TOBB Müşterek Konsey Toplantısı, Gümrük ve Ticaret Bakanı Tüfenkci’nin Katılımıyla Yapıldı

  • Etkinlikler
tobb-konseyi2016-02

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Müşterek Konsey Toplantısı, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde Ankara’da gerçekleşti. Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci ile aynı zamanda TOBB Sanayi Odaları Konseyi Başkanı olan İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın da katılarak bir konuşma yaptığı toplantıya Türkiye’nin çeşitli odalarından çok sayıda Konsey üyesi katıldı. TOBB Ticaret ve Sanayi Odaları Konseyi Başkanı Osman Yıldırım, TOBB Ticaret Odaları Konseyi Başkanı Ekrem Demirtaş, TOBB Deniz Ticaret Odaları Konseyi Başkanı Sefer Kalkavan ile TOBB Ticaret Borsaları Konseyi Başkanı Ö. Abdullah Özdemir’in de yer aldığı toplantı TOBB İkiz Kuleler’de yapıldı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, TOBB’un demokrasi şehitleri için toplandığı yardımın 27 milyon liraya ulaştığını söyledi. Hisarcıklıoğlu, darbe girişimi sonrasında faaliyetlerini üç eksen üzerine oturttuklarını ve bu kapsamda yurt dışında algı yönetimi için resmi diplomasi sürecine destek sağladıklarını dile getirdi. Hisarcıklıoğlu, "Ayrıca 98 ülkedeki muhataplarımızla ve 25 çok uluslu iş örgütü ile temaslar kurduk. Yurt dışındaki bilgi kirliliğini kaldırmak için buralarda hızlı bilgilendirmeler gerçekleştirdik. Yarın da Cumhurbaşkanımızla birlikte Çin'de G20 toplantısına gidiyoruz" ifadesini kullandı.


Gümrük ve Ticaret Bakanı
Bülent Tüfenkci

Toplantıda bir konuşma yapan Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci ise Bakanlık olarak iş dünyasıyla iş birliğine devam edeceklerini söyledi. Küresel finans krizinin etkilerinin halen görüldüğünü belirten Tüfenkci, bazı ülkelerde ise sorunların derinleştiğini ifade etti.

ABD ekonomisinin toparlandığı dile getirilse de bunun kalıcılığı noktasında mutabakat bulunmadığını belirten Tüfenkci, küresel ekonomideki yavaşlamaya rağmen Türkiye'nin kesintisiz büyümeye devam ettiğini vurguladı. Tüfenkci, 15 Temmuz'da yaşanan hainliğe rağmen halkın demokrasinin yanı sıra ekonomiye de sahip çıktığına dikkati çekti. Büyümeyi destekleyecek adımlar attıklarını dile getiren Tüfenkci, bu kapsamda yatırım teşviklerinin de artırıldığını söyledi.

Ekonomi politikaları üretirken siyasi çıkar gözetmediklerini ve mali disiplinden taviz vermediklerini belirten Tüfenkci, "Özel sektörü teşvik etmeye devam edeceğiz. Merkez Bankamız faiz oranlarını aşağı çekmeye devam ediyor. Talebimiz, bankalarımızın da Merkez Bankası’na uyarak, faiz politikalarını gözden geçirerek, reel sektörümüzü rahatlatması" şeklinde konuştu.

Terör örgütleriyle mücadele ederken bir yandan da ekonomik iyileşmeye yönelik çalışmalar gerçekleştirdiklerini dile getiren Tüfenkci, "Ne yaparlarsa yapsınlar, üretmeye devam edeceğiz. Kim ne yaparsa yapsın, ekonomimizi büyütmeye devam ediyoruz. Buna da kesintisiz devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu.

FETÖ ile mücadelenin gerek kamu gerekse özel sektörde devam etmesi gerektiğine işaret eden Tüfenkci, şöyle devam etti: 

"Bu yapı devlete sızdığı gibi oda ve borsalarımıza da şu veya bu nedenle sızmıştı. Bununla ilgili hükümet olarak direkt müdahaleden ziyade oda ve borsaların kendi içlerindeki yapıları ayıklamalarını istemiştik. Bugüne kadar 16 yönetim kurulu başkanı, 17 meclis başkanı, 442 meclis üyesi görevlerinden ayrılmış ve istifa etmiştir. Bu yaklaşık yüzde 5'e tekabül etmektedir. Bundan sonra da bu mücadeleyi sürdürüp, yapıya dahil olanları hızlı bir şekilde ayıklamamız lazım."

