İstanbul Sanayi Odası Meclisi Heyeti, Tahran’da Çok Sıcak Bir Şekilde Karşılandı

  • Etkinlikler
tahran-ticaret-odasi-02

İstanbul Sanayi Odası (İSO), tarihinin ilk yurt dışı heyet ziyaretini İran’a düzenledi. Başkent Tahran’a iki ülke arasındaki işbirliği fırsatlarını değerlendirmek için 70 kişilik heyetle giden İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, İran Teknoloji ve Sanayi bakanları ile özel toplantı gerçekleştirirken, Türk firmaları da 200'ü aşkın İranlı firma ile 400'ün üzerinde ikili görüşme yaptı.

İstanbul Sanayi Odası (İSO) heyetinin 70’e yakın sanayici ile İran’a düzenlediği gezinin ilk durağı Türkiye’nin Tahran Büyükelçiliği oldu. Türkiye’nin Tahran Büyükelçisi Rıza Hakan Tekin’in ev sahipliğinde İSO heyeti onuruna verilen resepsiyon, Türkiye’nin yurt dışında sahip olduğu en büyük arazi olma özelliğindeki Tahran Büyükelçilik rezidansında 29 Nisan akşamı gerçekleşti. Oldukça sıcak bir atmosferde gerçekleşen resepsiyonda Büyükelçi Tekin yaptığı konuşmada ambargoların kalkmasının ardından İran’a heyet akınının gerçekleştiğini ancak ambargolar döneminde İran’a destek olan Türkiye’nin bu süreçte bir ziyaret yapmadığını söyledi. Tekin bu durumun son iki ayda yaşanan ziyaretler ile değiştiğini belirterek Türk iş insanlarının İran’da yapacağı faaliyetlerde ellerinden gelen yardımı yapacaklarının altını çizdi.

Ertesi gün resmi temaslar çerçevesinde İstanbul Sanayi Odası (İSO) heyeti, ilk ziyaretini Tahran Ticaret, Sanayi, Madenler ve Tarım Odası’na yaptı. Burada Tahran Ticaret, Sanayi, Madenler ve Tarım Odası Başkanı Masoud Khansari ev sahipliğinde yapılan toplantıda İran’daki yatırım fırsatları ele alındı.

İSO Meclis Başkanı Zeynep Bodur Okyay ve İSO Başkanı  Erdal Bahçıvan ile birlikte İSO heyetinde İSO Meclis Başkan Yardımcısı Hasan Büyükdede, İSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İrfan Özhamaratlı, Yönetim Kurulu Üyeleri Ali Ulvi Orhan (Sayman), Nahit Kemalbay, Sultan Tepe, Ali Eren, Sadık Ayhan Saruhan, Bekir Yelken, M. Ata Ceylan, Nurhan Kaya, İSO Meclisi Katip Üyesi Serdar Urfalılar ve İSO Meclis Onur Üyeleri Ali Coşkun, Memduh Hacıoğlu, Oktay Duran ile çok sayıda meclis üyesi yer aldı.  Heyet ziyaretin ilk resmi buluşmasını Tahran Ticaret, Sanayi, Madenler ve Tarım Odası’nda Tahranlı sanayici ve iş insanlarıyla yaptı. Daha sonra Türk sanayiciler burada İranlı sanayiciler ile ikili görüşmeler yaparak yatırım ve işbirliği fırsatlarını ele aldı.


İSO Yönetim Kurulu Başkanı
Erdal Bahçıvan

Tahran Ticaret, Sanayi, Madenler ve Tarım Odası’nda yapılan ortak toplantıda İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, İranlı meslektaşlarına, gösterdikleri samimi ev sahipliğinden dolayı teşekkür etti. Ambargoların kaldırılmasıyla, son zamanlarda İran’ın büyük ekonomik potansiyelinin dünyanın gündemine girdiğini kaydeden Bahçıvan, dünya İran’a çok büyük bir ilgi gösterirken, çok sayıda ziyaret ve vaadin bu ilgiye eşlik ettiğini ama önemli olanın bir ziyaret ve vaat enflasyonu yaratmak değil, sonuç üretmek olması gerektiğini belirtti. Bahçıvan toplantıların somut çıktılar oluşturacak, sonuca odaklı ve verimli bir şekilde geçmesini yürekten arzu ettiklerini söyledi.


Tahran Ticaret, Sanayi, Madenler
ve Tarım Odası’nın Uluslararası
İlişkilerden Sorumlu
Başkan Yardımcısı
Mohammad Reza Bakhtiari

Tahran Ticaret, Sanayi, Madenler ve Tarım Odası’ndaki toplantı, odanın Uluslararası İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Mohammad Reza Bakhtiari moderatörlüğünde başladı. Bakhtiari, İSO heyetinin bugüne kadar Türkiye’den ağırladıkları heyetlerin en kalabalıklarından biri olduğunu söyledi. Türkiye ile ilişkilerin önemine değinen Bakhtiari aynı fikirde iki insan bulmanın mümkün olmadığını ancak pek çok ortak noktaya dayanılarak ilişkilerin geliştirilebileceğini kaydetti. 


