Doğrudan Yatırımlar Konferansı’nda Farklı Ülkelerin Yatırım Ajansları Buluştu

  • Etkinlikler
dogrudan-yatirimlar-konferansi-02

Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı’nın başkanlığını yürüttüğü Dünya Yatırım Ajansları Birliği’nin (WAIPA) “G20 - WAIPA Uluslararası Doğrudan Yatırımlar Konferansı” İstanbul Conrad Hotel’de gerçekleşti.

Başbakanlık Yatırım Ajansı ve WAIPA Başkanı İlker Aycı’nın ev sahipliğinde gerçekleşen ve aynı zamanda B20 Yürütme Kurulu Üyesi olan İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın da katıldığı konferansta konuşan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, “Eğer 1 milyon ya da 1 milyar dolar harcayacaksanız bunun özel sektör tarafından harcanmasını sağlayın, kamu tarafından değil. Emin olun ki verimlilik, büyüme ve sürdürülebilirlik adına çok daha iyi sonuçlar alınacaktır” dedi. Mülkiyet hakları ile bunların korunacağına dair teminatlar, hukukun üstünlüğü, insan sermayesi, altyapı ve açık olmanın da önemini vurgulayan Babacan, uluslararası ticaret ve yatırımın sıfır toplamlı oyun olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizdi.

Ali Babacan, global ekonominin ciddi bir kriz döneminden geçtiğini, muhtemelen en kötü kısmının geçildiğini, dibin görüldüğünü ve daha iyi şeylerin olmasını istediklerini söyledi. Toparlanmanın düzensiz, iniş çıkışlı ve çok kırılgan olacağını ifade eden Babacan, “Günbegün başka şeyler olabilir. Finansal sektörde oluşan krizler derin ve çok uzun sürüyor. G20 ülkelerine şunu söylüyoruz: Yaptıkları yapısal reform taahhütlerine sadık kalın. Bütün G20 üyelerinin bir izleme yapısı oluşturmalarını istedik. Her ülkenin ayrı ayrı taahhütlerine sadık kalıp kalmadıklarını izleyeceğiz” dedi.


Başbakan Yardımcısı Ali Babacan

Kamu altyapı projelerini ve Türkiye’deki Kamu-Özel Sektör İşbirliği  (PPP) örneklerini anlatan Babacan, G20 olarak yatırım fonlarını, emeklilik fonlarını altyapı projelerine daha fazla nasıl geçebilecekleri konusunda çalışmalar yaptıklarını ifade etti. Uzun vadeli finansmanın ülkelere çok mantıklı ve makul getirilerle dönmesinin söz konusu olduğunu ve bunun ancak güvenle sağlanabileceğini vurgulayan Babacan, hem G20 hem de B20’de bunun üzerinde çalıştıklarını aktardı. Babacan, bunun başarılabilmesi halinde PPP projelerine çok büyük finansman sağlanabileceğine dikkati çeken Babacan, özel sektör işin içine girdiği zaman projelerin çok daha hızlı ve çok daha düşük maliyetle tamamlandığını söyledi.

Özel sektör işin içinde girdiğinde altyapı projelerin çok daha verimli olduğunu dile getiren Babacan, “Bazen hükümetler sadece yatırım yapmak için yatırım yapıyor. Siyasi amaçlar bazen teknik rasyonalitenin öne geçiyor. Bu da altyapı projelerinin milyonlarca/milyarlarca dolar harcandıktan sonra maalesef iyi getiri sağlayamamasına yol açıyor” dedi.

