2017’de Yüzde 7,4 İle Son 4 Yılın En Güçlü Büyümesi Gerçekleşti

GSYH, 2017 IV. Çeyrek

Açıklanma Tarihi: 29.03.2018

Türkiye ekonomisi 2017’nin ilk iki çeyreğinde yüzde 5,4, üçüncü çeyreğinde yüzde 11,3 (revize) oranında gerçekleşen büyümenin ardından son çeyrekte yüzde 7,3 artış kaydetmiştir. Böylece ekonomi 2017’nin tamamında yüzde 7,4 ile son 4 yılın en güçlü büyümesini sergilemiştir. Kur etkisi nedeniyle 2016’dan 2017’ye toplam GSYH 863 milyar dolardan 851 milyar dolara, kişi başına GSYH ise 10.883 milyar dolardan 10.597 dolara düşmüştür. Dördüncü çeyrekte mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış büyüme hızı bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,8 olarak gerçekleşmiş (üçüncü çeyrek: yüzde 1,3) ve güçlü seyrini korumuştur.

2017 son çeyreğinde yüzde 6,6 artan hanehalkı tüketimi, yüzde 7,3’lük GSYH artış oranına 4,1 puan katkı sağlayarak büyümenin sürükleyicisi olmuştur. Devletin tüketim harcamaları son çeyrekte hızlanmış, yüzde 7,4 artışla büyümeye 1,1 puan arttırıcı etki yapmıştır. Yatırımlar yine güçlü gerçekleşmekle birlikte üçüncü çeyreğe göre biraz yavaşlayarak yüzde 6 artmış, GSYH büyümesine 1,8 puan katkı sağlamıştır. Diğer taraftan inşaat yatırımlarındaki 4,8’lik artışa karşılık makine-teçhizat yatırımlarının yüzde 8,3 büyümeyle üçüncü çeyrekte olduğu gibi inşaat yatırımlarını aşması olumlu bir gelişmedir. Ancak yine de yılın tamamında bu yatırımların artış hızı yüzde 0,7 gibi çok sınırlı bir seviyede ve yüzde 12’lik inşaat yatırımlarının çok gerisinde kalmıştır. 2017 genelinde yatırımların yüzde 7,4’lük büyümeye katkısı 2,2 puan olarak gerçekleşmiştir.

2017’nin ilk yarısında büyümeye önemli katkı sağlayan net dış talep (ihracat eksi ithalat), üçüncü çeyrekte ithalattaki hızlanma nedeniyle büyümeye küçük bir destek sağlamış, son çeyrekte büyümeyi olumsuz etkilemiştir. İhracat artışı üçüncü çeyrekte 17,9 iken son çeyrekte yüzde 9,3’e gerilemiş, aynı dönemde ithalat artışı yüzde 15’ten yüzde 22,7’ye yükselmiştir. Böylece yıllık büyümeye üçüncü çeyrekte 0,4 puan katkı yapan dış talep son çeyrekte büyümeyi 3,1 puan aşağı çekmiştir. 2017 genelinde ihracat yüzde 12, ithalat yüzde 10,3 artarken dış talep büyümeye 0,1 puanlık çok sınırlı bir katkı yapabilmiştir.

2017 dördüncü çeyreğinde sanayi yüzde 8,8, imalat sanayi yüzde 8,2 büyüyerek ekonominin genelinden iyi bir performans sergilemiş, böylece sanayinin büyümeye katkısı 1,8 puan (imalat: 1,4 puan) olmuştur. Sanayinin ekonomideki payı 2016 son çeyreğinde yüzde 19,8 iken 2017’nin aynı döneminde yüzde 20,8’e yükselmiştir. Aynı dönemde imalat sanayinin payı da 0,8 puan artışla yüzde 17,7 olarak gerçekleşmiştir. 2017 son çeyrekte tarım sektörü yüzde 6 büyümeyle üçüncü çeyreğe (yüzde 3,3) göre hızlanmış ve GSYH büyümesine 0,3 puan katkı yapmıştır. Hizmet sektörü ise yüzde 9 büyümeyle ekonomik büyümeyi 2,3 puan yukarı çekmiştir. Finans ve sigorta sektörü yüzde 1,8, inşaat yüzde 5,8 büyümeyle son çeyrekte hız kaybetmiştir. 2017’nin tamamında sanayi yüzde 9,2, inşaat yüzde 8,9, hizmetler yüzde 10,7 büyürken tarımın yüzde 4,7 ile diğer sektörlere göre yavaş kalması büyümeyi sınırlamıştır. Sanayinin ekonomideki payı 2017’de 1 puan artışla yüzde 20,6’ya yükselmiştir.

Türkiye ekonomisi 2017’de yüzde 7,4 GSYH artışıyla en hızlı büyüyen ülkeler arasında yer almıştır. Bu performansta iç talep belirleyici olurken tüketimin güçlü seyrinin yanı sıra, yatırımlardaki canlanma büyümeyi desteklemiştir. Büyümede KGF mekanizması aracılığıyla sağlanan kredi genişlemesi başta olmak üzere genişleyici mali politikaların önemli bir katkısı söz konusudur. Ancak iç talep odaklı büyümenin sonucu olarak 2017’nin ikinci yarısında güçlü ithalat artışıyla birlikte dış ticaret dengesi bozulmaya başlamış, dış talebin büyümeye katkısı negatife dönmüş ve yıl genelinde çok sınırlı bir katkı sağlayabilmiştir. Yine yılın ikinci yarısında yatırımlarda ağırlığın makine-teçhizat lehine değişmesine rağmen yıl genelinde yine inşaat ağırlıklı bir yatırım artışı söz konusudur.

2018’in ilk çeyreğine ait öncü göstergeler (PMI, reel kesim güven endeksi, kapasite kullanım oranı, ara mal ithalat hacmi vb.) büyümede canlılığın sürdüğünü ortaya koymaktadır. Bununla birlikte özellikle Mart ayında kısmi yavaşlama sinyalleri vardır. Mevcut veriler ışığında 2018 için yine güçlü, ancak bu kez ekonominin potansiyeline daha yakın (yüzde 5-5,5) bir büyüme oranı beklemek makul görünmektedir.