Tüfenkci, bu noktada bir gevşeklik hissedilmesi durumunda Bakanlık olarak devreye de girebileceklerine işaret etti.

TOBB Müşterek Konsey Toplantısı’nda İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan da bir konuşma yaptı. Bahçıvan, Türkiye’nin zorlu bir dönemden geçtiğini ve 15 Temmuz akşamından beri birliğe, diyaloğa, istişareye en çok ihtiyaç duyulan bir süreçte olduklarını söyledi. 15 Temmuz’la birlikte milletin, birlik ve beraberlik duygusu eşliğinde milli iradeye ve demokrasiye sahip çıktığını belirten Bahçıvan, 7 Ağustos’ta yapılan Yenikapı mitinginde de bu atmosferi birlikte yaşadıklarını ve paylaştıklarını dile getirdi.

İçeride bütün dünyaya örnek olacak bir mücadele verilirken, elbette dış dünyayı da ihmal edilmemesi gerektiğine değinen Bahçıvan, özellikle uluslararası yatırımcıların Türkiye ve Türkiye ekonomisi hakkında doğru bilgilendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Geçtiğimiz günlerde İstanbul Sanayi Odası olarak gerçekleştirdikleri “Türkiye’ye Güvenenler, Türkiye’de Üretenler” temalı etkinlikte, bir yandan ekonominin gerçeklerini uluslararası kamuoyuna anlatmalarına vesile olurken, diğer yandan Türkiye’ye duyulan güvenin en güzel örneğini oluşturduğuna dikkat çekti. Bahçıvan, bu tür etkinliklerin değişik temalarla sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.

İş dünyası olarak bütün çaba ve faaliyetlerle bugüne kadar demokrasinin, milletin, devletin yanında olduklarını belirten Bahçıvan, bundan sonra da yanında olmaya devam edeceklerini vurguladı.

Konuşmasında sanayicilerin karşılaştığı sorunlara değinen Bahçıvan, gelişmiş ekonomilerde nitelikli ekonomik büyümenin, toplumsal refahı artırmanın yolunun sanayiden geçtiğini söyledi. Üretimden, reel ekonomiden uzaklaşmış ekonomilerin ise ağır bedeller ödediğine dikkat çeken Bahçıvan, Türkiye’de de bu gerçeğe önem veren bir anlayışın son zamanlarda giderek gelişmesini memnuniyetle karşıladıklarını dile getirdi.

Bahçıvan, yakın zamanlarda siyasi otoritenin bu konudaki söyleminin sanayicilerle benzer olmasının; bu doğrultuda hükümetin reform paketlerini ardı ardına hayata geçiriyor olmasının sanayi ve ekonomi adına kendilerine büyük bir mutluluk verdiğini ifade etti.

Sanayicilerin ve iş dünyasının son dönemde hükümetten ve bakanlardan çok büyük bir ilgi ve destek gördüğünü belirten Bahçıvan, Bülent Tüfenkci’nin kendileriyle beraber olmasının bunun en somut örneklerinden birisi olduğu kaydetti. Bahçıvan, yaşadıkları zorlu zamanlarda dahi gerekli adımları atmaktan, cesur tedbirler almaktan imtina etmeyen kararlı bir hükümetin ve ekonomi yönetiminin hayati bir öneme sahip olduğunun altını çizdi.

Son haftalarda hazırlıkları hızlandırılan “Üretim Reform Paketi”ne de değinen Bahçıvan, pakette büyük sanayi alanlarının oluşturulacak olmasının, yatırımcının finansmana erişiminin kolaylaştırılmasının, yeni nesil sanayi devrimine hazırlık gibi kendilerine çok yakından ilgilendiren hususların yer alacak olmasının heyecan verdiğini dile getirdi. Sanayicinin özellikle yüksek teknolojinin olduğu bölgelerde yapacakları yatırımlarda yüksek arsa ve gayrı menkul fiyatlarına kurban edilmemesi gerektiğini vurgulayan Bahçıvan, bunun için İstanbul Sanayi Odası olarak önerdikleri “Emlak Sanayi” modeli konusunda hükümetin somut adımlar atmaya başlamış olmasının kendileri için anlamlı ve değerli olduğunu ifade etti.

