İSO Başkanı Erdal Bahçıvan: “Ülkemizin Fikri Haklar Makinesi Tıkır Tıkır İşlemeli”

  • Etkinlikler
bogazici-konferans-02

Boğaziçi Üniversitesi tarafından düzenlenen “Üniversitelerde Fikri Mülkiyet Hakları Yönetimi" Konferansı, 30 Ekim günü başladı. Konferansta açılış konuşmacısı olarak yer alan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, fikri mülkiyet hakları konusundaki görüşlerini izleyiciler ile paylaştı.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Davut Kavranoğlu’nun ve İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan’ın katılımıyla 30-31 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirildi.

Bu alanda ulusal ve uluslararası uzmanları bir araya getiren ve iki gün süren konferansın bu yılki teması “Üniversite Sanayi İşbirlikleri: Başarı Örnekleri” olarak belirlendi.

Konferansı düzenleyen Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu, kuruluşunun 150. yılını kutlayan Boğaziçi Üniversitesi’nin kimliğinde köklü bir girişimcilik ve inovasyon kültürü olduğunu belirterek konferans süresince ulusal, bölgesel ve global ölçekte olmak üzere kamu kurumlarının ve uluslararası örgütlerin üniversitelerdeki TTO’ların etkinliklerini arttırmaları için geliştirdikleri stratejileri ve uygulamaya koydukları programları değerlendirmeyi amaçladıklarını ifade etti.

Ekonomisi sürekli büyüyen, bölgesel ve global düzeyde “lider” olan, nüfusu genç, hedefleri yüksek bir Türkiye’de yaşadığımızı belirten Prof.Dr. Gülay Barbarosoğlu, “Ülke olarak 2023 hedeflerimizi tutturmak ve dünyanın ilk “10 büyük ekonomisi” arasına girmek, “sürdürülebilir” bir kalkınma sağlamak ve “rekabetçiliğimizi” artırmak istiyorsak, “Fikri ve Sınai Mülkiyet” konularına, “Üniversite Sanayi İşbirliği’ne mutlaka “öncelik”, “özen” ve “önem” vermeliyiz. Fikri mülkiyet alanında gerçekleşmesi beklenen mevzuat değişikliğinin son yıllarda uluslararası alanda atağa geçmiş olan Türk üniversitelerinin çalışmalarına hız vereceğine inanıyoruz.” dedi.

Konferansta, açılış konuşmalarından birisini yapan İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, günümüzde giderek artan rekabetçilik ortamında toplumsal talepleri karşılamada, yeni katma değer ve zenginlik yaratmada fikri mülkiyet haklarının yönetiminin her geçen gün dünyada daha da önem kazanmakta olduğunu söyleyerek söze başladı. 

Ülkemizde yakın zamanlara kadar ihmal edilmiş olan bu konuda; sanayicilerin ve üniversitelerin fikri mülkiyet koruması ile sağlanan avantajlardan daha fazla yararlanması için uzun vadeli stratejiler geliştirilmesine ihtiyaç olduğunun altını çizen Bahçıvan, “Bu ihtiyacı ifade ederken bir ‘fikri haklar ekosistemi’ kurularak Üniversite-Teknoloji Transfer Ofisleri yapısının bu ekosistem içinde işleyen bir makine gibi ele alınması da gerekmektedir” dedi.

Konuşmasında makine metaforunu kullanarak fikri mülkiyet haklarına değinen Bahçıvan sözlerine şöyle devam etti: “Nitekim bizlerin sanayi üretim tesisleri gibi ülkemizin fikri haklar makinesinin de tıkır tıkır işlemesi, öncelikle bu makinelerin beyni olan üniversitelerin ve kıymetli öğretim elemanlarımızın doğru kaynaklar ve yönlendirme ile katma değerli projeler üretmesine bağlıdır.

Bu makineye enerji sağlayacak nitelikli Teknoloji Transfer Ofislerinin yanı sıra makineden elde edilen ürünü işleyecek sanayicilerimize ve tüm bu elemanların sürdürülebilir bir halde çalışabilmeleri için hukuki altyapısı güçlü ve vizyoner fikri mülkiyet politikalarının büyük bir ihtiyaç olduğunu burada özellikle ifade etmek istiyorum.  

Sağlam hukuki esaslara ve yaptırımlara dayalı fikri mülkiyet haklarına dair düzenlemelerin dünyanın pek çok ülkesinde üniversite-sanayi işbirliğinin sağlanması ve bu sayede ekonomiye yeni bir ivme kazandırılmasında, yaratılan ekonomik katma değerle toplumların refahının artırılmasında ve haksız rekabetin önüne geçilmesinde bir kaldıraç işlevi gördüğüne dikkatinizi çekmek isterim.”

Konuyla ilgili olarak Teknoloji Transfer Ofisleri’nin önemine vurgu yapan İSO Başkanı Bahçıvan, bu ofislerin öğretim elemanlarının buluş yapma şevklerini tetikleyecek ve salt eğitmen kimliklerinin yanı sıra öğretim elemanlarımızın hak ettiği araştırmacı kimliğini yeniden kazandıracak psikolojik bir araç olarak da görülmesi gerektiğini belirtti.

Teknoloji Transfer Ofisleri’ne bu bakış açısı ile bakmanın ülkemiz ve sanayimiz açısında büyük bir önem taşıdığını ifade eden Bahçıvan, “Öğretim elemanlarımızın araştırma ve sanayiye uygulanabilir buluş yapma motivasyonunu artıracak bir hüviyette olması, ülkemizin de küresel inovasyon liginde üst sıralara taşınmasını sağlayacak önemli bir etkendir” dedi.

Patent verme yetkisi konusunda acı bir gerçeğin de altını çizen Bahçıvan şunları söyledi: “Maalesef ülkemizde buluşlara patent verme yetkisinin fazlasıyla merkezi bir idari süreçle uygulanageldiğini görüyoruz. Bu sistemde araştırmacılar ile patent alma imkânı arasına büyük mesafeler girmiş, sonuçta patentleme süreci verimsiz işlemiştir. Dünyadaki örneklere bakıldığında patentlemenin uzmanlaşmış ve profesyonel kadrolarca, daha kapasiteli kurumlarla, yerinde, görece hızlı ve etkili yapıldığı görülmektedir.

Patent sürecinin uzmanlaşmayla birlikte derecelendirilmesi, buluşların patent almadan önce ekspertiz sürecinden geçerek yatırım riskinin azaltılması da dünyada tercih edilen bir yöntemdir.

İstanbul Sanayi Odası olarak, bu örnekleri izleyerek Türk Patent Enstitüsü’nün sanayiciye daha yakın çalışmasını ve patentleme sürecinin OSB’ler içinde başlatılmasını tartışmamız gerektiğine inanıyoruz.”

Konferans kapsamında İSO Başkan Yardımcıları Adnan Dalgakıran ve İrfan Özhamaratlı da kişisel tecrübelerini etkinliğin ikinci günü olan 31 Ekim Cuma günü gerçekleştirilecek “Türkiye Deneyimi” oturumunda anlatacaklar.