İSO Meclisi’nde Bilim ve Teknoloji Işığında Geleceğin İş ve Üretim Anlayışı Konuşuldu

  • Meclis Konuşması
meclis-subat2018-01

İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO), Şubat ayı olağan Meclis toplantısı 28 Şubat 2018 tarihinde “Bilim ve Teknolojinin Işığında Değişen İş-Üretim Anlayışı ve Geleceğe Dair Öngörüler” ana gündemi ile Odakule’de yapıldı. İSO Meclis Başkanı Zeynep Bodur Okyay tarafından yönetilen Meclis toplantısının konuğu İnovatif Girişimci, Fütürist ve Türkiye Fütüristler Derneği Onursal Başkanı Alphan Manas oldu.


İSO Başkanı Erdal Bahçıvan

Meclis toplantısında gündem ile ilgili konuşan İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Katma Değer Vergisi (KDV) Kanunu'nda değişiklikler öngören kanun tasarısının Meclis’e sevk edilmesinin sanayiciler açısından sevindirici bir durum olduğunu söyledi. KDV uygulamalarının, sanayinin kıt kaynaklarından kamuya adeta bir işletme sermayesi şeklinde transfer yükü getirdiğini vurgulayan Bahçıvan, “Ülkemizde tüketim vergisi olarak adlandırılan KDV, biz sanayici ve üreticiler için son 30 yıl içinde adeta bir üretim vergisine dönüşmüştü. Çünkü nihai yük hep üreticinin ve sanayicinin üzerinde oldu. İSO olarak açıkladığımız 2016 yılı Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu araştırmamızdaki sanayicimizin devletten KDV alacağı 6 milyar TL’ye çıkmış bulunuyor. Meclis’ten geçerek yürürlüğe girmesini beklediğimiz KDV değişikliği için Hükümetimize, Maliye Bakanlığımıza ve emeği geçen tüm kesimlere buradan teşekkür ederim” dedi.


İnovatif Girişimci, Fütürist ve
Türkiye Fütüristler Derneği
Onursal Başkanı Alphan Manas

İnovatif Girişimci, Fütürist ve Türkiye Fütüristler Derneği Onursal Başkanı Alphan Manas ise gelecek ile ilgili olarak “Beyin dalgaları ile drone uçuracağız. 2023 yılına kadar beynimizin tüm simülasyonları tamamlanacak. Beynin bilinç ve farkındalığı kopyalanacak. Walmart  ve Amazon önümüzdeki yılların en büyük bankaları olacak” diye konuştu. Gelecekte dünya nüfusunun artmaya değil azalma trendi içine gireceğini, ülke nüfuslarının ağırlıklı olarak deniz kıyılarında toplanacağını karaların büyük ölçüde boşalacağını, çalışanların yarısının evden yarısının ise ofislerden çalışacağını söyleyen Manas’ın gelecek öngörüleri İSO Meclis üyelerince ilgiyle dinlendi.


İSO Meclis Başkanı
Zeynep Bodur Okyay

İstanbul Sanayi Odası Şubat ayı Meclis toplantısı İSO Meclis Başkanı Zeynep Bodur Okyay tarafından açıldı. Meclis oturumunu açarken gündemle ilgili görüşlerini aktaran Okyay  Konuşmasına Silahlı Kuvvetlerimiz tarafından 20 Ocak’tan bu yana kararlılıkla sürdürülen Zeytin Dalı Harekâtında görev yapan kahraman Mehmetçiklerimize muvaffakiyet; şehit olan asil vatan evlatlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına ve yüce Türk milletine başsağlığı dilekleriyle başladı. Okyay şunları söyledi:

“Çeşitli vesilelerle gündeme geldiği üzere, Sanayi 4.0, planlanandan az veya çok üretim, hatalı üretim, stok israfı gibi sanayinin sorunlu ve çözüm getirilmesi gereken konularına odaklanıyor. Bu süreçte daha az maliyetle üretim, minimum enerji kullanımı, az ısı üretimi, zaman kazanımı, daha az kaynak kullanımı gerçekleşirken, yüksek hızda ve güvenilirlikte çalışma, eski işlere göre en az iki kat verim ve daha kaliteli ürün üretimi hedefleniyor. Yakın bir gelecekte, uluslararası arenada minimum maliyetle üretim yapan bu tür firmalarla rekabet etme gerçeğiyle yüzleşeceğiz.

