Etkinlikler
Savunma Sanayii Buluşmaları’nın 7’ncisi, İSO ve SAHA İstanbul İş Birliğinde Düzenlendi
- 18.12.2025
- Etkinlikler

Türk sanayiinin köklü temsilcisi İstanbul Sanayi Odası (İSO) ile Avrupa’nın ve Türkiye’nin en büyük sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul, stratejik önemi ve teknolojik gelişime etkisiyle Türkiye’nin küresel gücünü belirleyen başlıca faktörlerden olan savunma sanayiinin “milli ve yerli” yapısına katkısını sürdürüyor. İSO ve SAHA İstanbul’un bu kapsamda düzenlediği Savunma Sanayii Buluşmalarının yedincisi İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan ve SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat İkinci ev sahipliğinde gerçekleştirildi.

İstanbul Valisi Davut Gül, Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün ve Milli Savunma Bakan Yardımcısı Musa Heybet’in de katıldığı zirvede Türkiye’nin önde gelen savunma sanayi şirketleri ile tedarikçi firmalar arasında ikili görüşmeler gerçekleştirildi.
İSO Meclis Başkanı Ender Yılmaz, İSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları İrfan Özhamaratlı ve Cemal Keleş, İSO Yönetim Kurulu Üyeleri Kemal Akar, Vehbi Canpolat, Celal Kaya, Hüseyin Çetin, Dr. Faruk Sarı ve İSO Meclis Başkan Yardımcısı Sadık Ayhan Saruhan’ın da bulunduğu etkinlikte, Savunma sanayiinin önde gelen temsilcilerinin katılımıyla “Savunma Sanayisinde Tedarik Zinciri ve Sürdürülebilirlik” başlıklı panel düzenlendi.

İstanbul Valisi Davut Gül
İstanbul Valisi Davut Gül etkinlikte yaptığı kısa açılış konuşmasında şunları söyledi.
“Burada gerçekten güçlü bir başarı hikâyesi var. Yüksek teknoloji kullanarak ihtiyaç duyduğumuz kritik materyalleri kendi imkânlarımızla üretmemiz ve bunu ihracatçı bir yapıya dönüştürmemiz, geldiğimiz noktanın en somut göstergesi. Bugün bu alanlarda yalnızca iç talebi karşılayan değil, uluslararası ölçekte rekabet edebilen bir konuma ulaşmış durumdayız.
Bu başarıyı mümkün kılan en önemli unsurlardan biri, yalnızca üretim kapasitesi değil; başta yetiştirilen beşeri sermaye olmak üzere diğer sektörlere de yayılan bir etki alanının oluşmasıdır. Arkasında güçlü bir irade, süreklilik beşeriyete yayılan kararlı bir yaklaşım var. Arkasında güçlü bir irade, süreklilik beşerîaya yayılan kararlı bir yaklaşım var. Bu noktada hem İstanbul Sanayi Odası’na hem de bu süreci sahada emekle, sabırla taşıyan tüm paydaşlara özellikle teşekkür ederim.”

İSO Yönetim Kurulu Başkanı
Erdal Bahçıvan
Açılışta konuşan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, son yıllarda savunma sanayisinde yerli ve milli üretim kapasitesinin artırılmasının yalnızca sektörde değil tüm sanayi sektörlerini doğrudan etkilediğini ve Türkiye’nin küresel ekonomik konumunu güçlendirdiğini söyledi. Küresel ölçekte savunma harcamalarının hızla arttığı yeni bir döneme girildiğinin açık bir biçimde görüldüğüne dikkat çeken Bahçıvan, şunları söyledi:
“ABD Başkanı Trump’ın NATO üyesi ülkelere savunma bütçelerini artırma yönündeki açık baskısı, Almanya’nın yaklaşık 500 milyar avroluk dev savunma ve güvenlik fonunu devreye alması, Avrupa Birliğinin savunma hazırlıklarını güçlendirmeyi amaçlayan 150 milyar avroluk ‘Avrupa için Güvenlik Eylemi (SAFE)’ mekanizması, güvenliğin artık vazgeçilmez bir öncelik haline geldiğini ortaya koyuyor. Bu yeni küresel tabloda ülkeler yalnızca daha fazla kaynak ayırmakla kalmıyor; aynı zamanda tedarik zincirlerini de çeşitlendiriyor, teknolojik açıdan güvenilir, hızlı ve maliyet-etkin üreticiler arıyor. Türk savunma sanayisi yüksek yerlilik oranı, güçlü mühendislik altyapısı ve giderek olgunlaşan ekosistemiyle bu arayışta öne çıkan ülkelerden biri haline gelmiş durumda. Artan küresel savunma bütçeleri, Türk savunma sanayisi için ihracatı büyütme, yeni pazarlara açılma ve teknoloji ortaklıklarını derinleştirme açısından bir fırsat penceresi sunuyor.”

