Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Geleneksel İstanbul Dostları Sahur Programında İş Dünyasıyla Buluştu

  • Diğer Haberler
sahur_manset_05

İş dünyası geleneksel İstanbul Dostları sahur programında bir araya geldi. İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Üyesi Kemal Akar öncülüğünde, aralarında İSO Yönetim Kurulu Üyesi Murat Çökmez ve İSO Meclis Başkanlık Divanı Katip Üyesi Koray Yavuz'un da bulunduğu 11 sanayici ve iş insanının katkılarıyla gerçekleşen programa T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır katıldı.

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ında katıldığı İstanbul Dostları Sahur programına AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Yönetim Kurulu Başkanı Nail Olpak, İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Gültepe de yer aldı.

Taşyapı Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Turanlı da kapılarını açarak katkı sunduğu sahur programında İSO Yönetim Kurulu Üyeleri, İSO Meclis Başkanlık Divanı Üyeleri, İSO Meclis Üyeleri ve çok sayıda sanayici katıldı.

Programda konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, küresel ekonomide yaşanan dönüşümlerin ülkelerin üretim ve teknoloji kapasitesini her zamankinden daha kritik hale getirdiğini belirterek Türkiye’nin sanayi ve teknoloji alanındaki yolculuğunu değerlendirdi.


Sanayi ve Teknoloji Bakanı
Mehmet Fatih Kacır

Türkiye’nin son yıllarda savunma sanayinde elde ettiği kazanımların yüksek teknoloji üretimi açısından büyük bir dönüşüm yarattığını vurgulayan Bakan Kacır, bu gelişmelerin yalnızca savunma alanında değil, aynı zamanda Türkiye’nin teknoloji ekosisteminin gelişmesinde de önemli rol oynadığını ifade etti. Bakan Kacır, şunları söyledi:

“Türkiye son 20 yılda üretim kapasitesini ve teknoloji altyapısını önemli ölçüde güçlendirdi. Geçmişte savunma sanayinde ihtiyaçlarının büyük bölümünü dışarıdan temin eden bir ülkeyken bugün birçok kritik teknolojiyi kendi imkanlarıyla geliştirebilen bir ülke haline geldik. İnsansız hava araçlarından hava savunma sistemlerine kadar pek çok alanda dünya çapında başarılar elde ettik. Bu gelişmeler yalnızca savunma alanında değil, aynı zamanda teknoloji geliştirme kapasitemizin ve inovasyon ekosistemimizin büyümesinde de önemli bir rol oynadı. Savunma sanayinde elde edilen bu kazanımlar Türkiye’nin Ar-Ge kabiliyetlerini de güçlendirdi. Bugün Türkiye’de çok sayıda teknoparkta binlerce şirket araştırma geliştirme faaliyetleri yürütüyor. Teknoloji girişimleri küresel ölçekte başarı hikayeleri yazmaya başladı. Bu gelişmeler Türkiye’nin yüksek katma değerli üretime geçişinde son derece kritik bir rol oynuyor.”

Türkiye’de sanayi üretiminin daha dengeli bir yapıya kavuşması için yeni bir sanayi planlaması üzerinde çalıştıklarını ifade eden Kacır, yeni sanayi koridorları ve mega endüstriyel bölgeler oluşturulacağını söyledi. Kacır, özetle şöyle konuştu:

“Türkiye’nin üretim gücünü artırmak için yeni sanayi koridorları ve mega endüstriyel bölgeler oluşturuyoruz. Bu bölgeler yalnızca üretim alanları değil, aynı zamanda lojistik altyapısı güçlü, demiryolu ve liman bağlantıları olan yeni nesil sanayi merkezleri olacak. Böylelikle Türkiye’nin üretim kapasitesini daha geniş bir coğrafyaya yaymayı ve sanayide daha dengeli bir kalkınma sağlamayı hedefliyoruz.

Bugün Türkiye’de sanayi üretiminin büyük bir bölümü belirli şehirlerde yoğunlaşmış durumda. Bu tabloyu değiştirmek ve üretim altyapısını Anadolu’nun farklı şehirlerine yaymak istiyoruz. Bu yaklaşım hem ekonomik büyümenin daha dengeli gerçekleşmesini sağlayacak hem de bölgeler arası kalkınma farklarının azalmasına katkı sunacaktır.”

