Şubat’ta Bütçe Açığı 16,8 Milyar TL Olarak Gerçekleşti

Merkezi Yönetim Bütçe Gerçekleşmeleri, Şubat 2019

Açıklanma Tarihi: 15.03.2019

Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre 2018 Şubat’ta 1,9 milyar TL olan Merkezi Yönetim bütçe açığı 2019 Şubat’ta 16,8 milyar TL’ye yükselmiştir. Yine 2018 Şubat’ta 4,8 milyar TL fazla veren faiz dışı denge ise 2019’un aynı ayında 2,1 milyar TL açık vermiştir. Böylece 2018’in ilk 2 ayında toplam 201 milyon dolar olan bütçe açığı 2019’un aynı döneminde 11,7 milyar dolara yükselirken faiz dışı fazla 12,5 milyar dolardan 10,3 milyar dolara gerilemiştir.

Bu verilerle birlikte son 12 ayın kümülatif bütçe açığı Ocak’ta 69,2 milyar TL iken Şubat’ta belirgin bir artışla 84,1 milyar TL’ye yükselmiştir. Aynı dönemde 12 aylık kümülatif faiz dışı denge ise 6 milyar TL fazladan 844 milyon dolar açığa dönüşmüştür.

Şubat’ta bütçe giderleri geçtiğimiz yılın aynı ayına göre %33,2 oranında güçlü bir artışla 83,7 milyar TL’ye yükselirken, bütçe gelirleri %9,7 artarak 67 milyar TL düzeyinde gerçekleşmiştir. Bu değişimler TÜFE’den arındırıldığında önceki yılın aynı ayına göre harcamaların %11,3 reel artış, gelirlerin ise %8,3 oranında reel azalış kaydettiği görülmektedir. Bu düşüş 2009’dan bu yana en belirgin seviyede gerçekleşmiştir.

2019 Şubat’ta toplam bütçe gelirlerinin %69’unu (2018 Şubat: %87,7) oluşturan vergi gelirleri önceki yılın aynı ayına göre %9,4 nominal artışla 57,5 milyar TL’ye yükselirken bu gelişme vergi gelirlerinde reel olarak %8,6 azalma anlamına gelmektedir. Vergi gelirlerine artış yönünde en yüksek katkı yıllık %19,7 artan kurumlar vergisinden gelirken gelir vergisi de %24 artışla ikinci önemli artış kaynağı olmuştur. Buna karşılık iç talepteki daralma ve vergi indirimleri nedeniyle dolaylı vergilerde zayıflık devam etmektedir. Şubat’ta KDV gelirleri %19,5 nominal azalma (reel: %32,7) gösterirken ÖTV gelirleri %5,5 artarak reel olarak %11,8 gerileme kaydetmiştir. Vergi dışı gelirler de yıllık %11,9 artışla 9,5 milyar dolar olmuş ve bu gelişmenin toplam gelirlere katkısı Ocak ayına kıyasla oldukça sınırlı kalmıştır. İthalatta devam eden daralma da ithalden alınan KDV gelirlerinin reel bazda %17,7 azalmasına yol açmıştır.

Şubat’ta toplam faiz dışı harcamaların gösterdiği %67,5’lik artışta artmasında en belirleyici unsur, cari transferlerin yıllık %28,6 artarak 35,1 milyar TL’ye yükselmesidir. Ayrıntılara bakıldığında bu rakamın gösterdiği güçlü artışta “ödeme gücü olmayanların primi” kalemlerindeki yükselişin belirleyici olduğu görülmektedir. Toplam faiz dışı bütçe harcamalarının artmasında ikinci önemli etken de personel giderlerinde gerçekleşen %33’lük artıştır. Diğer yandan Şubat’ta faiz harcamalarının 2018’in aynı ayına göre %117,2 artarak 14,7 milyar TL’ye yükselmiş olması dikkat çekmektedir. Bunun önemli bir kısmı %133 oranında artan iç borç faiz ödemelerinden (12,5 milyar TL) gelirken dış borç faiz ödemeleri de %117,2 artışla 1,9 milyar TL seviyesinde gerçekleşmiştir.

Yılın ilk 2 ayında geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla bütçe performansında bozulma eğilimi görülmektedir. İç talebin zayıf seyri dolayısıyla vergi gelirlerindeki azalmanın önemlim bir bölümü Ocak ayında TCMB’nin kar transferiyle telafi edilmiş, bu nedenle yılın ilk 2 ayında toplam gelirlerde reel olarak %15’e yakın bir artış sağlanabilmiştir. Giderler tarafındaki artışta ise personel maliyetlerinin yanı sıra yaklaşan yerel seçimler ve kamunun geçen yıldan devrolan ödemeleriyle bağlantılı olarak cari transferler ve sermaye giderleri kanalı etkili olmuştur.

Önümüzdeki dönemde ekonomideki yavaş büyüme nedeniyle gelir artışlarının bir süre daha sınırlı olması beklenmekte, bütçe dengelerinin iyileşmesi büyük ölçüde ikinci çeyrek itibarıyla harcama disiplininde güçlü bir sıkılaşma sağlanmasına bağlı gibi görünmektedir. Diğer yandan geçtiğimiz aylarda vergi dışı gelirlerin bütçeyi önemli ölçüde desteklediği düşünüldüğünde bu gelirlerin yokluğunda bütçe dengeleri üzerindeki baskı devam edebilecektir. Bu nedenlerden ötürü Yeni Ekonomi Programı (YEP) hedefi olan %1,8’lik bütçe açığı / GSYH hedefi üzerinde riskler yukarı yönde yoğunlaşmaktadır.