Sanayi Üretimi İkinci Çeyrekte İvme Kazandı

Sanayi Üretim Endeksi, Haziran 2017

Açıklanma tarihi: 08.08.2017

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayınlanan Sanayi Üretim Endeksi (SÜE) verilerine göre, 2017 Haziran ayında sanayi üretimi önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,6 oranında daralmıştır. Ancak bu düşüş Haziran’da Ramazan Bayramı nedeniyle yaşanan işgünü kaybından kaynaklanmaktadır. Nitekim takvim etkisinden arındırılmış sanayi sektörü üretimi, Haziran’da yıllık yüzde 3,4 oranında büyüme kaydetmiştir. Böylece ilk çeyrekte yüzde 2,1 olan sanayi üretimi büyümesi ikinci çeyrekte yüzde 4,5’e hızlanmış, ilk 6 ayın ortalama büyüme hızı ise yüzde 3,3 olarak gerçekleşmiştir.

Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi Nisan’daki tarihsel rekor seviyesinin ardından Mayıs’ta yüzde 1,4, Haziran’da İSE yüzde 0,4 oranında aylık düşüş kaydetmiştir. Yine de Haziran ayı seviyesi tarihsel olarak üçüncü en yüksek aylık üretim hacmine işaret etmektedir. Ayrıca ikinci çeyrek genelinde ise üretim önceki döneme göre yüzde 1,7 oranında artış kaydederken birinci çeyrekteki artış hızına (yüzde 0,7) göre de ivmelenme söz konusudur.

Haziran 2017 ayında takvim etkisinden arındırılmış verilere göre genele yayılan bir iyileşme görülürken özellikle sermaye (yatırım) malı imalatında yüzde 11,4’lük güçlü bir artış olması dikkat çekmektedir. Haziran’da yıllık olarak enerji üretimi yüzde 2,9, dayanıklı tüketim malı imalatı yüzde 2,6 oranında artış gösterirken ara malı üretimi yüzde 1,2, dayanıksız tüketim malı üretimi ise yüzde 0,7 ile nispeten ılımlı genişleme kaydetmiştir. Aylık bazda bakıldığında ise mevsimsellikten arındırılmış verilere göre Haziran’da yalnızca sermaye malı üretimi yüzde 3,8 genişlerken, enerji üretimi yatay, diğer mal guruplarının üretimi negatif seyretmiştir. Özellikle dayanıklı tüketim malı imalat düzeyinin son 5 ayın en düşük seviyeye gerilemesi dikkat çekmektedir.

Sanayi sektörünün en büyük bölümünü oluşturan imalat sanayiinde Haziran ayı üretimi takvim etkisinden arındırılmış verilerle yıllık yüzde 3,8 artış göstermiştir. Aynı dönemde elektrik, gaz buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı yüzde 2,5 büyürken, madencilik ve taşocakçılığı yıllık yüzde 0,5 daralma kaydetmiştir. İlk çeyrekte yıllık yüzde 1,9 olan imalat sanayi büyümesi ikinci çeyrekte yüzde 4,7’ye yükselirken madencilik ilk çeyrekteki yüzde 10,2’lik daralmanın ardından ikinci çeyrekte yüzde 1,9 büyümüştür. Enerji sektörü büyümesi ise aynı dönemde yüzde 8,1’den yüzde 4,4’e yavaşlamıştır.

Haziran’da takvim etkisinden arındırılmış verilere göre imalat sanayinin 24 alt sektöründen 18’i yıllık bazda üretimini arttırırken en güçlü artışlar yüzde 27,9 ile diğer ulaşım araçlarının imalatı, yüzde 26,2 ile makine ve ekipmanların kurulumu ve onarımı, yüzde 19,6 ile deri ve ilgili ürünlerin imalatı sektörlerinde yaşanmıştır. Vergi indirimiyle desteklenen sektörlerden mobilya imalatı yüzde 11,2 ile güçlü büyümesini sürdürürken, fabrikasyon metal ürünleri yüzde 12,8, bilgisayar, elektronik ve optik ürünler yüzde 11,1 oranında büyümüştür. En büyük ihracatçı sektör olan otomotiv yüzde 9,2 oranında üretim artışıyla büyümeye katkısını sürdürmüştür. Buna karşılık önemli ihracatçı sektörlerden giyim eşyalarında yüzde 2,4, kimyasallarda yüzde 1,9, elektrikli teçhizat imalatında yüzde 0,4 daralma söz konusudur. Ana metalde yüzde 2,1, tekstil ürünlerinde yüzde 1,3 ve gıda ürünlerinde yüzde 2,2 ile nispeten ılımlı artışlar söz konusudur. İkinci çeyrekte önceki döneme kıyasla ivme kazanan sektörler arasında diğer ulaşım araçları, bilgisayar-elektronik, deri, mobilya, petrol ürünleri ve makine-teçhizat gibi sektörler bulunmaktadır.

Mevcut veriler, reel sektöre yönelik mali teşviklerin yanı sıra ihracattaki artışın güçlü desteğiyle birlikte ikinci çeyrekte ekonomik aktivitenin genişlemeye devam ettiğine işaret etmektedir. Temmuz ayında İstanbul Sanayi Odası İmalat PMI endeksi hafif düşüşe rağmen 53,6’lı seviyesiyle ekonomik aktivitenin canlılığını koruduğu sinyali verirken imalat sanayi kapasite kullanımı, reel kesim güven endeksi gibi diğer öncü göstergeler Türkiye ekonomisinde büyümenin üçüncü çeyreğe de pozitif bir başlangıç yaptığına işaret etmektedir.