İSO Başkanı Erdal Bahçıvan Muş’ta Tarım Çalıştayı ve Kariyer Günlerine Katıldı

  • Etkinlikler
mus-ziyaret-02

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Muş Alparslan Üniversitesi’nde gerçekleştirilen kariyer günlerinde öğrencilerle buluşarak bir konuşma yaptı.

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Alparslan Üniversitesi’nde gerçekleştirilen kariyer günlerine ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından düzenlenen çalıştaya katılmak için Muş’a gitti. 

Kentte ilk olarak Valilik, Belediye ve Muş Ticaret ve Sanayi Odası’nı ziyaret eden Bahçıvan, Muş’ta gittiği her yerde çok sıcak karşılandı.

Bu temaslarının ardından öğrencilerle buluşmak üzere Muş Alparslan Üniversitesi’ne geçen Erdal Bahçıvan, burada Rektör Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat ile bir araya geldi. Görüşmenin ardından İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, üniversitenin Kariyer Günleri Programı çerçevesinde düzenlenen İstihdam İmkanları Toplantısı’nın şeref konuşmacısı oldu.

Üniversiteliler İSO Başkanı Bahçıvan’ı dinledi

Üniversitede çok kalabalık bir öğrenci topluluğuna hitap eden Bahçıvan, konuşma sonrasında öğrencilerden ve öğretim üyelerinden gelen sorulara da yanıt verdi. Toplantının açılış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat, uzun süredir üzerinde çalıştıkları toplantıyı yapmaktan dolayı çok mutlu olduğunu belirterek “İkinci mutluluk kaynağım ise Erdal Bahçıvan’ın aramızda olmasıdır. Erdal Bahçıvan bu toprakların çocuğu. Bundan dolayı onu burada misafir etmekten büyük gurur duyuyorum. Biz Erdal Bahçıvan’ı öğrencilerle buluşturmak istedik. Türkiye'de sanayiye yön veren bir insan burada. Bu bizim için çok önemli. Toplantının çok verimli olacağını düşünüyorum” dedi.

Rektörün ardından kürsüye gelen İSO Başkanı Bahçıvan, sözlerine hayat hikayesi ve ailesinin Muş’a gelişini anlatarak başladı. Aileye kucak açan Muş’ta hüzün ve yokluğun yanı sıra mutluluğu da yaşadıklarını belirten Bahçıvan, “Müteşebbislik yolunda ilk yolculuk burada başlıyor. Neticede bu toprakların içinden yetişen bu insanlara bugün bir katkı sunmaya çalışıyoruz. Muş’a karşı benim tabii ki pozitif ayrımcılık çerçevesinde düşüncelerim var. En büyük katkıyı da gençlerle deneyimlerimi paylaşarak yapabilirim diyorum ve bugün buradayım. Başta İstanbul'dakiler olmak üzere birçok üniversite ile ilişkilerimiz oluyor. Bugün bu kampüsle ne kadar gururlansanız az, değerini bilin. Tabii asıl önemlisi bu imkanların doğru kullanılması. Bu emanetin değerini iyi bilin” dedi.

Her dönemin kendine ait gerçekleri olduğunu söyleyen Bahçıvan, 1930'ların Türkiye’sinin farklı, bugünün dünyasının da farklı ve kendine ait gerçekleri olduğunu vurguladı. Yarınlara nasıl gittiğimizi bilmemiz gerektiğinin altını çizen Bahçıvan, “Buna göre hareket etmeliyiz. Bugün dünya çok daha hızlı dönüyor. Bu nedenle geçmişe bağlı kalarak yarınlara hazırlanmak mümkün değil. Bugünkü neslin şansı bilgiye geçmişe göre çok daha hızlı erişiyor olması. Bu hazinenin kıymetini bilmeniz lazım. Bizim tek bilgi kaynağımız Meydan Larousse dışında bir şey değildi. Ona da kavuşmak her çocuğa nasip olmazdı. Bilgi çağını çok iyi ve doğru kullanmanız gerekiyor” dedi.

