Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık: “Bu Zor Koşullarda Sanayicilik Kahramanlıktır”

  • Meclis Konuşması
meclis-aralik2015-02

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisi Aralık ayı olağan toplantısı, “Yeni Reform Dönemi Başlarken Nitelikli Üretim İçin Etkili Bir İşbirliği Kurmanın Ekonomimiz ve Sanayimiz Açısından Önemi” ana gündemi ile 23 Aralık 2015 tarihinde yapıldı. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın açılış konuşmasını yaptığı toplantıya Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık konuk oldu. Aynı zamanda İstanbul Sanayi Odası’nın 2016 Yılı Bütçe Teklifi ve Gerekçeleri Raporu’nun da okunarak oylandığı Meclis toplantısında, üyeler İSO’nun 2016 bütçesini oy birliğiyle kabul etti.

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, İSO olarak sorunlardan yakınan bir oda olmak yerine her zaman çözümün bir parçası olmaya önem verdiklerini belirterek bu anlayışı bundan sonra da aynı kararlılıkla sürdüreceklerini söyledi. İSO olarak 64’üncü Hükümet için hazırladıkları beklenti ve öneri raporunu tamamladıklarını ve en kısa zamanda sunacaklarını söyleyen Bahçıvan “Yeni hükümetten beklentiler ve öneriler başlıklı çalışmamızda da bu anlayış ve kararlılığımızı bir kere daha çok net bir şekilde ortaya koyduğumuzu burada özellikle ifade etmek istiyorum” şeklinde konuştu.  


Bilim, Sanayi ve Teknoloji
Bakanı Fikri Işık

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık ise böyle bir dönemde bu kadar zor koşullarda sanayicilik yapmanın kahramanlık olduğunu söyledi. İSO meclis üyeleri tarafından bu sözleri uzun süre alkışlanan Bakan Işık, sanayicinin yaşadığı sıkıntıların farkında olduklarını vurguladı. Işık, geçmişte büyümenin kaynağının verimlilikteki artış olduğunu ancak bunun sınırına yaklaşıldığını belirterek Türkiye’nin yeni bir başarı hikayesi yazması gerektiğini kaydetti. Konuşmasında büyümenin lokomotifinin imalat sanayi olması gerektiğinin altını çizen Bakan Işık, 2008 krizinde İspanya ve Yunanistan gibi ülkelere karşılık Almanya ve Güney Kore’nin ayakta kaldığı örneğini verdi. Türkiye’nin katma değeri daha yüksek ürün üretmesinin bir zorunluluk olduğunu vurgulayan Fikri Işık, nitelikli ve sürdürülebilir üretimin önemine de dikkat çekti. Üretimin daha az girdi ve daha az atıkla üretim yapabilmenin, yani sürdürülebilir üretimin önemini anlatan Işık, üretimin niteliği konusunda ise biyoteknoloji, nanoteknoloji, 3D yazıcılar, nesnelerin interneti gibi konuların hakim olduğu bir dünyada Türkiye’nin, bu yeni teknolojileri satın alan değil üreten bir ülke haline gelmesi gerektiğini vurguladı.

İSO Aralık ayı Meclisi, İSO Meclis Başkanı Zeynep Bodur Okyay’ın konuşması ile başladı. Okyay, güçlü bir demokrasinin güçlü bir ekonomiden geçtiğine vurgu yaparak başladığı konuşmasında özetle şunları söyledi:


