İSO’nun Düzenlediği “Japonya Ülke Günü”ne, Sanayicilerin İlgisi Büyük Oldu

  • Etkinlikler
japonya-ulke-gunleri-02

İstanbul Sanayi Odası (İSO), iki ülke arasındaki işbirliği ve yatırım fırsatlarını tanıtmak amacıyla Japonya Ülke Günü etkinliği düzenledi. Odakule’de düzenlenen etkinliğe Japonya’ya ihracat ve yatırım yapmak isteyen pek çok sanayici katıldı.

Etkinliğin açılış konuşmasını İSO Yönetim Kurulu Üyesi Sadık Ayhan Saruhan yaptı. Saruhan, toplantının gördüğü ilginin, toplantıyı yapmakla ne kadar isabetli bir karar aldıklarının kanıtı olduğunu söyledi. Türkiye’nin geleceğin küresel oyuncularından birisi olma konumunda büyük hedefleri olan bir ülke olduğunu belirten Saruhan, Üçüncü Havalimanı, Üçüncü Boğaz Köprüsü, Körfez Geçiş Projesi, Avrasya Tüneli, ülke genelindeki iletişim ve ulaşım altyapısı, uzay, havacılık ve savunma sanayinde atılan önemli adımlar ve nükleer santral yatırımlarının Türkiye’yi önümüzdeki yıllarda daha da önemli ve güçlü kılacağını dile getirdi. Dünyanın en gelişmiş ekonomilerinden biri olan Japonya’nın halen Türkiye’nin önemli ticaret ve yatırım ortaklarından biri olduğunu kaydeden Saruhan, iki ülke arasındaki ticaret hacminin arzu edilen seviyenin altında kalmasının en önemli nedeninin iki ülke arasındaki coğrafi uzaklık olduğunu ifade etti. Saruhan buna karşın küreselleşen dünyada, coğrafi uzaklığın olumsuz bir unsur olmaktan çıktığını ve iki ülke arasında ulaşım ve iletişim imkânlarını daha da geliştirerek, bu iki ülkeyi birbirlerine yaklaştırmaları gerektiğini vurguladı.


İSO Yönetim Kurulu Üyesi
Sadık Ayhan Saruhan

Japonya-Türkiye ilişkilerinde önemli bir başka alanın da müteahhitlik projeleri olduğunu belirten Saruhan, son dönemde, Türkiye'nin hayata geçirdiği Marmaray, Körfez Geçişi Köprüsü ve 2. Nükleer Santral gibi stratejik ve milyar dolarlık projelere Japon firmaları katkı sağladığını, kendilerinin de Japon firmaların yürüttükleri projelerde firmalarıyla tedarikçi olarak yer almaya büyük önem verdiğinin altını çizdi.

Günümüzün zorlu küresel rekabet koşullarında sanayisini yüksek teknolojili bir yapıya kavuşturan ülkelerin kazandığına dikkat çeken Saruhan, küresel bir güç olarak Japonya’nın ekonomideki başarısının hiç kuşkusuz teknolojiyi sanayinin odağına koymasından ileri geldiğini söyledi. Kendilerinin de sanayide katma değer ve teknolojinin başrolde olması gerektiğine inanan bir yaklaşıma sahip olduklarını hatırlatan Saruhan, bu ortak yaklaşımlarının iki ülke arasında teknoloji alanında yeni işbirliklerinin önünü açması gerektiğini kaydetti.

Dünyada ticaret kurallarının müzakere edilen büyük serbest ticaret anlaşmaları ile yeniden belirlendiğini dile getiren Saruhan, Japonya’nın da dünya ticaretinin iki devi olan ABD ve AB ile serbest ticaret anlaşması müzakereleri yürüttüğünü belirtti. Bu anlaşmalara paralel olarak Türkiye ile Japonya arasında da başlayan serbest ticaret anlaşması müzakerelerinin bir an önce sonuçlanmasının iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin gelişmesine büyük katkıda bulunacağına inandıklarını sözlerine ekledi.


Japonya İstanbul Başkonsolosu
Norio Ehara

Daha sonra kürsüye gelen Japonya İstanbul Başkonsolosu Norio Ehara, iki ülke pazarlarının karşılıklı olarak çekici pazarlar olduğunu söyledi. İki toplumun birbirine olan yaklaşımının çok olumlu olduğunu kaydeden Ehara, son dönemde ekonomik ilişkilerin arttığını, 220 büyük Japon şirketinin Türkiye’de yatırım yaptığını ifade etti. Türkiye ve Japonya’nın ekonomik işbirliğinin sadece kendi aralarında değil üçüncü ülkelerle de gelişebileceğine dikkat çeken Ehara, Orta Asya ve Orta Doğu bölgelerini örnek verdi. Japon şirketlerinin son derece detaycı ve ihtiyatlı bir iş anlayışları olduğunu öte yandan Türk şirketlerinin ise risk yönetiminde başarılı ve yeni pazarlara girme konusunda heyecanlı olduğunu dile getiren Ehara, bu iki anlayışın birbirini tamamlayarak küresel pazarda önemli işlere imza atabileceğini söyledi.

