Diğer Haberler
İstanbul Sanayi Odası Ailesi, İSO Yönetim Kurulu Üyeleri ile İSO Meclis Başkanlık Divanı Üyelerinin Katılımıyla İftar Sofrasında Buluştu
- 19.03.2026
- Diğer Haberler
İstanbul Sanayi Odası (İSO), Ramazan ayında çalışanlarını bir araya getiren geleneksel iftar programını bu yıl da gerçekleştirdi. İSO Yönetim Kurulu Üyeleri ile İSO Meclis Başkanlık Divanı Üyelerini Ramazan’ın bereketli sofrasında buluşturan program, samimi bir ortamda geçti.
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın ev sahipliğinde, İSO Meclis Başkanı Ender Yılmaz, İSO Meclis Başkan Yardımcıları Yüksel Özyurt ve Sadık Ayhan Saruhan, İSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları İrfan Özhamaratlı ve Cemal Keleş ve İSO Yönetim Kurulu Üyeleri Vehbi Canpolat, Celal Kaya, Hüseyin Çetin, Dr. Faruk Sarı ve Murat Çökmez’in de katıldığı programa İSO Genel Sekreterlik ve İSO çalışanları katıldı. Farklı birimlerden çalışanlar bir araya gelerek günlük iş temposunun dışında sohbet etme ve birbirleriyle vakit geçirme imkânı buldu.

İftar programında katılımcılar, Ramazan’ın paylaşma ve birlik duygusunu birlikte yaşadı. Program kapsamında yaklaşan Ramazan Bayramı öncesinde İSO Yönetimi ile İSO Personeli bayramlaştı.

İSO Başkanı Erdal Bahçıvan
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, iftar programında bir konuşma yaparak çalışanların bayramını kutladı. Bahçıvan konuşmasında Ramazan ayının birlik, beraberlik ve dayanışma iklimine dikkat çekerek, İstanbul Sanayi Odası’nın köklü kurumsal yapısı ve çalışanlarının bu yapıya kattığı değeri vurgulayarak şunları söyledi:
“Ramazan ayı, 11 aydan farklı bir ay. Neden farklı? Öncelikle bir ibadet ayının içerisindeyiz. Hepimiz kendi zaman dilimlerimiz içerisinde ibadetlerimizi yerine getiriyoruz. Ama bunun ötesinde, bu iftar sofraları; dostlukların pekiştiği, buluşmaların gerçekleştiği, sohbetlerin arttığı, özlemlerin giderildiği ve muhabbetin çoğaldığı özel zaman dilimleri oluşturuyor. Biz de bu Ramazan ayının geride kalan günlerinde farklı ortamlarda, farklı sofralarda bir araya geldik. Aile sofralarımızda buluştuk. Ama bu akşam bizim için çok daha anlamlı, çok daha değerli bir beraberlikteyiz. İstanbul Sanayi Odası’nın gerçek sahipleriyle birlikteyiz.

Hepiniz gerek üyelerimize gerek sanayi camiamıza, hatta ondan da öte ülkemize ve insanımıza üretim sahasında, fabrikalarda verilen emeğin bir benzerini; İSO markası altında, farklı görev ve sorumluluklarla yerine getiren, bu emeği taçlandıran kişilersiniz. İyi ki varsınız. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. İstanbul Sanayi Odası ne ifade ediyor? Tek kelimeyle ifade etmek gerekirse, İstanbul Sanayi Odası “saygı” ifade ediyor. Neredeyse 75 yılını doldurmak üzere olan, bir asra doğru ilerleyen bir kurumdan bahsediyoruz. Kurulduğu günden bugüne kadar, toplum nezdinde ve benzer sivil toplum kuruluşları arasında itibarını koruyan, bu saygınlığından asla ödün vermeyen ve marka değerini sürekli yukarıda tutmayı başaran bir kurumdur İstanbul Sanayi Odası.
Bu vesileyle, geçmişten bugüne görev yapmış, aramızdan ayrılmış tüm büyüklerimizi rahmetle anıyorum. Bu kıymetli emaneti bizlere bırakan eski çalışanlarımızı, genel sekreterlerimizi ve emeği geçen herkesi minnetle yad ediyorum. Ne mutlu ki böyle güçlü bir markayı bizlere taşıdılar. Bizler de sizlerle birlikte, bu bayrağı bizden sonraki nesillere; aldığımız noktadan asla aşağı düşürmeden, aynı itibarla taşımaya kararlıyız. Bugüne kadar korunmuş bu değer ve itibar, inşallah bundan sonra da sizlerin emekleri ve yöneticilerimizin katkılarıyla güçlenerek devam edecek.”

İSO Meclis Başkanı
Ender Yılmaz
İftar buluşmasında İSO Meclis Başkanı Ender Yılmaz da Ramazan ayının birlik, beraberlik ve dayanışma ruhuna vurgu yaparak kurum içindeki güçlü bağların önemine dikkat çekti ve şöyle dedi:
“Ramazan biliyorsunuz; sabır ayı, şükür ayı ve aynı zamanda dayanışmanın en üst seviyelere çıktığı bir ay. Dayanışma deyince de aklıma şu geliyor: Daha önce sizlerle bir araya geldiğimizde kazlarla ilgili bir örnek vermiş ve pozisyonlarını anlatmıştım. Birbirlerine güç vermelerinden bahsetmiştik, hatırlarsınız. Dünyanın en büyük sekoya ağaçlarını hepiniz biliyorsunuzdur. Boyları 120 metreye kadar ulaşır ve 8-9 metre genişliğe sahip olabilirler. Daha çok Kuzey Amerika’da, nemli iklimlerde yetişirler. Bu ağaçların çok önemli bir özelliği vardır: Kökleri derin değildir; maksimum 3-4 metre derinliğe iner. Yani aslında oldukça sığdır. Ancak yatayda çok genişler. Ormanda birçok sekoya ağacı aynı büyüklükte bulunur ve kökleri birbirine kenetlenir. Bu sayede ayakta dururlar. Bu çok önemli bir durumdur. Depremler, seller, erozyonlar… Hiçbiri bu ağaçlara zarar veremez. Çünkü birlikte, dimdik ayakta dururlar. Ben Odamızı da buna benzetiyorum. Sizleri buna benzetiyorum. Köklerimiz iç içe geçmiş durumda. Dışarıdan bakan biri çok güzel bir bina görüyor, çok güzel bir manzara görüyor. İçeri girdiğinde raporları, toplantıları görüyor. Ama asıl olan, içerideki gizli kahramanlar, yani sizlersiniz. Bütün bunları mümkün kılan sizsiniz.”