Öğrencilik yıllarında bilgiyi doğru kullanma konusunda açıklamalarda bulunan Bahçıvan sözlerini şöyle sürdürdü:

“Buraya bir yarışmadan geçerek geldiniz. Fakat buraya gelip diploma alarak her şey bitmiyor. Rekabet edebilmek için öğrencilik yıllarından başlayarak hazırlanılması gereken bir dünyadayız. Üniversite sizin iş hayatına atılmaya başladığınız bir dönem. Artık diplomaya çok bakılmaz. Şu öğrencilik döneminde hayatınıza neleri kattığınıza da bakmaktayız. Yani öğrencilik döneminde edinmiş olduğunuz deneyimleri de görmek istiyoruz. Sizi farklı kılacak olan bir şeyler mutlaka yapmalısınız. İlla okuduğunuz bölümle ilgili değil, kendinizi geliştirmeye bakın. Ülkenize toplumunuza karşı nasıl daha farklı bir hizmet verebileceğinizi mutlaka düşünmeli ve yapmalısınız. Bizim yıllarımızda yoktu. Yarınlara taşıyabilecek dayanaklar sizler için fazlasıyla var. Hayal kurun.  Sütün satılmasının haram sayıldığı bu topraklarda rahmetli babam hayal kurmadan insanları ikna edemezdi.

Biz sanayicilerin bir söylemi vardır: Hayalleri projeye, projeyi fizibiliteye, fizibiliteyi yatırıma, yatırımı üretime döndürürüz. Hayal ile beraber risk almak başlıyor. Risk almadan hayallerin gerçekleşmesi de mümkün değil. 

Riski alacaksınız. Riskin iki karşılığı vardır: Kazanmak ve kaybetmek. Kaybetmekten korkmayacaksınız. Çünkü karla zarar kardeştir. Kar olmadan zarar, zarar olmadan kar olmaz.

Son dönemlerde başarı hikayelerine çok düşkünlük var. Başarısızlıklar da var. Başarılar yazılıyor ama başarısızlıklar yazılmıyor, siz kaybedenlerin hikayesini de dinlemelisiniz. Asıl sır kaybedenlerin hikayesinde gizli. Sadece ve sadece başarı hikayelerine odaklanmak yerine başaramayanların neden başaramadıklarını da dinlemenizi ve okumanızı öneririm.

İlla mükemmeli arayacağım diye hayatı kendinize zindan etmeyin. İyinin en büyük düşmanı mükemmeliyetçiliktir. Sabır içinde hayallerinizi ve kararlarınızı üst üste koyarak yürümenizi öneriyorum. Bir sıfırdan büyüktür. Bunu unutmayın. İllaki beş olsun diye uğraşmayın. O birler büyüye büyüye seksene doksana doğru ilerleyecektir.”

Dünyayı takip etmenin önemli olduğunun altını çizen Erdal Bahçıvan, geçmişe kıyasla günümüzde meslek sayısında ciddi bir artış olduğunu kaydederek şunları söyledi: “Bundan 25 sene önce ülkemizde 8 bin meslek tanımı yapılırken bugün 12 bine çıkmıştır. ABD'de bu rakam 32 bindir. Her geçen gün önümüze farklı meslekler ve iş modelleri çıkıyor. Bu sizi karamsarlığa götürmesin. İnanın Türkiye de dünya da kötüye gitmiyor. Geçmişte bir telefonu üç komşunun kullandığı, bir telefonun bağlanmasının 5-6 saat sürdüğü dönemden bugünlere geldik. Teknoloji geliştikçe her konudaki fırsatlar, iş imkanları önünüze sıklıkla gelecek. Pozitif olun. Pozitif oldukça hayatınızdaki değerler çok daha anlamlı olur.”

Konuşmasında işbirliği kültürüne de değinen Bahçıvan, Türkiye toplumunun bir olmayı, beraber olmayı beceremediğini belirterek, “En azından bizim dönemde bunu beceremedik. İnşallah sizler başaracaksınız. Bir işbirliği çalışmasının ekip çalışmasıyla ortaya çıktığını söyleyebilirim. Bu işbirliklerinin çoğunun da üniversite sıralarında ortaya çıktığını unutmayın. Hayata dönük olun. Hayat insanla var, okuyarak var. Hayat sadece kampüslerde, sınıflarda değil. Ara sıra sokağa çıkın, insanlarla konuşun, sizi yarınlara taşıyacak en önemli fırsatlar sokaktadır. Bu sanat için de, bilim için de teknoloji için de geçerli. Çünkü sokaktaki insanın ne düşündüğünü, neye ihtiyacı olduğunu öğrenin. Onlarla konuştukça, dertlerine çare bulmaya çalıştıkça, kendinizi tatmin edecek fırsatların çıkacağına inanıyorum. Hayatın başındasınız ve belki bir yıl sıkıntılarla karşılaşacaksınız, bunların geçici olduğunu bilmenizi isterim” dedi.

