Nitelikli Finansmanın Önemi…

Güçlü öngörülebilir para politikası, finansal istikrar, öngörülebilirlik, nitelikli finansman ve enflasyonla mücadele; son yıllarda hemen hemen her platformda dikkat çektiğimiz, üretim hayatımız ve reel kesim için son derece önemli konular.

İstanbul Sanayi Odası olarak ekonomimizde yatırımların, ihracatın, istihdamın artması bağlamında en çok önemsediğimiz, sürekli olarak dile getirdiğimiz bu başlıklar ile ilgili görüşlerimiz, özellikle de fiyat istikrarı ve finansal istikrarın önemi ve korunması hakkındaki görüşümüz, hiçbir konjonktürde değişmemiştir.

“Reel Kesimi Destekleyen Nitelikli Finansman Politikalarının Üretim ve İhracat Açısından Önemi” konulu Temmuz Meclisimiz işte bütün bu çok önemli konuları konuşma fırsatı bulduğumuz bir toplantıya sahne oldu.

Son yıllarda reel sektörümüz için çok daha kritik bir hal almaya başlayan bu konuları, Türkiye’nin en büyük Sanayi Odası’nın çatısı altında konunun en başta gelen muhatabı Merkez Bankamızın Başkanı Sayın Prof. Dr. Şahap Kavcıoğlu ile birlikte ele aldık.

Merkez Bankası Başkanı ile paylaştığım düşüncelerimi burada da kısaca özetleyecek olursam, bugün reel sektör açısından en hayati konu “nitelikli finansman”a erişimdir. Bunun birinci koşulu ise orta ve uzun vadede üretimde öngörülebilirliği sağlayacak en temel çıpa olan güçlü, öngörülebilir bir para politikasıdır. Son yıllarda açıkladığımız tüm İSO 500 ve İSO İkinci 500 Büyük sanayi kuruluşları araştırmalarımızda olduğu gibi bu yılki araştırmalarımız da sanayicinin nitelikli finansmana erişimde ne kadar zorlandığını açıkça ortaya koyuyor.

Bu araştırmaların sonuçlarına göre; işletme faaliyetleri giderek daha fazla borçlanma ağırlıklı finanse ediliyor. Burada dikkat çeken iki unsurun altını çizmek istiyorum. Birincisi borcun vade yapısında gözle görülür bir kısalma söz konusu. İkincisi ise 2021’de sanayicilerin bankalara olan borçlarından; çok daha büyük bir hızla başka firmalara olan borçlarının arttığı görülüyor.

Türk Eximbank'ın kredi musluklarını büyük oranda kısması, başta ihracata dayalı üretim olmak üzere reel sektörde telafi edilemeyecek boyutta sorunları giderek artırmaktadır.

Tüm bunlardan yola çıkarak, sanayiciler olarak genel beklentimizin öncelikle kredi ve finansman olanaklarında normalleşme sağlanması ve reel sektör gerçeklerine uymayan uygulamaların sona erdirilmesi veya esnetilmesi olduğunu burada da belirtmek istiyorum.

Mayıs ayında açıkladığımız İSO 500’ün ardından, ekonomi kamuoyu tarafından merakla beklenen İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu araştırmamızı da yayınladık. Reel sektörün içinden geçmekte olduğu koşullar ve şirket performansları ile ilgili son derece çarpıcı verileri ortaya koyan araştırmanın özet bilgilerini ilerleyen sayfalarımızda okuyabilirsiniz.

İSO faaliyetlerimiz açısından çok önemli ve güzel bir haberi bu ay sizlerle paylaşıyorum. Odamızın uzun süredir İSO Akademi bünyesinde verdiği eğitim sistemi ile ilgili Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdik. İSO Akademi çalışmalarımız; ‘’ISO 29993 Örgün eğitim dışındaki öğrenme hizmetleri ‘’- Hizmet gereklilikleri standardı ile belgelendirildi. Bu belgelendirme ile İSO Akademi’nin sunduğu eğitim hizmetinin kalitesi uluslararası bir standart ile tescillendi. Ayrıntılarını ilerleyen sayfalarımızda okuyabileceğiniz bu belge ile katılımcılara eğitim sonunda verilmekte olan Katılım ve Başarı belgeleri daha bir anlam kazandı. 

Bu güzel haber ile birlikte sanayicilerimizin bereketli ve huzurlu iyi bir ay geçirmesini diliyorum.

Erdal Bahçıvan
İstanbul Sanayi Odası
Yönetim Kurulu Başkanı