Diğer Haberler
İstanbul Odalar ve Borsa Müşterek Toplantısı, İMEAK Deniz Ticaret Odası Ev Sahipliğinde Yapıldı
- 02.04.2026
- Diğer Haberler
İstanbul’un Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) çatısı altındaki dört büyük ticaret ve sanayi odasını bir araya getiren, 2026 yılının ilk İstanbul Odalar ve Borsa Müşterek Toplantısı, İMEAK Deniz Ticaret Odası’nın (İMEAK DTO) Fındıklı’daki genel merkezinde gerçekleştirildi.
İMEAK DTO Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran’ın ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıya İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç ve İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kopuz katıldı.

İSO Meclis Başkanı Ender Yılmaz, İSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları İrfan Özhamaratlı ve Cemal Keleş, İSO Yönetim Kurulu Üyeleri Kemal Akar, İnan Altınbaş, Celal Kaya, Hüseyin Çetin, Dr. Faruk Sarı ve Murat Çökmez’in katıldığı ve dört Oda Yönetim Kurulu Üyeleri ile Meclis Başkanlık Divanı Üyeleri’nin de yer aldığı toplantıda, sürdürülebilir su yönetimi ve iş dünyasının rolü, nitelikli iş gücü ve verimlilik sorunu ve İstanbul’un trafik ve otopark sorunu konu başlıkları ele alındı.

İSO Yönetim Kurulu Başkanı
Erdal Bahçıvan
İstanbul Odalar ve Borsa Müşterek Toplantısı’nın açılışında konuşan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, İMEAK Deniz Ticaret Odası’na İstanbul’un en güzel köşelerinden birinde gerçekleştirdikleri ev sahipliği için teşekkür etti. Bahçıvan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Mart aylarına baktığımızda, son 4-5 yıldır bu ayın oldukça yoğun ve zorlu geçtiğini görüyoruz. Geçmişe döndüğümüzde, COVID sürecinin başlangıcı yine bir mart ayına denk gelmişti. İlk kapanmaların yaşandığı, belirsizliğin en yoğun hissedildiği dönemdi. Bu yıl ise, dünyanın son 50 yıldır, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana gördüğü en önemli ekonomik etkileri olan bir savaşla karşı karşıyayız. “Mart ayı dert ayı” sözü bu anlamda son yıllarda kendini fazlasıyla doğruluyor.
Türkiye açısından bakıldığında, en olmaması gereken bir dönemde bu krizle karşı karşıya kaldık. Bu sürecin en büyük etkisini ise bizler, reel sektör olarak hissediyoruz. Üç yıldır uygulanan ekonomik programın artıları ve eksileri var; ancak çok ağır bir enkazın ardından yürütülen bir program olduğunu kabul etmek gerekir. Zamanla bazı alanlarda ilerleme kaydedilmişti. Eleştirilecek yönleri olmakla birlikte, makro düzeyde belli bir toparlanma sürecine girilmişti. Ancak bu kriz, 2026 yılı içerisinde beklediğimiz bazı olumlu dengeleri ciddi şekilde sarsacak gibi görünüyor.”

İSO tarafından toplantı gündemine alınan “Sürdürülebilir Su Yönetimi ve İş Dünyasının Rolü” konu başlığına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçıvan, şu ifadeleri kullandı:
“Su konusu bizim gündeme getirdiğimiz önemli başlıklardan biridir. Su, günlük hayatımızda değeri yeterince bilinmeyen ancak aslında en kritik konulardan biridir. Bugün bana “Türkiye’nin geleceğe dair en önemli güvenlik sorunu nedir?” diye sorsanız, hiç tereddüt etmeden “su” derim. Biz bu konuyu geçtiğimiz yıl İSO olarak ciddi şekilde ele aldık ve kapsamlı bir su raporu hazırladık. Genellikle suyu bireysel kullanımımız ve sanayideki ihtiyaçlarımız üzerinden değerlendiriyoruz. Oysa Türkiye’de kullanılan suyun yaklaşık yüzde 80’i tarımda tüketilmektedir. Günlük hayatta kullandığımız su, aslında buzdağının sadece görünen kısmıdır. Asıl büyük sorun, buzdağının altında yer almaktadır.
Su konusunda Türkiye’nin en önemli meselesi, suyun doğru yönetimidir. Enerji alanında son 15-20 yılda yapılan doğru planlama ve yatırımlar sayesinde Türkiye önemli bir mesafe kat etti. Enerji artık bir arz güvenliği sorunu olmaktan çıktı; fiyatı tartışılıyor olsa da sistem işliyor. Doğal gaz tedarikinde çeşitlilik, depolama yatırımları ve yenilenebilir enerji hamleleri bu başarıda önemli rol oynadı. Ancak aynı başarıyı su yönetiminde göremiyoruz. Bu nedenle Ankara nezdinde su yönetiminin modernize edilmesi ve bu alanda güçlü bir kurumsal yapı oluşturulması gerekiyor. Açıkça ifade etmek gerekirse, Türkiye’de bir “Su Bakanlığı” ya da en azından güçlü bir “Su Başkanlığı” kurulması gerektiğini düşünüyorum.”