İSO Meclis Başkanı
Zeynep Bodur Okyay

“Türkiye 2015 yılında ardı ardına gelen iki seçim yaşadı. Bu durumun getirdiği bir belirsizlik ortamı oldu. Ayrıca terör olaylarında bir tırmanış gerçekleşti. Öte yandan komşularımızda çatışma ortamı sürüyor. Rusya ile ilişkilerde bildiğiniz gibi sıkıntılar yaşanıyor. Ancak olumsuz olmamak gerekir. Türkiye hep zor konjonktürlerden başarıyla geçmiştir. Önemli olan Türkiye’nin pozitif ayrışmayı başarabilmesidir. Önümüzde dört yıllık bir reform dönemi var. Bir dönüşüm için hazırlanan programı önemsiyoruz. Sanayinin önde olduğu yeni nesil üretim modellerini önemsiyoruz. Dolayısıyla kendimize özgü bir modelle kalkınmamız gerekmektedir. Siyasi erk ve sivil toplumla birlikte kapsayıcı büyümeyi yakalayabiliriz. Toplumsal konsensüs ile bir üretim döneminin açılmasını istiyoruz. Ülkemizin jeopolitik bir avantajı var. Bize düşen güçlü bir ekonomiyi hep birlikte inşa etmek.”

Zeynep Bodur Okyay, daha sonra İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ı konuşmasını yapmak üzere kürsüye davet etti. Bahçıvan, Meclis konuşmasında ekonomik dönüşüm programlarının ve eylem planlarının sorunsuz bir şekilde hayata geçeceğini hiç kimsenin beklememesi gerektiğini söyledi. “Dikensiz bir gül bahçesi nasıl mümkün değilse bizleri bekleyen dönüşüm süreci de ister istemez bazı sorunları beraberinde getirecek” diyen Bahçıvan, yılların birikmiş ekonomik sorunlarına neşter atmanın kolay olmayacağını ve önemli olanın yol boyunca karşılaşılacak sorunlarda başta Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olmak üzere ilgili bakanlıklarla bir ortaklık anlayışı eşliğinde gerekli istişareleri yerinde ve zamanında gerçekleştirerek sorunlara çözüm bulmak olduğunu ifade etti.


İSO Yönetim Kurulu Başkanı
Erdal Bahçıvan

Avrupa Birliği ile ilgili gelişmelere de değinen İSO Başkanı Bahçıvan, son haftalarda Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerin, uzun bir durgunluk döneminin ardından yeniden canlanmasına tanık olunduğunu hatırlattı. 11 yıl aradan sonra ilk defa yapılan Avrupa Birliği-Türkiye Zirvesi’nin ardından, Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecinde yeni bir ivmenin yaşanmasından büyük bir memnuniyet duyduğunu vurgulayan Bahçıvan, Brüksel Zirvesi’nde alınan kararlar doğrultusunda, Türkiye’nin AB’ye tam üyeliği sürecinde “Ekonomik ve Parasal Politika” müzakere başlığı açıldığını kaydetti. Bahçıvan şöyle devam etti:

“Bunun devamının geleceği de söyleniyor: 2016 yılının ilk çeyreğinde ‘enerji’, ‘yargı ve temel haklar’, ‘adalet, özgürlük ve güvenlik’, ‘eğitim ve kültür’ ile ‘dış güvenlik ve savunma politikası’ başlıklarının da açılabileceği ifade ediliyor. Bu başlıkların, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından bugüne kadar açılması engellenen başlıklar olması da dikkat çekicidir. O halde, Kıbrıs konusunda planlandığı gibi, 2016’nın Mart ayında bir çözüme ulaşılırsa, Türkiye-AB ilişkilerinde yakalanan yeni ivme daha da hızlanacak. Brüksel Zirvesi’nin bir diğer sonucu, biz sanayicilerin de çok önem verdiği vize serbestliği konusudur. Zirvede, ‘AB-Türkiye Vize Serbestliği Diyaloğu’ ile ‘Geri Kabul Anlaşması’nın uygulanması doğrultusunda karara varılmıştır. Planlanan çalışmaların hayata geçirilmesi durumunda, 2016’nın Ekim ayında Türkiye vatandaşlarının AB ülkelerine vizesiz seyahat etme imkânı doğacaktır. Müzakere sürecinin yeniden canlanmasının ülkemizde başlayan yeni reform süreciyle aynı döneme denk gelmesi, reform sürecine pozitif bir katkı yapacaktır. Böylece, AB’nin Türkiye’deki ekonomik reformlarda güçlü bir çıpa olma etkisi, geçmişte olduğu gibi bir kez daha ortaya çıkacaktır.“

