Ticaret Bakanlığı ile İstanbul Sanayi Odası Meslek Komiteleri İstişare Toplantısı Yoğun Katılımla Gerçekleştirildi

  • Diğer Haberler
ticaret_manset_01

T.C. Ticaret Bakanlığı ile İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meslek Komiteleri İstişare toplantısı Odakule’de gerçekleştirildi. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan ve İSO Meclis Başkanı Ender Yılmaz ev sahipliğinde gerçekleşen istişare toplantısına Ticaret Bakan Yardımcıları Mustafa Tuzcu, Sezai Uçarmak ile birlikte Ticaret Bakanlığından daire başkanları ve genel müdürlerin bulunduğu üst düzeyde bir katılım oldu. İSO Yönetim Kurulu Üyeleri, İSO Meclis ve Meslek Komiteleri Üyelerinin yer aldığı toplantıda İSO’nun meslek komitesi temsilcileri, sektörlerinin güncel sorunlarını ve çözüm önerilerini Bakanlık yetkilileri ile paylaşma fırsatı buldu.

Toplantının açılışında konuşan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan konuşmasının başında Ticaret Bakan Yardımcıları Mustafa Tuzcu, Sezai Uçarmak’a çalışma arkadaşlarına yoğun gündemlerine rağmen geniş bir kadro ile birlikte bu toplantıda kendileriyle birlikte oldukları için teşekkür etti. 


İSO Başkanı Erdal Bahçıvan

Bahçıvan, Bakanlık ile üçüncüsünü yaptıkları istişare toplantısı öncesinde detaylı bir hazırlık yaparak, İSO Meslek Komiteleri temsilcisi sanayicileri ihracat, ithalat, gümrükler ile ilgili yaşadıkları sorunları ve çözüm önerilerini sorduklarını, iletilen konuları bir rapor hâline getirerek Ticaret Bakanlığı’na sunduklarını vurgulayarak “Kamu-özel sektör ilişkilerinde ortak akıl eşliğinde, sorun aktaran değil çözüm üreten istişare kültürüne değer veriyoruz. Dolayısıyla biz bu toplantıyı sanayimizin önünü açacak ortak çözüm alanlarını konuşmak için çok kıymetli bir fırsat olarak görüyoruz” dedi. 

Konuşmasında dünya ve Türkiye’deki ekonomik gelişmelere de değinen Bahçıvan özellikle savaşın enerji maliyetleri üzerindeki etkisi ile AB-Gümrük Birliği ilişkilerine değindi. Bahçıvan, şunları söyledi: 

“Bugün küresel ekonomi, son yılların belki de en karmaşık jeoekonomik dönemlerinden biriyle karşı karşıya. Pandemi ile başlayan tedarik zinciri kırılmaları, ardından Rusya-Ukrayna savaşıyla derinleşti. Son iki buçuk yılda ise Orta Doğu’da yaşanan gerilimlerle yeni bir boyut kazandı. İran-ABD-İsrail denkleminde başlayıp tüm coğrafyaya yayılma eğiliminde olan savaş ve Hürmüz Boğazı’nda ortaya çıkan güvenlik riski, dünya enerji ticaretinin en kritik arterlerinden birini doğrudan etkiliyor. Küresel petrol ticaretinin yaklaşık üçte birinin geçtiği bu stratejik hat üzerindeki herhangi bir kesinti ihtimali, enerji fiyatlarında yukarı yönlü baskıyı artırıyor, küresel enflasyon beklentilerini yeniden yukarı çekiyor.

Enerji maliyetlerindeki artışın, sanayi üretiminden lojistiğe kadar tüm değer zincirlerini etkilediğine birçok kez şahit olduk. Bu tablo başta finansman ve ham madde olmak üzere sanayiciler üzerinde ilave maliyet baskısı yaratma potansiyeline sahip. Küresel ticaret yalnızca jeopolitik risklerle karşı karşıya değil. Aynı zamanda ticaret yolları ve tedarik zincirleri de yeniden şekilleniyor. Büyük ekonomiler, üretim ve tedarik ağlarını yeniden yapılandırıyor; stratejik sektörlerde yerelleşme eğilimleri güçleniyor. Özetle coğrafi yakınlık, tedarik güvenliği ve üretim kapasitesi gibi unsurların daha belirleyici olmaya başladığı bir sürecin içinden geçiyoruz.”