Tüm bu gelişmeler hem ciddi bir tehdit hem de büyük bir fırsat. Türkiye, Sanayi 2.0 ve Sanayi 3.0’a geç geçen ülkelerden ancak özellikle son 30 yılda hem devlet hem özel sektör eliyle yapılan yatırımlar, çağın gereklerini yakalayan önemli teknolojilere sahip. Hem fabrikalarımızın sahip olduğu teknolojiyi değişime adapte ederek hem de genç nüfusumuzun avantajını kullanarak bu büyük dönüşümden kârlı çıkan ülkeler arasına adımızı yazdırabiliriz. Biz de sanayiciler olarak bu süreçte cesur olmalıyız. Tereddüt edecek zamanımız yok. İnternetin doğuşuyla birlikte teknolojik gelişmelerin hızında yaşanan artış, insanlık tarihinin hiçbir döneminde görülmedi. Bu dönemde yenilikleri gerektiği gibi algılayamayan veya uygulamakta geciken şirketler ya küçülmek zorunda kaldılar ya da yok oldular; bu gerçeği aklımızdan hiç çıkarmayalım. Hedeflerimizi doğru belirleyip planlarımızı net olarak ortaya koymamız gerekiyor. İstanbul Sanayi Odası olarak Türk sanayiinin gelişmesinde her zaman öncü rol oynamış, ilkleri başarmış büyük bir mirasın temsilcileriyiz. Sanayimizin ve ülkemizin geleceğini inşa etme sorumluluğunu yerine getirecek olanlar da yine bizleriz.”

İSO Meclis toplantısında ana gündem maddesi ile ilgili görüşlerini aktarmak üzere kürsüye gelen İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, konuşmasının başında Oda seçimleri ile ilgili İSO Meclis Üyelerini bilgilendirdi.  Bahçıvan bu konuda şu bilgileri paylaştı:

“Odalar ve Borsalar Kanunu gereği, 2013 yılındaki seçimlerin ardından 81 ilde Türkiye genelinde Oda seçimlerinin geçtiğimiz Ekim ve Kasım aylarında yapılmasına karar verilmişti. Ancak, malumunuz olduğu üzere Bakanlar Kurulu’nun aldığı kararla Oda seçimleri Nisan 2018 tarihine ertelendi. Odalar ve Borsalar Kanunu’nun bize verdiği yetkiyle, Nisan ayında seçim sorumluluğumuzu yerine getirmek için çalışmalarımızı başlatmış bulunuyoruz. İlçe Seçim Kurulu tarafından da onaylanan seçim kararımıza 2 Nisan 2018 tarihinde Meslek Komiteleri seçimleriyle başlıyoruz. Hilton Elmadağ Convention Center’da yapılacak Meslek Komiteleri seçimlerinin ardından 7 Nisan 2018 tarihinde ise Odamız Meclis Başkanlık Divanı, Yönetim Kurulu, Disiplin Komisyonu, TOBB Delegeleri ve Meslek Komitesi Başkanları seçimlerini Odakule binamızda gerçekleştireceğiz. Seçim döneminin camiamıza hayırlı olmasını diliyorum.”

Sonrasında gündem ile ilgili görüşlerini İSO Meclis Üyeleri ile paylaşan Bahçıvan, gelecek kavramının herkesi meraklandıran, umutlandıran, kimi zaman tedirgin eden, gizemli ve heyecan verici bir kavram olduğunu söyledi. Bahçıvan, geleceği bilmediklerini ve yaşamadan da bilemeyeceklerini ancak bugünün verilerini geleceğe yönelik bir bakış açısıyla değerlendirerek gelecek hakkında tahminler yürütmenin mümkün olduğunu dile getirdi.

Dünyanın hemen her bölgesinde son yıllarda bir belirsizlik ortamının hâkim olduğunu dile getiren Bahçıvan, artan jeopolitik gerilimler, şiddetli doğa olayları, toplumsal olaylar, siber saldırılar gibi yeni nesil riskler ve ekonomik belirsizlikler ile karşı karşıya olduklarını aktardı. Bütün bunların birçok ülkeden insanların daha çok kaygı ve karamsarlık dile getirmesine neden olduğuna işaret eden Bahçıvan, belirsizliklerin gelecek karşısında olumsuz duyguları beslediğini ve gelecekle ilgili senaryolarda çoğu zaman insanlığa umutsuzluk dolu bir yolculukta edilgen bir rol biçildiğini ifade etti.

Geleceği sadece öngörülemez ve önlenemez sorunlar bütünü olarak görmenin son derece yanlış olduğuna dikkat çeken Bahçıvan, bugünkü dinamikleri izleyerek onun nasıl olacağına karar vermenin, onu yönlendirmenin ve planlamanın ellerinde olduğunu aktardı. Gelecek karşısında karamsar ve edilgen bir konumdan kendilerini sıyırarak daha etkili bir konuma kavuşmanın mümkün olduğunu belirten Bahçıvan, bunun için de fütürizmin son derece önemli olduğunu anlattı.  

