Tekstil-Hazır Giyim Sektörlerinin Kalbi TİGSAD ve ÇSD'nin Ortak İftarında Attı

  • Diğer Haberler
tigsad-csd-iftar-02

Tekstil ve hazır giyimin iki güçlü sektörel derneği Tüm İç Giyim Sanayicileri Derneği (TİGSAD) ile Çorap Sanayicileri Derneği’nin (ÇSD) birlikte düzenlediği geleneksel iftar yemeği 7 Haziran’da Polat Rönesans’ta gerçekleşti.

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan ve 20 gün önce TİGSAD Başkanlığını meslektaşı Osman Alyüz’e bırakan İSO Başkan Yardımcısı İrfan Özhamaratlı’nın da katıldığı gecenin düzenlenmesine katkıda bulunan İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı (İHKİB) Hikmet Tanrıverdi, yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi. Tanrıverdi, özellikle yurtdışında büyük ilgi gören ve yakında Moskova’da da açmayı planladıkları ticaret merkezinin ayrıntılı sunumunu yaptı. Tekstil ve Hazır Giyimcileri burada yer almaya çağırdı.

İSO Meclis Başkan Yardımcısı İsmail Gülle’nin de katıldığı iftara gelen konuklara teşekkür konuşması yapan TİGSAD’ın yeni başkanı Osman Alyüz ile ÇSD Başkanı Bülent İyikülah böyle bir gecede sektördeki tüm paydaşları bir araya getirebilmenin gurunu yaşadıklarını söyledi.

İftarda İSO Başkanı Bahçıvan da kısa bir konuşma yaptı. Ramazanda gönül buluşmalarının, dost sofralarının kurulduğu, bir ümmet olmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyleyen Bahçıvan, zor günlerden geçen Türkiye’nin böylesine güçlü birlikteliklere ihtiyaç duyduğunu söyledi. 2016 yılının Türkiye için zorluklar yılı olmasına karşın sanayicilerin bu fesada karşı en güçlü duruşu sergilediğini ve rüşdünü ispat ettiğini vurgulayan Bahçıvan şunları söyledi:

“Sanayicimiz o zor günlerde ihracatını, üretimini kesmedi; istihdamını ve yatırımını sürdürdü. Döviz sıkıntısı var dendi yurt dışı pazarlara koştu. Yatırımlar dendi, yatırımını yaptı. İstihdam dendi bu alandaki en güçlü milli duruşu sergiledi. Çok şükür bu konuda artık Ankara’da hükümetimizin bakış açısında da olumlu yönde bir değişiklik var. Belli bir süreden beri sitem ettiğimiz sanayinin yeteri kadar doğru algılanmaması ve doğru değerlendirilmemesi noktasında artık küçük küçük de olsa bizi ümitlendiren, sevindiren, umutlandıran, heyecanlandıran bir takım gelişmeler görüyoruz. Sanayici olduğumuzun kısacık da olsa bir övgüsünü bir hazzını bize yaşatan gelişmeleri yaşamaktan dolayı da mutlu olmuyor değiliz. Ümit ediyoruz ki tekrar Türkiye’nin tek yolunun üretim toplumu ve sanayi olması noktasındaki bu ortak kanaat, bu ortak algı gelişecek ve bizler bu üretim aşkımızı daha ileri taşıyacağız. Üretmeye devam edeceğiz, iş-aş üretmeye devam edeceğiz, ihracat yapmaya devam edeceğiz, bu ülke için, bu ülkenin birlik ve beraberliği için bayrağı daha yukarı taşımaya devam edeceğiz.”