İSO’nun Aralık Meclisi’nde Çevre ve Şehircilik Bakanı Özhaseki Konuk Oldu

  • Meclis Konuşması
meclis-aralik2017-01_ic

İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO), 2018 bütçesinin de görüşüldüğü, Aralık ayı olağan Meclis toplantısı 27 Aralık 2017 tarihinde “Üretim Odaklı Bir Ekonomide Planlı Bir Çevre ve Şehircilik Anlayışının, Sanayimizin Gelecek Vizyonu ve Yeni Nesil Sanayimize Farkındalık Kazandırılması Açısından Önemi” ana gündemi ile Odakule’de yapıldı. İSO Meclis Başkanı Zeynep Bodur Okyay tarafından yönetilen Meclis toplantısının konuğu Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki oldu. Toplantının ana gündem maddesine geçilmeden önce İSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İrfan Özhamaratlı, Odakule’nin yenilenmesi ile ilgili Meclis Üyelerine bir sunum yaptı. Ardından İSO’nun 2018 bütçesi görüşüldü ve İSO Meclis Üyeleri tarafından oylanarak kabul edildi.


Çevre ve Şehircilik Bakanı
Mehmet Özhaseki

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisi'nin 2017 yılı son aylık olağan toplantısının konuğu olan Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki yaptığı konuşmada “Topraklarımızın yüzde 66’sı, nüfusumuzun yüzde 71’i deprem bölgesinde. Kuzey Anadolu fay hattı İstanbul’da gelip Adalar'a dayanmıştır. Bu yüzden kentsel dönüşümde 2018’i seferberlik yılı yapacağız. 500 bin yapı yenilenecek. Bunun 150-200 bini İstanbul’da olacak” dedi.

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan da Meclis gündemine ilişkin yaptığı konuşmada şöyle dedi:  “İstanbul’da göçebe olmak zorunda bırakılan sanayimizin rekabet gücü sekteye uğruyor. Biri Avrupa diğeri Asya’da olmak üzere İstanbul’daki sanayimizin dönüşümüne imkan sağlayacak iki yeni OSB kurulmalı. OSB’ler sanayiyi konutlaşma baskısından kurtaracak, kapasite artışına fırsat verecek. Sanayide gelecek vizyonumuz; teknolojik dönüşümün yanında temiz üretimi benimseyen yeni nesil bir sanayi anlayışı. Çevreye duyarlı temiz üretim yapan sanayinin şehir hayatına olumsuz etkisi yoktur.”

İstanbul Sanayi Odası Aralık ayı Meclis toplantısı İSO Meclis Başkanı Zeynep Bodur Okyay tarafından açıldı. Meclis oturumunu açarken gündemle ilgili görüşlerini aktaran Okyay şunları söyledi:


İSO Meclis Başkanı
Zeynep Bodur Okyay

“İstanbul Sanayi Odası olarak biz ‘sanayi olmadan kalkınma olmaz’ diyoruz. Tüm bu gelişmeler göz önüne alındığında, ülkemizin bugün ihtiyaç duyduğu kalkınma modelinin her alanda akıllı ve sürdürülebilir büyümeden geçtiğini söyleyebiliriz. Tüm dünyada şehirlerin hem demografik hem de ekonomik olarak giderek büyüdüğüne, hatta ülkeleri geride bıraktığına şahit oluyoruz. Bu da demek oluyor ki, geleceğin rekabeti ülkeler arasında değil, şehirler arasında yaşanacak.  Biz de bu fırsatı iyi değerlendirmeli; şehirlerimizin potansiyelini ortaya çıkararak bu alanda atılım sağlamalıyız. Sanayinin gücüyle ve sürükleyici rolüyle şehirlerimizi nüfus artışının ihtiyaçlarını karşılayacak ve ülkemizi ileri taşıyacak başlıca ekonomik aktörler haline getirebiliriz.”

İSO Meclis Başkanı Zeynep Bodur Okyay, konuşmasının ardından, gündem ile ilgili konuşmasını yapması için İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ı kürsüye davet etti. Bahçıvan, konuşmasına kısa bir süre önce kaybettiğimiz İTO Başkanı İbrahim Çağlar'ı Rahmetle anarak başladı.


