Haziran’da Cari Açık 3,8 Milyar Dolara Geriledi

Ödemeler Dengesi, Haziran 2017

Açıklanma tarihi: 11.08.2017

T.C. Merkez Bankası tarafından yayımlanan ödemeler dengesi istatistiklerine göre Haziran 2016’da 5 milyar dolar olan cari işlemler açığı 2017’nin aynı ayında yüzde 24,2 düşüşle 3,8 milyar dolara gerilemiştir. Böylece son 12 ayın kümülatif (toplam) cari açığı Mayıs 2017’de 35,5 milyar dolar iken Haziran’da 34,3 milyar dolara düşmüştür.

Ayrıntılara bakıldığında, ihracattaki yüzde 2,6’lık artışa karşılık ithalatın yüzde 1,7 gerilemesi sonucu dış ticaret dengesindeki iyileşmenin etkili olduğu görülmektedir. Ayrıca geçtiğimiz yıl büyük bir düşüş gösteren net turizm gelirleri de nispi bir toparlanma eğilimindedir. Haziran’da yıllık yüzde 30,2 artışla 1,4 milyar dolar olan net turizm gelirleri yılın ilk yarısında yıllık yüzde 12,8 artışla 5,3 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. Buna karşılık 2016 Haziran’da 0,3 milyar dolar fazla veren altın ticaretinin 2017’nin aynı ayında 1,3 milyar dolar açığa dönüşmesi ve enerji açığının 2 milyar dolardan 2,2 milyar dolara yükselmesi cari açıktaki iyileşmeyi sınırlamıştır. 2017’nin ilk yarısında enerji açığı 14,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşirken geçen yılın aynı dönemine göre 3,4 milyar dolarlık artış yaşanmıştır. Benzer şekilde, altın ticaret dengesi 2016 Ocak-Haziran döneminde 2,8 milyar dolar net ihracat olarak gerçekleşmişken 2017’nin aynı döneminde 4,1 milyar dolarlık net ithalata dönmüştür. Dolayısıyla enerji ve altın hariç tutulduğunda çekirdek cari açık 2016’nın ilk 6 ayında 10,3 milyar dolar iken bu yılın aynı döneminde 1,8 milyar dolar ile belirgin bir düşüş göstermektedir.

Haziran finansman tarafına bakıldığında 3,8 milyar dolar olarak gerçekleşen cari açığa karşılık finans hesabında 5,7 milyar dolarlık güçlü bir net giriş söz konusudur. Buna ek olarak kaynağı belirsiz sermaye hareketlerinde (net-hata noksan) 1 milyar dolarlık güçlü bir giriş gerçekleşmiş, böylece sermaye girişlerinin cari açığı fazlasıyla karşılaması sonucu rezerv varlıklarda 3 milyar dolarlık artış yaşanmıştır. 2017’nin ilk 6 ayında ise toplam 20,8 milyar dolar olan cari açığa karşılık 22,8 milyar dolarlık sermaye girişi olmuştur. Ancak net hata-noksan tarafında gerçekleşen 2,4 milyar dolarlık çıkış sebebiyle ilk 6 ayda rezerv varlıklarda 2,4 milyar dolarlık azalma söz konusu olmuştur.

Sermaye hareketlerinin alt kalemlerine bakıldığında, sürdürülebilir finans kaynakları arasında yer alan doğrudan yatırımlar, 0,5 milyar dolarlık çıkış sergilemiştir. Haziran’da portföy yatırımları 4,2 milyar dolarlık güçlü bir net girişle finansmanın ana kaynağı olurken, ayrıntılara bakıldığında 3,8 milyar dolar tahvil (bunun 2,3 milyar doları genel hükümet borçlanması), 0,7 milyar dolarını hisse senedi alımları oluşturmuş, buna karşılık yurtiçinde yerleşiklerin yurtdışından 0,3 milyar dolarlık varlık edinimi olmuştur. Bir diğer etkili faktör de efektif ve mevduatlar tarafında yurtdışı bankaların yurtiçindeki 1,4 milyar dolarlık mevduat girişine karşılık yurtiçi bankaların yurtdışındaki mevduatlarını 0,7 milyar dolar azaltmaları sonucu 2 milyar dolar net çıkış olmuştur. Kısa vadeli kredilerde 0,9 milyar dolarlık net borçlanmaya karşılık orta ve uzun vadeli kredilerde bankalar 0,2 milyar dolar, bankacılık dışı özel sektör 0,3 milyar dolar borç ödeyici konumda yer almıştır. Bankacılık dışı özel sektörün uzun vadeli borç çevirme rasyosu Haziran 2016’da yüzde 183,7 iken 2017’nin aynı ayında yüzde 85,3 olarak gerçekleşmiştir.

Özetle, Türkiye’nin cari açığı Haziran itibarıyla dış ticaret dengesindeki iyileşme ve turizm gelirlerindeki kısmi toparlanma sonucu 2016’nın aynı dönemine göre iyileşirken enerji ve altın ticaret açığındaki artışlar bu iyileşmeyi sınırlamaktadır. Doğrudan yatırımların düşük seyretmesi finansman tarafının zayıf yönünü oluşturmaktadır. Buna karşılık referandumun geride kalmasıyla eş zamanı olarak küresel risk iştahının artması ve kamu borçlanmasındaki hızlanmayla birlikte özellikle tahvil ağırlıklı olarak portföy yatırımlarının sürükleyiciliğinde güçlü sermaye girişi sürmektedir. İkinci çeyrekte 16 milyar dolarlık kayıtlı sermaye girişi yaşanırken bunun 13 milyar doları portföy yatırımlarından gelmiş ve 1,6 milyar dolarlık rezerv artışı sağlanmıştır.