
Ülkemizin dış ticaretinde en büyük paydaşlardan biri konumunda olan Avrupa Birliği, Yeşil Mutabakat ile sanayiden ulaştırmaya, enerjiden tarıma kadar birçok boyutta büyük bir dönüşümü hedeflemektedir. Uluslararası ticaret sistemini derinden etkileyecek bu dönüşüm hakkında üyelerimizi bilgilendirmek adına, Avrupa Birliği'nin aldığı kararlar, AB Konseyinin sektörümüzü ilgilendiren kritik açıklamaları ve izlediği politikalar ile ilgili hazırladığımız İSO AB Bültenimizi bilgilerinize sunarız.
Arşivler
- Ekim 2026
- Eylül 2026
- Ağustos 2026
- Temmuz 2026
- Haziran 2026
- Mayıs 2026
- Nisan 2026
- Mart 2026
- Şubat 2026
- Ocak 2026
- Aralık 2025
- Kasım 2025
- Ekim 2025
- Eylül 2025
- Ağustos 2025
- Temmuz 2025
- Haziran 2025
- Mayıs 2025
- Mart 2025
- Şubat 2025
- Ocak 2025
- Aralık 2024
- Eylül 2024
- Ekim 2024
- Ağustos 2024
- Temmuz 2024
- Mayıs 2024
- Nisan 2024
- Mart 2024
- Şubat 2024
- Ocak 2024
- Aralık 2023
- Kasım 2023
- Ekim 2023
- Ağustos 2023
- Temmuz 2023
- Haziran 2023
- Nisan 2023
- Mart 2023
- Şubat 2023
- Ocak 2023
- Aralık 2022
- Kasım 2022
- Ekim 2022
- Eylül 2022
- Ağustos 2022
- Temmuz 2022
- Haziran 2022
- Mayıs 2022
- Nisan 2022
- Mart 2022

AB’den Türk Çeliğine Yönelik Yeni Ticaret Önlemleri
AB, Eylül ayında Türk çelik sektörünü ilgilendiren iki ayrı ticaret savunma adımı attı. Avrupa Komisyonu, 12 Eylül itibarıyla Türkiye ve Çin menşeli kaynaklı çelik hasır ürünlerinin AB’ye ithalatını dokuz ay süreyle kayıt altına alırken, soruşturma sonunda anti-damping vergisi uygulanmasına karar verilmesi halinde kayıtlı ithalat için geriye dönük vergi riski doğabileceği belirtildi. AB ayrıca 25 Eylül 2026’da itibariyle transformatörlerde kullanılan elektrik çeliği, laminasyon ve çekirdek ithalatına geçici koruma önlemi getirdi; Türkiye’ye 26 Şubat 2027’ye kadar 14 bin 161,55 tonluk tarife kotası ayrıldı. Yeni sistemde kota ve ürün bazlı fiyat eşikleri uygulanacak olup, belirlenen eşiklerin altında kalan ithalatta aradaki farkın geçici koruma vergisi olarak tahsil edilmesi öngörülüyor.
Detaylı Bilgi
AB Gümrük Sisteminde Dijital Reform Süreci Başladı
AB’de gümrük işlemlerini dijitalleştirmeyi, sadeleştirmeyi ve üye ülkeler arasındaki uygulama farklılıklarını azaltmayı amaçlayan kapsamlı gümrük reformu kademeli olarak uygulanmaya başladı. Reform kapsamında AB Gümrük Kodu yeniden düzenlenirken, merkezi Fransa’nın Lille kentinde olacak AB Gümrük İdaresi’nin kurulması ve mevcut ulusal bilgi teknolojileri sistemlerinin yerini alacak AB Gümrük Veri Merkezi’nin oluşturulması öngörülüyor. Yeni sistemle işletmeler ithalat ve ihracata ilişkin gümrük ve ürün bilgilerini tek bir AB veri platformu üzerinden sunabilecek; veri merkezinin kullanımı e-ticaret işletmeleri için 1 Temmuz 2028’den itibaren zorunlu olacak ve en geç 2031’de diğer işletmelerin kullanımına açılacak. Reform kapsamında düşük değerli e-ticaret gönderilerine yönelik kurallar da değiştirilirken, kasım ayından itibaren küçük paketlerin gümrüklerde oluşturduğu işlem maliyetlerini karşılamak üzere AB genelinde ek işlem ücreti alınması planlanıyor.