Bahçıvan “Biz sanayiciler, her koşulda üretmeyi, ihracat yapmayı, ülkemizi kalkındırmayı en büyük öncelik olarak gördük, öyle görmeye de devam edeceğiz. Şimdi artık üretime odaklanmanın zamanıdır. İşimizin başında olarak, üretimi sürdürerek her tür tehdide karşı dimdik ayakta olduğumuzu göstermenin zamanıdır. Bugün bu salonda olduğu gibi bir ve beraber oldukça, var gücümüzle çalışmaya devam ettikçe hiçbir tehdidin hükmü olmayacağına bütün yüreğimle inanıyorum” şeklinde konuştu.

TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu da Türkiye'nin 100 sene öncesine benzer istiklal ve istikbal mücadelesi verdiğini ifade ederek, "Çeşitli isimler altındaki terör örgütlerinin alçakça saldırılarının zaten hedefindeydik. 15 Temmuz'daysa bunlardan daha sinsi olan ama aynı hainlikteki FETÖ örgütünü gördük. Hem Türkiye siyaseti hem de Türkiye ekonomisi için tarihi bir stres testi verdik. Milletin dirayetiyle bu test başarıyla geçildi. Türkiye, gücünü sandıktan, yetkisini milletten almayan bir idareyi meşru kabul etmeyeceğini bütün dünyaya gösterdi" diye konuştu.

Oda ve borsa camiası olarak darbe girişimine ilk tepki gösteren, kalkışmayı tanımadığını açıklayan meslek kuruluşu olmaktan dolayı gurur duyduklarını belirten Hisarcıklıoğlu, oda ve borsaların, demokrasi mitinglerine katıldığını, gıda ve lojistik gibi çok çeşitli destekler verdiğini dile getirdi.

Yerleşik yatırımcıların güvenini tesis etmenin ve yükseltmenin önemine dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, bu çerçevede çeşitli toplantılar düzenlediklerini dile getirdi. Hisarcıklıoğlu, odaklandıkları diğer bir konunun reformlar olduğunu ifade ederek, yapısal reformlara ve küresel rekabette kendilerini öne çıkaracak adımlara her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduklarını söyledi.

Bir süre önce Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, TOBB ve İŞKUR olarak Türkiye ekonomisinin istihdam dostu büyümesini daha da güçlendirecek mesleki eğitim ve istihdam seferberliği başlattıklarını anımsatan Hisarcıklıoğlu, "81 il ve 160 ilçedeki oda ve borsalarımız kanalıyla, iş dünyasının nitelikli çalışan ve stajyer ihtiyacını tespit edeceğiz. İŞKUR da bu talepleri karşılayacak eğitimler verecek. Buradan istihdam temin eden bir firma, 54 aya kadar varan sürelerle işveren primi ödemeyecek. Yani SGK prim maliyeti yüzde 50 azalmış olacak" diye konuştu.

KOBİ'lerin Kredi Garanti Fonu'ndan daha fazla yararlanmalarını sağlamak için teminatlandırmadaki kısıtlamaların kaldırılması gerektiğine dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, "Vergisini düzenli ödeyen firmalar ödüllendirilmeli. Yargıdaki sıkıntıları rahatlatmak üzere, belli miktarın altındaki ticari davalarda tahkim zorunlu kılınmalı. İnanıyorum tüm bu çalışmalar kısa sürede sonuç verecek ve Türkiye yeniden tempolu büyüme sürecine girecektir" ifadesini kullandı.

TOBB olarak yıllardır ‘’Güçlü Ekonomi ve Kaliteli Demokrasi” sözünü vurguladıklarını anlatan Hisarcıklıoğlu, bu ikisinin birbirini tamamlayan bir bütün olduğunu söyledi. Bunlardan birisi olmadan diğerinin olmayacağını ifade eden Hisarcıklıoğlu, “Sağlamlığı tescillenmiş demokrasimizle, siyasi partilerimiz arasında başlayan mutabakat zeminiyle, halkımızdaki birlik beraberlik duygularıyla, geleceğe daha olumlu bakıyoruz. Siyasetteki mutabakat ortamının, piyasalardaki güveni artıracağına ve ekonomimize yeni bir ivme kazandıracağına inanıyoruz. Hükümetimizin, son dönemde özel sektörü rahatlatan, Vergi ve Prim borçlarının yeniden yapılandırılması, İş ve Yatırım ortamını iyileştiren düzenlemeler, Damga Vergisinde sağlanan kolaylıklar gibi adımlarını takdirle karşılıyoruz” diye konuştu.