İSO Meclisi’nde Konuşan Bahçıvan: “Aile Şirketlerinde Başarının Formülü: Kurumsallaşma”

  • Meclis Konuşması
meclis-ekim2016-02

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisi’nin Ekim ayı olağan toplantısı, “Sürdürülebilir Bir Ekonomik Büyüme ve Başarı İçin Aile Şirketlerinde Kurumsallaşmanın Ekonomimiz ve Sanayimiz Açısından Önemi” ana gündemi ile 26 Ekim 2016 tarihinde Odakule Meclis Salonu’nda yapıldı. İSO Meclis Başkan Yardımcısı Hasan Büyükdede tarafından yönetilen Ekim Meclisi’nin konukları Sağlık ve Turizm Eski Bakanı Bülent Akarcalı ve Aile Şirketi Yönetimi Ltd (Family Business Governance) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Haluk Alacaklıoğlu oldu.


İSO Meclis Başkan Yardımcısı
Hasan Büyükdede

Meclis gündemine geçilmeden önce Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından hazırlanan kısa bir 15 Temmuz filmi gösterilen İstanbul Sanayi Odası Ekim ayı Meclis olağan toplantısının açılışını yapan İSO Meclis Başkan Yardımcısı Hasan Büyükdede yaptı. Büyükdede, bu film üzerine 15 Temmuz şehitlerini rahmetle anarak Türkiye’nin bir daha bu günleri yaşamaması dileğinde bulundu ve Cumhuriyet’in 93. yılını kutladı, daha sonra da Meclis gündemi ile ilgili konuşmasını yapmak üzere İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ı kürsüye davet etti.


İSO Başkanı Erdal Bahçıvan

İSO Başkanı Bahçıvan, küresel ekonomik görünüm ile ilgili yaptığı değerlendirmede küresel büyüme çok yavaş seyretmeye devam ederken; küresel borç yükünün daha önce görülmemiş seviyelere yükselmesinin hükümetlerin hareket alanını önemli ölçüde daralttığını söyledi. IMF’nin açıkladığı son mali izleme raporuna göre dünyada hükümet, hanehalkı ve finans dışı özel sektör borçlarının toplamının 152 trilyon dolara, yani dünya hasılasının yüzde 225’ine ulaştığı tahmin edildiğini belirten Bahçıvan, bunun üçte ikisinin de özel sektör borcu olduğu düşünüldüğünde sorunun kamudan ziyade reel sektör kaynaklı olduğunu dile getirdi.

Bahçıvan, dünyada özel sektör borcunun yüksek olmasının finansal kırılganlığı artırırken tüketim ve yatırımları sınırlayarak, büyüme üzerinde baskı oluşturduğunu kaydetti


Haluk Alacaklıoğlu, Erdal Bahçıvan,
Bülent Akarcalı, Ömer Dinçkök

Türkiye’de kamu maliyesi açısından olumlu bir tablo olduğuna işaret eden Bahçıvan, kamu borcunun milli gelire oranının bu yıl yüzde 31,7 olarak tahmin edildiğini ve bu oranın Türkiye’yi 181 ülke arasında en iyi borç görünümüne sahip 39’ncu ülke konumuna taşırken, kamu borç stoku en yüksek 30 ülke arasında da en iyi üçüncü ülke pozisyonuna getirdiğini dile getirdi.

Bahçıvan öte yandan özel sektör borçluluğunun oldukça yüksek olduğunu hatırlattı. IMF raporuna göre küresel kriz sonrasında özel sektörün borç yükünün, milli gelirin yaklaşık üçte biri kadar arttığı bilgisini veren Bahçıvan, Türkiye’nin özel sektör borcunun milli gelire oranının en çok arttığı altıncı gelişmekte olan ekonomi olduğuna dikkat çekti.

Daha hızlı büyümeye ihtiyaçları olduğunu kaydeden Bahçıvan, ekonominin sürükleyici gücü olarak sanayinin daha fazla büyümesi, daha fazla üretmesi, bunun için daha fazla yatırım yapması gerektiğini söyledi. Bahçıvan, hem dünyanın içinde bulunduğu belirsizlik ortamı hem de maliyetlerin yüksek oluşunun yatırım iştahını sınırlandırdığının altını çizdi.

Bahçıvan, İstanbul Sanayi Odası olarak bir süredir çeşitli platformlarda bütçe açığında bir miktar artışı göze alarak, özel sektörün yeni büyük yatırımlarının desteklenmesi gerektiğini vurguladıklarını hatırlattı.