Tahran Ticaret, Sanayi, Madenler
ve Tarım Odası Başkanı
Masoud Khansari

Daha sonra konuşan Tahran Ticaret, Sanayi, Madenler ve Tarım Odası Başkanı Masoud Khansari, Türkiye’nin İran’ın uluslararası yaptırımlara maruz kaldığı dönemde yanında olduğunu söyledi. İki ülke iş insanlarının kendi potansiyellerini çok iyi bildiğine değinen Khansari, iki ülkenin ortak kültürünün birbirini kolay tanımasını sağladığını ifade etti. Ambargoların kaldırılmasıyla Türkiye ile ilişkileri geliştirmelerinin zorunlu hale geldiğini belirten Khansari, Türkiye’nin önemli bir ticari ortak olduğunu, ortak coğrafya, din ve dil unsurları ile ticaret hacminin daha da artabileceğine işaret etti. Khansari, petrokimya, tekstil, hazır giyim, elektrik, enerji ve plastik sektörlerinde Türkiye’nin başarılı olduğunun altını çizerek İran’da bu sanayilerin ham maddesinin bulunduğunu belirtti. Banka ilişkileri ve gümrükte bazı sorunlar yaşandığını ifade eden Khansari, bunları çözmek için ellerinden geleni yaptıklarını ve çözüm üretmeye hazır olduklarını sözlerine ekledi.


Türkiye’nin Tahran Büyükelçisi
Rıza Hakan Tekin

Sonrasında konuşan Türkiye’nin Tahran Büyükelçisi Rıza Hakan Tekin, iki ülke arasındaki ilişkilerin sağlam kökene dayandığını, böylece ortaya çıkan sorunların da atlatılmasının kolaylaştığını söyledi. Ancak bu ilişkilerin beslenerek geliştirilmesi gerektiğine değinen Tekin, bunun da en önemli yolunun ekonomik ve ticari ilişkileri geliştirmek olduğunu ifade etti. Mevcut ekonomik ilişkilerin iki ülkenin potansiyelini yansıtmadığına işaret eden Tekin, son 1 yıl içinde yaşanan duraksamanın son 2 aydaki üst düzey ziyaretlerle aşıldığını ifade etti.

İlişkileri geliştirirken sorunlarla karşılaşılabileceğini ifade eden Tekin, Karma Ekonomik Komisyon’da da gündeme gelen tahkim konusunun bu sorunları aşamada önemli bir mekanizma olabileceğini dile getirdi. Tekin, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin üst düzey toplantılarda Türkiye tecrübesine önem verdiğini söylediğini ve İran’ın da Türkiye’deki gibi dinamik bir özel sektöre sahip olmak istediğini aktardı. Tekin, Türkiye’nin zor gün dostu olarak İran’ın yanında yer aldığını belirterek iş dünyasının İran’da yaşadığı sorunlarla ilgili her türlü yardıma hazır olduklarını sözlerine ekledi.

İSO Başkanı Erdal Bahçıvan burada yaptığı konuşmasına, İran denilince akla şiir, sanat ve edebiyat geldiğini belirterek başladı ve ünlü İranlı şair Sadi Şirazi’nin “Ben doğru yolda kaybolan kimse görmedim” sözüne atıfta bulunarak iki ülkenin iş insanları olarak doğru bir yolda karşılıklı iyi niyet ve güvenle daha güçlü ilişkiler kurmanın arayışı içinde olduklarını söyledi.

İstanbul Sanayi Odası Meclisi olarak ilk yurt dışı gezisini İran’a yaptıklarını ifade eden Bahçıvan, “Uygarlık tarihinin sayfaları, bazı ülkelerin sıradan ülkeler olmadığının örneklerini bizlere sunuyor. Bugün misafiri olduğumuz İran’ın, bu ülkeler içinde ilk sıralarda olduğuna inanıyoruz. Burada olmanın bu açıdan bizlere ayrı bir heyecan verdiğini de sizlerle paylaşmak istiyorum. İstanbul’daki birlikteliğimizde, iki ülke arasındaki esas zenginliğin coğrafi yakınlık, kültürel benzerlikler ve iki ülke halkının birbirine büyük bir sempatiyle yaklaşması olduğunu söylemiştim. İlişkilerimizin coğrafi, tarihsel, kültürel ve insani boyutları, hepimizin çok arzu ettiği ikili bağlarımızın gelişmesine katkı sunan çok önemli avantajlardır. Kadim uygarlıklara beşiklik yapan İran, renkli ve ilham verici tarihiyle, asırlardır Asya ile Türkiye arasında bir köprü görevi yapmaktadır. Aynı şekilde Türkiye de İran’ı Avrupa’ya bağlayan bir konumdadır. Özetle söyleyecek olursam, Türkiye ile İran coğrafi ve lojistik açıdan birbirleri için vaz geçilmez bir öneme sahip iki ülkedir” şeklinde konuştu.