Geleceği başka şehirlerde aramanın artık eskisi gibi büyük fırsatlar vermediğini dile getiren Bahçıvan, bugün buradaki fırsatların büyükşehirlerin gençlere vereceği fırsatlardan çok daha fazla olduğunu söyledi. Küçük bir şehirde yaşamanın avantajlarını anlatan Bahçıvan, bu bölgenin kaynaklarının doğru kullanılması halinde gençlere çok şey katacağını ifade etti.

Kentlerin marka gücüne de vurgu yapan Bahçıvan, “Malazgirt gibi bir markaya sahip olan Muş'un bu özelliğini çok iyi kullanalım. Bir marka olmaz mı? Muş ovası ise bambaşka bir konu. Bu ova çok daha büyük değerler yaratmayı hak ediyor. Hayatta en kıymetli iki değer var: Nefes almak, nefes vermek. Biz sizden yarınlar için nefes bekliyoruz” dedi

İSO Başkanı Muş Ovası Tarım ve Hayvancılık Çalıştayı’nda Konuştu

Erdal Bahçıvan, Muş programı kapsamında Muş Valiliği, Muş Alparslan Üniversitesi, Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü ve Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı’nın işbirliğinde “Muş Ovası Tarım ve Hayvancılık Çalıştayı” programına katılarak bir konuşma yaptı.

Programın açılış konuşmasını Muş Valisi Seddar Yavuz gerçekleştirdi. Kentin son birkaç yıl içerisinde yaşadığı olumlu gelişim ve dönüşümü anlatan Yavuz, ekonomik anlamda Muş’un hiçbir zaman “az gelişmiş” bir il olmayı hak etmediğini belirtti. Burada yaptıkları ve gelecekte yapacakları çalışmalarla kentin makus talihini değiştireceklerini söyleyen Yavuz, şunları dedi:

“Muş, artık özellikle üzerinde kurulu olduğu bu muhteşem ovayı bir ekonomik vahaya dönüştürmelidir. Bunun için Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımızdan, Üniversitemize kadar hepimize çok görevler düşüyor ve eğer hepimiz üzerimize düşen sorumluluklarımızı yerine getirirsek, Muş, hepimizin gurur duyacağı bir ekosistemi yaratacaktır.”

Muş Valisi Seddar Yavuz’un ardından bir konuşma gerçekleştiren İSO Başkanı Erdal Bahçıvan da, sözlerine Muş Alparslan Üniversitesi’nde bulunmaktan duyduğu büyük heyecanı belirterek başladı. Muş’un, sürekli olarak olumsuz yönleriyle gündeme getirildiğini söyleyen Bahçıvan, zaman zaman kente gerçekleştirdikleri ziyaretlerde de, şehrin birçok sıkıntısını dinlediklerinin altını çizdi. Muş’un bu tip olumsuzluklara layık olmadığını belirten Bahçıvan, konuşmasının devamında şunları dedi:

“Pekala çözüm nedir? Muş, şu anda bu sorunları çözme konusunda büyük bir atılım noktasına gelmiş bulunuyor. Bu çözümün gerçekleşebilmesi adına en önemli konu tarımdır. Böylesine önemli bir ova, tarımsal zenginlik değil Türkiye’de, Avrupa’nın birçok ülkesinde bile yok. Muş, bundan nasıl yararlanabileceğinin yanıtını bulmak zorunda.

Bu konudaki en önemli sıkıntımız tarımla bilgiyi, teknoloji ve sermayeyi buluşturamıyoruz. Bugün burası, tarımla bilginin buluşmasının bir ürünü. Tarımı teknoloji ile buluşturduğumuz takdirde gerçekten de sermaye buraya akacaktır. Üniversite-sanayi işbirliği ve bilimin tarımla buluşması açısından bu toplantı büyük bir fırsattır.

İnşallah Muş'un toprağı, kaynağı yarınlarla buluştuğu takdirde sermaye de teknoloji de gelir. Bu küme gerçekten çok önemli. İnanacağız ve başaracağız, bu çalıştayın da başarılarla dolu geçmesini diliyorum.”

