İş Dünyasının Önde Gelen 12 STK’sından Darbe Girişimine Karşı Ortak Bildiri

  • Etkinlikler
stk-darbe-kinama-02

15 Temmuz’da yaşanan darbe girişimine tepki olarak, aralarında İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) da bulunduğu iş dünyasının önde gelen 12 sivil toplum kuruluşunun başkanları bir basın açıklaması yaptı.

Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON), Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), İMEAK Deniz Ticaret Odası, İstanbul Sanayi Odası (İSO) İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB), İstanbul Ticaret Odası (İTO), Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD), Türkiye Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Federasyonu (TAMPF), Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Tüm Sanayici ve İş Adamları Derneği (TÜMSİAD), Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) ve Türkiye Seyahat Acentaları Birliği'nden (TÜRSAB) oluşan 12 STK tarafından, “Karanlıktan Aydınlığa 15 Temmuz” adıyla kamuoyu ile paylaşılan bildiri şöyle:

KARANLIKTAN AYDINLIĞA: 15 TEMMUZ

Ülkemiz, 15 Temmuz Cuma gecesi önce karanlığı; ortaya konan büyük inanç ile de aydınlığı yaşadı.

Artık 15 Temmuz, öznesi millet olan demokrasinin kazandığı bir gündür. Bu gün, yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın tarihine geçecek Milli İrade günüdür.  Ülkemizin büyük demokrasi yürüyüşüne yönelik 15 Temmuz saldırısında, millet ile iradesi arasındaki köprüye atılan her bomba, sıkılan her kurşun, aslında bunu yapanların karanlık planlarının aydınlığa çıkmasını sağladı.

Milletin iradesinden başka irade tanımıyoruz…

Ülkemizdeki iş dünyasının temsilcileri olarak, demokrasimizin derinleşmesi ve ekonomimizin güçlenmesinin sivil bir yönetimle mümkün olduğunun bilinci ile demokrasi dışı güçlerin müdahalelerinin en başta ekonomimize büyük zarar vereceğini, tüm birikimlerimizi heba edeceğini biliyoruz.

Seçilmiş hükümeti yıkmaya yönelik teşebbüsler demokrasimizi ve ekonomimizi katledecektir. Anti demokratik her türlü girişimin karşısında kararlılıkla duruyoruz. Darbecileri lanetliyor, hükümetimizi destekliyor ve milletimizin iradesinden başka bir irade tanımıyoruz.

Milletin istikrarı en iyi cevaptır…

Bu hain girişimin çökertilmesinin orta ve uzun vadede ülkemiz ekonomisine olumlu yansımalarının olacağı kanaatindeyiz. Çünkü iş dünyası huzur, güven ve istikrar ister.

Yaşananlar, tüm bu bileşenleri perçinlemiştir. İstikrarın sadece hükümetle olmayacağını söyleyenlere, siyasi risk olduğunu söyleyenlere, her görüşten milletin istikrarı cevap vermiştir.

Güçlü millet iradesi her türlü zorlukla baş edebileceğimizi, ülkemizin uluslararası arenada da siyasi ve ekonomik gücünün kat be kat artacağını ortaya koymuştur.

Çalışmaya ve üretmeye devam edeceğiz…

Başbakanımızın dünkü açıklamalarında söylediği gibi ekonomimizin temelleri sağlamdır ve hükümetimiz ile Merkez Bankası ve ilgili kuruluşlar da gereken tedbirleri almıştır. Türkiye, global krizlere karşı ayakta durmayı başaran, G20 üyesi ve AB adayı, serbest piyasa ekonomisini ve çok partili siyasi sistemi içselleştirmiş güçlü bir ülkedir. İlk refleks olarak olumsuz etkiler hissetsek de ülkemizin güçlü imajı, kısa sürede hem iç pazarda hem de dış pazarlarda bu olumsuzlukları bertaraf edecektir. Keza, kamuoyunun da izlediği gibi bütün piyasalar süratle normal seyrine ulaşmıştır. Bundan sonra da bizler daha çok çalışarak ve üreterek ekonomimizi büyütmeye devam edeceğiz.

