Özhamaratlı: “Markalaşma ve Tasarımla, Dünya Pazarlarındaki İddiamızı Sürdürüyoruz”

  • Etkinlikler
tekstil-surasi-02v2

İstanbul Ticaret Odası, tekstil sektör liderleri ve ilgili sivil toplum kuruluşlarını bir araya getiren Tekstil Şurası’nı İTO Meclisi’nde gerçekleştirdi. Ev sahipliğini İTO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Çağlar’ın yaptığı şuranın “Türk Tekstil Sektörünün Yapısı” başlıklı açılış oturumunda konuşan İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İrfan Özhamaratlı Türkiye’nin sanayileşmesinde tekstil ve hazır giyim sektörlerinin öncü sektör olduğunu söyledi.

Özhamaratlı, Uzak Doğu ülkeleri ile yaşanan rekabet nedeniyle bu sektörlerin önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini ve tasarım ile markalaşmaya yönelerek teknoloji düzeyini geliştirdiğini kaydetti. Sektörlerin büyüyen iç pazar ve yükselen ihracatın Türk ekonomisinin etkinlik ve dinamizmini artırdığını belirten İrfan Özhamaratlı özellikle hazır giyim sektörünün emek yoğun özelliği nedeniyle istihdama çok önemli katkı sağladığının altını çizdi.

Tekstil ve hazır giyim sektörlerinin Türkiye ekonomisi için önemine değinen Özhamaratlı bu iki sektörün 900 bin kişiye doğrudan istihdam sağladığını belirterek Türkiye imalat sanayiinde faaliyet gösteren kayıtlı işletmelerin istihdam ettiği her yüz kişiden yüzde 27’sinin bu iki sektörde çalıştığını aktardı. Tekstil ve hazır giyim sektörlerinin imalat sanayisi toplamıyla kıyaslandığında oldukça yavaş bir üretim performansı sergilediğini hatırlatan İrfan Özhamaratlı 2005-2014 arasındaki 10 yıllık dönemde imalat sanayinin üretim miktarının yüzde 37 artarken, bu artışın hazır giyimde yüzde 2,1 olarak gerçekleştiğini, tekstilde ise 2005 ortalamasına kıyasla 2014’te üretimin yüzde 3,6 oranında gerilediğini ifade etti.


İTO Başkanı İbrahim Çağlar

Tekstil ve hazır giyim sektörlerinin ihracatının diğer ülkelerle kıyaslandığında dünya pazarında önemli aktörlerden biri olduğunu söyleyen Özhamaratlı “Birleşmiş Milletler Ticaret Veri Tabanı’ndan aldığımız verilere göre 2013 yılında 12.1 milyar dolarlık ihracatımızla dünya tekstil pazarında 6. sırada yer alırken giyim eşyalarında 15.4 milyar dolarlık ihracatla 7. sıraya yerleşmiş durumdayız. Bu iki pazarda sırasıyla yüzde 3,9 ve yüzde 3,4’lük payımız var. Dünya pazarının üçte birinden fazlasını elinde tutan Çin’in liderliğinin yanı sıra Hindistan ve Vietnam’ın son yıllardaki yükselişi ihracatımız açısından önemli bir baskı oluşturdu. Ancak özellikle giyim sektöründe markalaşma ve tasarım alanlarına yönelmemiz sayesinde daha yüksek değerli ürünlerle dünya pazarlarında iddiamızı sürdürüyoruz” dedi.

Türkiye’nin net döviz kazancına en yüksek katkıyı bu iki sanayi sektörünün yaptığını hatırlatan Özhamaratlı “Son 10 yıla, yani 2005-2014 dönemine baktığımızda, tekstilde 64 milyar dolar, hazır giyimde 94 milyar dolar olmak üzere iki sektörün ekonomimize toplamda 158 milyar dolarlık net döviz kazancı sağladığını görüyoruz” şeklinde konuştu.

Konuşmasında sektörün geleceği için alınması gereken tedbirleri sıralayan İSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Özhamaratlı “Hammaddede yerli kaynakların geliştirilmesi ve üretim maliyetlerinin iyileştirilmesi doğrultusunda alınacak önlemler ve yatırım teşviklerinde sağlanacak iyileştirmeler sektörlerimizin gelişmesi açısından önem taşıyor. Tekstil ve hazır giyimde dünyanın önemli üretim merkezleriyle olan rekabetimizin son yıllarda daha da arttığı düşünüldüğünde, pazarımızın önemli bir kısmını oluşturan AB ile bölge ve çevre ülkelere ihracatımızın tedarikçi niteliği ve markalar ile artırılmasına yönelik destekler çok önemli. Türkiye’nin edindiği bölgesel moda ve alışveriş merkezi niteliğinin güçlendirilmesi gerekiyor. Sektörün nitelikli işgücü ihtiyacının karşılanması, kamuoyu sektöre yönelik algısının iyileştirilmesi ve piyasa gözetimi, denetimi ile kalite standartları alanında rekabeti kısıtlayıcı engellerin kaldırılması acil bir ihtiyaç olarak karşımıza çıkıyor. İstanbul’un sektördeki önemine binaen kalite, tasarım ve markalaşma süreçlerinde AR-GE faaliyetlerinin geliştirilmesi de gerekiyor” dedi.

Şura’nın açılış konuşmasını yapan İTO Başkanı İbrahim Çağlar makro ekonomiyi güçlendirmek ve büyümeyi artırmak için hangi sektörün ne durumda olduğunu bilmeleri gerektiğini söyledi. Çağlar “İki sektörün Türk ekonomisi için en önemli olduğunu tespit ettik: İnşaat ve tekstil. Tekstil bugün kendini baştan aşağı üretebilen bir sektör. Bu nedenle sektörü önemsedik ve tekstile yatırım yapalım istedik” şeklinde konuştu.

Türkiye Tekstil Sanayi İşverenleri Sendikası Yönetim Kurulu Üyesi Ali Osman Kilitçioğlu’nun moderatörlüğünde yapılan oturumda konuşan İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Tanrıverdi sayısal verilerle tekstil sektörünün dünya ticaretindeki yerini anlattı. Tanrıverdi 2015 yılında Türkiye’nin tekstil ihracatını en çok Ukrayna’daki savaş ve Rusya’daki krizin etkilediğini anlattı.

MÜSİAD Tekstil ve Deri Sektör Kurulu Başkan Yardımcısı Cafer Karaduman da Türkiye’nin Çin, Rusya ve AB pazarlarındaki konumunun gerilediğini belirterek bu durumdan çıkış yollarının aranması gerektiğini belirtti. Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Şeref Fayat ise tekstil sektörünün güncel sorunlarını anlatarak çözüm önerilerini katılımcılarla paylaştı.