18’incisi Düzenlenen İSO Yeşil Gündem Sohbetleri’nde “Suyun Geleceği ve Sürdürülebilir Üretim” Konuşuldu

  • Etkinlikler
surdurulebilirlik_manset_03

İstanbul Sanayi Odası (İSO), sürdürülebilirlik vizyonu kapsamında başlattığı İSO Yeşil Gündem Sohbetleri’nin 18’incisi, “Suyun Geleceği ve Sürdürülebilir Üretim” konu başlığıyla Odakule Fazıl Zobu Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. İSO Yönetim Kurulu Sayman Üyesi ve Sürdürülebilirlik Platformu Başkanı Sultan Tepe ev sahipliğinde gerçekleşen etkinliğe T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürü Afire Sever online olarak katıldı.

Her yıl 22 Mart’ta kutlanan Dünya Su Günü kapsamında, suyun geleceğinin önemine vurgu yapılan etkinlikte, su kaynakları ve su yönetimine ilişkin güncel gelişmelerin ele alındığı kapsamlı bir panel düzenlendi. Nasıl Bir Ekonomi Sürdürülebilirlik Editörü Didem Eryar Ünlü’nün moderatörlüğünü üstlendiği panelde, İO Çevre Çözümleri Yönetici Ortağı Prof. Dr. Erdem Görgün, İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü İklim ve Deniz Bilimleri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Lütfi Şen, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü Su Verimliliği Daire Başkanı Aslıhan Korkmaz, Türkiye Su Enstitüsü Politika Geliştirme Koordinatörü Dr. Tuğba Evrim Maden, Ülker Bisküvi Sürdürülebilirlik Direktörü Ahmet Burak Başpınar, Blueit Su Yönetimi Platformu Kurucusu Hülya Tomak konuşmacı olarak katıldı.


İSO Yönetim Kurulu Sayman
Üyesi ve Sürdürülebilirlik
Platformu Başkanı Sultan Tepe

İSO Yönetim Kurulu Sayman Üyesi ve Sürdürülebilirlik Platformu Başkanı Sultan Tepe, etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada suyun stratejik önemine, küresel risklere ve sürdürülebilirlik perspektifine dikkat çekti. Tepe, şunları söyledi:

“Hepimiz biliyoruz ki su, çok yakın bir gelecekte yalnızca çevresel bir konu değil; küresel ölçekte en kritik stratejik kaynaklardan biri haline gelecek. Hatta istemesek de gelecekte çatışmaların nedeni olabilecek bir kaynak olarak karşımıza çıkabilecek. İklim değişikliği, hızlı nüfus artışı, kentleşme, sanayi üretiminin artışı ve kontrolsüz tüketim, suyun geleceğini ciddi bir risk altına sokuyor. İklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin yaklaşık yüzde 80’inin su kaynakları ve su rejimi üzerinde gerçekleştiğini biliyoruz. Önümüzdeki dönemde; gıda krizleri, susuzluk, kuraklık ve göç gibi ciddi sorunlarla karşı karşıya kalmamız kaçınılmaz görünüyor. Bu noktada suyu doğru yöneten, su stratejisini geliştiren ülkelerin geleceğin dünyasında söz sahibi olacağını açıkça görüyoruz.

Birleşmiş Milletler Üniversitesi Su, Çevre ve Sağlık Enstitüsü’nün raporları da küresel ölçekte bir su kriziyle karşı karşıya olduğumuzu ortaya koyuyor. Ben konuşmalarımda genellikle kendi gözlemlerimden örnekler vermeyi tercih ediyorum. Son yıllarda Afrika’da su kıtlığı yaşayan bazı ülkelere yaptığım ziyaretlerde çok çarpıcı bir tabloyla karşılaştım. Suya erişimin olmadığı yerlerde ekonomi gelişemiyor, toplumsal yaşam oluşamıyor, üretim yapılamıyor. İnsanlar günlerini yalnızca temel ihtiyaçlarını karşılamaya çalışarak geçiriyor. Bu durum, suyun aslında bir medeniyet unsuru olduğunu çok net bir şekilde ortaya koyuyor. İSO olarak sürdürülebilirlik çalışmalarını bu bilinçle yürütüyoruz. Amacımız yalnızca üyelerimiz için değil, tüm Türk sanayisi adına iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik konularında çözüm üretmek, kamu ve ilgili paydaşlarla birlikte hareket etmek.”


