TOBB Sanayi Odaları Konseyi Yılın İlk Toplantısını Ankara'da Yaptı

  • Etkinlikler
tobb-konseyi-02

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Sanayi Odaları Konseyi, yılın ilk toplantısını TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ev sahipliğinde Ankara TOBB İkiz Kuleler’de gerçekleştirdi. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık ile Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci’nin de katıldığı Konsey toplantısına sanayi odalarından yoğun bir katılım oldu.

Aynı zamanda TOBB Sanayi Odaları Konseyi Başkanı olan ve toplantının açılışında konuşan İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, toplantının Türkiye’nin en güçlü ve en etkin sivil toplum kuruluşlarının başında gelen Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin çatısı altında, yaşanılan sorunlarla doğrudan ilgili iki Bakanla birlikte gerçekleştiriliyor olmasını anlamlı ve değerli bulduğunu söyledi.

Toplantıda konuşan Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci ekonominin en temel unsurunun üretim olduğuna dikkat çekti. Tüfenkci, görevlerinin, iş dünyasının daha fazla üretmesini ve kazanmasını sağlamak olduğunu dile getirdi. Bakan Tüfenkci, sanayi odalarının sorunlarının çözümü noktasında ellerinden geleni yapacaklarına işaret ederek, sanayi sektörüne yönelik çalışmaların öncelikli takipçisi olduğunu söyledi. Tüfenkci, "İhracat ve ithalat yaparken gümrükteki işlem sürelerini daha da kısaltarak maliyet ve zamandan tasarrufa yönelik projeler geliştiriyoruz. Dünya Ticaret Örgütü 9. Bakanlar Konferansı’nda kabul edilen 'Ticaretin Kolaylaştırılması Anlaşmasını' ülke olarak ocak ayında onayladık. Bu anlaşma, uluslararası düzeyde yapılmış en kapsamlı 'ticareti kolaylaştırma' anlaşmasıdır. Bizim sanayicimiz, ticaret erbabımız ülkemizde sahip olduğu kolaylıklardan, bu anlaşmayı imzalayan tüm ülkelerde aynı biçimde faydalanacaklar” şeklinde konuştu.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık ise Borsa İstanbul bünyesinde kurulacak Fikri Mülkiyet Borsası’yla patentlerin ticarileşmesi açısından çok iyi sonuçlar alacaklarını söyledi. Işık, Patent Kanunu’nu da TBMM gündemine taşımak için Ekonomi Koordinasyon Kurulu'na bu konularla ilgili sunum yapmayı hedeflediklerini ifade etti. Türkiye'nin yaptığı sanayi ihracatında düşük teknoloji ürünlerden orta teknoloji seviyesine sahip ürünlere çıktığını belirten Bakan Işık, yüksek teknolojili ürünlerin ihracattaki payının yüzde 4 civarında olduğu bilgisini verdi. Işık bu oranın en az yüzde 15 seviyesine çıkarılması gerektiğini, yüksek teknolojili sektörlerde yaklaşık 70 milyar dolar ihracatı olan Japonya'nın bu sektördeki kilogram başına ihracat rakamının 176 dolar olduğunu belirtti.

Toplantıda konuşan TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ise emtia fiyatlarında yaşanan gerilemenin çok çarpıcı olduğunu söyledi. Hisarcıklıoğlu petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki gerilemenin bir yönüyle Türkiye’nin ithalat faturasını düşürdüğü için lehine olduğunu ancak ihracatın üçte birinin, yurt dışı müteahhitlik işlerinin yüzde 85’inin ve gelen turistlerin yarısının petrol ve doğalgaz ihracatçısı ülkelerden geldiğini kaydetti. Hisarcıklıoğlu bir tarafta enerji giderinin azaldığını ancak öte yandan döviz geliri sağlayan sektörlerin bu süreçte oldukça zorlandığını ifade etti. Son dönemde yaşanan terör olaylarına da değinen Hisarcıklıoğlu terör olaylarının arttığını, bölgedeki iş dünyasının bundan çok etkilendiğini belirterek Türkiye’nin büyük bir ülke olduğunu ve her sorunu aşabileceğini kaydetti.