Böylesine hızlı büyüyen ve karmaşıklaşan küresel savunma ortamında rekabetin, artık yalnızca bütçe büyüklükleriyle değil; yapay zekâ, otonom sistemler, ileri malzemeler ve siber güvenlik gibi yüksek teknolojilere ne ölçüde hâkim olduğunuza göre belirlendiğinin altını çizen Bahçıvan “Bu yeni dengeler içinde Türkiye olarak yarışın gerisinde kalma lüksümüz yok. Fırsatları kalıcı avantaja dönüştürebilmenin yolu; AR-GE ve inovasyon yatırımlarını hızlandırmaktan, nitelikli insan kaynağını güçlendirmekten ve yenilikçi fikirlerin hızla ürüne dönüşebileceği çevik bir sanayi ekosistemi kurmaktan geçiyor” ifadelerini kullandı.

“Güçlü bir savunma sanayisinin temel dayanaklarından biri, paydaşlar arası etkileşim ve iş birliğinin artırılması” diyen Bahçıvan, şunları söyledi:
“Savunma Sanayii Buluşmalarının amacı da işte bu iş birliğini kuvvetlendirmektir. İnanıyoruz ki, üniversiteler, araştırma merkezleri, girişimciler, KOBİ’ler ve ana yüklenicilerimiz arasında kurulacak her yeni köprü, ülkemizin savunma teknolojilerindeki konumunu daha da ileriye taşıyacaktır. İstanbul sahip olduğu nitelikli sanayi firmaları, entelektüel sermayesi, yenilikçi endüstrilerdeki gücü ve girişimcilik potansiyeli ile savunma sanayimizin ihtiyaç duyduğu yerli tedarikçiler için ideal bir ekosistem sunmaktadır. İSO’nun amacı da savunma sanayiindeki tedarikçilerin sayısını artırmak ve çeşitlendirmek; bu sayede sanayimizin rekabet gücünü pekiştirerek savunma sanayimizdeki yerli katkıyı en üst seviyeye çıkarmaktır.”

SAHA İstanbul Yönetim Kurulu
Başkan Yardımcısı Murat İkinci
SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat İkinci de açılışta yaptığı konuşmada şöyle konuştu:
“Biz yıllar önce çıktığımız bu yolda kimsenin yapabileceğine inanmadığı işlere imza attık. Kendi teknolojisini geliştiren, kendi mühendisinin beynine ve alın terine güvenen bir Türkiye hayal ettik. Bu hayal zamanla, yalnızca bir hedef olmaktan çıkıp bir milli teknoloji hamlesine dönüştü. Bugün insansız hava araçlarında dünya liginde en üst sıralarda olmamız, bu özgüvenin ve yılmadan çalışmanın sonucudur. Biliyoruz ki, yüksek teknoloji üretmeyen ülkelerin bağımsızlığı uzun süre korunamaz. Türkiye, bu gerçeği erkenden görmüş ve 20 yıl önce ‘kendi kaderini kendi yazma’ iradesiyle yola çıkmıştır. Bugün; 62 projeden 1000+ projeye, 1 milyar dolarlık üretim hacminden 12 milyar dolara, 248 milyon dolarlık ihracattan 7,5 milyar dolara, 9 bin kişilik insan kaynağından 100 bin kişiye, yüzde 80 dışa bağımlılıktan pek çok alanda yüzde 20 seviyelerine gelmiş bir Türkiye var. Bu dönüşüm; Türkiye’nin iradesinin, mühendisinin zekâsının, sanayicisinin adanmışlığının eseridir.”