Ehara, mevcut Japon hükümetinin iş ve yatırım konusunda oldukça destekleyici olduğunu ifade ederek Türkiye ve Japonya arasında serbest ticaret anlaşması görüşmelerinin buna bir örnek olduğunu kaydetti. Japon ürünlerinin kaliteli ve uzun kullanıma dayalı olduğuna dikkat çeken Ehara, bu ürünlerin pahalı olsa da uzun süreli kullanımda tüketiciye maliyet avantajı getirdiğini ve daha karlı hale geldiğini söyledi. Japon iş anlayışının “vur-kaç” mantığından uzak olduğunu ve Japon firmalarının uzun vadeli yatırımları sevdiğinin altını çizen Ehara, geleneksel Japon güven anlayışının iş yaşamında da hakim olduğunu ifade etti.


JETRO İstanbul Genel Müdür
Yardımcısı Yasuyuki Ishiga

Daha sonra kürsüye gelen JETRO (Japonya Dış Ticaret Teşkilatı) İstanbul Genel Müdür Yardımcısı Yasuyuki Ishiga, JETRO’nun faaliyetleri hakkında bilgi verdi. Japon hükümetinin son dönemde yaptığı reformlar ile ekonomi alanında önemli mesafe kaydettiğini dile getiren Ishiga, kurumlar vergisinin düşürüldüğünü; sağlık, enerji ve turizm alanında teşvikler verildiğini belirtti. Ishiga, geçmişte yapılan anketlerde en önemli sorun olarak gösterilen Japonya’da iş yapma maliyetinin artık alt sıralara gerilediğine dikkat çekti. Ishiga, Japonya’nın araştırma faaliyetlerine ayırdığı bütçenin GSYİH’ye oranı olarak dünya birincisi olduğu bilgisini verdi. Turizm alanında da önemli yatırımları olduğunu dile getiren Ishiga, 2015 yılında 20 milyon olan turist sayısını Tokyo Olimpiyatları’nın yapılacağı 2020 yılında 40 milyona çıkarmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.


Türkiye Tokyo Ticaret
Başmüşaviri Musa Demir

Türkiye’nin Tokyo Ticaret Başmüşaviri Musa Demir ise iki ülke arasındaki dostluğa rağmen karşılıklı yatırımların yetersiz olduğunu söyledi. Toplamda 650 milyar dolar ithalat yapan Japonya’ya Türkiye’nin ihracatının 335 milyon dolarda kaldığını dile getiren Demir, Türk firmalarının ilgisizliğinin ve Türk ürünlerinin Japonya’da tanınmamasının bunda etkili olduğunu ifade etti. Türk firmalarında Japonya pazarının zor olduğuna dair bir önyargı olduğunu ancak bunun kırılması gerektiğini vurgulayan Demir, Japonların son derece detaycı olduğuna ve iş yaparken sabırlı davranılmasının önemine dikkat çekti.


DEİK Türkiye-Japonya
İş Konseyi Başkan Yardımcısı
Muhammet Aksan

DEİK Türkiye-Japonya İş Konseyi Başkan Yardımcısı Muhammet Aksan da Japonların temkinli tavrı ile Türklerin hızlı karar alabilen tavrının bir araya gelirse çok yararlı olacağını söyledi. Japonların standartlara düşkün olduğunu dile getiren Aksan, Japonlarla iş yapmak için mutlaka uzun vadeli düşünülmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye ve Japonya arasında devam eden serbest ticaret anlaşması görüşmelerinin önemine dikkat çeken Aksan, anlaşmanın olumlu neticelenmesinin pek çok kanal açacağını ifade etti.

Daha sonra moderatörlüğünü Türkiye’nin Tokyo Ticaret Başmüşaviri Musa Demir’in yaptığı “Japon Firmalar ile İş Yaparken Dikkat Edilecek Hususlar” başlıklı panel gerçekleşti. Panelde Sagun Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Oğulcan Kemal Sagun, Çilek Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Çilek, Aksan Hukuk Bürosu Japonya Masası Sorumlu Ortakları Mehmet Taş ve Bilgin Dedeoğlu yaşadıkları tecrübeleri konuklara aktardı. Panelin ardından etkinlik katılımcılarının soruları konuşmacılarca yanıtlandı.