İSO Başkanı Bahçıvan

Konuşmasında 2008 küresel finans krizinde sanayiden uzaklaşan toplumların ve şehirlerin küresel dalgalanmalar ve krizler karşısında savunmasız kaldığına dikkat çeken İSO Başkanı Bahçıvan, 2008’i izleyen yıllarda, bazı ülkelerde eski nesil üretim anlayışına sahip şehirlerin de iflasa sürüklendiğini gördüklerini hatırlattı. Bahçıvan, günümüzde krizden ders çıkaran ülkelerde üretim odaklı ekonomi yeniden gündeme gelirken; yeni nesil bir sanayi vizyonunun da buna eşlik ettiğini aktardı. Bahçıvan, bu vizyonun üretim teknolojilerinin geliştiği, katma değerin daha yüksek olduğu, çevreyle uyumlu ve temiz üretim olduğunu ile getirdi.

Yeni nesil sanayiye ve üretim odaklı ekonomiye değinirken; bununla uyumlu olacak şekilde planlı bir çevre ve şehircilik anlayışının bir kere daha önem kazandığını vurgulayan Bahçıvan, İstanbul’da sanayinin hiç değişmeden hep aynı yapıda kalması gibi bir anlayışa sahip olmadıklarının altını çizdi. Bahçıvan, sanayinin gelecek vizyonunun yeni nesil bir sanayi anlayışına dayanması gerektiği üzerinde durdu. Temiz üretimi benimseyen yeni nesil sanayinin sadece teknolojik bir dönüşüm olarak anlaşılmaması gerektiğini belirten Bahçıvan, temiz üretimin aynı zamanda sanayicinin çevreye bakışı ve çevreyle ilişkileri için yeni yaklaşımları ve davranışları da ifade ettiğini söyledi. 

Dinamik bir şehircilik anlayışı değer kazanırken “akıllı şehirler” kavramının da tüm dünyada öne çıktığına işaret eden Bahçıvan, akıllı şehir yönetiminin şehir hayatının olanaklarını ve kaynaklarını en verimli şekilde değerlendirmek amacıyla altyapı, ulaşım, ekonomik faaliyetler gibi alanlarda anlık veri toplanması ve değerlendirilmesi olduğunu aktardı. İstanbul’un akıllı şehir olma özelliğini geliştirmek için ilgili kurumların güncel olarak sergilediği çabaların geleceğe yönelik bir vizyon getirmesi bakımından da son derece önemli olduğuna değinen Bahçıvan, akıllı şehir kapsamındaki çalışmalarda sanayinin de yer almasının ki çok büyük faydalar sağlayacağını vurguladı.

Bahçıvan şöyle devam etti:

“Biz İstanbul Sanayi Odası olarak, İstanbul’da sanayinin yeniden yapılandırılmasına yönelik bütüncül bir bakışa sahibiz. Buna karşın, sanayimizin rekabet gücüne sekte uğratan önemli bir soruna dikkat çekmek istiyorum. O da sanayimizin yerleşik olma ihtiyacının karşılanamamasıdır. Daha önce de muhtelif zeminlerde ifade ettiğim gibi, İstanbul’da yerleşik olmayan, tabiri caizse göçebe olmak zorunda bırakılan bir sanayinin var olduğunu görmekteyiz. Sanayiye yerleşiklik kazandırmak noktasında en etkili çözümü sunan OSB’lerin büyük bir önem taşıdığına inanıyoruz.  Bu çerçevede Sayın Bakanımızın huzurunda, biri Avrupa diğeri Asya’da olmak üzere İstanbul’daki sanayimizin dönüşümüne imkân sağlayacak iki yeni OSB kurulması talebimizi bir kez daha ifade ediyorum.”