Erdal Bahçıvan: Doğrudan yabancı yatırım firmaların gelişimine katkıda bulunur

Açılışta konuşan İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan doğrudan yabancı yatırımın ekonomi gündeminde daha çok yer alması gereken önemli bir başlık olduğunu söyledi. Bahçıvan küresel karşılıklı bağımlılığın arttığı bir çağda ülkelerin gerekli finansmanı bulmalarının önem kazandığını belirterek firmalar ile hükümetlerin dış yatırımlarda iş birliği yapmasının kritik öneme sahip olduğunun altını çizdi. İSO Başkanı “Gerçekleşme şansı olan ve rantabl yatırım nedir? Tarafların yüz yüze gelmesi gereken ekonomik gerçeklikler nedir? Bu soruların cevabını burada tartışacağız ama elle tutulur ilerlemeleri bu toplantıda sağlamalıyız” dedi ve sözlerine şöyle devam etti: “Küresel değer zincirinin doğrudan yabancı yatırım ile ilişkisi büyük önem taşıyor. Bugün küresel ticaretin yüzde 70’i sermaye mallarının yanında ara malı ve hizmetlerinden oluşuyor. Gelişmekte olan ülkelerde üretimin artması yeni istihdam yaratacak ve değer zincirinde pozitif ekonomik etkisi olacaktır. Doğrudan yabancı yatırım işte bu yüzden önemli. Doğrudan yabancı yatırım firmaların gelişimine katkıda bulunarak bu firmaların işlerinde daha da uzmanlaşmasını sağlayarak daha çok istihdam yaratmalarının önünü açacaktır. Çin ve Hindistan örneğine bakalım. Bu ülkelerde mal ve hizmet üretimine yönelik yabancı yatırımlar ülkede araştırma ve inovasyonun önünü açtı. Bu ülkelerin orta sınıfı sağlıklı şekilde büyüdü.”


Başbakanlık Yatırım Ajansı ve
WAIPA Başkanı M. İlker Aycı

İSO Başkanı küresel karşılıklı bağımlılığın riskler de taşıdığını ifade ederek küçük gümrük uygulamaları ve kesintilerin bile bu değer zincirine zarar verebileceğine dikkat çekti. B20 içinde bu konular üzerinde çalıştıklarını belirten Bahçıvan serbest ve açık ticaret ilkesi içinde regülasyon ve kuralların daha kolay, daha az maliyetli ve sınır ötesi kurumların işini kolaylaştıran nitelikte olmasını savunduklarını işaret etti. KOBİ’lerin rolüne de değinen Bahçıvan küresel gelirin yüzde 50’sini ve istihdamın yüzde 75’ini KOBİ’lerin yarattığını vurgulayarak B20 içindeki “KOBİ’ler ve Girişimcilik” çalışma grubunda yeni model finans sistemi ve yüksek teknolojili dijital altyapıya geçişi destekleyici kararlar aldıklarını söyledi.

B20’nin Altyapı ve Yatırım çalışma grubunda da bazı tavsiye kararlarının alındığını belirten Bahçıvan B20’nin altyapı yatırımının küresel büyüme hedefleri için olduğu kadar KOBİ’ler ve düşük gelirli ülkeler içinde önemli olduğunun bilincinde olduğunu söyledi. Bahçıvan “Maalesef dünya genelinde altyapı yatırımlarında ülkeden ülkeye büyük bir fark var ve gelecek yıllar içinde bu fark büyüyecek. Uzmanlar önümüzdeki 15 yıl içinde küresel yatırım harcamalarında 15-20 trilyon dolarlık bir fark oluşacağını söylüyor. B20 olarak bu farkın ciddiyetinin farkındayız. Bu yüzden Altyapı ve Yatırım çalışma grubu pek çok uluslararası yatırım girişimini destekliyor ve hükümetlere kendi yatırım ihtiyaçlarını yeniden analiz etme ve önceliklendirme çağrısı yapıyor. Bu noktada bazı sorular sormamız gerekiyor. Hangi projeler ekonomik büyümeye ve sosyo-ekonomik ihtiyaçlara hizmet ediyor? Bu soruların cevabı açık gibi görünüyor ama aslında kamu yatırımlarının çoğu siyasi yönlendirme ile ilerliyor. Hükümetlerin ekonominin zor zamanlarında bile altyapıya yatırım yapmaya devam etmesi gerekiyor. Bu konuda doğrudan yabancı sermaye yatırımları ulusal ve uluslararası ortamda desteklenmeli. Bu desteğin oluşabilmesi için Altyapı ve Yatırım çalışma grubu bağlayıcı olmayan bir uluslararası model yatırım anlaşması çağrısında bulunuyor. Bu anlaşma doğrudan yabancı yatırımın daha ucuz ve ulaşılabilir olmasını sağlayacak” dedi.