Konuşmasında İstanbul iş dünyasına da çağrıda bulunan Bakan Kacır, yeni sanayi bölgelerinin kurulmasında özel sektörün aktif rol üstlenmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti. Konuşmasında enerji ve teknoloji yatırımlarına da değinen Kacır, Türkiye’nin enerji arz güvenliğini güçlendirmek ve teknoloji üretim kapasitesini artırmak için önemli projeler yürüttüğünü söyledi. Bakan Kacır, şu ifadeleri kulandı:

“Türkiye enerji alanında da önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Yenilenebilir enerji yatırımları hızla artıyor. Nükleer enerji projeleriyle enerji arz güvenliğimizi güçlendirmeyi hedefliyoruz. Enerjide dışa bağımlılığı azaltmak ekonomik bağımsızlık açısından büyük önem taşıyor. Önümüzdeki dönemde yapay zekâ, ileri teknoloji üretimi ve inovasyon alanlarında yeni destek programlarını hayata geçireceğiz. Türkiye’nin yüksek teknoloji üretiminde daha güçlü bir konuma ulaşması için kamu, özel sektör ve üniversiteler arasında güçlü bir iş birliği modeli geliştirmeye devam edeceğiz.”


İSO Yönetim Kurulu Başkanı
Erdal Bahçıvan

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, İstanbul Dostları sahur programında buluşmasında yaptığı konuşmada, İstanbul’da son yıllarda sahur sohbetlerinin anlamlı bir gelenek haline geldiğini söyledi. Ramazan ayının en önemli buluşma noktalarından birinin iftar sofraları olduğunu belirten Bahçıvan, son yıllarda sahur buluşmalarının da önemli bir gelenek haline geldiğini dile getirerek şunları söyledi:

“Ramazan’ı simgeleyen en önemli buluşma noktası iftardır. Fakat İstanbul’da son dönemlerde bir sahur geleneği de başladı ve bu da çok anlamlı oluyor. Özellikle cuma ve cumartesi geceleri bu sahur sohbetlerini yapıyoruz. İstanbul’un sahur geleneği dendiği zaman ise benim aklıma sevgili Kemal Akar geliyor. Yıllar evvel, daha bu anane başlamadan önce çok küçük bir nüveyle başlayan bu topluluk; bugün görüyorum ki Kemal Akar’ın ve yakın arkadaşlarının oluşturmuş olduğu bu sevgi bulutuyla, sevgili Emrullah Bey’in oluşturmuş olduğu bu güzel mekânda çok geniş bir dostlar ordusuna dönüşmüş vaziyette. Ben öncelikle değerli dostum, yönetim kurulu çalışma arkadaşım Kemal Akar’a böyle bir geleneği başlattığı için, bu dostları ve bu dostlukları bir araya getirdiği için gönülden teşekkür ediyorum. Allah daha nice sağlıklı Ramazan gecelerinde buluşmayı nasip etsin. Bu dostluklarımız daim olsun.”

Yakın coğrafyamızda yaşanan gelişmelere de değinen Bahçıvan, Türkiye’de güven ve huzur içinde bir araya gelebilmenin kıymetinin bilinmesi gerektiğini vurguladı. Bahçıvan, “Tabii içinde bulunduğumuz bu fevkalade zor günlerde; kuzeyimizde, doğumuzda, güneyimizde farklı mücadelelerin yaşandığı bir dönemde, ne mutlu ki evimizden çıktığımız zaman güvenlik endişesi yaşamadan buralara gelebilmenin huzurunu yaşıyoruz. Bunun kıymetini çok iyi biliyoruz ve bilmeliyiz. Ben bu vesileyle önümüzdeki pazartesi günü idrak edeceğimiz Kadir Gecenizi şimdiden kutluyorum. Önümüzdeki hafta başlayacak Ramazan Bayramı’nın da ülkemize, milletimize ve tüm dünyaya huzur ve barış getirmesini temenni ediyorum. Hepinize huzurlu bayramlar, sağlıklı bayramlar diliyorum” dedi.


