Türkiye Bilişim Derneği, “1. İstanbul KOBİ’ler ve Bilişim Kongresi”ni Yaptı

  • Etkinlikler
kobi-bilisim-kongresi-01

Türkiye Bilişim Derneği (TBD) tarafından düzenlenen ve İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) da destekleyen kurumlar arasında yer aldığı “1. İstanbul KOBİ’ler ve Bilişim Kongresi” InterContinental Otel’de gerçekleşti. İSO Başkan Yardımcısı Adnan Dalgakıran’ın da açılışta konuştuğu “Akıllı Üretimle Küresel Rekabet” sloganıyla yapılan etkinlikte sanayi, iş dünyası, bilişim ve girişimcilik ekosisteminden çok sayıda katılımcı yer aldı. Etkinliğe Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), İstanbul Ticaret Odası (İTO) ve KOSGEB de destek verdi.

İSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Adnan Dalgakıran, etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada bilişimin 21. yüzyılın en önemli unsurlarından biri olduğunu ve KOBİ’lerin bilişim ile bağını geliştirmek istediklerini söyledi. Türkiye’de daha fazla sayıda girişimci olması gerektiğinin konuşulduğunu, ancak zaten sayı olarak yeterince girişimci olduğuna değinen Dalgakıran, nitelikli girişimci olarak ayırım yapılması gerektiğini anlattı. Makine sektöründe 13 bin üreticinin 15 milyar dolar ihracat yaparken Almanya’da 6 bin üreticinin 300 milyar dolar ihracat yaptığı bilgisini veren Dalgakıran, nitelikli üretime odaklanılması gerektiğinin altını çizdi.

Gelişmiş Batı ülkeleri ile sofistike üretimde makasın açıldığına dikkat çeken Dalgakıran, nicelikten çok niteliğe odaklanılması gerektiğini anlattı. AR-GE konusunda Cumhuriyet tarihinin en büyük desteklerinin verilmesine karşın iş yapma kültürünün değişmediği için bu teşviklerden yeterince faydalanamadıklarını belirten Dalgakıran, hükümet, KOBİ’ler ve iş dünyasının kendi eksiklerini analiz etmesi ve bunları samimiyetle ortaya koyması gerektiğini dile getirdi.


İSO Başkan Yardımcısı
Adnan Dalgakıran

Türkiye’nin orta gelir tuzağından kurtulamadığını ifade eden Dalgakıran, insanların değişim ihtiyacını tam anlamıyla yaşamadığını söyledi. Bunun için ya dibi görmesi ya da nitelikli yüzde 5’lik bir kesimi iyi eğiterek sistemin önüne koşulması gerektiğini aktaran Dalgakıran ancak böyle değişim sürecini başlatabileceklerini anlattı. KOBİ’lerin önümüzdeki dönemde büyük bir eleme ile karşı karşıya kalacağına dikkat çeken Dalgakıran, ölçek ekonomisini yakalamak için konsolidasyonlara hazır olunması gerektiğini dile getirdi. Dalgakıran, İSO olarak dijitalleşme yönünde önemli çalışmalar yaptıklarını anlattı ve firmaların dijitalleşmenin neresinde olduklarını analiz ettiklerini dile getirdi.


Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakan
Yardımcısı Doç. Dr. Hasan Ali Çelik

Kongrede bir konuşma yapan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Hasan Ali Çelik, KOBİ tanımının çok geniş tutulduğunu belirterek KOSGEB yoluyla verdikleri desteklerde daha çok teknolojik veya stratejik ürün üretenlere öncelik tanıdıklarını söyledi. Çelik, Türkiye’nin üretim imkanlarını artırmak ve katma değeri yüksek ürün üretmesini teşvik etmek için Teknoloji Geliştirme Merkezleri’ni desteklediklerine değindi. Dünyanın küresel bir rekabet içinde olduğunu ifade eden Çelik, üretmenin çok da zor olmadığını ancak teknolojik üretimin, olmayanı üretmenin ve yenilikçi üretimin zor olduğunu vurguladı. KOBİ’lerin Sanayi 4.0’ı yakından izlemek zorunda olduğunu kaydeden Çelik, bu konuda Bakanlık olarak bir platform oluşturduklarını anlattı.

Çelik şöyle konuştu:

“İşletmelerin dijital dönüşüm sürecinde kamudan ne beklediğini sorguluyoruz. Ne yapmalıyız ki geç kalmayalım, geri kalmayalım. 4. Sanayi Devrimi’nin tüketeni değil katkı sağlayanı olalım, istiyoruz. Birbirimize açık olmalıyız. Böyle toplantılar iletişim kanallarıdır. Bence finansmanı çok konuşuyoruz. Sorunlarımızı keşfedip arayış içerisinde olursak daha çok ilerleriz. Kaynak sorunu var, yeni bir ürünü üretenler finansman bulmakta zorlanıyor. Bu konudaki anlayışımız değişmeli. Bilinmedik işe kaynak sağlayamayız deniyor, asıl bilinmedik işi yaparsak ekonomimizi parlatabiliriz.”


