Bakan Zeybekci’nin Konuk Olduğu Meclis Toplantısında Üretim Ekonomisi Konuşuldu

  • Meclis Konuşması
meclis-haziran2016-02

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisi aylık olağan toplantısı, “Üretim Ekonomisinin Temel Strateji Olduğu Yeni Döneme Girilirken Yatırımlar, İhracat ve Bölgesel İşbirliklerinin Önemi” ana gündemi ile 22 Haziran 2016 tarihinde yapıldı. İSO Meclis Başkanı Zeynep Bodur Okyay tarafından yönetilen haziran Meclisi toplantısına Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci konuk olarak katıldı.


Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Anadolu coğrafyasında huzur içinde yaşayabilmek için etrafımızdaki her şeye müdahil olmamız gerektiğini söyledi. Zeybekci, Türkiye’nin enerji ve ham madde, finansman ve para piyasaları, tüketim alışkanlıkları ve tüketim ile dağıtım kanalları konularında hakim olmasının zorunluluğuna dikkat çekti. Konuşmasında Türkiye’nin artık etrafındaki ve dünyadaki gelişmelere karşı proaktif olması gerektiğini söyleyen Bakan Zeybekci “Yeni bir dünya kurulacak ise, Türkiye o dünyayı kuranlar arasında olmak zorunda” dedi.


İSO Başkanı Erdal Bahçıvan

Meclis gündemine ilişkin konuşmasında İSO Başkanı Bahçıvan da “Bölgesel kalıplaşmış teşvikler yerine, terzi modeli gibi firma ihtiyaçlarını göz önünde bulunduran, denetlenebilir yeni bir model oluşturulmalı. İstanbul’daki atıl makine parkının Doğu ve Güneydoğu’ya yatırım için taşınmasına da destek talep ediyoruz. Eximbank kredilerinin, artık belli bir yüzdesinin adeta bir past performans kriteri gibi değerlendirilerek teminat mektupsuz kullandırılması, giderek kısırlaşan banka kaynakları konusunda bir can suyu olacaktır” şeklinde konuştu. Bahçıvan, sanayinin reformcu bir teşvik sistemine ihtiyaç duyduğunu belirterek “Ülkemizi sahip olduğu büyük hedeflere kavuşturma mücadelesinde biz sanayiciler, her zamankinden daha fazla bir gayret ve özveriyle turkuaz halıya ayak basmak ve bu yolculukta Hükümetimizle beraber olmak istiyoruz” dedi.


İSO Meclis Başkanı
Zeynep Bodur Okyay

Meclis oturumunu açarken konuşan İSO Meclis Başkanı Zeynep Bodur Okyay yakın zamanda hayatını kaybeden babası merhum İbrahim Bodur ile ilgili duygulu bir kısa konuşma yaptı. Babasının "Üretim ekonomisi Türkiye'nin bir numaralı gündem maddesidir" sözünü hatırlatan Okyay, İbrahim Bodur'un Türkiye'nin üretimine ve kalkınmasına hayatını adadığını ifade etti. İSO Meclis Başkanı Okyay "Babam İbrahim Bodur Anadolu'nun dört bir yanında yatırım yapma gayreti içinde oldu. Israrla sanayi sektörü içinde kalma yönünde hayatını gerçekleştirdi. Babam İbrahim Bodur'un vefatı dolayısıyla İSO olarak göstermiş olduğunuz desteğe çok teşekkür ediyorum. Ancak bir Oda bir insanı bu kadar hakkıyla anabilirdi" dedi.

Ardından Zeynep Bodur Okyay Meclis gündemine ilişkin değerlendirmede bulunarak özetle şöyle konuştu:

"Bulunduğumuz coğrafya hepimizin malumu olduğu üzere çok zor bir yerde. Bu yıl ilk çeyrek büyüme oranımız yüzde 4,8 olarak açıklandı. Ancak bu büyümeyi üretimin değil de tüketimin sırtlandığını gördük. Ayrıca Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu araştırmasını İSO olarak açıkladık. Tablolara baktığımızda finansman giderlerinin arttığını görüyoruz. Türkiye'nin beklediği hedeflere doğru ilerlemesi için orta ve yüksek teknolojili bir ekonomiyi odağımızda tutmalıyız. Bu yıl yürürlüğe giren çok önemli teşvikler oldu. Bu paket destekler için çok teşekkür ediyoruz. AR-GE merkezlerindeki sıkıntıların giderilmeye çalışıldığını biliyoruz. OSB'deki arazi maliyetleri ile ilgili sıkıntılarımız vardı. Tüm bunlar ile ilgili çalışmaların yapıldığını görüyoruz. Yatırım Reform Paketi'nin bir an önce hayata geçirilmesini önemsiyoruz."