İSO Yönetim Kurulu Üyesi
Kemal Akar

İstanbul Dostları sahur buluşmasında konuşan İSO Yönetim Kurulu Üyesi Kemal Akar, oluşumun yıllar içinde samimiyet ve güven temelinde büyüyen güçlü bir dostluk ağına dönüştüğünü belirterek bu birlikteliğin en önemli değerinin dostluk ve dayanışma olduğunu söyledi. İstanbul Dostları’nın hikâyesinin büyük iddialarla değil, samimi bir başlangıçla ortaya çıktığını ifade eden Akar, yıllar içinde aynı sofrada buluşan dostlukların güçlü bir aileye dönüştüğünü dile getirdi. Akar, özetle şunları söyledi:

“Cumhurbaşkanımız tarafından başlatılan Milli Teknoloji Hamlesi, bugün Türkiye’nin üretim anlayışını dönüştüren güçlü bir vizyon haline gelmiştir. Sayın Bakanımız da bu büyük vizyonun sahada güçlenmesine, yüksek teknolojiye dayalı üretimin yaygınlaşmasına ve katma değerli sanayi ekosisteminin gelişmesine önemli katkılar sunmuştur. Milli Teknoloji Hamlesi yalnızca bir teknoloji politikası değildir. Aynı zamanda Türkiye’nin katma değerli üretime geçme kararının en güçlü ifadesidir. Bugün sanayici olarak bizler biliyoruz ki yüksek teknoloji, inovasyon ve yerli üretim hedefi doğrultusunda atılan bu adımlar ülkemizin küresel rekabet gücünü artıran en önemli yol haritalarından biridir. Sayın Bakanımız döneminde organize sanayi bölgelerimize verilen destekleri yakından görüyor ve hissediyoruz. Organize sanayi bölgelerini Türkiye’nin kalkınma yolculuğunun stratejik merkezleri olarak gören bu yaklaşım bizler için son derece kıymetlidir. Sayın Bakanımızın mega endüstriyel parklar ve endüstri şehirleri vizyonunu bizler de büyük bir heyecanla takip ediyor ve güçlü şekilde destekliyoruz. Türkiye’nin sanayi altyapısını yeni bir seviyeye taşıyacak, stratejik yatırımlar için güçlü bir üretim ekosistemi oluşturacak bu yaklaşımın önümüzdeki dönemde hayata geçeceğine inanıyoruz. Sanayimizin geleceği adına ortaya konan bu büyük hedefi paylaşıyor, bu vizyonun güçlü paydaşları olmaktan memnuniyet duyuyoruz.”


İTO Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç

İTO Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, programda yaptığı konuşmada şu sözlere yer verdi:

“Sizin başlattığınız birçok hamle var kıymetli Bakanım. Bunlar Türk sanayisi için çok önemli. Gerçekten gayrisafi milli hasıla içerisindeki sanayinin payını muhafaza etmemiz ve mümkünse yukarıya doğru çekebilmemiz gerekiyor. Bu konuda sizin ve bakanlığınızın politikalarını fevkalade güçlü bir şekilde destekliyoruz. Türkiye’nin asla erken sanayisizleşme girdabına girmemesi gerekiyor. Bu anlamda Türkiye’nin önümüzdeki dönemde gayrisafi milli hasıla içerisindeki sanayinin payını sürekli yükselten, sizin şu anda uyguladığınız ve bundan sonra uygulayacağınız politikaların etkin bir şekilde devreye girmesi son derece önemli ve değerlidir. Bu anlamda özellikle bu hassas dönemde iş dünyasının finansmana erişimi konusunda, son dönemde yaşadığımız bazı sıkıntılar gündeme geliyor. Bu konu doğrudan sizin sorumluluk alanınız olmasa da siz Türk iş dünyasının en üst makamındaki bakanımız olduğunuz için desteklerinizi istirham ediyoruz.”