Sonrasında İSO Meclis Üyelerine seslenmek üzere kürsüye Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki geldi. Özhaseki, Bakanlık’ta çevre ve şehircilik gibi iki kavramın bir arada alındığını, dünyada böyle olmadığını ancak Türkiye’nin şehirleşen bir ülke olduğu için böyle bir başlık tercih edildiğini söyledi. Çevre ve iklim değişikliğinin dünyanın en çok konuşulan konuları arasında olduğuna değinen Özhaseki, sanayi devrimi ile birlikte üretim çağının başladığını, bundan sonra da çevre sorunları ile karşılaşmaya başladıklarını aktardı. BM raporlarına göre 2050 yılında dünya nüfusunun 9 milyara çıkacağını belirten Özhaseki, 1850 yılından bugüne dünya üzerindeki sıcaklığın 1 derece arttığı, 120 yılda deniz seviyesinin 19 cm yükseldiği ve 100 yılda karbon salınımının yüzde 42 oranında arttığı bilgisini verdi. Özhaseki, yağış düzensizliklerinin, afetlerin, kuraklıkların kendilerini tehdit etmeye başladığını belirterek insanlığın dünyanın dengesini bozduğunu dile getirdi.

Türkiye’nin büyümek ve kalkınmak zorunda olduğuna işaret eden Özhaseki, içinde bulunduğu coğrafyada ayakta kalmak isteyen Türkiye’nin güçlü olması gerektiğini kaydetti. Çevreyi tahrip etmeden yatırım yapılmasının esas olduğunu dile getiren Özhaseki, Türkiye’nin uluslararası anlaşmalara taraf olduğunu ifade etti. Son olarak Türkiye’nin 2015 Paris İklim Anlaşması'nı da imzaladığını anlatan Özhaseki, ancak bu anlaşmayı bu haliyle TBMM’de onaylamayacaklarını zira anlaşmanın Türkiye’yi haksız şekilde yükümlülükler altına soktuğunu söyledi. Özhaseki, kendilerinin Paris İklim Anlaşması’nın öngördüğü yeşil iklim fonundan yararlanmak istediklerini belirtti.

Enerji konusundaki yatırımlar hakkında çok fazla itiraza uğradıklarına değinen Özhaseki, özellikle nükleer enerji konusunda haksız şekilde eleştirildiklerini aktardı. Özhaseki, Türkiye’nin gelişmek için yerli ve milli kaynaklara ihtiyaç duyduğunu, bunun için nükleer enerjiye ulaşmak istediğini, itirazlara karşın dünyada 450 tane nükleer santral inşaatının sürdüğünü ifade etti. Bakanlık binasında başladıkları sıfır atık projesi ile kağıt, plastik, cam gibi atıkları ayrıştırdıklarını ve bina dışına katı atık çıkmadığını anlatan Özhaseki, Ankara’daki diğer kamu binaları ve istekli olan özel sektör kuruluşları ile bu projeyi geliştirdiklerini açıkladı.


İSO Yönetim Kurulu Başkan Yrd.
İrfan Özhamaratlı

Türkiye’de şehir planlamacılığının çok geç başladığını belirten Özhaseki, İstanbul’un 1950’li yıllarda başlayan göçe hazırlıksız yakalandığını söyledi. Büyük şehirlerin 2000’li yıllara gelindiğinde sağlıksız ve kimliksiz hale geldiğine işaret eden Özhaseki, Türkiye’nin deprem ülkesi olduğunu ve şehirlerinin depreme de dayanıklı hale getirilmesi gerektiğine değindi. 2018 yılında kentsel dönüşüm seferberliğini ilan edeceklerini belirten Özhaseki, 7.5 milyon bağımsız birimi yenilemek hedefleri olduğunun altını çizdi. Özhaseki, “Topraklarımızın yüzde 66’sı, nüfusumuzun yüzde 71’i deprem bölgesinde. Kuzey Anadolu fay hattı İstanbul’da gelip Adalar'a dayanmıştır. Bu yüzden kentsel dönüşümde 2018’i seferberlik yılı yapacağız. 500 bin yapı yenilenecek. Bunun 150-200 bini İstanbul’da olacak” şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından İSO Meclis Üyeleri odanın 2008 yılı bütçesi ile ilgili görüşmelerine devam etti. Madde madde yapılan oylamalarda, yönetimin 2018 bütçe teklifi ve gerekçeleri kabul edildi.

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan'ın Konuşma Metni Attach