İSO Meclis Başkanı
Ender Yılmaz
İSO Meclis Başkanı Ender Yılmaz, toplantıda yaptığı konuşmada özetle şu ifadeleri kullandı:
“Hep söylediğim ve her seferinde vurguladığım bir konu var: İş gücü maliyetleri bizim için temel problem haline gelmiş durumda. Bu, tüm sanayicilerimizin canını yakan en önemli meselelerden biri. İşçi ve işveren dengesi konusu, her platformda ve tüm odalarda dile getiriliyor. Çünkü üretim maliyetlerimiz artık büyük ölçüde işçilik ve iş gücü maliyetlerine dayanmış durumda. Bu da rekabet gücümüzü ciddi şekilde zayıflatıyor. Temel sorunlarımızdan biri budur. Jeopolitik gelişmeler zaten ifade edildi. Bunun yanında su sorunu da odamız tarafından daha önce gündeme getirilmişti. Şu anda İstanbul’un su doluluk oranı yaklaşık yüzde 65 seviyesinde. Anlık verilere baktığımızda yüzde 65,74 civarında. Son yılların en kötü ikinci dönemini yaşıyoruz. Eğer bu yıl yeterli yağış olmazsa, yaz döneminde su konusunda ciddi sıkıntılar yaşanabilir. Bu noktada hangi tasarruf tedbirlerinin alınacağı ve kimlere ne gibi sorumluluklar düşeceği önem arz ediyor.”

İMEAK DTO Yönetim Kurulu
Başkanı Tamer Kıran
Toplantıya ev sahipliği yapan İMEAK DTO Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran, şöyle konuştu:
“Aramızdaki sevgi ve dayanışmanın artması, sıkıntılarımızı ve sorunlarımızı çözüm üretemesek bile bir araya gelerek paylaşabilmemiz açısından bu toplantıların son derece faydalı ve verimli olduğuna inanıyorum. Bu akşam da böyle bir toplantıya ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. İnşallah yapacağımız değerlendirmelerle, en azından sorunların tespiti açısından faydalı bir sonuç elde ederiz. Toplantımıza başlamadan önce, içinde bulunduğumuz küresel gelişmelere kısaca değinmek istiyorum. Dünya son derece zorlu, sıkıntılı ve yönetilmesi güç bir süreçten geçiyor. İki ülke arasında başlayan ve giderek genişleyen bu çatışma, herhangi bir gerekçe dahi ortaya konmadan başlamış bir süreçtir.
Yaklaşık bir ay önce ABD ve İsrail’in egemen bir ülkeye yönelik saldırılarıyla karşı karşıya kaldık. Bu durum hayatımızın her alanını etkiliyor. Uzak Doğu’ya yapılan taşımalar aksıyor, yakıt ve lojistik sorunları yaşanıyor. Sürecin ne zaman sona ereceğine dair ise hiçbir öngörü bulunmuyor. Bir gün “savaş bitecek” denirken, ertesi gün bunun aksi yönünde açıklamalar yapılabiliyor. Dünya adeta büyük bir belirsizliğin içine sürüklenmiş durumda. Bu gelişmeleri, uzun süredir hazırlığı yapılan bir sürecin sahaya yansıması olarak değerlendiriyorum. Kısa vadede alınmış kararlar değil, daha uzun vadeli bir planın parçası gibi görünüyor. Ancak her ne olursa olsun, etkileri hepimizi yakından ilgilendiriyor.”