Okyay daha sonra kürsüye Meclis ana gündemine ilişkin konuşmasını yapmak üzere İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ı kürsüye davet etti. Bahçıvan, Hükümetin yatırım ortamını iyileştirmeye yönelik açıkladığı önlem paketini sanayi sektörü olarak memnuniyetle karşıladıklarını söyledi. Bahçıvan, sanayinin ihtiyaç duyduğu yüksek katma değerli ve yüksek teknolojili sektörlere dönüşümün de reformcu bir teşvik sistemi ile mümkün olacağına dikkat çekti.

Teşviklerle yalnızca yerli yatırımların değil, küresel krizden bu yana azalan doğrudan yabancı yatırımların da yeniden canlandırılması gerektiğinin altını çizen Bahçıvan, “Ekonomi yönetiminin reform iştahının ve istikrarlı bir ekonomiye yönelik kararlılığının devam etmesi ölçüsünde sanayicimizin ve üreticimizin yatırım iştahı canlanacak. Bütün bunlar Başbakanımız Binali Yıldırım’ın ‘Adeta yatırımcıların önüne bir turkuaz halı sereceğiz’ sözlerini destekliyor. Bu bağlamda, ülkemizi sahip olduğu büyük hedeflere kavuşturma mücadelesinde biz sanayiciler, her zamankinden daha fazla bir gayret ve özveriyle turkuaz halıya ayak basmak, turkuaz halı yolculuğunda Hükümetimizle beraber olmak istiyoruz” dedi.

Bahçıvan, işaret ettiği reformcu teşvik sistemine ilişkin olarak “Bölge bazlı kalıplaşmış teşvikler yerine, adeta terzi modeli gibi, firmaların ihtiyaçlarını göz önünde bulunduran, firma ve proje bazlı yeni bir modelin benimsenmesi önemli. Yeni teşvik modeli, ‘Turquality’ sisteminin uygulanış biçimine benzer şekilde kurgulanmalı. Hem projeye bağlı, hem denetlenebilir bir model oluşturulmalı. Bu değerlendirmede firmanın vizyonu, past performansı, insan kaynakları, yatırım anlayışı, maddi durumu ve ortaklık yapısı dikkate alınmalı”  diye konuştu. Bahçıvan, dünya genelinde zenginlik idealinin reel ekonomi, üretim ve alın terinden uzaklaştığını belirterek “Maalesef üretimin yerine, sanal zenginliği koyan bir ekonomi anlayışının yaygın olduğu bir dönemdeyiz. Öyle ki dünyada 70 trilyon dolarlık bir ekonomiye karşılık, finans piyasalarının 700 trilyon dolarlık bir büyüklüğe ulaşması düşündürücü” dedi.

Sanayicilerin Bakanlığı ilgilendiren konularda yaşadığı sorunları ve çözüm önerilerini sekiz başlık altında özetleyen Bahçıvan, şöyle konuştu: “İstanbul’da ve batı illerimizde atıl durumda bulunan makine parkının Güneydoğu ve Doğu bölgelerine yatırım amacıyla taşınması için destek talep ediyoruz. Böylece hem duran bir varlığı değerlendirerek ülkemizin kaynak israfının önüne geçeceğiz hem de o bölgeye sadece makine değil bilgi ve tecrübe de taşımış olacağız. Yerli alımlar sadece kamu alımları değil, yap-işlet-devret gibi kamunun etki alanında bulunan diğer satın almalarda da uygulanmalı. Doğu ve Güneydoğu’da dört ilimizin cazibe merkezi olması planlanırken, buradaki yatırımların kamu alımları üzerinden desteklenmesi önemli bir fikir. O bölgedeki yatırımlar için sürekli bir ihracat desteğinin sağlanması bu yatırımların gelişmesine katkı verecek.”

Konuşmasında Türk Eximbank’ın Ekonomi Bakanlığı’na bağlanmasını değerlendiren Bahçıvan, “Türk Eximbank’ın orta-uzun vadeli kredileri daha da artırması, uygun faiz oranı ve kolay teminat koşulları ile kullandırmasına devam etmesi önem taşıyor. İstikrarlı ve sorunsuz bir şekilde ihracat yapan firmalar için teminat mektubu karşılığı kullandırılan Eximbank kredilerinin, artık belli bir yüzdesinin adeta bir past performans kriteri gibi değerlendirilerek teminat mektupsuz kullandırılması gerekiyor. Bu konuda Kredi Garanti Fonu kaynakları da devreye sokulabilir. Böyle bir fırsat ile firmalarımız çok yüklü teminat mektupları komisyonlarında tasarruf sağlayacağı gibi, boşa çıkacak limitler, giderek kısırlaşan banka kaynakları konusunda bir can suyu olacaktır” şeklinde konuştu.