DEİK Yönetim Kurulu Başkanı
Nail Olpak

DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Nail Olpak da yaptığı konuşmada, şunlara değindi:

“İlk olarak uzun süredir konuştuğumuz ve bugün Lübnan’ın işgaliyle birlikte daha da gündeme gelen “ateş çemberi” meselesine değinmek istiyorum. Dileğimiz bölgemizin bir an önce kalıcı barış ve sükûnete kavuşması, yaşanan trajedilerin son bulması ve ülkemizin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bu ateş çemberinin içine çekilmeden yoluna devam edebilmesidir. Böyle bir dönemde ayağı sağlam yere basan bir devletin ve akil devlet adamlarının ne kadar önemli olduğunu daha iyi idrak ettiğimizi düşünüyorum. Elbette bir trajedinin kazananından söz etmek doğru değildir; ancak bu süreç daha acılı bir şekilde devam etmez ve biz de konumumuzu koruyabilirsek, tıpkı Covid döneminde olduğu gibi belki de şartları lehimize çevirebileceğimiz bir süreç yaşayabiliriz. İkinci olarak ise en büyük ticaret ortağımız olan Avrupa Birliği ile ilişkilerimize değinmek istiyorum. Hepinizin bildiği üzere 60 yılı aşan bir üyelik sürecinden ve yaklaşık 30 yıla yaklaşan Gümrük Birliği sürecinden söz ediyoruz. Diğer taraftan ise giderek bloklaşan, sıcak savaşların yaşandığı ve belirsizliklerin arttığı bir dünya düzeniyle karşı karşıyayız; hatta bugün belki de bildiğimiz tek şey belirsizliğin kendisi.”


TİM Yönetim Kurulu Başkanı
Mustafa Gültepe

TİM Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Gültepe de yaptığı konuşmada, şöyle konuştu:

“Ekonomimiz tüm küresel zorluklara rağmen 2025 yılında yüzde 3,6 büyüdü. Bu veri ilk bakışta olumlu görülse de büyümenin niteliği konusunda dikkat etmemiz gereken önemli bir gerçek var. Net ihracat son beş çeyrektir büyümeye katkı sağlamıyor. Hatta katkı bir yana, büyümeyi aşağı çekiyor. Tüketime dayalı bu büyüme modeli, arzu ettiğimiz sağlıklı ve sürdürülebilir büyüme tablosunu maalesef yansıtmıyor. Bu tabloyu değiştirmek zorundayız. İhracat başarımızı birkaç sektörle sınırlı tutmadan, her sektörün üretim ve ihracat gücünü artıran daha kapsayıcı bir yapı kurmak durumundayız. Hedefimiz, her alanda kendi kendine yetebilen; büyümesini üretimle ve ihracatla taçlandıran bir Türkiye’dir. Bir sanayici ve ihracatçı olarak, gayrisafi milli hasıla içerisinde sanayinin payının giderek gerilemesini büyük bir üzüntüyle takip ediyoruz. Biz istiyoruz ki ekonomik büyümenin en az yarısı sanayi üretiminden ve net ihracattan gelsin. Ancak yükselen üretim maliyetleri ve yüksek faiz oranları, küresel pazarlardaki rekabet gücümüzü ciddi şekilde zorluyor. Son iki yılda bunun etkilerini çok net bir şekilde görüyoruz.”


AK Parti İstanbul İl Başkanı
Abdullah Özdemir

AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, İstanbul Dostları tarafından düzenlenen sahur buluşmasında yaptığı konuşmada İstanbul’un yalnızca Türkiye’nin değil aynı zamanda dünyanın önemli merkezlerinden biri olduğunu belirterek, ekonomide sağlanacak gelişimin bölgesel huzur ve istikrar açısından da büyük önem taşıdığını söyledi. İstanbul’un tarihi ve kültürel zenginliğine dikkat çeken Özdemir, şehrin farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan eşsiz bir mirasa sahip olduğunu vurguladı. Özdemir, “Üç kadim medeniyete başkentlik etmiş, toprağı kazdığımızda her metresinde farklı bir medeniyetin izini taşıyan bir şehirde yaşıyor olmak bizler için büyük bir şeref. İstanbul’un dostlarının İstanbul’a dair çalışma ve gayretlerinin olduğunu görmek de ayrıca çok kıymetli” dedi.

Sivil toplum kuruluşlarının ülke kalkınmasındaki rolüne de değinen Özdemir, toplumun farklı kesimlerinin ortak akılla hareket etmesinin önemine işaret etti ve “Bizler siyasetçiler olarak en büyük gücümüzü sivil toplum kuruluşlarından ve halkımızdan alıyoruz. Sivil toplum kuruluşlarının gönüllü olarak ortaya koyduğu çalışma ve çabalar, ülkemizin kalkınması ve gelişimi için son derece kıymetlidir” ifadelerini kullandı.