Ocak’ta Cari Açık 7,1 Milyar Dolar

Ödemeler Dengesi, Aralık 2017

Açıklanma tarihi: 12.03.2018

T.C. Merkez Bankası tarafından yayımlanan verilere göre Ocak 2018’de cari açık 7,1 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. 2017 Ocak’ta 2,7 milyar dolar olan açık böylece 2018’in aynı ayında yüzde 163,4 artış göstermiştir. Son 12 ayın toplam açığı ise Aralık’ta 47,2 milyar dolar iken Ocak’ta 51,6 milyar dolara yükselmiş, böylece son 45 ayın en yüksek seviyesine ulaşmıştır.

2018 Ocak’ta yıllık 10,5 artan ihracata karşılık ithalatın yüzde 38,6 artması cari açığın yükselmesinde belirleyici olmuştur. Ocak’ta ihracat 13,1 milyar, ithalat ise yüzde 20,8 milyar dolar olarak gerçekleşmiş, böylece toplam dış ticaret açığı 7,6 milyar dolar olmuştur. Son 12 ayın toplam dış ticaret açığı 63,4 milyar dolara yükselmiş ve 3 yılı aşkın bir dönemin en yüksek seviyesinde gerçekleşmiştir.

Ocak’ta altın ithalatının cari denge üzerinde olumsuz etkisi sürmüştür. 2017 Ocak’ta 0,1 milyar dolar fazla veren altın ticareti 2018’in ilk ayında 2,3 milyar açık vermiştir. Son 12 aylık toplam cari açıkta geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre gerçekleşen 18 milyar dolarlık artışın 14,1 milyar dolarlık kısmı altın ticaretinden kaynaklanmıştır. Enerji tarafında ise Ocak’ta yüzde 17,5 yıllık artış gösteren enerji açığı 3,3 milyar dolara yükselerek toplam cari açığın yarıya yakın bölümünü oluşturmuştur. 12 aylık toplam enerji açığı da 33,4 milyar dolar ile son 26 ayın en yüksek seviyesine yükselmiştir.

Buna karşılık hizmetler gelir dengesindeki kademeli toparlanma, cari açığı sınırlamaya devam etmektedir. Ocak’ta net turizm gelirinin yüzde 18,3 oranında yıllık artış göstermesine rağmen turizm sezonu olmaması nedeniyle bu iyileşmenin cari açığı azaltıcı etkisi 0,1 milyar dolarla sınırlı kalmıştır. Son 12 aylık dönemin turizm geliri 17,8 milyara yükselerek önceki 12 aya göre 3,8 milyar artmıştır.

2017 Ocak’ta 26 milyon dolar fazla veren enerji ve altın hariç (çekirdek) cari denge 2018’in aynı ayında 1,6 milyar açık verirken 12 aylık toplam çekirdek cari açık da 5,9 milyar dolara yükselerek son 9 ayın en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Bu durum cari açıktaki yükselişin altın ve enerji etkisiyle sınırlı olmadığını göstermektedir.

Finansman tarafına bakıldığında Ocak’ta 7,1 milyar dolarlık cari açığa karşılık finans hesabında 12,7 milyar dolar ile son 5 yıla yakın bir dönemin en güçlü sermaye girişi gerçekleşmiştir. Böylece net hata noksan (kaynağı belirsiz sermaye akımları) kaleminin 1,2 milyar dolar çıkış göstermesine rağmen resmi rezervlerde 4,4 milyar dolarlık artış yaşanmıştır. Aralık’ta yaşanan güçlü sermaye girişinin en önemli kaynağı, 1,2 milyar doları yurtiçinde ihraç edilen Eurobond’lar olmak üzere, yabancıların 5 milyar dolarlık tahvil ve bono alımları olmuştur. Ocak’ta 3,2 milyar dolarlık net kredi girişinin yanı sıra yurtiçinde yerleşiklerin yurtdışındaki mevduatlardan 2,3 milyar dolarını Türkiye’ye taşıması da güçlü sermaye akışına katkı sağlamıştır. Krediler tarafında özellikle bankacılık dışı özel sektörün 2,4 milyar dolarlık net kısa vadeli borçlanma gerçekleştirmiş olması dikkat çekmektedir. Reel sektörün uzun vadeli borç çevirme rasyosu da Ocak 2017’de 0,84 iken Ocak 2018’de 1,29’a yükselmiştir. Bununla birlikte doğrudan yatırımlar Ocak’ta 0,3 milyar dolarla çok sınırlı kalırken 12 aylık toplamda da 8 milyar dolar ile 2015 ortalarından beri en zayıf seviyede gerçekleşmiştir.

Sonuç olarak 2018 başı itibarıyla Türkiye’nin ödemeler dengesindeki bozulma özellikle ithalattaki artış eğiliminin etkisiyle sürmektedir. Dış ticaret açığındaki artışta altın ve enerji önemli rol oynamakla birlikte 2017’nin ikinci yarısından itibaren çekirdek cari açığın da artıyor olması dikkat çekmektedir. Turizmdeki toparlanmanın cari dengeye olumlu etkileri sürse de henüz 2011-2015 dönemindeki seviyelerin altındadır. Ocak’ta sermaye girişleri güçlü seyrini ivmelenerek devam ettirmektedir. Ancak doğrudan yatırımlardaki zayıflığın yanı sıra kısa vadeli borçlanma ve portföy yatırımlarının ağırlığındaki artış finansman kalitesinin zayıfladığını göstermektedir. Mevcut göstergeler, ödemeler dengesindeki bozulmanın önümüzdeki aylarda biraz hız keserek de olsa süreceğine işaret etmektedir.