Bugün savunma sanayinin başarısının, sadece birkaç büyük firmanın değil; alt yüklenicilerden tedarikçilere, AR-GE merkezlerinden teknoloji girişimlerine kadar binlerce paydaşın birlikte oluşturduğu güçlü bir ekosistemin eseri olduğunu söyleyen İkinci şu ifadelere yer verdi:
“Bu ekosistemi daha da büyütmek için: tedarik zincirini güçlendirmeli, yerlileştirme oranlarını artırmalı, yeni ve oyun değiştiren teknolojileri geliştirecek genç mühendisleri ve yeni girişimleri desteklemeli, üniversite–sanayi- kamu iş birliklerini derinleştirmeliyiz. Kurulacak her iş birliğinin; yarın sahada görev yapacak sistemlerin kaderini belirleyecek kadar değerli ve bu buluşmaların, ortak aklın ve ortak vizyonun oluşması açısından bir fırsat olduğuna inanıyoruz. Türkiye’nin savunma sanayiindeki dönüşümünün özünde bir hakikat vardır: Birlik olduğumuzda durdurulamayız. Bir araya geldiğimizde yenilmez oluruz.”

Milli Savunma Bakan Yardımcısı
Musa Heybet
Milli Savunma Bakan Yardımcısı Musa Heybet, yaptığı açılış konuşmasında özetle şunları söyledi:
“Günümüzde yaşanan çatışmalar ve şekillenen jeopolitik konjonktür, savunma sanayiinde güçlü olmanın ve bağımsız hareket edebilmenin ne denli hayati olduğunu açık biçimde göstermektedir. Savunma alanında güçlü ve bağımsız olamayan ülkelerin, geleceklerine güvenle bakabilmeleri mümkün değildir. Türkiye Yüzyılı vizyonumuz çerçevesinde, savunma ve teknoloji ekosistemimizi etkin ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturacak politikaları kararlılıkla uyguluyoruz. Ortaya konulan bu güçlü irade sayesinde, teknolojiyi yalnızca kullanan değil, ona yön veren bir Türkiye süreci başlamıştır. Ülkemiz artık hava, kara ve deniz platformlarında özgün sistemler geliştirerek savunma sanayiinde sarsılmaz bir konuma ulaşmıştır. Tüm paydaşlarımızın tam bir uyum içinde, iş birliğine dayalı çalışmalar yürütmesi, bu sürecin en güçlü yönlerinden biridir.”

Cumhurbaşkanlığı
Savunma Sanayi Başkanı
Prof. Dr. Haluk Görgün
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün de yaptığı açılış konuşmasında yapay zeka destekli programı YETEN ve buna paralel olarak hayata geçirilen envanter yetenek değerlendirme ve destekleme programı olan EYDEP hakkında detaylı bir sunum yaptı. Görgün, şunları söyledi:
“Bugün YETEN sektörümüzün yeteneklerini yapay zeka destekli analizlerle yorumlayan stratejik bir karar destek platformuna dönüşmüştür. Bu sistemle sanayiye yönelik yatırım, teşvik ve iş birliği kararlarını veriye dayalı ve bütüncül bir anlayışla şekillendirme kabiliyetimizi artırıyoruz. YETEN ile 9.000'den fazla ürün, 4.000'den fazla firma şu anda envantere alındı. EYDEP Endüstriyel Yetkinlik Değerlendirme Programı ile 1.600'den fazla firma değerlendirildi. 400'ün üzerinde firma hibe ve mentorluk desteği aldı. 85 firmamızda çeşitli organizasyonlarda kendine yer ve stant desteği imkânı sunulmuş oldu. Toplamda 5,7 milyar TL'lik finansman desteği sağlayan çeşitli kredi ve leasing modelleri aktif olarak yürütülmektedir. Firmalarımıza verdiğimiz toplam 25 milyon dolar kredi desteği, finansal destek modellerinin sahadaki etkisinin bir göstergesidir.