TBD Genel Başkanı Rahmi Aktepe

TBD Genel Başkanı Rahmi Aktepe ise TBD’nin dünyanın ilk bilişim derneği olduğunu belirterek bu yıl 47. yaşını kutladıklarını söyledi. Sosyal ve ekonomik gelişme ile kalkınma politikalarının en çok konuşulan kavramının KOBİ’ler olduğuna değinen Aktepe, istihdam yaratma, girişim ve bölgesel kalkınma gibi konularda KOBİ’lerin ülke ekonomisinin dinamiği olduğunu aktardı. Bilişimin ise geleceğin en büyük gücü olduğunu ifade eden Aktepe, geleceğe sahip çıkmak için küresel oyun kurallarını iyi bilerek çalışmak ve üretmek zorunda olduklarını dile getirdi. Girişimcilerin ve iş fikirlerinin geliştirilmesinin ekonomik gelişmenin en etkili yolu olduğunu anlatan Aktepe, Türkiye’nin girişimcilikte önemli yol aldığını ve bu ruhun korunması için rekabet gücü yüksek bir altyapıyı kurması gerektiğini ekledi.

Rekabetin KOBİ’ler için hayati bir unsur olduğunu belirten Aktepe, “KOBİ’ler rekabeti etkileyecek her konuyu izlemek zorunda. KOBİ’lerin AR-GE, inovasyon, tasarım, ürün ve hizmet pazarlama olanaklarını geliştirmesi çok önemli. Bunun da en etkili yolu bilişimden geçiyor. Bilişim, rekabet gücünün ta kendisi. KOBİ’lerin kendi başlarına Sanayi 4.0 dönüşümünü gerçekleştirmesini bekleyemeyiz. Kamu, üniversiteler, finans kuruluşları ve STK’lar değişimin ana aktörü olan KOBİ’lere yol göstermeli. KOBİ’ler bilişimi satın almak yerine onu özümsemeli. Bilişimciler de satıp giden bir konumda olmamalı, KOBİ’lerin sorunlarına çözüm üretmeli ve işin bir parçası olmalı” şeklinde konuştu.


TBD İstanbul Şubesi Başkanı
Deniz Tiryakioğlu

TBD İstanbul Şubesi Başkanı Deniz Tiryakioğlu ise TBD olarak bilgiye dayalı ekonomiye katkı sağlamanın görevleri olduğunu söyledi. KOBİ’lerin kendileri için öncelik taşıdığına değinen Tiryakioğlu, dijitalleşmenin bir zorunluluk olduğunu ve büyümek isteyen KOBİ’lerin ancak dijitalleşme ile verimliliğini artırabileceğini ifade etti. KOBİ’lerin Türkiye ekonomisinin yüzde 90’ından fazlasını oluşturduğunu anlatan Tiryakioğlu, dijitalleşmenin KOBİ’lere yeni fırsatlar açacağını dile getirdi.


TİM Başkan Vekili
Mustafa Çıkrıkçıoğlu

TİM Başkan Vekili Mustafa Çıkrıkçıoğlu, KOBİ’lerin hem firma sayısı hem de üretim, istihdam ve ihracat alanında ağırlığının her geçen gün arttığını söyledi. KOBİ statüsündeki firmaların tüm dünyada ilgi gördüğünü ve onlara özel çalışmalar yapıldığını anlatan Çıkrıkçıoğlu, TİM olarak da KOBİ’lere özel bir önem verdiklerini ifade etti. 2017’de 10 milyon dolardan az ihracat yapan 67 bin, 1 milyon dolardan az ihracat yapan ise 57 bin firmanın olduğu bilgisini veren Çıkrıkçıoğlu, Almanya’daki firmalar Sanayi 4.0, Japonya’daki firmalar bulut bilişimi tartışırken; Türkiye’deki KOBİ’lerin finansman sorunlarını konuştuğunu dile getirdi.


İTO Başkan Yardımcısı
İsrafil Kuralay

İTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsrafil Kuralay ise entegre ve tam otomasyona sahip sistemlerin yaygınlaşması ile nitelikli işgücü ihtiyacının arttığını söyledi. Sadece yeniliklere ayak uydurabilecek yeni işgücüne ihtiyaç duymadıklarını anlatan Kuralay aynı zamanda mevcut işgücünün de Sanayi 4.0’ın getirdiği yenilikler için yeniden eğitilmesi gerektiğini aktardı. Kuralay, KOBİ’lerin kurumsallaşmasının önemine değinirken yerli yazılımlar geliştirmeleri gerektiğini ekledi. 

Konuşmaların ardından gün boyunca “Dijital Dönüşümde Yeni Fırsatlar ve KOBİ’ler”, “Yarına Hazır Olmak: Robotlar ve Bilişim Güvenliği” ve “KOBİ’ye Güç Veren Çözümler, Finans Olanakları ve Destekler” başlıklı panellerde KOBİ’lerin bilişim ve dijitalleşme konularında nasıl kendilerini geliştirecekleri konuşuldu.