Paris’teki iklim konferansına da değinen İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, 195 ülkenin katılımıyla gerçekleşen Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi’nde küresel ortalama sıcaklık artış hızının 2 derecenin altına indirilmesinin ve mümkün ise 1,5 derece ile sınırlandırılması hedefi üzerinde anlaşmaya varıldığını hatırlattı. Bahçıvan, 2005’te yürürlüğe giren Kyoto Protokolü’nün, en fazla gaz salınımına sahip ülkelerin onaylamaması nedeniyle etkisiz kaldığını belirtti. Bahçıvan, Paris’teki anlaşmanın, iklim konusunda, üzerinde uzlaşılan ilk evrensel iklim anlaşması olma özelliğine sahip olduğunun altını çizerek Paris Zirvesi’nin öneminin bu noktada daha fazla ortaya çıktığını söyledi. Hukuki açıdan da kayda değer olan bu anlaşmanın, sanayiciler açısından önemli bir sonucu olduğuna değinen Bahçıvan, fosil yakıtlara dayalı dönemin bitirilmesi hedeflenerek karbon-sonrası dönemin kapısının aralandığını ve bu açıdan anlaşmanın “sanayi tarihi için bir dönüm noktası” olarak tanımlandığını ifade etti.

Bahçıvan bu konunun sadece iklim değişikliğine yol açan sera gazları emisyonlarının azaltılması ya da genel olarak çevre kirliliğiyle mücadele ile sınırlı değil; sürdürülebilir bir kalkınma stratejisinin tasarımı noktasına gelmekle ilgili olduğunu belirtti. Bahçıvan, fosil yakıt enerjileriyle işleyen İkinci Sanayi Devrimi sona ererken, yenilenebilir enerjilerle işleyen Üçüncü Sanayi Devrimi’ne geçiş süreci başladığını kaydetti.

Yeni bir reform döneminin başlangıcında olduğumuzu ifade eden İSO Başkanı Bahçıvan bu yeni dönemin nitelikli üretimi hedefliyor olmasının, hayatı üretimle geçen sanayiciler için bu dönemi çok daha anlamlı kıldığını belirtti. Yeni bir reform perspektifi yakalanan bugünlerin iyi değerlendirilmesi gerektiğini düşündüğünü belirten Bahçıvan şöyle konuştu:

“Hızlı hareket etme, zamanında eyleme geçme konusunda maalesef bir toplumsal zafiyete sahibiz. Bu zafiyetin hedeflenen dönüşümü olumsuz etkilemesine imkân verilmeyeceğine inanıyoruz. Bu inancımızın nedeni, hangi reformun ne zaman, hangi kurumun sorumluluğunda yapılacağının bir sistem dahilinde belirlenmiş durumda olmasıdır. Ayrıca reformların koordinasyonu ve izlenmesi için bir kurulun oluşturulmasını da anlamlı ve değerli buluyoruz. Yeni reform döneminde izlenecek rota belli: Yapısal Dönüşüm Programları, Türkiye Sanayi Strateji Belgesi, 64’üncü Hükümet Programı ve 2016 Yılı Eylem Planı… İşte, bütün bu belgeler, nitelikli üretime geçiş ve küresel rekabet gücü kazanmak için bizlere ışık tutuyor. Bütün dünyada düşük büyümenin ciddi bir sorun olduğu dönemde ülkemizde reformcu bir sürecin başlıyor olması bu süreci daha da önemli kılıyor. Bizim gibi büyük hedeflere sahip, genç nüfusu olan bir ülke için düşük büyümeyi kabul edilemez görüyoruz.“

İSO Başkanı Bahçıvan, yeni hazırlanan AR-GE reform paketinin yenilikler getirdiğini belirterek örneğin, TÜBİTAK özel sektörde AR-GE yapan kuruluşların rakibi olmaktan çıkarak, onları destekleyen bir kurum haline geleceğini söyledi. Bahçıvan, “Pakette yer alan ve sanayimizin gelişimi açısından önemli bulduğumuz bir diğer nokta da tasarımın AR-GE gibi desteklenecek olmasıdır. Bu bağlamda önemli gördüğüm bir hususa değinecek olursam; gerek AR-GE desteklerinin içeriklerinin oluşturulması, gerekse firmalara kullandırılması süreçlerinde Sanayi Odalarının aktif rol oynamasını arzu ettiğimizi burada özellikle belirtmek istiyorum” şekline konuştu.