Aynı zamanda TOBB Sanayi Odaları Konseyi Üyesi de olan İSO Meclis Üyeleri Kenan Baytas, Nurhan Kaya, Süleyman Nazif Orakçıoğlu, Ömer Faruk Kavurmacı ve Ali Kösedağ’ın da katıldığı toplantıdaki konuşmasında İSO Başkanı Erdal Bahçıvan başta bilim ve teknoloji olmak üzere, birçok alanda yaşanan değişimlerle yeni bir dünyanın şekillendiği dönemde olduğumuzu söyledi. Bahçıvan, bu dönemin uzun bir hazırlık dönemi yaşadığını, yıllar önce hayal edilen, teorik olarak konuşulan olgular ve ürünlerin, bugün pratik hayatımızın bir parçasına dönüştüğünü ifade etti. Toplumların da bu değişimden nasibini alarak hızlı, köklü ve büyük değişiklikler yaşadığına dikkat çeken Bahçıvan, sanayicileri de giderek içine çeken bu değişimin kültür, ekonomi, politika, iş, hiyerarşi, liderlik ve değerler gibi çok farklı alanları kapsadığına değindi.

Bahçıvan bu değişim sürecinde bilgi, inovasyon ve teknolojinin çok önemli bir role sahip olduğuna vurgu yaparak insanlığın önünde muazzam olanakların açılmakta olduğunu ve sanayicilerin bu gelişmeye her geçen gün daha fazla tanıklık ettiğini belirtti. Bahçıvan, gelişmiş ülkelerin geride bırakmak üzere olduğu sanayi toplumunda bir şirketin değerinin fabrika binaları ve makina parkı ile ölçülürken; bugünün başarılı firmalarının sahip oldukları AR-GE kapasitesi, patent sayısı, bilgi ve enformasyonu etkili kullanabilme, sosyal sermaye, insanların niteliği ve mutluluğu gibi özelliklerle değerlendirildiğini ifade etti.

Böyle bir süreçte Türkiye’nin yeni ve çok daha geniş ufuklu bir anlayışa yönelmesi gerektiğine inandıklarına dikkat çeken İSO Başkanı Bahçıvan, hükümetin son yıllarda sergilediği etkin çabalara baktığımızda, ülkemizin böyle bir anlayışa doğru yol aldığına yakından tanıklık ettiklerini, bunun da geleceğimize dair umut ve güven verdiğini söyledi.

Bahçıvan, Onuncu Kalkınma Planı, bu plana uygun olarak hazırlanan Orta Vadeli Programlar ile Öncelikli Dönüşüm Programları ve Eylem Planları, Türkiye Sanayi Strateji Belgesi ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Stratejik Eylem Planı başta olmak üzere pek çok çalışmanın sahip oldukları umut ve güvenin kaynağını oluşturduğunu ifade etti. Bahçıvan şöyle devam etti:  

“Güçlü bir ekonomiye ve istikrara sahip olmak, bugünün gelişmiş ülkelerinin ortak bir özelliğidir. Türkiye 1 Kasım 2015 seçimlerinden sonra çok arzu edilen güçlü bir istikrarı yakalamış bulunuyor. Bu istikrarın kıymetini hepimiz çok iyi bilerek güçlü bir ekonomiye geçiş için elbirliğiyle çalışmalıyız. Zaman hızla ilerliyor. Klasik sanayileşme artık çok gerilerde kaldı. Geleceğe hazırlanmak noktasında geç kalmak gibi bir lüksümüz yok. Dünyada yeni üretim modelleri gündeme gelirken, Sayın Bakanımız Fikri Işık’ın “Bizim artık yeni nesil teknolojilere, sanayi 4.0 gibi geleceğe damga vuracak dönüşümlere daha fazla zaman ayırma zorunluluğumuz var” sözüne katılmamak mümkün değil. Sayın Bakanımızın bürokrasiyi azaltacak adımlarının yanı sıra, Ar-Ge reform paketini, tasarım ofislerine destek sağlanmasını, KOBİ’lerin de Ar-Ge indiriminden yararlanacak olmasını, geleceğimiz için önemli adımlar olarak görüyoruz.”