Daha sonra Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci kürsüye gelerek sanayiye ve ekonomiye ilişkin önemli mesajlar verdi. Yeni bakanlık dönemindeki ilk meslek örgütü ziyaretini İSO’ya yaptıklarını ve bu durumun İSO’ya verdikleri önemi gösterdiğini vurgulayan Zeybekci, konuşmasının başında geçtiğimiz ay hayatını kaybeden İSO’nun Meclis eski Başkanı duayen sanayici Dr. Hacı İbrahim Bodur’u da andı. Bodur’un Türkiye için yaptıklarından söz ederek örnek alınması gerektiğini dile getirdi.

Türkiye’nin sürdürülebilir bir kalkınma için üretmek zorunda olduğunu belirten Zeybekci, üretmeyen ülkelerin başarılı olamayacağını vurguladı. Zeybekci, 1990’dan önce ideolojik kalemle çizilen haritaların artık ekonomik kalemle çizildiğine dikkat çekti. İnönü’nün bu dönemde söylediği “Yeni bir dünya kurulur ve Türkiye yerini alır” sözünü hatırlatan Zeybekci, bugünün şartlarında Türkiye’nin edilgen bir yapı ile bir yere gidemeyeceğini dile getirdi. Anadolu coğrafyasında huzur içinde yaşayabilmek için etrafımızdaki her şeye müdahil olmamız gerektiğinden bahseden Zeybekci, Türkiye’nin bu anlamda dört ana konuya hakim olmasının kaçınılmaz olduğunu söyledi ve bu konuları “Enerji ve ham madde, finansman ve para piyasaları, tüketim alışkanlıkları ve tüketim ile dağıtım kanalları” olarak sıraladı.

Zeybekci, geçmişte beklenilenin üzerinde başarı kazandıklarını, bilgi ve patenti başkasına ait olan bir yapıda fasoncu bir ülke olarak 10 bin dolar milli gelir seviyesine gelerek ilk 20 ekonomi arasına girdiklerini söyledi. Türkiye’nin gelecek hedeflerine ulaşabilmesi için Cumhuriyetin kuruluşundaki gibi bir seferberliğe ihtiyaçları olduğunu kaydeden Zeybekci, Başbakan Binali Yıldırım’ın “Sorunlarımızı torunlarımıza havale etmemeliyiz” sözünü hatırlattı.

ABD’nin 2008 krizinden sonra para bolluğuna dayalı politikasının Türkiye’yi de etkilediğini belirten Zeybekci, buna karşın 2013’ten itibaren AB Merkez Bankası’nın politikalarının Türkiye’yi daha çok etkilediğini zira Türkiye’nin ihracatının yüzde 45’ini AB ülkelerine yaptığını ve Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı sermayenin yüzde 70’ini AB ülkelerinden aldığını kaydetti.

Türkiye’nin AB’ye üye olmadan Gümrük Birliği imzalayan tek ülke olduğunu kaydederek egemen bir ülkenin böyle bir anlaşma imzalamaması gerektiğini ifade eden Zeybekci, Gümrük Birliği’nden Türkiye’nin de AB’nin de yararlandığını dile getirerek ABD ve AB arasında yürütülen Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTIP) anlaşması öncesinde Gümrük Birliği anlaşmasını mutlaka revize etmeleri gerektiğine dikkat çekti. Zeybekci, yeni anlaşmanın tarım, hizmet ve kamu alımlarını da kapsayacak şekilde revize edileceğinin altını çizdi.

İSO’nun İran’a geçtiğimiz ay yaptığı ziyaretin ve imzaladığı iyi niyet anlaşmasının çok olumlu olduğunu ifade eden Zeybekci, İran’ı ekonomik menfaat yönünden 1 numaralı hedef ülke ilan ettiklerini söyledi. Zeybekci, Güney Kore, Japonya, Singapur, Malezya ve Meksika ile serbest ticaret anlaşmaları konusunda yaptıkları çalışmalardan da bahsetti.

Daha sonra Meclis üyeleri söz alarak kendi sektörleri ile ilgili yaşadıkları konuları dile getirdi ve ardından da Bakan Zeybekci tarafından dile getirilen bu konular ile ilgili değerlendirme yapıldı. Bu yıl Ramazan ayına denk gelen Haziran ayı Meclis toplantısı her Ramazan’da olduğu gibi verilen iftar yemeği ile son buldu.

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan'ın Konuşma Metni Attach