Daha sonra kürsüye gelen Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık temel vizyonlarının hayatın öznesi olan insan olduğunu söyledi. Hayatta her şeyin insan mutluluğu için olduğundan söz eden Işık, önceliklerinin insanımızın refahını artırmak ve devletin itibarını yükseltmek olduğunu belirtti. Türkiye’nin orta gelir tuzağını aşmak için yüksek büyüme oranları yakalaması gerektiğini kaydeden Işık, geçmişte büyümenin kaynağının verimlilikteki artış olduğunu ancak bunun sınırına yaklaşıldığını belirterek Türkiye’nin yeni bir başarı hikayesi yazması gerektiğine işaret etti.

AR-GE ve inovasyonun bir kültür olarak benimsenmesi gerektiğine işaret eden Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, üniversitelere bu konuda çok iş düştüğünü ve akademi camiasının üretim dünyasına yaklaşması için pek çok teşvik verdiklerini anlattı. AR-GE merkezlerinin sayısının 227’ye, teknoloji geliştirme bölgelerinin sayısının ise 63’e çıktığı bilgisini veren Işık, AR-GE ve inovasyon ekosistemini güçlendirmenin, katma değerli üretimin olmazsa olmaz bir unsuru olduğuna dikkat çekti.

Kamu alımlarında yaptıkları değişimlerle yüksek teknoloji üreten yerli firmaları desteklediklerini kaydeden Işık yüksek teknoloji üretimine Türkiye’nin her yerinde 5. Bölge indirimi verdiklerini, OSB’lerde ise 6. Bölge teşviki verdiklerini hatırlattı.

Önümüzdeki dört yılın bir yapısal reform dönemi olacağını belirten Bakan Işık, dört reform paketi üzerinde çalıştıklarını söyledi. Bu dört paketin AR-GE reform paketi, üretim paketi, fikri mülkiyet hakları paketi ve TÜBİTAK’ın yeniden yapılandırılması olduğunu açıklayan Fikri Işık bu dönüşüm sürecinde lokomotifin KOBİ’ler olmasını arzuladıklarının altını çizdi. KOBİ’lere proje kabiliyeti kazandırmanın önemine değinen Işık, KOBİ’lerin istenilen seviyeye gelebilirse Türkiye’nin hedefleri yakalamasının mümkün olabileceğini belirtti. Özellikle üretim reform paketinde sanayicilerin ve İSO’nun desteğini isteyen Işık, İSO Başkanı Erdal Bahçıvan’ın getirdiği öneri doğrultusunda sanayiciye sağlanan arsa ve bina inşaatı yapma modelinin, bu etkileşime güzel bir örnek olduğunu kaydetti.

Bu dönemde sanayicilik yapmanın kahramanlık olduğunu ifade eden Fikri Işık, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın sanayicinin hizmetinde olduğuna ve hizmet odaklı bir anlayışla Bakanlığın yeniden yapılandırıldığına dikkat çekti. Işık bürokrasinin azaltılması yönünde yaptıkları çalışmalardan da bahsetti.

Meclis toplantısında ayrıca Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Müsteşarı Ramazan Yıldırım, Özel Kalem Müdürü Ahmet Akyol, Bakanlık Danışmanı Yılmaz Şahin, Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Ertan Ömeroğlu, Sanayi Genel Müdürü İbrahim Kılıçarslan, Bilim ve Teknoloji Genel Müdürü İlker Murat Ar, KOSGEB Başkan Yardımcısı Yusuf Keskin, TSE Genel Sekreter Yardımcısı Aykut Kırbaş da bulundu.

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan'ın Konuşma Metni Attach