Sanayiciler olarak her geçen gün artan rekabet koşullarında zorlu bir iş olan üretimi gerçekleştirmenin gayreti içinde olduklarını kaydeden Bahçıvan, bir ürünü üretmek kadar satmak da bugünün dünyasında giderek zorlaştığını, bu noktada ticari hayatta piyasa gözetim ve denetiminin etkili şekilde işletilmesinin, haksız rekabetin oluşmasının ve yaygınlaşmasının önüne geçilmesinin son derece önemli olduğunu belirtti. Bu kapsamda örnek olarak standart dışı ürünlerin ithalatında gümrüklerimizde daha sıkı denetim uygulanmasının gerekli olduğuna inandıklarını kaydeden Bahçıvan sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dış ticaretimiz açısından bir önemli konuya daha değinmek istiyorum: Gümrüklerde etkin ve hızlı bir sistemin varlığı, dış ticarette rekabet gücümüzün artırılmasına katkı sağlayacaktır. Gümrüklerdeki yığılmaların önüne kısa vadede geçebilmek için pastperformans uygulaması da bir alternatif olarak düşünülmelidir. Sayın Bakanımız Bülent Tüfenkci’nin bu bağlamda ‘Bakanlığının önceliğinin yasal ticareti mümkün olduğu kadar kolaylaştırmak, yasa dışı ticareti engellemek olduğunu’ vurgulaması, ayrıca gümrüklerde kağıt dönemini e-beyan sistemiyle kaldıracaklarını açıklaması biz sanayicileri oldukça memnun etmiştir. Bu olumlu gelişmeleri ifade ederken, gündelik hayatımızda hepimizin hissettiği ve bizleri kaygılandıran bazı hususlara da değinmek istiyorum: Bir ekonomi için güven çok şeyden önde gelir. Seçim öncesinde 82,6 seviyesinde olan ekonomik güven endeksi 1 Kasım seçimlerinin geride kalmasıyla birlikte yaygınlaşan politik istikrar beklentisine bağlı olarak Kasım ayında 104,8’e yükselmişti. Ancak ocak ayına geldiğimizde endeksin bir önceki aya göre yüzde 16,8 azalarak yeniden 83,9’e gerilemesi hepimizi üzmektedir. Tüketici ve üreticinin beklenti ve eğilimlerini olumluya çevirecek gerekli önlemler bir an önce hayata geçirilmelidir.”

İhracatın son dönemdeki performansının bir başka endişe kaynakları olduğuna değinen İSO Başkanı Bahçıvan, ekonominin motoru olan ihracatın, küresel piyasalardaki olumsuzlukların yanı sıra komşu coğrafyalarda yaşanmakta olan jeopolitik gerilim ve çatışmalardan olumsuz etkilendiğini kaydetti. 2008 küresel krizine rağmen yıllara sari olarak iyi bir performans sergilemiş olan ihracatın yüzde 8,7’lik keskin bir düşüş sergilemesinin dikkate değer olduğunu ifade eden Bahçıvan bunun devam etmesi halinde birçok sektöre ve ekonomimize ağır faturaların çıkacağı açık olduğunu, sorun yaşayan ihracatçılarımıza ve sektörlerimize vakit kaybetmeksizin destek olunması gerektiğini kaydetti.