Bahçıvan şöyle devam etti:  

“Geçtiğimiz günlerde kamuoyuna açıklanan 2017-2019 Orta Vadeli Programda ve geçen hafta TBMM’ye sunulan 2017 taslak bütçesinde bu talebimizin hayata geçirileceği yönündeki irade beyanlarını görmekten mutluluk duyuyoruz. Bütçe tasarısında yatırım ödeneklerinin 78 milyar liraya çıkarılması; AR-GE ve inovasyona 5,8 milyar liralık bütçe ayrılması; KOBİ’lere yönelik 1,1 milyar liralık destek paketinin uygulamaya konulması gibi özel sektör yatırımları için kaldıraç etkisi yaratacak politikalara yer verilmesi memnuniyet vericidir.  Ayrıca Hükümetimizin üzerinde çalıştığı patent yasası, bilirkişi yasası, taşınır rehni yasası, İstanbul Finans Merkezi yasası gelir ve kurumlar vergisine yönelik düzenlemeler gibi kurumsal altyapıyı geliştirecek adımların da iş ve yatırım ortamını olumlu etkileyeceğine inanıyoruz.”

Bahçıvan, dada sonra Ekim ayı Meclisi’nin ana gündemi olan aile şirketleri ile ilgili görüşlerini dile getirdi. Milli gelir içinde çok önemli bir paya sahip olan aile şirketlerinin, ekonominin bel kemiğini oluşturduğunu vurgulayan Bahçıvan, dolayısıyla aile şirketlerinin sağlıklı ve başarılı bir şekilde yoluna devam etmesinin ülke ekonomisinin de sağlıklı olması anlamına geldiğini ifade etti.

Aile şirketleri açısından bir şirketin sürdürülebilirliğinin ekonomik faaliyetini nesilden nesle aktararak devam ettirebilmesi olduğuna işaret eden Bahçıvan, aile şirketlerinin diğer yatırım ve girişimlere göre çok daha uzun vadeli düşünebildiklerini vurguladı. Bahçıvan, kurucu nesille başlayan bu sürecin aile değerlerinin korunmasıyla ve bilgi ve tecrübelerin aktarılmasıyla, bazı örneklerin de gösterdiği gibi yüzyıllarca devam edebildiğini ifade etti. Sürdürülebilirliği sağlamanın hiç kolay olmadığına değinen Bahçıvan, dünyada aile şirketlerinin üçüncü kuşağa ulaşma oranının yüzde 15 civarında, ömürlerinin de yaklaşık 25 yıl olduğu bilgisini verdi.

Türkiye’deki aile şirketlerinin yaklaşık olarak yüzde 40’ının birinci, yüzde 50’sinin ikinci ve sadece yüzde 13’ünün üçüncü kuşakta devam ettiğini belirten Bahçıvan, dördüncü kuşağa ulaşabilenlerin oranının yüzde 2’de kaldığını söyledi. Bahçıvan, Türkiye’de yüz yaşını aşmış şirket sayısının yirmi civarında olmasının sürdürülebilirliği sağlayamadıklarını en çarpıcı şekilde gösterdiğini vurguladı.

Bahçıvan, “Uzun ömürlü aile şirketlerine bakıldığında, güçlü kurumsal yapılar benimsediklerini görüyoruz. O halde, burada bir formül arayacak olursak, sürdürülebilir başarının formülü kurumsallaşmadır. Formül bu olmakla birlikte açık yüreklilikle söyleyecek olursam; kurumsallaşma kavramı aile şirketleri için uzunca süre tedirgin edici bir anlam taşıdı. Sorun şuradaydı: Kurumsallaşma, şirketi kuran ve belirli bir seviyeye getiren kuşağın sahadan çekilip seyirci koltuğuna yerleşmesi olarak algılandı. Bu yanlış algı son yıllarda kırıldıkça, şirketler de kurumsallaşma yolculuğunda daha cesurca yol alıyorlar” şeklinde konuştu.

Kurumsallaşmanın şirket yönetiminin tamamen profesyonellere terk edilmesi ve kontrolün elden çıkartılması olmadığına değinen Bahçıvan, bunun tam aksine, kurumsallaşmanın amacının şirketin faaliyetlerini kişilerin varlığına bağımlı olmadan sürdürebilmesini ve geliştirebilmesini sağlamak olduğunu kaydetti.  


Sağlık ve Turizm Eski Bakanı
Bülent Akarcalı

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’dan sonra kürsüye gelen Sağlık ve Turizm Eski Bakanı Bülent Akarcalı, kurumsallaşma konusunda sanayicilere tavsiyelerde bulundu. Kurumsallaşmanın iç piyasalarda karşılıklı güven verdiğini ve şirketin ratingini artırdığını belirten Akarcalı, Turquality standartlarının bu konuda çıtayı yükselttiğini ve bu seviyeye gelemeyecek firmalar için de yeni kademeler yaratılması gerektiğini söyledi. Her şirketin kendine özgü bir kurumsallaşma süreci oluşturması gerektiğine değinen Akarcalı, şirketin kurucusunun bilgi ve becerisinin dışlandığı bir kurumsallaşma sürecinin başarıya ulaşamayacağını dile getirdi. Kurumsallaşma sayesinde şirketin işler yapıya kavuşacağını ve böylece şirketin kurucusunun şirketi geleceğe hazırlamak için daha çok vakti olacağını belirten Akarcalı, bu durumu bir geminin kaptanı olmaktan armatörlüğe yükselmeye benzetti.