Savunma sanayi yatırım ve geliştirme faaliyetlerini destekleme programı kapsamında savunma sanayi icra komitesinden aldığımız yetkiyle her yıl 25 milyon dolar kredi desteğimiz oluyor. Geçtiğimiz yıl bu kapsamda 24 firma faydalanmıştı, bu yıl ise 37 firmamız bu kapsamda destek alacak. 2025 yılı itibariyle İstanbul’un savunma ve havacılık ihracatı 2 milyar 328 milyon dolar seviyesine bugün itibariyle ulaşmıştır. YETEN projesi kapsamında 789 programı kapsamında 206 firma İstanbul ilimizde kayıtlıdır. Bugüne değin İstanbul’da yerleşik 42 firmamıza toplam 1 milyar 800 milyon TL'lik yatırım teşvik belgesi düzenlediğimizi buradan paylaşmak istedim. Ayrıca İstanbul’da yapılacak yatırımlar kapsamında 20 firmamıza arazi irtifak hakkı verilmesi için uygunluk yazısı düzenledik. Savunma sanayi yatırım ve geliştirme faaliyetlerini destekleme programı kapsamında 13 firmamıza toplam 181 milyon 685 bin TL kredi tahsis edildi.”
Yapılan açılış konuşmalarının ardından 7’ncisi düzenlenen Savunma Sanayii Buluşmaları etkinliği, “Savunma Sanayisinde Tedarik Zinciri ve Sürdürülebilirlik” başlıklı panel ile devam etti. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Sanayi Genel Müdürü Prof. Dr. İlker Murat Ar’ın moderatörlüğünü yaptığı panelde ASELSAN Genel Müdür Yardımcısı Murat Aslan, ROKETSAN Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Halid Bulut, TUSAŞ Tedarik ve Sanayileşme Başkanı Serdar Özpolat ve SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Üyesi Ali Baran konuşmacı olarak yer aldı.

Panelde, savunma sanayisinde tedarik zincirinin önemi ve sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmak için atılması gereken adımlar ele alındı. Katılımcılar, yerli üretimin artırılması, yerli tedarikçi ağlarının güçlendirilmesi ve sürdürülebilir üretim süreçlerinin savunma sanayisinde nasıl uygulanabileceği konusunda çeşitli görüş ve öneriler sundular. Ayrıca, küresel tedarik zincirinde yaşanan zorluklar ve bu zorluklarla başa çıkabilmek için savunma sanayisinin nasıl bir strateji izlemesi gerektiği üzerinde duruldu. Katılımcılardan gelen soruların yanıtlanmasının ardından panel oturumu sona erdi.

Düzenlenen panelin ardından SAHA İstanbul ve TÜBİTAK TÜSSİDE iş birliğiyle 6 yıldır başarıyla sürdürülen SAHA MBA Programı diploma töreni gerçekleştirildi. Eğitim programlarını tamamlayan katılımcılara diploma ve sertifikaları protokol tarafından takdim edildi. Bu yıl 7’ncisi düzenlenen Savunma Sanayii Buluşmaları etkinliğinin öğleden sonraki oturumunda tedarikçi ve yüklenici firmalar arasında ikili görüşmeler etkinliği gerçekleştirildi. Firmalar arasında iş birliklerini güçlendirmek, yeni projelerde ortaklık fırsatları yaratmak ve savunma sanayisindeki tedarik zincirini daha verimli hale getirmek amacıyla büyük ilgi gördü. Katılımcılar, birbirleriyle yüz yüze görüşerek ürün ve hizmet talepleri, üretim kapasitesi, yeni teknolojiler ve sürdürülebilirlik alanlarında iş birliği fırsatlarını değerlendirdiler.