50 yıllık bir birikim ve bu birikimin getirdiği haklı bir saygınlığa sahip olduğunu söyledi.

Türkiye’nin yarım asırdan fazladır büyük emek verdiği Avrupa Birliği’ne katılım sürecinin, çok büyük çabalara rağmen, tam üyelikle sonuçlanamadığını belirten Bahçıvan, bir sivil toplum örgütü olarak bu konuda en büyük çabayı sergileyenlerin başında İktisadi Kalkınma Vakfı ve iş dünyasının geldiğine dikkat çekti. 1963 yılında başlayan Türkiye’nin AB yolculuğunun günümüzdeki ilişki zemininin 1995’te Gümrük Birliği’ne dayandığını ifade eden İSO Başkanı Bahçıvan tam üyelik süreci tamamlanmadan önce Gümrük Birliği’ne katılmış olan Türkiye’nin bu durumuna benzer hiçbir AB ülkesinin bulunmadığını hatırlattı. Türkiye’nin bu konuda yaşadığı mağduriyete dikkat çeken Bahçıvan, “Gümrük Birliği konusunda çok ciddi bir ödün verilmiş olmasına rağmen, Türkiye’nin tam üyeliğinin hala belirsiz olması hakkaniyete dayalı bir tutum değildir. Dış ticaretimizin neredeyse yarısını gerçekleştirdiğimiz Avrupa Birliği ülkelerinde mallarımız serbest dolaşıyor. Buna karşın, iş adamlarımızın hareketinin kısıtlanması Gümrük Birliği çerçevesinde kabul edilemez bir engeldir.  Türkiye AB üyeliğine aday olup vize muafiyeti olmayan tek ülkedir. Hükümetimizin bu konuda son zamanlarda attığı adımları ve çabaları memnuniyetle karşılıyoruz” şeklinde konuştu.

Erdal Bahçıvan, İSO olarak Gümrük Birliği’nin yirminci yılına yaklaşması nedeniyle artık revize edilmesi ve kapsamının değişen ticari koşullara uygun olarak genişletilmesi gerektiğine inandıklarını söyledi. Bahçıvan, Bu konuda Ekonomi Bakanlığı’nın halihazırda yürütmekte olduğu, Gümrük Birliği’ni güncelleme görüşmelerinin en kısa zamanda başarıyla sonuçlanmasını sabırsızlıkla beklediklerini söyledi.

Türkiye’nin milyonlarca vatandaşının AB üyesi ülkelerde yaşadığını kaydeden İSO Başkanı Bahçıvan, Avrupa’nın kalbindeki Türk topluluğunun bu varlığı, kıtada barış, kültürel zenginlik ve medeniyetler arası iş birliği bakımından önemli bir fırsat sunduğunu söyledi. Bu fırsatın Avrupa Birliği tarafından yeteri kadar değerlendirilemediğini ifade eden Bahçıvan, Avrupa’daki Türk topluluğunun, çoğulcu Avrupa kimliğinin çok önemli bir parçası olarak görülmesinin, Avrupa’nın sahip çıktığı değerleri daha da güçlendireceğinin altını çizdi.

Bahçıvan AB müzakere süreci ile ilgili şunları söyledi:  

“AB’yle devam eden katılım müzakereleri siyasi etkilerden kurtulup teknik bir nitelik kazanmalıdır. Müzakere sürecine bu niteliği kazandırmak için; enerji arzı güvenliği, ortak savunma ve dış politika, istihdam piyasasının ihtiyaçları ve küresel ekonomide rekabet gücü artışı gibi konularda, Türkiye’nin AB’ye sağlayacağı katkı AB kamuoyuna çok iyi anlatılmalıdır. Türkiye’nin üyeliğine ilişkin AB kamuoyundaki olumsuz algı giderilmelidir. Bu süreçte bizim kadar elbette AB üyesi ülkelere de önemli görevler düşmektedir. Tüm temas ve demeçlerde, yürütülen müzakerelerde Avrupa Birliği, nihai hedefin ülkemizin AB’ye tam üyeliği olduğunu açık yüreklilikle vurgulamalı, imtiyazlı ortaklık gibi bir öneriyi masaya getirmemelidir.”

Türkiye’nin gösterdiği özverili çabaya rağmen AB tarafının, Türkiye’nin bir türlü tam üyeliğe hazır bulunmadığına dair tutum ve yaklaşımının bu konudaki en ciddi sorun olduğuna dikkat çeken İSO Başkanı Bahçıvan, kamuoyunda ve iş dünyasında bu konuda yaşanan hayal kırıklığının, üyelik sürecine olan inancı zayıflattığını ifade etti. Bahçıvan “Küresel ölçekte önyargı ve nefretin büyük artış gösterdiği günümüzde, Avrupa Birliği’ne tam üye olmuş bir Türkiye sadece Avrupa’ya değil, küresel barışa da büyük katkı yapacaktır. Avrupa Birliği’nin bu önemli katkıyı artık daha fazla görmezden gelmemesini diliyorum” şeklinde konuştu.