Şimdi “sağduyu ve hukuk” zamanı…

Şimdi, paralel terör örgütü darbecilerinin hukukla yüzleşme ve milletin derin hafızasında mahkûm olma zamanıdır. Bu ihanet tezgahını tasarlayan hainlerin hukuk çerçevesinde yargılanarak, en ağır ve caydırıcı cezaları almasını bekliyoruz. Artık darbe kelimesinin literatürden kalkmasını istiyoruz.

Meclis’te siyasi partiler arasında takdir edilen bir yaklaşım varken toplumda ayırımcılık yapılması teröristlerin amacına ulaşmasına sebep olur. Sağduyu içerisinde hareket etmeliyiz.

Gün birlik günü, milletimize teşekkürler…

Milli İradeyi korurken şehit düşen vatandaşlarımıza ve güvenlik görevlilerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz.

Gün birlik günüdür. Demokrasimize sahip çıkan necip milletimize, halkımıza kararlılığı ile cesaret veren Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan ve Sayın Başbakanımız ile hükümetimize, darbe girişimine destek vermeyen ve karşı mücadele eden Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarımıza, polisimize ve güvenlik güçlerimize, darbeye kalkışanlara bir ağızdan karşı çıkan parti liderleri ile STK’larımızın sağduyulu açıklamalarına ve basınımızın darbe karşıtı tutumuna sonsuz teşekkür ediyoruz.

Üretmeye ve demokrasi nöbetine devam edeceğiz…

Bizler de iş dünyası olarak,  üretmeye ve demokrasi nöbeti tutmaya devam edeceğiz.”

Açıklamanın ardından STK Başkanları basın mensuplarından gelen soruları da yanıtladı. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan gelen bir soru üzerine, şunları söyledi:

 “Her karanlık kendi aydınlığını getirir. Türkçe’de bununla ilgili deyimlerimiz vardır. Örneğin ‘Her şerden bir hayır çıkar’ deriz. Bir de Çin atasözü vardır. Her kriz bir fırsatın habercisidir. Aslında bu olayı Türkiye için eğer doğru kullanabilirsek bize muhteşem fırsatlar sunuyor.

Bizim Türk insanında bir düşünce vardı; Türk insanı darbeyi önleme inisiyatifine sahip değil. “Rusya’da Boris Yeltsin’in tankın üzerine çıkarak verdiği görüntü bizde neden olmuyor?” denirdi. Son yaşananlarla bu durum ukde olarak bizden önceki nesillerin içinde kalmadı.

Biz tankın üzerine çıkmadık. Biz tankın altında ezildik. Uçaklara ve helikopterlere göğüs gererek, Meclisine sahip çıkarak olağanüstü toplantıya çağırarak sahip çıktık. Yaralılarımız var. 200’ün üstünde ölümüz var. Şehit vererek de demokrasiye sahip çıktık. Türkiye olarak demokrasi dersi verecek bir markaya sahibiz. Eğer bu olayı dünyaya doğru anlatabilirsek Türkiye dünyaya demokrasi dersi verecektir. Bu durumu ekonomimiz, ülke imajımız ve sosyal hayatımız açısından çok iyi kullanabileceğimiz bir imkan söz konusu. Olay çok taze ve travmamız büyük. Bir an evvel bir araya gelerek ve hiçbir bütçeden kaçınmadan dünyanın en güçlü PR ajansları ile çalışarak Türkiye’de halkın gücünü, iradesini, müteşebbis gücünü, işini ve demokrasiyi korumak konusundaki kararlılığını anlatmalıyız.

Yabancılar kamuoyu anketlerini çok sever. Türkiye demokrasi konusunda 15 Temmuz’da tarihinin en büyük kamuoyu anketini yaptı. Zorluğa karşı nasıl durulur, bunu kanı ve canı pahasına ortaya koydu. Her türlü bütçe kullanılarak önümüzdeki birkaç gün içinde güçlü bir ortak akılla bunu dünyaya anlatacak güçteyiz. Yeter ki burada olduğu gibi bir olalım, diri olalım.”