Bahçıvan, Türkiye ile İran’ı birleştiren ve 1639’da çizilen, yaklaşık 400 yıldır da barış içinde yaşanarak değişmeyen ortak sınırın sadece iki ülke için değil, bütün Orta Doğu için özel bir anlam taşıdığını vurguladı. Bahçıvan, asırlardır barışı kucaklamış olan bu sınırın; sınırlar uğruna her gün insani trajedilerin yaşandığı Orta Doğu’da bir barış ve istikrar timsali olarak bütün ülkelere ilham vererek örnek olmasını diledi.

Türkiye ve İran’ın paylaştığı ortak coğrafyanın, tarihin en eski dönemlerinden başlayarak dünya ticaretinin bel kemiğini oluşturan İpek Yolu’nun tam ortasını teşkil ettiğini belirten Bahçıvan, İpek Yolu’nu içinde barındıran bu coğrafyada tarih boyunca tacirler ekonomik gelişmeye, toplumsal refaha ve barışa hep katkı yaptığını hatırlattı. Bahçıvan, ekonominin, ülkeler arasında toplumların ve kültürlerin yakınlaşmasında etkili bir rol oynayarak uzun ömürlü, kalıcı bir barışın doğmasına imkân sağlayan en önemli etken olduğunu kaydetti.

Bahçıvan, Türkiye’nin İran’a sadece ambargolar kalktıktan sonra ilgi gösteren, güven sergileyen bir ülke olmadığını belirterek şöyle devam etti:

“Bildiğiniz gibi, ‘Türkiye-İran Tercihli Ticaret Anlaşması’ 1 Ocak 2015’te, yani ambargoların kaldırılmasına yönelik müzakereler henüz devam ederken yürürlüğe girdi. Karşılıklı tarifelerin indirilmesinin yanı sıra tarife dışı ve tarife benzeri engellerin de kaldırılmasını kapsayan Anlaşma uyarınca, Türkiye 140 üründe, İran da 125 üründe karşı tarafa tarife indirimi sağladı. Hükümetimizin, yakında 30 ürünün daha indirim kapsamına alınacağını duyurmuş olması olumlu bir gelişmedir. 2015’te Türkiye ile İran arasındaki ticaret hacmi 9.7 milyar dolar oldu. Bu ticaretin yaklaşık 6.1 milyar doları Türkiye’nin İran’dan ithalatı; 3.6 milyar doları ise Türkiye’nin İran’a ihracatı olarak gerçekleşti. Biz bu ticaretin karşılıklı çabalarımızla çok daha ileri bir noktaya taşınabileceğine inanıyoruz. Türkiye-İran Tercihli Ticaret Anlaşmasında, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 2020 yılında 35 milyar dolara çıkartılması hedefi belirlenmişti. Bugün, ambargoların kaldırılmasının etkisiyle bu hedef öne çekilmiş durumda. Öyle ki, 2016’da ticaret hacminin 30-35 milyar dolara çıkması amaçlanıyor. Özetle, Türkiye-İran Tercihli Ticaret Anlaşması, asıl etkisini yaptırımların kaldırılmasının ardından gösterecek.”

Bahçıvan, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde yaşanan sorunlara da dikkat çekti. İran gümrüklerinde uygulanan gözetimin ihracatçıları mağdur ettiğini belirten Bahçıvan, gümrüklerde supalan yapılmaması sonucu yük taşıyan araçların tamamen boşaltılmasının gerektiğini ve bunun da ürünlere zarar verdiğini söyledi. Bahçıvan, gümrüklerde gözetimin kaldırılmasını ve supalana geçilmesini beklediklerini ifade etti. Öte yandan, gümrüklerde Türk araçlarının karşılaştıkları ayrımcı uygulamaların ve ödedikleri yüksek geçiş ücretinin de bir sorun kaynağı olduğuna işaret eden Bahçıvan, bu ayrımcılığa son verilmesi gerektiğini kaydetti. 

Bahçıvan, gümrüklerde yaşanan sorunların yanı sıra, iki ülke arasında ulaşım ağlarının yetersizliği ve taşıma maliyetlerinin çok yüksek olmasının da ticareti olumsuz etkilediğini belirtti. İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin, “Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi”nin geçtiğimiz haftalarda Ankara’da gerçekleşen toplantısında lojistik ve gümrüklerle ilgili sorunlara değindiğini belirterek Ruhani’nin, "Ulaştırma konusunda gerekli adımları atacağız. İki ülkenin özel sektörünü teşvik edeceğiz. Manileri ortadan kaldıracağız" sözlerini son derece önemli ve sevindirici bulduklarının dile getirdi.