İş dünyası olarak zorlu küresel rekabet koşullarında bir taraftan aş ve iş üretmenin mücadelesini verirken diğer yandan AB projesini sahiplendiklerini vurgulayan İSO Başkanı Bahçıvan, bu anlayışı bugün ve gelecekte de aynı şevk ve azimle sürdüreceklerini kaydederek İKV’nin alanındaki engin birikim ve deneyimle bu ihtiyaca yetkinlikle cevap vereceğine inandığını sözlerine ekledi.


Eski İKV Başkanı
Ömer Cihad Vardan

Genel Kurul’un açılış konuşmasını yapan eski İKV Başkanı Ömer Cihad Vardan, 16 Ocak 2014 tarihinde göreve geldiklerini ve o günden bugüne İKV’yi hep yukarılara taşımayı hedeflediklerini söyledi. Vardan, son 10 yılda İKV yönetimlerinde yer alarak İKV’nin her yeni dönemde Türkiye’nin AB’ye katılım süreci doğrultusunda kararlılıkla ve doğruluktan ayrılmadan çalıştığına şahit olduğunu belirtti.

Son dönemde Türkiye-AB ilişkilerinde geçmiş zamana not edilecek gelişmelerden bahseden Ömer Cihad Vardan, 2,5 yıllık bir aranın ardından 22. Faslın müzakerelere açıldığını, Geri Kabul Anlaşması’nın imzalanarak vize serbestliği sürecine ilişkin görüşmelerin başladığını, KKTC ile Rum kesimi arasında görüşmelerin tekrar başladığını ve 17. Faslın açılmaya hazır olduğunu, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi ile Ticaretten Sorumlu Avrupa Komisyonu üyesi Cecilia Malmström’ün, iki taraf arasında Gümrük Birliği’nin modernizasyonu sürecinin başlatılmasına ilişkin mutabakata varıldığını anlattı.

AB’nin ekonomik büyüme ve dijital çağa uyum doğrultusunda yeni adımlar attığına ve ekonomik yönetişimi güçlendirdiğine dikkat çeken Vardan, AB bütünleşmesini ilerletmeye çalışırken, aynı anda İngiltere'nin AB üyeliğini referanduma sunması ve Yunanistan'ın bir türlü krizi aşamaması gibi tehditlerle yüz yüze geldiğini belirtti. Yunanistan’da yapılan referandumda yüzde 61 ile AB planının reddedilmesinin Yunanistan'ın avrodan çıkması ile euro alanında istikrarın bozulması ihtimalini güçlendirdiğine değinen Vardan, tüm bu gelişmelerin, AB’nin geleceği için üye devletler arasında halkların bakış açılarını dikkate alan yeni bir temel mutabakata varılması gereğini ortaya koyduğunu ifade etti. Bunun yanında Ukrayna krizi, güvenlik, dış politika ve enerji politikası açısından, AB'nin yeterliliği sorununun gündeme taşındığını kaydeden Ömer Cihad Vardan, Kuzey Afrika ve Orta doğudaki çatışmalar sonrasında artan göç akını, AB'nin göç politikasına ciddi eleştiriler yöneltilmesine yol açtığını belirtti.


Yeni İKV Başkanı Ayhan Zeytinoğlu
görevi Ömer Cihad Vardan’dan devraldı

1965 yılında İSO ve İTO tarafından kurulan Vakfın 50. kuruluş yıl dönümünü kutladıklarını hatırlatan Ömer Cihad Vardan, "Türkiye'nin AB Uzmanı" sloganını benimsediklerini ve Vakfın 50 yıl içinde düşünce üreten ve kamuoyunu bilgilendiren saygın bir ihtisas kurumu kimliğini kazandığını vurguladı. Vardan, İKV’nin başta iş dünyası olmak üzere toplumun tüm kesimleri için AB konusunda bir referans noktası; gençlerimiz için ise bir okul niteliği kazandığını söyledi.