Konuşmasında AB ile Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ihtiyacına ve ticarette yaşanan asimetrilere değinen Bahçıvan, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Gümrük Birliği’nin güncellenmesi artık yalnızca bir tercih değil, ekonomik rasyonalite açısından da bir gereklilik hâline gelmiş durumda. Her ne kadar Gümrük Birliği mevcut haliyle bizler için bir prangaya dönüşmüş olsa da, kapsamının genişletilmesi ve STA’ları da içerecek bir muhteva ile güncellenmesi durumunda 1996 yılının avantajlı ortamını tekrardan olgunlaştırabiliriz. Güncelleme sürecinin başlatılması; ticaret sapması riskinin azaltılması ve Türkiye’nin AB’nin yeni ticaret mimarisine daha güçlü şekilde entegre edilmesi açısından büyük önem taşıyor. Türk vatandaşlarının Avrupa’ya vizesiz seyahatinin sağlanması hususlarını da bir kez daha vurgulamak istiyorum. Avrupa Birliği’nin çifte standardı olarak gördüğümüz bu engellere acilen çözüm üretilmesini ve AB ile ilişkilerimizin, karşılıklı güven tesisiyle, kısa süre içinde fırsata çevrilebilecek bir boyuta evrilmesini temenni ediyorum.”


Ticaret Bakan Yardımcısı
Mustafa Tuzcu

Toplantıda konuşan Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu ise şu ifadeleri kullandı:

“Enflasyon tarafında küresel enflasyon devam ediyor. Parasal sıkılaşma da ticaret yapma ve üretim kabiliyetlerimizi bu dönemde etkiliyor. Türkiye’nin hem pozitif hem de negatif tarafları var. Ancak tüm bu koşullara rağmen geçtiğimiz yıl yaklaşık 273 milyar dolar mal ihracatı ve 120 milyar dolar hizmet ihracatı gerçekleştirildi. Türkiye bunu başardı. Bu yılın ilk üç çeyreğine baktığımızda da geçen yıl seviyelerini büyük ölçüde yakalamış görünüyoruz. Bugün birçok ülke için farklı vergi oranları uygulanıyor. Küresel ticarette vergi oranları da ciddi şekilde arttı. 2025 yılında sanayi ürünlerinde uygulanan ortalama vergi oranları 2021’e göre yaklaşık üç katına çıkmış durumda. Avrupa Birliği de artık daha korumacı uygulamalara yönelmeye başladı. Bunun en önemli örneklerinden biri “Made in Europe” yaklaşımıdır. Bu konuda biz Bakanlık olarak çok ciddi bir mücadele verdik. İlk taslaklarda Türkiye kesinlikle yoktu. Daha sonra taslaklara Gümrük Birliği ortaklarının da dahil edilmesi yönünde maddeler ekletmeyi başardık. Bu önemli bir kazanım oldu. Ancak risk tamamen ortadan kalkmış değil. Bu konudaki müzakereler Avrupa Parlamentosu, Konsey ve Komisyon arasında devam edecek. Bu konuda Türkiye’de özellikle İstanbul Sanayi Odası başta olmak üzere STK’larımızla birlikte çok yoğun çalıştık. Birçok Avrupa ülkesine göre bilgi ve hazırlık seviyemizin daha iyi olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.”


Ticaret Bakan Yardımcısı
Sezai Uçarmak

Ticaret Bakan Yardımcısı Sezai Uçarmak da toplantıda yaptığı kısa konuşmada şu hususlara değindi:

“Dünya, korumacılığa doğru gidiyor. Korumacılığa doğru giderken kurallar da giderek daha ayrıntılı hale geliyor. Gerçekten böyle olması gerekiyor mu? Gerekmiyor. Ama herkes kendi çıkarını koruyabilmek için çok ayrıntılı kurallar koyuyor. Bu kadar ayrıntılı kurallar belirlenmesi dış ticareti adeta kriminal hale getiriyor. Türkiye için belki de en büyük tehlike bu. Çünkü şu anda birçok uygulama bu noktaya doğru gidiyor. Şu anda belki Çin’de bile bu kadar çok gümrük hizmeti verilen yer yoktur. Türkiye’de 160’ın üzerinde gümrük müdürlüğümüz var: havaalanlarında, demiryollarında, karayollarında ve limanlarda. Ama bizim gümrük hizmeti verdiğimiz noktaların sayısı bunun çok daha üzerinde. Gümrük Kanunu’nun mantığı da buna dayanır. Bir iş sahibi sizden hizmet talep ettiğinde siz bunu reddedemezsiniz. Mesai saatleri dışında hizmet talep ediyorsa da reddedemezsiniz. Hizmet mekânı dışında talep ediyorsa yine reddedemezsiniz.”

Açılış konuşmalarının ardından istişare toplantısı İSO Meclis Üyeleri ve Meslek Komiteleri Üyeleri’nin tek tek söz olarak, sektörlerinin güncel sorunlarını ve bunlara çözüm önerilerini paylaşmasıyla devam etti.