Detaylı Bilgi
AP'den Savunma Projelerini Hızlandıracak Düzenlemelere Onay
Avrupa Parlamentosu, Avrupa’nın savunma hazırlığını ve savunma sanayisinin rekabet gücünü artırmayı amaçlayan üç yeni düzenlemeyi kabul etti. Düzenlemelerle savunma projelerinin izin süreçleri için ortak çerçeve oluşturulması, izin süresinin azami 102 iş günüyle sınırlandırılması ve Avrupa Savunma Fonu başvurularındaki bazı idari gerekliliklerin sadeleştirilmesi öngörülüyor. Paket kapsamında KOBİ’lerin savunma projelerine katılımının teşvik edilmesi, savunma ürünlerinin AB içinde transferinin kolaylaştırılması, ortak alım uygulamalarına imkân tanınması ve savunma tedarikinde daha esnek kurallar getirilmesi hedefleniyor. Düzenlemeler, AB Konseyi’nin nihai onayının ardından AB Resmi Gazetesi’nde yayımlanarak yürürlüğe girecek.
Detaylı Bilgi
AB-ABD Savunma Tedarikinde “Made in NATO” Tartışması
ABD’nin AB Büyükelçisi Andrew Puzder, Brüksel’de düzenlenen Savunma ve Uzay Zirvesi’nde AB’nin savunma alımlarında Avrupa üretimine öncelik veren “Made in EU” yaklaşımı yerine “Made in NATO” modelinin benimsenmesi gerektiğini söyledi. Puzder, savunma tedarikinde üretim yerinden çok askeri ihtiyaçlar, mevcut kabiliyetler ve temin edilebilirliğin belirleyici olması gerektiğini savundu. Öneri, AB’nin savunma sanayisini güçlendirme ve ABD üretimi silahlara bağımlılığı azaltma hedefi ile ABD’nin Avrupa savunma pazarındaki konumuna ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Puzder, NATO ülkelerinin ortak tehditler karşısında birlik içinde hareket etmesi gerektiğini belirterek, gelecekteki savunma politikalarında “Made in NATO” yaklaşımının yer alması için girişimde bulunacaklarını ifade etti.
Detaylı Bilgi
Çinli Otomotiv Üreticileri Avrupa’daki Üretim Planlarını Hızlandırıyor
Çinli otomotiv üreticileri, iç pazarda artan rekabet ve ihracattaki hızlı büyüme nedeniyle küresel üretim ağlarını genişletirken, Avrupa pazarı yatırımlar açısından öne çıkıyor. Çinli markalar, 2026’nın ikinci çeyreğinde Batı Avrupa otomobil satışlarının yüzde 11’ine ulaşırken, AB’de yerel içerik şartlarına dayalı destek ve vergi avantajlarının gündeme gelmesi Avrupa’da üretim kapasitesi kurma eğilimini güçlendirdi. BYD’nin Macaristan’da yıllık 300 bin araç kapasiteli tesis hazırlığı, Chery’nin İngiltere’de, Geely’nin ise İspanya’da üretim anlaşmaları bu yönelimin başlıca örnekleri arasında yer aldı. Çinli markaların Avrupa’daki üretiminin 2030’a kadar yaklaşık 1 milyon araca ulaşabileceği öngörülürken, bu gelişme AB otomotiv sanayisinde rekabet, yerel üretim ve tedarik zinciri dengeleri açısından yakından izleniyor.
Detaylı Bilgi
AB-Çin Ticaret Geriliminde Diyalog Mesajı
Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ile 21 Eylül’de yaptığı telefon görüşmesinde, Çin ile AB arasında ticaret savaşı yaşanmaması gerektiğini belirtti. Görüşmede serbest ticaretin korunması, korumacılık eğilimleri ve Çin-AB ekonomik ilişkileri ele alındı. Vang, Almanya’nın AB içinde rasyonel ve pragmatik bir tutum sergilemesini ve serbest ticaret çizgisini destekleyerek yapıcı rol oynamasını beklediklerini ifade etti. Çin tarafı, elektrikli otomobiller, bataryalar, güneş panelleri ve kritik ham maddeler gibi stratejik sektörlerde AB’nin menşe ve sübvansiyon kurallarına ilişkin adımlarını yakından izlerken, taraflar pürüzlerin diyalog yoluyla ele alınması gerektiği mesajını verdi.
Detaylı Bilgi