Fütürizmin, kökünü İngilizce “gelecek” kelimesinden alan bilimsel bir disiplin olduğundan bahseden Bahçıvan, sosyolojiden, istatistikten, demografiden, coğrafyadan, teknolojiden yararlanan bu disiplinin dünyada her geçen gün daha çok ilgi gördüğünü söyledi. Gelecek öngörüleri yaparken, bugünden gözlemlenen ve mega trend adı verilen küresel eğilimlerin merkezi bir rol oynadığına işaret eden Bahçıvan, yeni nesil üretim anlayışının mesleklerde de hızlı bir değişime yol açtığına dikkat çekti. Otomasyon nedeniyle eski mesleklerin kaybolurken, yeni mesleklerin ortaya çıktığını anlatan Bahçıvan, bundan 25 yıl önce Türkiye’de 8 bin civarında “iş” tanımı yapılırken bugün 12 bin iş tanımı olduğunu yani daha önce var olmayan mesleklerin bugün hayatımızın bir parçası haline gelirken geçmişteki birçok mesleğin hayatımızdan çıktığını söyledi.   

Bahçıvan, İSO olarak kendilerinin çok emek harcadıkları ve yönetim olarak göreve geldiklerinden bu yana her platformda ve toplantıda ısrarla üzerinde durdukları KDV uygulamaları ile ilgili “Katma Değer Vergisi Kanununda değişiklikler öngören Kanun Tasarısı”nın dün Türkiye Büyük Millet Meclisine sevk edilmesinin sevindirici olduğunu bildirdi.

Bahçıvan konuyla ilgili şunları söyledi:

“KDV uygulamaları bildiğiniz gibi esas olarak sanayinin kıt kaynaklarından kamuya adeta bir işletme sermayesi transfer yükü getirmekteydi.  Ülkemizde tüketim vergisi olarak adlandırılan KDV, biz sanayici ve üreticiler için son 30 yıl içinde adeta bir üretim vergisine dönüşmüştü. Çünkü nihai yük hep üreticinin ve sanayicinin üzerinde oldu. Sadece İSO olarak açıkladığımız 2016 yılı 500 Büyük Sanayi Kuruluşu araştırmamızdaki sanayicimizin devletten KDV alacağı 6 milyara çıkmış bulunuyor. Bugün ya da önümüzdeki birkaç günde Meclis’ten geçerek yürürlüğe girmesini beklediğimiz KDV değişikliği için Hükümetimize, Maliye Bakanlığımıza ve emeği geçen tüm kesimlere buradan teşekkür etmek istiyorum, sanayimize ve sanayicimize hayırlı olmasını temenni ediyorum.”

Daha sonra kürsüye İnovatif Girişimci, Fütürist ve Türkiye Fütüristler Derneği Onursal Başkanı Alphan Manas geldi. Gelecekte yaşanacakları öngörmenin zorluğuna değinen Manas, çeşitli örneklerle bugünkü teknolojilerin geçmişte nasıl hayal edildiğini anlattı. Kutunun dışında düşünebiliyor olmanın önemini vurgulayan Manas, üretim yöntemlerinin dönüşürken eldeki malzemelerle tahmin yürütmeye çalıştıklarını söyledi. 1884’te Washington anıtı yapılırken alüminyum fiyatlarının sabit kalsa bugün bir alüminyum kutunun 1,2 dolar olacağını belirten Manas, Charles Marten Hall ve Paul Heroult’nun geliştirdiği yöntem ile alüminyumun ucuzladığını anlattı.

Geçmişte kendi yaptığı öngörülerin bir kısmının gerçekleştiğini verdiği örneklerle anlatan Manas, bunlar arasında ürün yerleştirme teknolojisi, gözlük temelli teknolojiler, üç boyutlu yazıcılar olduğunu açıkladı. Manas, “Gelecekte yepyeni üretim malzemeleri çıkacak. Cep telefonu satışları hızla azalıyor. Çünkü penetrasyon yüzde yüze yaklaştı. Bu da hayatımızdaki her şeyin gelecekte gözlüğe döneceğinin belirtileri” şeklinde konuştu.

Firma sahipleri ve yöneticilerinin kendi şirketlerinde iş körlüğü yaşadığını ve yaşanabilecek gelişmeleri tahmin edemediğini belirten Manas, dışarıyı gözlemlemenin kendi içimizi görmekten daha kolay olduğunu ifade etti. Manas, günümüzde artık kurgudan realiteye geçiş arasındaki sürenin oldukça kısaldığını vurguladı.