Kurumsallaşmanın çoğu zaman şirket sahiplerini ürküttüğünü ifade eden Akarcalı, şirket sahiplerinin bu işin zor, pahalı ve meşakkatli olduğunu ve geniş kadrolar gerektiğini zannettiklerini söyledi. Akarcalı uygulamada ise sanıldığından çok daha kolay olduğunu ve pek çok şirketin kurumsallaşmaya sanıldığından çok daha yakın olduğunu dile getirdi. Akarcalı, şirket bünyesinde halihazırda yapılanların çalışanların görüş ve bilgilerine başvurarak daha planlı ve programlı yapmaya başlanmasının ve bunların usul ve esasları yazıya dökmenin kurumsallaşma yolunda ana adımları oluşturacağını dile getirdi.

Kurumsallaşmanın dışarıdan satın alınıp şirkete monte edilen bir makine olmadığını kaydeden Akarcalı bu süreci şirketlerin kendi içinde yaratacaklarını ifade etti. Akarcalı, “Şirket yapısı oluşturulurken; dikkat edilecek en temel husus kurumsallaşmak için mutlaka insan kaynakları biriminin kurulması gerekliliğidir. Çünkü ‘Verimin kaynağı insandır’. İnsan Kaynakları Birimi işyerinin verimliliğini ve karlılığını artırmada en önemli birimdir. Her çalışanın mutlaka görev tanımları ve yaptığı işin tanımları olmalıdır” şeklinde konuştu.


Aile Şirketi Yönetimi Ltd.
Yönetim Kurulu Başkanı
Dr. Haluk Alacaklıoğlu

İSO Meclisi’nin bu ayki gündemi ile ilgili diğer konuğu, Aile Şirketi Yönetimi Ltd. Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Haluk Alacaklıoğlu ise yaptığı sunum ile aile şirketlerinin kurumsallaşması konusunda bilgiler verdi. Tüketicilerin yüzde 73’ünün aile şirketlerine güven duyduğunu belirten Alacaklıoğlu, iyi idare edilen ve kurumsallaşan aile şirketlerinin kamuya açık şirketlerden daha fazla artı değer yarattığını söyledi. Alacaklıoğlu, aile şirketinin tanımını İcra Kurulu Başkanı’nı aile hissedarlarının değiştirebilmesi olarak tanımladı.

Aile içi beklentiler ile işin gerektirdiği beklentilerin birbirinden farklı olduğuna değinen Alacaklıoğlu, ailede duygusal beklentiler ve karşılıksız kabul gibi unsurların öne çıkarken iş hayatının ise kar, büyüme ve hesap verebilirlik gibi değerleri öne çıkardığını hatırlattı. Aile şirketlerini soğana benzeten Alacaklıoğlu, katmanlı bir yapısı olduğunu ve başarılı olmak için soymak gerektiğini ancak bunun ağlatabileceğini ifade etti.

Aile şirketlerindeki sorunların kurumsal aile anayasası ve kurumsallaşma süreci ile aşılabileceğini dile getiren Alacaklıoğlu, kurumsallaşma sürecinin yüzde 60’ının devir teslim planı olduğunu vurguladı. Yeni nesil gençliğin farklı vizyonlara sahip olduğunu belirten Alacaklıoğlu, kuşaklara arası bu farkın zenginlik olarak kabul edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Kurumsallaşma yolunda atılacak adımları sıralayan Alacaklıoğlu bunları; değerler ve ilkeler, ortak iş vizyonu oluşturma, ailenin misyonunu belirleme, kuralları oluşturma ve kurumsal yönetimi hayata geçirmek olarak anlattı. Konuşmasını interaktif bir şekilde gerçekleştiren Alacaklıoğlu, daha sonra İSO Meclis üyelerinin aile şirketleri ile ilgili sorularına yanıt verdi. Onların kendi aile şirketleri ile ilgili deneyimlerini dinledi ve karşılıklı değerlendirmelerde bulundu.

Ayrıca yapılan konuşmaların ardından İSO Meclis Üyeleri kürsüye de gelerek gündem ile ilgili görüşlerini Üyelerle paylaştı.

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan'ın Konuşma Metni Attach