Bahçıvan’ın ardından, Muş Alparslan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat katılımcılara seslendi. Üniversite olarak bugüne kadar tarım ve hayvancılık ile ilgili birçok çalışma yaptıklarını söyleyen Polat, Muş için bu konuların ne kadar önemli olduğunun farkında olduklarını belirtti. Muş’un en önemli geçim kaynağı olan tarım ve hayvancılıkta bilimi öne alan çalışmaların gerekliliğine değinen Polat, ardından şunları söyledi:

“Özellikle Muş ovasının el değmemiş olması, topraklarında altmış altı çeşit endemik bitki olması, pazarlara yakın olması ve seracılığa uygun alanların olması umut vericidir. Fakat teknolojiye uzak bir ildir. Eğitim açısından da yeterli düzeyde değildir. Bu şehrin, tarım sulama, ormancılık gibi konularda uluslararası literatüre girmiş bilimsel bir akademik çalışması bulunmamaktadır. Bilimsel eşiğin yükseltilebilmesi için ciddi bir akademik yapının oluşturulması gerektiğine inanıyorum.”

Daha sonra konuşmasını gerçekleştirmek adına, Muş Belediye Başkanı Feyat Asya kürsüye çıktı. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı nezdinde yapılan önemli çalışmalara değinen Asya, özellikle Muş ovasının sulama çalışmalarının kendilerini mutlu ettiğini söyledi. Asya, son olarak, yokluğun, kıtlığın ve sefaletin değil, varlığın konuşulduğu bir Muş için yapılması gerekenlerin, tüm sivil toplum kurumlarının ortak çalışmasıyla başarılacağının altını çizdi.

Öğrencilerle Buluşma

İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, çalıştayın ardından ortaöğretim öğrencileriyle Öğretmenevinde buluştu. Burada da çok sıcak bir şekilde karşılanan Bahçıvan, öğrencilere hitaben gerçekleştirdiği konuşmada şunları söyledi, "Kendinizi asla küçümsemeyin. Ailenizin ve ülkenizin sizlerden çok büyük beklentileri var. Birlik beraberlik içinde bu coğrafyadan çok anlamlı, çok değerli sonuçlar alabiliriz. Hayal kurmaktan çekinmeyin. Hayali olan insanın yarını, projesi ve geleceği olur.”

Günümüzde artık sadece diplomaların yeterli olmadığını belirten Bahçıvan, iyi bir meslek erbabının üniversite mezunlarından çok daha fazla kariyer şansı olduğuna inandığını söyledi. Bahçıvan, konuşmasının devamında şunları söyledi:

“Bugünlerde bizim en büyük sorunumuz karşımıza gelen gençlerin bir meslekten uzak olmaları. Benim size tavsiyem, bu konuyu dikkate alarak geleceğe hazırlanın. Sizler bugün bilgi çağında yaşıyorsunuz, bilgiye bu denli kolay ulaşabilmeyi iyi değerlendirin. Hayatınızı boş vakitlerde geçirmeyin. Gençliğiniz ve enerjiniz birçok şeyi yoktan var edebilir; kendinize güvenin.

Türkiye’mizin hafızalarda yer etmiş kaderimizi değiştirmiş en büyük diyebileceğimiz üç büyük tarihi olayı var. Birincisi İstanbul’un fethidir, 1453… İkincisi Cumhuriyetimizin kurulmasıdır 1923 ve üçüncüsü de Müslümanların bu topraklara adım atmasıdır, o da 1071. İşte Muş böyle bir tarihe ev sahipliği yapmış bir kentimiz, yerleşim yerimizdir. Böyle bir tarihi olayı Muş’un markası haline getirmeliyiz. Biz yaştakiler için zor ama bu salonda olan gençler, inşallah 1071’in 1000. yılını göreceksiniz. Bu tarihi olayı o zamana kadar büyük bir markaya dönüştürmeliyiz ve inşallah sizlerin sayesinde, fikir ve heyecanlarınızla, herkesi kucaklamayı çok iyi bilen bu topraklar, bütün dünyanın gurur duyacağı bir yere dönüşecek.”

İlgiyle dinlenen konuşmasının arından Bahçıvan, öğrencilerle bire bir sohbet gerçekleştirerek, onlardan gelen tüm soruları yanıtladı.

İSO Başkanı Erdal Bahçıvan ziyaretinin ilk günü olan 15 Mayıs'ta annesi adına Bingöl'ün Solhan ilçesinde yaptırılan Sabiha Bahçıvan Anadolu Lisesi'ni ziyaret ederek öğrencilerle buluşmuştu.