Bahçıvan sözlerine şöyle devam etti:

“Rekabet gücümüzü olumsuz etkileyebilecek adımlardan sakınmamız gerektiğini de burada özellikle vurgulamak istiyorum.  64’üncü Hükümet, işgücünün refahını artıracak adımları atarak bu kesimi memnun etmektedir. Ancak işverenler haklı olarak omuzlarına binecek yeni ağır yüklerden endişe duymaktadır. Hükümetimizin bu endişeyi dikkate almasını, ortaya çıkacak yükü paylaşacağını açıklamasını takdirle karşılıyoruz. Ülkemiz sanayiinin dünya rekabeti içinde yerini alması için işçinin de işverenin de amaç birliği içinde çalışması ülkemiz ekonomisi açısından büyük bir önem taşımaktadır. Giderek zorlaşan küresel rekabet koşulları karşısında bu amaç birliğini sağlamak için tüm kesimlere büyük görev ve sorumluluk düşmektedir. Yükseliş eğilimi sergileyen işsizlik rakamları bu görev ve sorumluluğun ne kadar önemli olduğunu herkese gösteriyor. Yüzde 10’un üzerinde seyreden işsizliğe gençler üzerinden bakıldığında yüzde 19 gibi çok daha yüksek rakamlar karşımıza çıkıyor. O halde, çalışma hayatımızdaki denge ile barışı bozacak tutum ve davranışlardan sakınmak herkese fayda sağlayacaktır.“

Enflasyonun tekrar bir sorun olarak ortaya çıktığını belirten Bahçıvan tek haneli rakamlara indirilen enflasyonun yüzde 6-7 bandında uzun bir süre tutunduktan sonra çift haneli rakamları zorlamaya başlamasının üzüntü verici olduğunu, enflasyonu yüzde 5’in altına indirme hedefine bir an önce yeniden odaklanılması gerektiğini ifade etti.

Piyasalarda bir durgunluk, ödeme ve tahsilat imkânlarında düşüş ile nakit akışına dair sıkıntıların dile getirildiğine dikkat çeken Bahçıvan, böyle bir durum karşısında iş dünyasıyla finans sektörü arasındaki ilişkinin diyaloğa ve çözüme odaklı olmasının önemli olduğunu, her iki tarafın karşılıklı sağduyuya dayalı bir yaklaşımı benimsemesinin sorunların daha fazla büyümesine engel olacağını söyledi. “Sonuçta hepimiz aynı gemideyiz. Üretim çarkını, ekonominin akışını sekteye uğratacak her yanlış adım iş dünyası kadar finans kesimini de sıkıntıya sokar. Bundan önceki sıkıntılı dönemlerde olduğu gibi bu dönemde de güvene dayalı bir işbirliği anlayışıyla sorunların üstesinden gelinmelidir” diyen Bahçıvan, sanayiciler olarak, her zaman üretimin ön planda olması gerektiğini savunduklarını, hükümetin son yıllarda yaptığı çalışmalarla yeni ekonomi hikâyesini bu doğrultuda oluşturduğunu memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti.

Türkiye’yi güçlü bir ekonomiye kavuşturmak için herkese büyük görevler düştüğünün aşikar olduğunu belirten Bahçıvan en çok ihtiyaç duyulan şeyin işbirliği kültürü olduğunu vurguladı. İşbirliği anlayışımızda bir değişimin kaçınılmaz olduğunu belirten Bahçıvan, işbirliğini, tek seferlik bir stratejik tercihin adı olmaktan çıkartıp, kişisel ve kurumsal bir değere dönüştürmeleri gerektiğinin altını çizdi.

Bahçıvan sözlerini “Önümüzdeki dönemde Hükümetimizle, Bakanlıklar ve ilgili bürokratlar ile yol boyunca sürdürülebilir, kalıcı bir diyalog başlatmak arzusundayız. Bugün iki Bakanımızla burada yaptığımız toplantının, bu arzumuzun gerçekleşmesine vesile olmasını yürekten temenni ediyorum” diyerek noktaladı.