T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı
Su Yönetimi Genel Müdürü
Afire Sever

T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürü Afire Sever de online olarak katıldığı etkinlikte, şunları söyledi:

“Birleşmiş Milletler, temiz suya dikkat çekmek ve tatlı su kaynaklarının önemini vurgulamak amacıyla 22 Mart’ı Dünya Su Günü olarak ilan etmiştir. Bu yılın teması ise “Su için eşitlik” olup, “Water for Gender Equality” ve “Water Flows, Equal Growth” mottolarıyla ele alınmaktadır. Dünya genelinde yaklaşık 2,1 milyar insan güvenli ve sağlıklı suya erişememektedir. Suya erişimin zor olduğu bölgelerde ise özellikle kadınlar ve kız çocukları daha fazla mağduriyet yaşamaktadır. Düşünebiliyor musunuz; yaklaşık 1,8 milyar insan suya ev dışındaki kaynaklardan ulaşmak zorunda kalıyor ve bu su taşıma işinin yüzde 70’ini kadınlar ve kız çocukları üstleniyor.

Dolayısıyla dünya nüfusunun önemli bir bölümü sağlıklı suya erişememekte ve bu durumdan en çok etkilenen kesim yine kadınlar ve kız çocukları olmaktadır. Birleşmiş Milletler de bu noktada, su yönetiminde kadınların daha fazla yer alması gerektiğini vurgulamakta; su ve sanitasyon hizmetlerine erişimin sınırlı olduğu bölgelerde eşitsizliklerin daha da derinleştiğini ifade etmektedir. Bu nedenle bu yıl Dünya Su Günü, bu başlık altında ele alınmaktadır. Şunu da özellikle ifade etmek isterim ki, bugünkü oturumun açılışını bir kadın olarak Sultan Hanım’ın yapmış olması ayrıca anlamlıdır. Ben de bir kadın olarak suyun üretim süreçlerindeki önemini yakından takip eden biriyim. Türkiye’de su yönetiminde ve suyun etkin kullanımında rol alan çok değerli kadınlarımız bulunuyor.”

Yapılan açılış konuşmalarının ardından etkinlik, Nasıl Bir Ekonomi Sürdürülebilirlik Editörü Didem Eryar Ünlü’nün moderatörlüğünde İO Çevre Çözümleri Yönetici Ortağı Prof. Dr. Erdem Görgün, İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü İklim ve Deniz Bilimleri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Lütfi Şen, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü Su Verimliliği Daire Başkanı Aslıhan Korkmaz, Türkiye Su Enstitüsü Politika Geliştirme Koordinatörü Dr. Tuğba Evrim Maden, Ülker Bisküvi Sürdürülebilirlik Direktörü Ahmet Burak Başpınar, Blueit Su Yönetimi Platformu Kurucusu Hülya Tomak’ın konuşmacı olarak yer aldığı panel ile devam etti.

Panelde konuşmacılar, su kaynaklarının korunması ve verimli kullanımı konusunda farklı perspektiflerden değerlendirmelerde bulundu. İklim değişikliğinin yağış rejimleri üzerindeki etkileri, kuraklık riskleri ve su stresinin sanayi üretimine yansımaları detaylı şekilde ele aldı. Sanayide su verimliliğinin artırılmasına yönelik iyi uygulama örnekleri paylaşılırken, kapalı devre sistemler, su geri kazanımı ve dijital izleme teknolojilerinin önemi ile endüstriyel atıksu yönetiminde yeni nesil arıtma teknolojileri, suyun yeniden kullanım imkanları ve mevzuat çerçevesinde atılması gereken adımlar da panelde öne çıkan konular arasında yer aldı. Katılımcılardan gelen sorulan yanıtlandığı soru-cevap bölümünün ardından etkinlik sona erdi.