İSTİB Yönetim Kurulu Başkanı
Ali Kopuz
İSTİB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kopuz, toplantıda yaptığı konuşmada, şu ifadeleri kullandı:
“Gıdanın ne kadar önemli olduğu bu savaş sürecinde bir kez daha ortaya çıktı. Özellikle petrol ve gıda tedarikinin ne kadar kritik olduğu açıkça görüldü. Bu alanların mutlaka doğru şekilde yönetilmesi gerekiyor. Yönetim sağlanamaz ve gıda temininde aksaklık yaşanırsa, bu durum savunma sanayi kadar önemli bir mesele haline gelir. Çok şükür, hükümetimizin geçmişte yaptığı anlaşmaların devamı sayesinde gübre temininde şu an için ciddi bir sıkıntı yaşamıyoruz. Hem Ukrayna hem de Rusya’nın bu alandaki rolü önemli. Önümüzdeki süreçte fiyatların bir miktar düşmesi de mümkün olabilir.
Ancak işin özüne baktığımızda, dünya çok dengesiz bir süreçten geçiyor. Bir tarafta kontrolsüz ve öngörülemez hareket eden liderler, diğer tarafta çatışmalara alışmış aktörler var. Bu durum küresel dengeleri ciddi şekilde sarsıyor. Bugün başka bir ülkeye yönelen tehdit, yarın farklı bir coğrafyaya yönelebilir. Açıkçası, bu yaşımıza kadar bu kadar belirsiz ve dengesiz bir dönem görmedik. Gerçekten çok sıra dışı bir süreçten geçiyoruz. Allah hepimizin yardımcısı olsun. Bununla birlikte, ülkemizin mevcut durumuna dışarıdan baktığımızda şükretmemiz gerektiğini düşünüyorum. Türkiye’nin bulunduğu koşullar, pek çok ülkeye göre daha iyi bir noktadadır. Enflasyon düşüş eğilimine girmişti, faizlerde de gerileme başlamıştı. Ancak yaşanan gelişmelerle birlikte bu sürecin yeniden uzaması söz konusu olabilir. Bu nedenle önümüzdeki dönemde daha dikkatli ve kararlı adımlar atmamız gerekiyor. Savaşın bir an önce sona ermesi için gerekli çabaların gösterilmesi büyük önem taşıyor.”

İTO Yönetim Kurulu Başkanı
Şekib Avdagiç
İTO Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç de yaptığı konuşmada şu şekilde konuştu:
“İçinde bulunduğumuz konjonktürde, ülkemiz adına bu süreçten nasıl avantaj sağlayabileceğimizi, hangi adımları atmamız gerektiğini çok hızlı bir şekilde değerlendirmemiz gereken bir dönemdeyiz. Ancak görüyoruz ki bu konuda daha organize olmamız, yol haritamızı netleştirmemiz ve bunu ilgili tüm mercilere güçlü şekilde aktarmamız gerekiyor. Ne yazık ki bazı alanlarda bunun tam tersine bir yaklaşım söz konusu. “Zaten bize gelmek zorundalar” anlayışıyla hareket edilmesi riskli bir tablo ortaya koyuyor. Oysa bu dönemde Türkiye’yi ve İstanbul’u cazibe merkezi haline getirecek politikaları hızlıca devreye almamız gerekiyor.
Bunun yanında, üretim ve ihracat tarafında da önemli sorunlar bulunmaktadır. Otomotiv, beyaz eşya, kimya ve elektronik gibi temel ihracatçı sektörlerimizde döviz kuru politikası ciddi bir baskı oluşturmaktadır. İlk üç ayda enflasyon yaklaşık yüzde 10 seviyesinde artarken, döviz kurundaki artış çok daha sınırlı kalmıştır. Bu durum, ihracatçı ve ona bağlı geniş tedarik zinciri üzerinde ciddi bir maliyet baskısı yaratmaktadır. İhracatı sadece ihracatçı firmalar üzerinden değerlendirmemek gerekir. Bu süreç, tedarikçiler ve onların alt tedarikçileriyle birlikte çok geniş bir ekosistemi kapsamaktadır. Bu nedenle döviz kuru ile enflasyon arasındaki dengenin daha sağlıklı kurulması büyük önem taşımaktadır.”

Açılış konuşmalarının ardından İstanbul Odalar ve Borsa Toplantısı, dört Oda Yönetim Kurulu Başkanları, Meclis Başkanları ve Yönetim Kurulu Üyeleri’nin gündeme ilişkin düşüncelerini aktarması ile devam etti. Çözüm noktasında neler yapılabileceği konusunda öneriler dile getirildi.