Kendi yönetimlerinin yaptığı çalışmalar hakkında bilgi veren Vardan, “İKV'nin kuruluşunun 50. yılı kapsamında yeni yayınlar, toplantı ve seminerler, İKV 50. yıl filmi, İKV ve Türkiye'nin AB öyküsünü anlatan yayın, broşür, toplumun çok farklı kesimlerini hedef alan eğitici faaliyetler gibi farklı projeleri kapsayan bu 50 projeyi uygulamaya koyduk. Yine 50. yılımız kapsamında, Türk kamuoyunda AB desteğini ve AB algısını ölçen ve desteğin yüzde 62 olduğunu ortaya koyan 18 ilde 2.500 kişinin katıldığı bir anket çalışması yaptık” dedi.

Vardan geçmiş dönemde İKV olarak kamuoyuna verdikleri mesajları şöyle sıraladı:

  • Türkiye'nin AB’ye, AB'nin de Türkiye'ye ihtiyacı vardır. Bu sürecin önyargılar, tarihi spekülasyonlar, iç siyaset ve küçük hesaplar ile tıkanmasına izin vermeyelim.
  • Tıkanmış olan müzakere sürecini canlandıralım. Enerji, yargı ve temel haklar ve adalet özgürlük ve güvenlik gibi kritik fasılları açabilmek için siyasi engelleri kaldıralım.
  • Müzakerelerin tamamlanmasına yönelik kesin bir tarih belirleyerek, süreci hedefe doğru sonlandırmaya çalışalım.
  • Gümrük Birliği ile ilgili sorunlar, örneğin STA sorunu, kota sorunu gibi konuları gelin, birlikte aşma iradesini gösterelim.
  • Vize bariyerini artık kaldıralım. Türkiye vatandaşlarına vize uygulaması hem haksızdır hem de bir faydası yoktur. Vizelerin kaldırılmasının her iki tarafın kamuoylarının AB desteği üzerinde çok olumlu bir etkisi olacaktır
  • Kıbrıs sorununun iki tarafın da yararına olacak şekilde uzlaşma ile çözümü için AB ve üye devletlerin desteğini sağlayalım.
  • AB ve Türkiye birbirleri için, birer ticari ortak, yatırım kaynağı ve ekonomik partner olmaları bağlamında çok önemlidir. Ekonomik entegrasyon sürecini yeni aşamalara taşıyalım.
  • Taraflar arasında güveni yeniden tesis edelim; 50 yılı aşan bu ilişkide yeni "başarı hikayeleri" oluşturalım.
  • Türkiye'nin AB'ye üye olması zamanı gelmiştir, hatta geçmiştir. Gelin, bu uzun süreci ülkemizin AB üyeliği ile taçlandıralım.

TOBB Yönetim Kurulu Başkan
Yardımcısı Halim Mete

TOBB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Halim Mete, AB macerasında iki nesillik bir süreci geride bıraktıklarını kaydederek İKV’nin hem Türkiye’nin AB ilişkilerine katkı sağladığını hem de iş dünyasını bilgilendirmede öncü bir rol oynadığını söyledi. TOBB olarak AB sürecine destek verdiklerini ve bu desteği sürdüreceklerini belirten Mete, AB üyeliğinin toplumun tüm kesimlerine kazandıracağını ama asıl kazanacak olanın Avrupa olacağını vurguladı. AB’nin Türkiye ile daha güçlü hale geleceğini belirten Mete, Türkiye’de bir çok köklü reformu hayata geçirdiklerini ve ekonomi ve hukuk alanındaki kriterleri yerine getirdiklerini ama gidilecek çok yol olduğunu ifade etti. Özellikle yapısal reformlarda Türkiye’nin yerinde saydığını belirten Halim Mete bazı başlıkların müzakereye açılması gerektiğine değindi.


Eski İKV Yürütme Kurulu Üyesi
Hikmet Tanrıverdi

Geçmiş dönemde İKV Yürütme Kurulu Üyesi olan Hikmet Tanrıverdi, iki dönem İKV yönetiminde bulunduğunu ve sektör olarak yüzde 75 ihracat yaptıkları bir bölge olan AB ile ilişkileri hep iyi yürütmeye çalıştıklarını kaydetti. Tanrıverdi yeni yönetimde olmayacağını belirterek yeni yönetime başarılar diledi.

Yeni yönetimde şu isimler yer aldı:

  • Ayhan Zeytinoğlu,
  • Prof.Dr. Haluk Kabaalioğlu,
  • Işınsu Kestelli,
  • Atilla Menevşe,
  • Ahmet Sayar,
  • Yavuz Canevi,
  • Zeynel Abidin Erdem,
  • İlhan Koyunseven,
  • Zeynep Bodur Okyay,
  • Sedat Zincirkıran,
  • Ali Sami Aydın,
  • Sami Yılmaz,
  • İlhan Soylu,
  • Şükrü Alkan,
  • Cenk Yöney,
  • Simone Kaslowski,
  • İsmail Gülle