Ambargoların kaldırılmasının getirdiği bir olumlu etkinin de bankacılık alanında olduğuna dikkat çeken Bahçıvan, İran’ın uluslararası bankacılık sistemine geri dönmesi sayesinde firmaların karşılıklı ticaretten elde ettiği gelirlerin doğrudan transferinin mümkün olmasını umduklarını söyledi. Bahçıvan, ticaretin en önemli unsuru olan bankacılık sistemindeki entegrasyonun gerekliliğine dikkat çekti.

İki ülke ticaretinde enerjinin çok özel bir yeri olduğuna değinen Bahçıvan, İran’ın dünyanın en büyük ikinci doğalgaz ve en büyük dördüncü petrol rezervlerine sahip olduğunu, petrolde, yaptırımlar öncesinde Türkiye’nin petrol ihtiyacının yarısını karşılayan İran’ın payının, yaptırımlara rağmen yüzde 30’a yakın kaldığını ve bu oranın hızla artacağının tahmin edildiğini kaydetti.

Sanayiciler için en önemli enerji kaynağı olan doğalgaz konusunda Türkiye için önemli bir kaynak olan İran’ın yılda 10 milyar metreküple Türkiye’nin en büyük ikinci doğalgaz tedarikçisi konumunda olduğunu belirten Bahçıvan, iki ülke ticaretinde doğalgaz ticaretinin daha da gelişmesi için diğer ülkelere göre daha pahalı olan İran doğalgazının uygun bir fiyat seviyesine çekilmesinin olumlu etkisi olacağının altını çizdi.

Bahçıvan şöyle devam etti:

“Ticaretin geliştirilmesinin yanı sıra gerek Türkiye’den İran’a yönelen yatırımların, gerekse İran’dan Türkiye’ye yönelen yatırımların artması gerektiğine inandığımızı da açık yüreklilikle ifade etmek istiyorum. Yatırımların karşılıklı olarak artması hiç kuşkusuz herkesin yararına olacak. Bu noktada, İranlı yatırımcıların özellikle petrokimya alanında Türkiye’de yatırım yapmalarının ülkemizde bu alandaki önemli üretim açığının giderilmesine katkıda bulunacağını hatırlatmakta fayda olduğuna inanıyorum.”


İSO Meclis Başkanı
Zeynep Bodur Okyay

İSO Meclis Başkanı Zeynep Bodur Okyay ise yüzyıllardır barış içinde yaşayan iki ülkenin ticaret elçileri olarak burada bulunduklarını söyledi. Okyay, iki ülke arasındaki sınırların 4 asırdır değişmediğini ve Orta Doğu’da olup da Batılıların çizmediği sınırlara sahip olmanın lüks ve önemli olduğunu kaydetti. Ambargoların kalkması ile iki ülke arasındaki ticaret hacminin önce 30 daha sonra da 50 milyar dolara ulaşabileceğine inandıklarını ifade eden Okyay, Ocak 2015’te yürürlüğe giren Tercihli Ticaret Anlaşması’nın ilişkileri geliştirdiğini ve bu anlaşma çerçevesinde gümrük vergilerine konu olan ürün sayısının artırılmasının faydalı olacağını dile getirdi.

İki ülke arasındaki ortaklığın kazan kazan prensibi ile daha da ileri götürülebileceğini belirten Okyay, yıkıcı rekabetten kaçınılması gerektiğine dikkat çekti.  Turizm konusunda Türk iş insanlarının İran’a yatırım anlamında katkı sağlayabileceğine değinen Okyay, otomotiv, perakende, makine ve madencilik sektörlerinde yeni işbirliklerinin geliştirilebileceğini kaydetti. Bu yeni dönemi bir başlangıç olarak gördüklerini vurgulayan Okyay, İSO Meclisi’nin büyük kısmının burada temsil edildiğini ve girişimcilerin gayretlerinin bu yeni süreçte çok önemli olduğunu sözlerine ekledi.

Konuşmaların ardından İran’daki yatırım fırsatlarını içeren bir sunum yapıldı. Daha sonra İSO’yu tanıtan bir sunum İranlı katılımcıların bilgisine sunuldu. Sunumlardan sonra Türk ve İranlı iş insanları kendi sektörlerine ayrılan masalarda ikili görüşmeler yaparak somut işbirliği olanaklarını ele aldı.


İSO Üyeleri Türkiye’nin Tahran Büyükelçiliği'nde verilen resepsiyona katıldı.