Önümüzdeki dönemde B20 toplantı gündeminden de bahseden Bahçıvan haziran başında Paris’te OECD’de forumunda B20 çalışma grupları toplantısı, temmuzda B20 tavsiye kararlarının açıklanacağı toplantı, eylülde Ankara’daki B20 konferansında tavsiyelerin hükümetlere aktarılacağı toplantı ve kasımda Antalya’da G20 Liderler Zirvesi olacağını belirtti. Bahçıvan bu çalışmaların ardından 2016 yılında başkanlığı Çin’e devredeceklerini söyleyerek konuşmasını tamamladı.

Açılışta konuşan Başbakanlık Yatırım Ajansı ve WAIPA Başkanı M. İlker Aycı WAIPA’nın küresel yatırım ortamında rolünü artırdığını ifade etti. Aycı WAIPA içindeki iş birliğinin artması gerektiğini belirterek yatırımcının ne istediğini daha iyi bilebilmek için ilgili tüm tarafların iş birliğini geliştirmesi gerektiğini vurguladı. Aycı “G20’nin yatırım hedefi, WAIPA’nın temel hedefi ile örtüşüyor. İşte bu nedenle çabaların aynı yönde bir araya getirilmesi gerekiyor. Bir yandan Yatırım Destek Ajanslarının bulunduğu ülkelerin ulusal hükümetlerinin kendi hassasiyetlerini hesaba katarken, diğer taraftan işlerin ticari boyutuna ilişkin düzenlemelerin iyileştirilmesini sağlamaya çalışmak bir denge işidir. G20, WAIPA’nın mevcut çabalarını etkin bir biçimde ilerletmenin ve bunları geliştirmenin önemine inanıyor” dedi.

Pepsi Co Türkiye Genel Müdürü Neil Pryor konferansta yaptığı konuşmada geçtiğimiz yıl 66 milyar dolar ciro elde ettiklerini ve bunun 8.7 milyar dolarını hisse sahiplerine dağıttıklarını söyledi. Pryor gelişmekte olan ülkeler ve yükselen pazarlarda yüzde 9 büyüdüklerinin altını çizerek yatırım yaptıkları ülke ile teknoloji ve know-how paylaştıklarını, bunun karşılıklı fayda üzerine kurulu bir ilişki olduğunu belirtti. Neil Pryor bu toplantının tarafların kendi gündemini paylaştığı ve karşılıklı anlayışın gelişmesi bakımından küresel yatırım ortamına katkı yapacağını ifade etti.

OECD Yatırım Bölümü Başkan Yardımcısı Karim Dahou konuşmasında hükümetin rolü, sorumlu iş yatırımları ve altyapı yatırımlarının küresel yabancı sermaye yatırımları için önemli unsurlar olarak tanımladı. Dahou hükümetlerin özel sektörün altyapı yatırımına yönelmesi yönünde cesaret vermesi ve gerekli ortamı hazırlaması gerektiğini belirtti. Karim Dahou OECD’nin ülkeler arası yatırım sürecini yönlendirmek için hazır olduğunu sözlerine ekledi.

Viyana Ekonomik Forumu (VEF) Genel Sekreteri Dr. Elena Kirtcheva, 2004 yılında kurulan ve Adriyatik ile Karadeniz arasındaki ülkeleri kapsayan VEF’in faaliyetlerinden bahsetti. Kirtcheva “Ekonomik gelişim için tüm taraflar olarak beraber çalışmalıyız. Biz ileriye taşıyacak en önemli konular güven ve karşılıklı sinerjidir” dedi.

Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Teşkilatı Genel Direktörü Dr. Celestin Monga konuşmasına çevre ülkelerdeki çatışmalardan kaçanlara kapılarını açan Türkiye’ye teşekkür ederek başladı. Monga kendisinin de çatışmaların sıkça yaşandığı Kamerunlu olduğunu belirtti. Dr. Celestin Monga doğrudan yabancı sermayenin aslında barışçıl ve istikrarlı bir dünyaya da hizmet ettiğini vurguladı.  Monga ekonomik büyümede sanayinin kilit önem taşıdığını ifade ederek ihtisas sanayi bölgelerinin kurulması gerektiğini ve ancak bu sayede gençlerin ihtiyacı olan istihdamın yaratılabileceğini söyledi.