Manas gelecek ile ilgili şu tahminlerde bulundu:

“Beyin dalgaları ile drone uçuracağız. 2023 yılına kadar beynimizin tüm simülasyonları tamamlanacak. Beynin bilinç ve farkındalığı kopyalanacak. Walmart  ve Amazon önümüzdeki yılların en büyük bankaları olacak.”

Gelecekteki mega trendler hakkında örneklerle bilgiler veren Manas bu mega trendleri şu şekilde sıraladı:

  • Bireysel taşıma,
  • Kişisel sağlık ve ilaç,
  • Dijital para,
  • Üç boyutlu yazıcılar ve dört boyutlu yazıcılar,
  • Nesnelerin interneti,
  • Robotlar ve yapay zeka,
  • Ortak tasarım ve ortak üretim,
  • Kullan-at teknolojileri,
  • Enerji depolama (pil) devrimi,
  • Yeni enerji (metan hidrat),
  • Freelance ve evden iş yapma,
  • Sıfır marjinal maliyet ekonomisi,
  • Lokal ve dikey üretim,
  • Transhümanizm,
  • Akıllı şehirler / Denizde yaşam,
  • E-mobilite,
  • Vatandaşlık geliri.

Manas, bu başlıklar ile ilgili şu örnekleri verdi:

“Robotlar endüstride karşımıza çıkmaktadır. Çin’de 800 adet robot üreten firma var. Robotlar 2030 yılında 800 milyon insanı işsiz bırakacak. Artık herkes ortak tasarlıyor ve ortak büyüyor. Milli üretimler ortadan kalkıyor. Bir uçağın gözdesini Çinliler yapıyorsa diğer kısımlarını başka ülkeler yapabiliyor. Kullan at teknolojisi daha da ilerleyecek. Çatal bıçak gibi malzemeler kullan at olacak. Çamaşır makinesi ve bulaşık makineleri ortadan kalkacak. Back to the Future (Geleceğe Dönüş) filmindeki hava kaykayı yeni pil teknolojileriyle gerçekleşiyor olacak. Lityum iyon piller yerine manyetik piller göreceğiz. Enerji kaynağı çok farklı yerlere evriliyor. Bunun avantajını da Türkiye yaşayacak. Karadeniz’de donmuş doğal gaz mevcut. Türkiye doğal gaz ithalinden kurtulabilecek. Freelance ve evden iş yapma daha da artacak. 2027 yılında evden çalışanlar ile işte çalışanların oranı eşitlenecek. İletişim enerji ve lojistik maliyetleri önümüzdeki dönemde hızla düşecek. Doğal olarak da kar marjları azalacak. Lokal ve dikey üretim gerçekleşecek. Tükettiğimiz yerde üreteceğiz. Dünya buraya evriliyor. Herkes su savaşlarının çıkacağını söylüyor ancak havanın neminden su üretilebiliyor. Şu anda bu teknoloji mevcut. Denizde bile içme suyu elde edilebiliyor. Transhümanizm ile gitmediğimiz şehre gitmiş gibi olacağız. Akıllı şehirler ve denizde yaşam olacak. Köylerden denize doğru göçler başlayacak. Orta kısımlar boşalacak. E-mobilite, UBER gibi sistemlerle yaygınlaşıyor. İleride araba satışları yüzde 25 düşecek. Şoförsüz arabalara doğru gidiyoruz. 2030’da haftanın dört günü dört saat çalışılacak. Dünya gelecekte bir federasyona dönüşecek.”

Manas 2017-2027 yılları arasında gerçekleşecek önemli olayları şöyle aktardı:

“Almanya nükleer enerjiden çıkacak. Uçan taksiler Dubai’de kullanılmaya başlayacak. 3 boyutlu basılacak elbiselerin maliyetleri sıfıra yaklaşacak. İngiltere’de gazete basımı durdurulacak. Gümüş rezervleri tükenecek. Deniz suyundan temiz su çevirimi ucuzlayarak tüm dünyada yaygın olarak kullanılmaya başlayacak. Suudi Arabistan, elektrik ihtiyacının 1/3’ünü Güneş’ten elde edecek.”

Sonrasında İSO Meclis Üyeleri görüşlerini kürsüden aktarma fırsatı buldu. Sonrasında İSO Meclis Üyelerinin soruları Alphan Manas tarafından yanıtlandı.

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan'ın Konuşma Metni Attach